Annenizi nasıl tanıdım çocuklar! HIMYM
Bepanthol tarafından Nisan 2, 2009 tarihinde yazılmıştır.
Namı değer “How i met your mother” dizisi… Bu dizi gerçek anlamda bizim yaşlarımıza hitap etmektedir. Sıkı arkadaşlık içerisinde bazen kırılmalar, darılmalar, çekememezlikler ve lerlerler. Bildiğimiz yaşadığımız bir öykü. Elbette çok komik geyik diyaloglar ve anlatımlar mevcut. Biz bunları ne kadar yaşıyoruz bilmiyorum. Fakat dizide öyle inanılmaz anlar var ki gülmekten alamıyor insan.
Sanıyorum ki aşkım senin de komedi dizisi olarak en beğendiğin dizilerden biri. Seni zorlayarak izlettiğim bir kaç bölümde sen de bayıldın gülmekten. Peki karakterler neler yaparlar. Aslında sana daha önceden söylemediğim ilginç bir bilgi var. Bu dizinin yapımcıları aslında kendi aralarındaki arkadaşlığı bize izletiyorlar. Ted ile Marshall…
Dizide ana karakter Ted Mosby olmak ile beraber diğerleri Marshall Eriksen, Lily Aldrin, Robin Schaerbeatsky ve Barney Stinson. Hepsini bir birine özgü karakterleri var.
Dizi şöyle başlar, sene 2030 ve Ted çocuklarına anneleri ile nasıl tanıştıklarını anlatır. Anlatır anlatmasına ama her tanıştığı kadını anlattığı için dizi biraz uzun sürer. Tabii dizi gerçek zaman ile ilerler ve 2005 yılına geri döneriz. Zaten dizi de 2005 yılında CBS’te başlar.
Ted Mosby ne kadar çapkınlık yapsada dönem dönem evlilik meraklısı bir gençtir. Aynı zamanda da mimardır. Sıcak kanlı doğal hareketleri ile herkesin en çok sevdiği karakterdir. Sevgilisi için herşeyi yapar. Ama bir türlü aradığı eşi bulamamıştır. Dizinin sonunda inşallah bulacaktır.
Bende en çok Ted’i seviyorum. Şu ana kadar geldiğim bölümlerde kendimden çok şey buluyorum.

Robin Schaerbeatsky ise güzeller güzeli bir bayandır. Ted ile Robin barda tanışırlar. Ve çok güzel bir birliktelik doğacakken Ted çok büyük bir hata yapar. Robin, Televizyon da haber spikerliğine kadar yükselir. Bu konuda çok idealisttir. Hatta farklı bir ülkeye bile gitmeye karar verir. Bu özellik sayesinde doğru düzgün kalıcı ilişkiler yaşayamaz. Bunun kariyerini zedelemesinden korkar. Onun için bir çok hareketi biraz soğukluk verir. Düşünmeden yaptığı bir çok hareket onu çok zor durumlara düşürmüş olsada bir şekilde sıyrılır.
Marshall Eriksen aman aman bir ailesi vardır. Hepsi izbandut gibidir. İri yarı olmasına rağmen kalıbının adamı hiçbir zaman olamamıştır. Ted ile Marshall ezelden beri arkadaştır. Gençlik yıllarına flashbackler inanılmaz komiktir. Ve bu ikili aynı evi paylaşmaktadır. Ta ki Lily ile evlilik durumları olmasına kadar. Çalışkanlığı ve ilişkisi ile tam bir örnek insandır. Çok düzenli tertipli ve saygı değer bir insandır. Lily ile olan ilişkileri ise çok güzeldir. Her ilişkide olan ayrılık onları da etkilemiştir. Marshall’ın prensipleri ve takıntıları dizideki bir çok bölüme damgasını vurmuştur.
Lily Aldrin ne kadar minyatür ve sempatik görünse de içten sinsidir. Ana okulu öğretmenliği konusunda ne kadar başarılı olsada öğrencileri ile pek geçinemez. Cinsellik onun için ön plandadır. Marshall’ın sevgilisi ve karısıdır. Marshall ne kadar duygusal ise Lily biraz daha serttir. Alış-veriş manyağıdır. Bu yüzden çok sorunla karşılaşmıştır. Eşyaları ile konuşması ve ilişkisi hakkında gelişen teoriler mükemmeldir. Bir şekilde bu teoriler çürüsede ilişkisi bütün pürüzlere rağmen güzeldir. En önemli özelliği sır tutamaz ve sır kim ile alakalıysa direk yüzüne söyler. Bunun için Robin ile bir çok sorun yaşar. Bu sorunlar çok komiktir ve ince espiriler sizi başka diyarlara götürür.

Ve Bomba karakter Barney Stinson… Barney inanılması güç her erkeğin olmak istediği tarzda bir insandır. Fakat aynı derecede de antipatiktir. Tek gecelik ilişkilerin adamıdır. Ted’in en iyi arkadaşı olduğunu savunur fakat hiç bir zaman Marshall’ı geçememiştir. Marshall’ın düzenli ilişkisinden dolayı tek kalan Ted. Barney ile takılır ve çapkınlık yaparlar. Barney çok girişken olduğu için kızlar ile tanışma konusunda hiç zorlanmaz ve Ted’in en iyi arkadaşı olabilmek için “Arkadaşım Ted ile tanıştınız mı?” der kızlara. Barney kötü ilişkilerinin bir sebebi olmasına rağmen kalpsiz bir insan değildir. Ve aşık olur. Bunu kendine yediremez ve gizlenir. Kadınlara duygusal yaklaşamadığı için bazı kadın sorunlarını Lily ile paylaşır. Bir çok konuda da destek alır. Fakat bu konular hep ortaya çıkar.
Son olarak aşkım bu dizi bana göre en iyi komedi dizisidir. Bir çok bölümde yan karakterler çok başarılı işler çıkarmıştır. Bazı bölümlerde de süpriz konuk sanatçılar çıkar. En ilgimi çeken kişi Britney Spears’tı. Ted’e aşık olmuştu. Bir kaç bölüm oynamış. Psikopata bağlamış ve Ted ile iş birliği yapmıştır. Annelerimizin bakın anlatığım babanızla nasıl tanıştım konusu kadar basit eğlencelidir aslında dizi. Çok fazla düşündürmez ve rahatlatır.
Bitmesini istemediğim dizilerden biri. Hiç bitmesin 2030′a kadar.
Etiket bulutu: Barney Stinson, CBS, dizi, how i met your mother, komedi, Lily Aldrin, Marshall Eriksen, Robin Schaerbeatsky, Ted Mosby
Nisan 2, 2009 tarihinde ve 15:55 saatinde...
aşkım ne güzel anlatmışsın detaylı detaylı. seninle tanıştığımda deli gibi dizi izlediğini söylediğinde açıkçası böyle bilim kurgular filan izliyorsun sanmıştım, how i met your mother’ı bana izlettiğinde şok oldum çünkü bu ilişkiler üzerine bir komediydi. Bir nevi olgun “friends” gibi… Çok naif geldi, hoşuma gittin
bkz: itiraflar:))
Evet çok sevdim bu diziyi, biliyorsun bazen spor salonunda da denk geliyor, hoşuma gidiyor. Ben zaten komedi dizisi hastasıyım, ama bu dizi comedy max’te oynamadığı için bilmiyordum. ben bir comedy max bağımlısıyım- bunu takıntılara yazmayı nasıl da unuttum:)
benim en sevdiğim komedi dizisi Will&Grace. Eski ama çok seviyorum. Bir de gene eski ve klasik olmakla birlikte sex and the city’ye çok zaman harcamışımdır. Çünkü sex&the city, ismine ve imajına inat, çok dolu içerikli, gerçekten de ilişkileri sorgulayan, dostluğun önemini anlatan bir dizidir. Aslında bu dizi tek bir şeyi anlatır : dostluğu!! Ne seksi, ne şehiri, ne aşkı.. Çünkü herşeyi yaşarlar ama dört dost asla kopmaz ve en iyi/en kötü zamanlarında birliktelerdir. Bu açıdan beni çok etkilemiştir. Yoksa ay kadının kıyafeti, yok saçı diye değil.
Nisan 2, 2009 tarihinde ve 18:01 saatinde...
Aşkım ben bilim kurgulu bişiler izlemiyordum ki aslında. Yani ever biraz fantastik sayılabilinir diziler izliyordum. Heroes ve Lost bunlar fantastik sayılır bence. Ama bunun yanında izlediğim başka komedi dizileri de var fakat hiç biri how i met your mother gibi olamaz. Aslında senle en başından en sonuna kadar sırayla izleyebilirim tekrar.
Spor yaparken zaten izlemekten spor yapmayı unuttun. Allahtan yürüyüş bandının karşısında Tv var. Arada yürümüş oldun.
Hymm… Comedy Max. Ben de bir zamanlar izlerdim. Çok güzel diziler oynuyor. Everybody loves raymond, 3rd rock from the sun..vs..
Sex&the city, hiç izlemedim. Hep kadın dizisi gibi geldi hala öyle benim için. İzleyen izlesin beni bir şekilde hiç çekmedi. Bilemedi. Sanki Desperate Housewives daha güzel bir dizi.
Comedy Max takıntılarına ekledin aşkım.
Nisan 2, 2009 tarihinde ve 18:09 saatinde...
Ben de desperate’yi hiç sevemedim mesela.
Sana sex&the cityi izletmek istiyorum çünkü adım kadar eminim beğenicenden ve sadece kadın dizisi olmadığını anlayacağından…
Nisan 2, 2009 tarihinde ve 20:06 saatinde...
Ön yargılarımı buda benim.
Peki tamam nasıl seyredeceğiz. Var mı sende? Ne olur bana indir deme çok yoruldum.
Nisan 2, 2009 tarihinde ve 20:11 saatinde...
Sana bir şey hatıraltmak istedim.
Bu arada en sonunda güzel bir hamburgerci buluyor ve şöyle diyor:”Aman allahım bu hamburgerden hamile kalmak istiyorum.”…
Rahatlamışsındır inşallah.