Nisan 2, 2009 Tarihine ait olan arşiv

omletin kokusu damağımı yaktı

Bepanthol tarafından Nisan 2, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım bu akşam kendime peynirli omlet yaptım. Ama o kadar güzel oldu ki anlatamam sana. Neyse ben en iyi nasıl yaptım onu anlatayim. :)

İki tane aldım buzdolabından yumurta. Hemen bir kaseye kırdım ikisini. Çok dikkat ettim kabukları düşmesin içine diye. Kaşık ile karıştırdım. Aslında bu işleme çırpmak diyorlar fakat ben düzgün çırpamadığım için bu işlem karıştırmak oluyor. Bu sarısı ve beyazı bir olduğunda durdum. Valla göz kararı biraz beyaz peyniri küçük parçalara ayırdım. İçine de kırmızı biber ve kara biber ekledim. Bu biraz adana modelli bir omlet olacak sanırsam. :)

wewTeflon tavayı çıkardım. Bir güzel sudan geçirdim. Kuruladım. Ocağın üstüne koydum. Ocağı yaktım. Teflon ısınmaya başlarken tereyağ sürdüm. Teflonun da her yerine yaydım ki yumurtalarım yapışmasın tavaya…

Ve son hamle karışım teflon tava ile buluşur. Tahta kaşık ile ve teflon tavayı sallayarak her yere eşit yaydırdım. Kapağını kapatırım ben her zaman kendi buharında pişsin diye.

İgal usulu adana omlette son vuruş dilim dilim kaşarların bu pişen karışımın üzerine dizilişi. Kapak yine kapatılır. İstenildiği taktirde kaşarlar dizilmeden önce ketçap sıkılır ve üzerine yayılır.

Karışımın teflon tavadan çıkıp tabağıma gelmesi ise bir rüya gibidir. O duman o kokular kapak açılınca oyyyy. Parça parça olmadan tabağıma bir pizza edasında yerleştiriyorum. O kadar sıcak ve o kadar güzel kokuyordu ki çok sabırsızdım. Pufff o sıcak kaşar damağımı yaktı. :(

Aşkım lütfen eğer bu omleti yapacaksan soğumasını bekle ağzın yanmasın. :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

CherryBlossomGirl’ün zor biri olduğu tasdiklendi!

Bepanthol tarafından Nisan 2, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Msndeki “Zor biri misiniz?” araştırmasına katılan CherryBlossomGirl aldığı sonuç acaba onun beklediği bir sonuç muydu?

nescafe_cldrmaSorulan sorulara büyük dikkat ve hünerle cevap verdi. Zaman daraldıkça biraz stress’e girsede sorulara tam zamanında cevap verdi. Araştırma analizini yapanların uzun süren tartışmalarından sonra sonuç açıklandı. İşte araştırma sonucu.

“Zor, çok zor… Yani sizi anlamak ve çerçevesini düşüne taşına çizdiğiniz dünyanızdan bakmak çok zor. İtiraf edelim ki, biraz sertsiniz. Haklı sebepleriniz var… Ödün vermemeye, oyuna gelmemeye çalışıyorsunuz. Ama bu sırada biraz fazla katılaşıyor olmayasınız? Hayatınızın her anını kontrol altında tutma isteğiniz anlayışla karşılanabilir. Ama aşırı endişeli biri haline geldiyseniz, bir daha düşünün… Biraz rahat bırakın canım. Kontrol kontrol nereye kadar? Kendinize saçmalama özgürlüğü de tanıyın, arada ipleri bırakın, akıntıya karışın. Canınız çekince, yeniden dizginleri elinize alırsınız. “

Her zaman ki sakinliğini bozmadan araştırma sonucunu değerlendiren CherryBlossomGirl şöyle konuştu: “Sorular beklediğimden daha zor ve karışıktı. Bazen ne cevap vereceğimi bilemedim. Olsun yine de böyle bir araştırma içerisinde bulunmak benim için faydalı oldu. Ama sonucun böyle olacağını biliyordum.” dedi.

Bakalım bundan sonra ki araştırmalara katılacak mı? CherryBlossomGirl…

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 4.5/5 (2 votes cast)

Gülmek ve Espri Anlayışı

CherryBlossomGirl tarafından Nisan 2, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım ben gülmeyi çok seven bir insanım. Benim için “espri anlayışı” (ecnebilerin sense of humour dedikleri zımbırtı:)) çok önemli.

smileysss

Dün spor çıkışı, aynı şeylere pek gülmüyoruz demiştim, sen biraz alındın sanırım, yok aslında haksızlık etmeyeyim birçok ortak güldüğümüz nokta var.

Sen de gülmeyi çok seven birisin. Hatta ikimizin arasında sen her zaman çok daha fazla güler yüzlüsün ben domuzum biraz hehe.

Fakat diyorum ya, espri olayı çok önemli ya. Ben bu espri olayına takışımı şununla açıklıyorum.  Ben üçbuçuk yaşında okuma yazmayı öğrendiğim için annem bana ne alacağını şaşırmış. Çok küçük yaşlarımda ben Laurel&Hardy, Tenten, Fırt, Gırgır okumaya başladım. Annem sağolsun cilt cilt alırdı vallahi. (ciyahkk mükemmel bir şarkı çalıyordu radyomuzda, nedir bu diye bakayım derken kapattımmmm!!! neyse sakin..)

Neyse büyüyünce de bu fırt gırgır ekolünü devam ettirdim. Limon, Leman, Penguen, Uykusuz şeklinde. Ha bir de Öküz vardır ama Öküz’ü başka bir post’ta, bambaşka bir konu olarak anlatmak istiyorum.

uykusuz

Mizah dergisi olarak artık sadece Uykusuz alıyorum. Fakat arşiv şeklinde Penguen ve Leman’larım var.  Her çarşamba mutlaka bayiiye gidip büyük bir zevkle alıyorum Uykusuzu. Diğerlerini de hiç kaçırmazdım. Benim içib apayrı bir zevk. Kendimle kaldığım, kendi kendime düşünüp güldüğüm, başkalarıyla karikatürleri paylaşıp bak bu çok komik diye gülsem de aslında bencilce yaşadığım bir nevi hobim bu. Hele ki o gün vapura biniyorsam ve Uykusuz çıkmışsa, değme keyfime… Kendi kendime gülerim bazen bana baktıklarını hissederim vapurdakilerin:)

Bir de bu mizah dergilerinde genelde herkesin okumaya üşendiğine emin olduğum uzun yazılar olur. Ben hiç üşenmeden onları da okurum ve çok çok güzel detaylar yakalarım. Hatta, bazen şu belli olur biliyor musun, o dergi çalışanlarının arasında bellidir ki bir espri olmuştur ve hepsi o espriyi satır aralarına koyarlar. Örneğin bir ara sıs!! vardı. Sus yerine birkaç yazar o dönem sıs!! yazıyordu. Veya Ersin Karabulutun özellikle yaptığı ama birkaç çizerde daha gördüğüm -sle vardır. gidiyorumsle, geliyorumsle.. Şimdi burda ne demek olduğu belli olmuyor, ben içine girmişim işte bir şekilde, sanki onlarla o ofislerde sabahlıyorum gibi hissettiğim bile oluyor. Sevgili Ersin’le yıllar önce röportaj yapıp ortamlarını görmüş olduğum için de olabilir.

Gülmek çok güzel bir aktivite ya, bu postu okuyan herkese kocaman bir gülümseme, içten bir kahkaha ve en önemlisi gülen gözler dilerim. ;)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 4.0/5 (2 votes cast)

kumarda kazanan aşkta kaybeder

Bepanthol tarafından Nisan 2, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım hani bir kaç tane hayalimiz var. Onları gerçekleştirmek için sayısal, şans topu ve super loto gibi şans oyunları oynadık. Hani sende bende futbol takip etsek iddaa’ya bile başlayacaktık. Ama olmadı. Çıkmadı. Her işte bir hayır vardır.

Şimdi bunları neden yazdım diyeceksen. Bir haber okudum Ntvmsnbc aklıma geldi. Hem üzücü hem komik bir olay bu.

fileashx“Portekiz’de 2 yıl önce loto çekilişinde 15 milyon Euro kazanan bir çift, ikramiyeyi almalarından sonra anlaşmazlığa düşünce, hem ayrıldı, hem de ikramiyeye dokunamayacak hale geldi.

Yerel basına göre, ülkenin kuzeyindeki Barcelos mahkemesinde, ikramiyeyi aldıktan sonra küsen ve birbirleriyle konuşmayan eski aşıkların uzlaşmaları için yapılan son girişim de sonuç vermedi ve karar yargıya kaldı.

Habere göre, Luis Ribeiro (25) ve Cristina Simoes (22) adlı aşıklar, 19 Ocak 2007′de yapılan ”euromillionnaire” adı verilen loto çekilişinden 15 milyon Euro (yaklaşık 33,5 milyon lira) ikramiye kazandı. Para, Luis Ribeiro ve genç kızın ailesinin ortak açtırdığı banka hesabına yatırıldı.

Diario de Noticias gazetesine göre Luis Ribeiro, çiftçi olan ailesine yardım etmek için hesaptaki paranın bir bölümünü çekmek istediğinde parayı alamadığını, çünkü önce kızlarıyla evlenmesini isteyen Simoes ailesinin paranın çekilmesini engellediğini söyledi.

Ribeiro, buna karşılık olarak dava açtı ve hesabın dava sonuçlanana kadar dondurulmasını sağladı. Çift bunun üzerine ayrıldı.

Simoes’in avukatına göre, lotoda ikramiye kazanan 7 numarayı kendisinin bulduğunu söyleyen Cristina Simoes, tüm ikramiyenin kendisine ait olduğunu iddia ediyor.

Ribeiro ise, 6 Euro’luk kuponun 4 Euro’sunu kendisinin ödediğini ve bu nedenle ikramiyenin ikiye bölünmesi gerektiğini söylüyor.

Habere göre, davanın sonuçlanmasını bekleyen gençlerden Cristina, artık annesi yanında olmadan dışarı çıkamıyor, çünkü ailesi, milyoner olarak görülen Cristina’nın kaçırılmasından endişe ediyor.

Luis ise yaşamını, ailesinin çiftliğinde inek sağarak sürdürüyor. ”

Demek istiyorum ki biz böyle de iyiyiz be aşkım. :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

fala inanma ama falsızda kalma

Bepanthol tarafından Nisan 2, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım yeni güne başlarken gazeteden olsun internetten olsun. Bir çok insanın devamlı inanarak takip ettiği şey “Burç”. Burçlar o kadar garip ki insanları o kadar inandırmış ki hayatlarına bile burçlarına göre yön veriyorlar. Yada o burcun tanımına aynen uyuyorum gibi düşünceleri oluyor. Şimdi kaba taslak bir hesaplama yaparsak eğer diğelim ki 60 milyon nufüslu bir ülkede yaşıyoruz. 12 adet burç var. Yani her 5 milyon kişi’nin aynı burcu var.

Ve bugünkü günlük falın aşağıdaki oku aşkım,

burc_kova“Çevrenizden biriyle yapacağınız konuşmalar sayesinde işinizle ilgili ileriye dönük birtakım planlar yapacaksınız. Bu konuşma sizin için çok yararlı olacak. İş yerinde karşılaşacağınız sorunları büyük tartışmalara yol açmadan sonuçlandırmaya çalışın. Pozitif enerjinizi kaybetmeyin. Enerjinizi arttıracak doğal yiyeceklere yönelin. Aşk hayatınızda olumlu gelişmeler sizi bekliyor.”

Peki senin gibi 4.999.999 kişi bugün biri ile yapacağı konuşmalar sayesinde işi ile ilgili ileriye dönük bir takım planlar mı yapacak? :)

Hadi sen şimdi benim falımı da oku.

burc_oglak“Duygularınızdaki yoğunluk davranışlarınıza da yansıyor. Ancak özellikle dikkat isteyen konularda bunu önlemeniz yararınıza olacak. Içinizdeki fırtınaları iş yaşamınıza aksettirmeyin. Rahatlamak için bütün yarım kalmış işlerinizi bitirmekte yarar var. Kısa süreli beraberlikten bıkanlar ilerki günlerde uzun süreli bir beraberliğe adım atacaklar. Bir müddet sonra hiç ummadığınız bir yerden elinize para geçecek. Bu günlerde mantar, us gibi hastalıklarınız nüksedebilir.”

Hiç ummadığım bir yerden elime para geçecekmiş. Sanırsam fallar insanlar güzel umuttlar da bağlıyor. Ama diğer bölümler pek bir tutmadı. :)

Ayrıca ilişkilerini burç uyumuna göre yönlendire insanlar tanıyorum. Ya biri bana mantıklı bir açıklama yapsın. Bu neye dayanıyor. Oğlak burcu erkeğinin, kova burcu kadınına uyumu hakkında birbirinden farklı yazı var internette.

Neyse 3. sayfa ölüm kalım haberleri okuyacağımıza bari bunları mı takip etsek. heuwheuw Günaydın Aşkım… :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 3.5/5 (2 votes cast)

Annenizi nasıl tanıdım çocuklar! HIMYM

Bepanthol tarafından Nisan 2, 2009 tarihinde yazılmıştır.

how1Namı değer “How i met your mother” dizisi… Bu dizi gerçek anlamda bizim yaşlarımıza hitap etmektedir. Sıkı arkadaşlık içerisinde bazen kırılmalar, darılmalar, çekememezlikler ve lerlerler. Bildiğimiz yaşadığımız bir öykü. Elbette çok komik geyik diyaloglar ve anlatımlar mevcut. Biz bunları ne kadar yaşıyoruz bilmiyorum. Fakat dizide öyle inanılmaz anlar var ki gülmekten alamıyor insan.

Sanıyorum ki aşkım senin de komedi dizisi olarak en beğendiğin dizilerden biri. Seni zorlayarak izlettiğim bir kaç bölümde sen de bayıldın gülmekten. Peki karakterler neler yaparlar. Aslında sana daha önceden söylemediğim ilginç bir bilgi var. Bu dizinin yapımcıları aslında kendi aralarındaki arkadaşlığı bize izletiyorlar. Ted ile Marshall…

Dizide ana karakter Ted Mosby olmak ile beraber diğerleri Marshall Eriksen, Lily Aldrin, Robin Schaerbeatsky ve Barney Stinson. Hepsini bir birine özgü karakterleri var.

Dizi şöyle başlar, sene 2030 ve Ted çocuklarına anneleri ile nasıl tanıştıklarını anlatır. Anlatır anlatmasına ama her tanıştığı kadını anlattığı için dizi biraz uzun sürer. Tabii dizi gerçek zaman ile ilerler ve 2005 yılına geri döneriz. Zaten dizi de 2005 yılında CBS’te başlar.

Ted Mosby ne kadar çapkınlık yapsada dönem dönem evlilik meraklısı bir gençtir. Aynı zamanda da mimardır. Sıcak kanlı doğal hareketleri ile herkesin en çok sevdiği karakterdir. Sevgilisi için herşeyi yapar. Ama bir türlü aradığı eşi bulamamıştır. Dizinin sonunda inşallah bulacaktır. :) Bende en çok Ted’i seviyorum. Şu ana kadar geldiğim bölümlerde kendimden çok şey buluyorum.

how3

Robin Schaerbeatsky ise güzeller güzeli bir bayandır.  Ted ile Robin barda tanışırlar. Ve çok güzel bir birliktelik doğacakken Ted çok büyük bir hata yapar. Robin, Televizyon da haber spikerliğine kadar yükselir. Bu konuda çok idealisttir. Hatta farklı bir ülkeye bile gitmeye karar verir. Bu özellik sayesinde doğru düzgün kalıcı ilişkiler yaşayamaz. Bunun kariyerini zedelemesinden korkar. Onun için bir çok hareketi biraz soğukluk verir. Düşünmeden yaptığı bir çok hareket onu çok zor durumlara düşürmüş olsada bir şekilde sıyrılır.

Marshall Eriksen aman aman bir ailesi vardır. Hepsi izbandut gibidir. İri yarı olmasına rağmen kalıbının adamı hiçbir zaman olamamıştır. Ted ile Marshall ezelden beri arkadaştır. Gençlik yıllarına flashbackler inanılmaz komiktir. Ve bu ikili aynı evi paylaşmaktadır. Ta ki Lily ile evlilik durumları olmasına kadar. Çalışkanlığı ve ilişkisi ile tam bir örnek insandır. Çok düzenli tertipli ve saygı değer bir insandır. Lily ile olan ilişkileri ise çok güzeldir. Her ilişkide olan ayrılık onları da etkilemiştir. Marshall’ın prensipleri ve takıntıları dizideki bir çok bölüme damgasını vurmuştur.

Lily Aldrin ne kadar minyatür ve sempatik görünse de içten sinsidir. Ana okulu öğretmenliği konusunda ne kadar başarılı olsada öğrencileri ile pek geçinemez. Cinsellik onun için ön plandadır. Marshall’ın sevgilisi ve karısıdır. Marshall ne kadar duygusal ise Lily biraz daha serttir. Alış-veriş manyağıdır. Bu yüzden çok sorunla karşılaşmıştır. Eşyaları ile konuşması ve ilişkisi hakkında gelişen teoriler mükemmeldir. Bir şekilde bu teoriler çürüsede ilişkisi bütün pürüzlere rağmen güzeldir. En önemli özelliği sır tutamaz ve sır kim ile alakalıysa direk yüzüne söyler. Bunun için Robin ile bir çok sorun yaşar. Bu sorunlar çok komiktir ve ince espiriler sizi başka diyarlara götürür.

how2

Ve Bomba karakter Barney Stinson… Barney inanılması güç her erkeğin olmak istediği tarzda bir insandır. Fakat aynı derecede de antipatiktir. Tek gecelik ilişkilerin adamıdır. Ted’in en iyi arkadaşı olduğunu savunur fakat hiç bir zaman Marshall’ı geçememiştir. Marshall’ın düzenli ilişkisinden dolayı tek kalan Ted. Barney ile takılır ve çapkınlık yaparlar. Barney çok girişken olduğu için kızlar ile tanışma konusunda hiç zorlanmaz ve Ted’in en iyi arkadaşı olabilmek için “Arkadaşım Ted ile tanıştınız mı?” der kızlara. Barney kötü ilişkilerinin bir sebebi olmasına rağmen kalpsiz bir insan değildir. Ve aşık olur. Bunu kendine yediremez ve gizlenir. Kadınlara duygusal yaklaşamadığı için bazı kadın sorunlarını Lily ile paylaşır. Bir çok konuda da destek alır. Fakat bu konular hep ortaya çıkar.

Son olarak aşkım bu dizi bana göre en iyi komedi dizisidir. Bir çok bölümde yan karakterler çok başarılı işler çıkarmıştır. Bazı bölümlerde de süpriz konuk sanatçılar çıkar. En ilgimi çeken kişi Britney Spears’tı. Ted’e aşık olmuştu. Bir kaç bölüm oynamış. Psikopata bağlamış ve Ted ile iş birliği yapmıştır. Annelerimizin bakın anlatığım babanızla nasıl tanıştım konusu kadar basit eğlencelidir aslında dizi. Çok fazla düşündürmez ve rahatlatır.

Bitmesini istemediğim dizilerden biri. Hiç bitmesin 2030′a kadar. :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (3 votes cast)
pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...