Aşkım naptık biz? Yani hala inanamıyorum aslına bakarsan, resmen köpeğimiz oldu!
Daha önce seninle defalarca konuşmuştuk bu konuyu, ben sana anlatmıştım, küçüklüğümden beri bizim evde – daha çok aynı apartmanda oturduğumuz anneannemin evinde- küçük köpeklerimiz oldu bizim.Ve sonu trajik biten öyküler, ya geri vermek zorunda kaldık, ya sahiplendirdik, ya kaçtı, ya bana sormadan başkasına verdiler, yani hep özlem duydum köpeklerime, şu an bile onları hatırladığımda gözlerim doluyor.
Aslında anneannemde kaldıkları için, mesela yemek vermek gibi işlerle ben çok fazla ilgilenmiyordum, ama tarıyordum, az da olsa gezdiriyordum (küçük köpektiler ve dışarı çok çıkarmıyorduk, özel çiş kaka yerlerine alışmışlardı evde, temizliyorduk, ne kadar da temizlesek bir koku oluyordu yalnız) veterinere falan götürülecekse ilgileniyordum ama eninde sonunda çok da sorumluluk almıyordum. Gene de bana aşırı alışıktı hepsi çünkü aşırı sevgi verir şımartırdım. Aradan yıllar geçip köpeksiz kalınca kendi kendime şunu dedim: Kendime ait bir evim olunca, hayatımın bir döneminde, mutlaka bir köpeğim olacak. Annem de hep derdi, tamam, çok güzel ama unutma! Köpek bakmak aşırı bir sorumluluk! Öylesine alıp sonra sorumluluklar zor gelecekse, sana da yazık, köpeğe de. Köpeğin varsa bazı şeylerden feragat edeceksin ve bu koymayacak. Tüyü var, ayak bağı olması var, havlaması var, çişi kakası var. Hep söylenir: köpekler, büyümeyen çocuklardır, 15 sene de baksan, mamasını vermek, çişe çıkarmak zorundasın!
Tamam bunları biliyordum ve evet açıkçası bu işte işime gelmeyen bazı yerler vardı, bu yüzden de “zamanı gelince, mutlaka” diyerek ertelemiştim. Senin de hayvanları çok seven biri olman çok hoşuma gitmişti, ve senle de ne dedik? Evlenelim, düzenimiz otursun, belki emeklilikte falan, belki bahçeli evimiz olur vs, mutlaka bir golden’ımız olucak. Hatta isim bile hazırdı dimi aşkım, bir gün bir kedi ismi görmüştüm bir kitapta sushi diye ve köpeğim olursa sushi koyucam demiştim.
Biz evleneli beş ay bile olmadı, hala düzenimizi yeni yeni oturtmaktayız. İşe gidip geliyoruz. 90 m2 bir apartman dairesinde yaşıyoruz. Bir sürü sorumluğumuz ve yorgunluklarımız var. Köpek için hiç doğru zaman değil. Facebook’ta da hep ilanlar görürüz, ne güzel köpekler sahiplendirilmeye çalışılır, yeni doğmuş yavru mu istersin, bakamayıp vermek isteyenler mi, barınakta üşüyenler mi… Hepsine aa ne güzel köpek diyip geçerdik. Bu kez geçemedik İgal! Çok mu güzeldi fotodaki köpek? Yooo, tüysüz bir golden/labrador kırmasıydı. Tamam şirindi ama ne şirin, ne güzel, ne kaliteli, ne cici köpekler görmüştük o zamana kadar. Bu köpişi sokakta bulmuşlar. Sarıyer’de bir köpek oteli’nde misafir etmişler, acil yuva arıyorlar. Bize birşey oldu ve kendimizi arkadaşımızın arabasında Sarıyer’e doğru giderken bulduk! Karl kış bir Cumartesi günü… Ailelerimizden saklayarak… Fotoda gördüğümüz köpek maalesef hiç sevgi göstermeyen, psikolojisi bozuk, hafif saldırgan, mutsuz ve garip bir köpekti. Sen alalım dedin ama allah biliyor ya, ısınamadım ve hata edeceğimizi, bizi zorlayacağını hissettim, seni bir köşeye çekip vazgeçelim dedim. Fakat, bir Golden daha geldi demişlerdi, o da sokakta bulunmuş, 3-4 yaşlarında, fakat o çok sevgi dolu, çok sevimli ve sağlıklı bir köpek çıktı. Kanımız anında ısındı, kendini bize sevdirdi. O an içimden kendime allahım bu köpeği almamak için bana bir sebep göster lütfen çünkü çok zor olacak dedim, ama maalesef hiçbir sebep yeterince sağlam gelmedi ve kendimi arabanın arkasında, kucağımda Sushi ile eve giderken buldum bu kez de…
Hani birine aşıksındır, fakat bu aşkın bazı zorlukları vardır, ne bileyim, aynı şehirde değilsinizdir, aileler birbirlerini istemiyordur, kıskançtır, vs vs vs… Bunları yaşayacağıma bu ilişkiye hiç başlamamak en iyisi der, mantıklı bir karar verir, belki de iyi yaparsınız. Ama bazen de öyle çok aşıksındır ki, günahıyla, sevabıyla onun getireceklerini yaşamak istersin. İşte köpek bakmak, hele ki bizim gibi sevgi dolu insanlar için, ancak o “aşk” haline geçince mümkün olabiliyor ve hatta kolaylaşabiliyor. Biliyorsun, Sushi’nin evimizdeki ilk gününde bir an “eyvah” dedim. Tüyler, biryere gitmek isteyince ne olacak, temizlikçiler gelince nasıl çalışacaklar vs vsvs. Hata yaptık dedim, üstelik ilk günden alışmıştım Sushi’ye ama ayrılmamız gerekiyordu. Ya o gün ayrılacaktık ya da hiç. Ağladım ve anlattım sana düşündüklerimi. Ama hayır, yapamadık, kopamadık ondan, mantıklı kararı veremedik. O andan itibaren bir şalteri indirdim başka bir şalter kaldırdım. Bu sevginin içine kendini atmazsan, zor yanları her zaman ağır gelecektir, mantıkta kalmaya çalıştıkça, hiçbirşey hissetmeyecek, sadece sorumlulukların ağırlığını yaşayacaktım. Ben kendimi aşkın ateşine atmaya karar verdim, Sushi’nin sevgisine verdim kendimi, ve şimdi ne onun için erken uyanmak, ne dökülen tüylerini temizlemek, ne mamasını vermek, ne onun varlığından dolayı verdiğimiz farklı kararlar bana koyuyor. Çünkü sevgi gerçekten emek istiyor. Öyle uzaktan seviyorum demekle olmuyor. Birtakım bedeller ödemek gerekiyor. Ama bu bedelin sonucu da harika oluyor.
Oğlumuz çok akıllı, çok şanslıyız. Çok uslu, terbiyeli bir köpek. Yapma diyorsun yapmıyor. Havlamıyor, seni cezalandırmıyor. Yaşı 3-4 olduğu için, orayı burayı kemirmek, etrafı dağıtmak gibi huyları yok, bizden tek istediği sevgi, ilgi, onu dışarı çıkarmamız, mamasını vermemiz. Evet tüylerinin dökülmesi ve onları temizlemek benim için şu an işin en zor kısmı ama çözümsüz değil en azından.
Sushi, içimdeki bir boşluğu doldurdu. İçimdeki sevgiyi yönlendirmem gereken biri, bir insan, bir hayvan, bir yer, bir konu varmış demek, ve şu an Sushi’ye doğru akıyorum adeta. Evliliğimiz için de çok iyi olduğu kanısındayım, henüz 5 aylık da olsa evlilik dediğimiz şey, hele ki günümüzün modern toplumunda, monotonlaşmaya, yorgunluğun getirdiği sinir bozukluklarıyla yıpranmaya çok müsait bir kurum bana sorarsan. Sushi, bu zor hayatta bize tutunmamız için bir destek bir güç, hayattan zevk almamız için sekizinci bir renk, konuştuğumuz paylaştığımız ortak bir konu, yüzümüzde tebessüm oldu.
Kadere inanıyorum, planlanmadı, bir anda yuvamızın içinde Sushi’yi bulduk adeta, iyi ki geldin Sushi, seni çok seviyoruz.
VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
Etiket bulutu: evlilik, köpek, mutluluk, renk, sevgi, sushi
1 tane yorum var.»