Are you going to finish strong?
CherryBlossomGirl tarafından Nisan 4, 2009 tarihinde yazılmıştır.
Uzun süredir e-postayla gelen hiçbir konu beni bu kadar etkilememişti, seninle de paylaşmak istedim.
Kolları, elleri ve ayakları olmayan adam birtakım komiklikler yapıp, yere düştükten sonra şunları söylüyor:
“Her insan hayatta zaman zaman bu derece umutsuz olduÄŸu zannedilen durumlara düşebilir; Hatta tekrar ayaÄŸa kalkabilmek için her türlü imkan ve enstrümandan yoksun da kalabilir… Åžimdi sizlere soruyorum:
“Ben 100 kere tekrar ayaÄŸa kalkmayı denesem ve 100′ünde de baÅŸarısızlığa uÄŸrasam, tekrar ayaÄŸa kalkabilme konusunda tüm umutlarımı yitirmeye hakkım veya ÅŸansım var mı?” “Yani artık sizce 101. seferi hiç denemeyi dahi düşünmemeli miyim? Maalesef benim öyle bir ÅŸansım yok; yaÅŸamımı devam ettirebilmek için ne yapıp edip tekrar ayaÄŸa dikilmek zorundayım ! Ne yapıp edip kendime ayaÄŸa kalkmak için bir destek noktası hayal etmek bunu YARATMAK zorundayım… İşte ÅŸimdi yapacağım gibi…”
Bu anlamlı gösteriyi sonuna kadar izleyin…
Etiket bulutu: başarı, güçlü olamak, yılmamak
Nisan 4, 2009 tarihinde ve 12:13 saatinde...
Aşkım dediğin gibi o kadar saçma sapan e-postalar geliyor ki ben hemen siliveriyorum.
Aşkım ben inanıyorum ki bir çok engelli insan, engelli olmayan insanlardan daha çok hayata olmayan elleri ile tutunuyor. Biz den daha derini görüyor. Daha da sen konuştuğunda dinliyor.
Bugüne kadar hep kendilerini destek olarak gördüler ve destek almaları gerektiÄŸ zaman bizlerden alamadılar. Ama artık toplum olarak biraz daha bilinçleniyoruz bence. MemoÅŸ gibi deÄŸil Acun gibi yardım buluyorlar. Ben bu konuda Acun’un yaptığı çalışmaları çok beÄŸeniyorum. Bunun dışında da bir çok çalışma var. Åžans eseri karşılaÅŸtım ve çok ÅŸaşırdım.
Engelli olsalar da destekte bulamasalar zaten bir şekilde engelleri aşıyorlar.
Nisan 4, 2009 tarihinde ve 12:31 saatinde...
hatta ben açıkçası bu adamı engelli olarak bile görmedim çünkü gerçekten aÅŸmış bazı ÅŸeyleri, bu yüzünden belli, en ufak bir duygu sömürüsü veya acıtma hissi olmadan anlatmış. ve anlattığı ÅŸey çok güzel bir örnek aslında. gerçekten de denediÄŸimiz birÅŸey üstüste birkaç kez olmadığında hemen yenilmiÅŸ sayarız kendimizi. demek ki olmaması gerekiyormuÅŸ deriz ve kaderciliÄŸe geçeriz. halbuki bu adamın öyle bir LÜKSÜ yok. ve lüksü olmadığı için sınırları zorladığında görüyor ki imkansız diye birÅŸey yok. bu bana çok ÅŸey anlattı. belki çoÄŸumuzun iç dünyası, bu insandan çok daha “engelli”…