Nisan 7, 2009 Tarihine ait olan arşiv

Yazılar, filmler…

CherryBlossomGirl tarafından Nisan 7, 2009 tarihinde yazılmıştır.

movieAşkım Canavarlar Yaratıklara Karşı filmini izledim ve Beyazperde‘ye kritiğimi yazıcam, sanırım yarını bulacak. Ama şunu söylemeliyim ki çok eğlendim, hem çok başarılı bir animasyondu, çizimler filan harika olmuş, hem konu klişe de olsa iyiydi, hem de bence espriler şahaneydi, özellikle ben ABD Başkanı’nın salaklıklarına koptum, hani toplantı salonunda çığlık atanı kadın zannedip dışarı attıktan sonra başkanın çığlık atması vardı ya orada kahkahayı patlattım resmen :) Bu arada farkında mısın esas kız, Bolt‘taki kıza benziyordu biraz. (bkz benim benzetme huyum:))

Filmi izlemeden önce ise binrota yazılarımı bitirmiştim. 2003 yılında yaptığım Avrupa turu yazımı buradan okuyabilirsin.

Kuala Lumpur yazımı da sitey girdikten sonra yorulduğumu farkettim ve yemek sonrası biraz televizyona bakayım dedim. CNBC-E’de bir filme takıldım, genelde başlamış filmlere devam etmem illa başından izlemek isterim ama bu kz beni içine çekiverdi film. Ben de konusu neymiş, başıyla ilgili biraz ipucu alayım derken bir siteye rastladım ki şok! Tüm filmi koymuş siteye indirmeden izliyorsun, filmin reklam aralarında,  başını da siteden izleyip bütün filmi izlemiş oldum ve aşkım seyrettiğim en iyi filmlerden biri diyebilirim sana, hiç duymamıştım da hayret ettim, mutlaka izlemelisin, filmin adı the guitar, linki burada!!

Biri beni durdursun: filmdeki kadın aynı ebru akel‘e benziyordu :) ))))

Çok acayip…

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

istanbulda bir gün daha bitiyor…

Bepanthol tarafından Nisan 7, 2009 tarihinde yazılmıştır.

İş yerinde yoğun bir gün geçirdikten sonra o vapur yolculuğu bir ilaç gibi geliyor bana. Biliyorum sende bayılıyorsun bu yolculuğa özellikle o şehir gürültü patırtısının sesi kesiliyor dalga ve martı sesleri onun yerini alıyor. Özellikle bir de o boğazın o muhteşem görüntüsü tarif edilemez. İnsan ne tarafa bakacağını şaşırıyor. Özellikle saatler 1 saat ileri alınınca günün o aydınlığına daha çok doyuyoruz. Artık ne kadar da havalar dengesiz olsada çicekler bahar açmış durumda. Bahar geldi artık aşkım.

O güzel vapur manzarasından sonra dolmuş kuyruğuna girince üff dedim keşke vapurdan hiç inmesem böyle bir Kadıköy bir Beşiktaş gitsem gelsem. :) O dolmuş kuyruğu bana o kadar uzun gelir ki bir türlü bitmek bilmez. Oradaki engelli kalem satan abi bir çocuk sesi ile 4 tane 1 lira derken ise içim böyle hep parçalanıyor. Keşke imkan olsada bunu yapmak zorunda kalmasa. Bir sürü kalemim oldu yine dayanamadım aldım. Sonra oraya buraya dağıtıyorum yine kalemsiz kalıyorum. :)

Nihayet dolmuşa bindim Aşkım aşkım. Biliyorsun elimden düşürmediğim iPhone ile pressyado’muza bakıyordum. Son ayarlamalardan sonra acaba nasıl gözüküyor diye. Fazla bir trafik yoktu. Gözüm bir jBurger’da takıldı. Yıllardır önünden geçip sadece bir kere orada yediğim hamburger’i beni o kadar övgüye rağmen hayal kırıklığı yaratmıştı. Sonra yine iPhone’da facebook’ta gezerken yazdığımız yazıları paylaştığımızda nasıl göründüğüne bakıyordum ki inmem gereken yere gelmişim. Müsait bir yerde indim sonra bir baktım ve bu fotoğrafları çektim.

(daha fazla…)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

Kaleidoskop Gözlü Kız’ım ben :)

CherryBlossomGirl tarafından Nisan 7, 2009 tarihinde yazılmıştır.

kaleidoscopeGene lisede, erkek arkadaşım bana yeni iki grup tanıştırmıştı, The Doors ve Pink Floyd. Bu iki grup beni inanılmaz etkilemişti. Hem CD’lerini dinliyor, hem (o zamanlar internetim yok:)) kitaplarını alıp okuyordum.  60′lı yıllara ve sonrasına damgasını vurmuş bu iki grup, psychedelic rock türü müzik yapıyorlardı.

The Doors, Aldoux Huxley’in Algı Kapıları (Doors of Perception) adlı kitabından (okudum, çok acayip, yazarın meskalin alarak yaşadığı deneyimleri anlatıyor.) isimlerini yaratmış bir grup.

Vokalist Jim Morrison, genç bir yetenek, aynı zamanda şarkı sözlerini de o yazıyor ve adeta bir şair. Maalesef 27 yaşında kalp krizinden ölüyor. Bir çok rock starının 25-30 yaş arası ölmesi, ilginç bir tesadüf olsa gerek.

Pink Floyd ise ismini iki blues sanatçısının isimlerini birleştirerek oluşturan bir grup ama onlar da psychedelic rock yapıyorlar. Grubun kurucusu Syd Barret‘i ise yakın bir zamanda kaybettik.

Gelelim The Beatles‘e… Bu iki grubu keşfettikten sonra, başka gruplara, başka sanatçılara geçme zamanı gelmişti ve bir sonraki keşfim, Sgt. Pepper’s Lonely Hearts Club Band adlı eski bir albümdü.

The Beatles için de özellikle bazı albümleri için psychedelic rock diyebiliriz belki ama esasen ilginç ve kendine özgü bir rock akımıydı dememiz gerekir. Hatları, The Doors veya Pink Floyd kadar belirgin olarak şekillenmemişti.

Sgt. Pepper’s Lonely Hearts Club Band albümünde iki parça beni çok etkilemişti, birincisi She’s Leaving Home.  Ailevi bazı sorunlarımla o zaman birebir örtüşen bu parçayı dinlemediğim bir gün olmuyordu herhalde, bir diğeri ise Lucy In The Sky With Diamonds, aslında bu şarkı tam da bir psychedelic rock örneği. Şarkının sözleri, sanki bir rüyayı, bir halüsinasyonu anlatır ve baş harfleri de LSD‘dir ama grup üyelerine sorulduğunda şarkının hikayesi şöyle anlatılır: bir gün john lennon oğlu julian’ın bir çizim yapmakta olduğunu görür. ona bu çizimin ne olduğunu sorunca julian da ona “lucy in the sky with diamonds” şeklinde bir açıklama yapar. buradan bir esinlenme doğar.

Bu şarkıda;

…suddenly someone is there at the turnstile
the girl with kaleidoscope eyes…

şeklinde bir söz vardır. Kaleidoscope, çiçek dürbünü anlamına geliyor. Bildiğiniz gibi çiçek dürbünü, içine bakıldığında, değişen rengarenk görüntüler gösteren, bir nevi oyuncaktır. Göz rengim yeşil-gri-ela-mavi gibi sürekli değiştiğinden, kendime bu adı takmıştım :)

Öyle işte, merak ediyordun bu hikayeyi, paylaşayım dedim :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (3 votes cast)

Depeche Mode Geliyor, e biz de gidiyoruz…

CherryBlossomGirl tarafından Nisan 7, 2009 tarihinde yazılmıştır.

depeche modeLiseden bir arkadaşımın abisinin bir sürü cd çantası vardı, çoğunlukla da Depeche Mode cd’leriydi bunlar. Gözü gibi bakardı onlara. Ben henüz 17 yaşında filandım, pek bilmiyordum bu grubu ama kapak fotoğraflarından ve  benden yaşça büyük Emrah abinin bu grubu dinliyor olmasından dolayı bende şöyle bir imaj oluşmuştu: Cool, ciddi, büyük grup. Böyle bir saygı duyardım gruba karşı. Sonra üniversite zamanlarımda keşfettim, Emrah abinin takıntısını da unutarak, sonradan hatırladım, vay be dedim haklıymış, ben de cool, ciddi, büyük grup demekte haklıymışım, imajları kendilerini yansıtıyormuş.

“Depeche Mode” kelime anlamı ne demek hep merak etmiştim, ama nedense araştırmayı hep ertelemişim. Mode, durum, hal gibi düşünüyordum, depeche ne demek bilmiyordum, itiraf etmek gerekirse apachi gibi bir kelime çağrıştırıyordu bana ahahah :) )

Öğrendiğime göre bu bir dergi ismiymiş, grubun adı da oradan doğmuş ve anlamı Değişen Moda imiş!!! Çok şaşırdım doğrusu, sen biliyor muydun aşkım?

Yaptıkları müzik nedir? Pop-rock-elektronik arası birşeyler sanırım.  Dansa çağıran parçaları da var, çok depresif parçaları da… Dave Gahan‘ın sesinin karizması ise inanılmaz…80′lerde çıkan Yeni Dalga(New Wave) denen akımın öncülerinden oldukları da söyleniyor.

Bu arada aşkım biliyorsun ki ben şarkıların sözlerine de çok önem veriyorum. Depeche mode şarkı sözlerini, grubun kurucusu Martin Lee Gore yazıyor, kendisini buradan tebrik etmek istiyorum.

Türkiye’de, Abdi İpekçi (30 Ekim 2001) ve Kuruçeşme Arena (30 Temmuz 2006)’da Avrupa Turu kapsamında iki kez İstanbul konserleri gerçekleşti ama ben maalesef gidemedim. Depeche Mode’un 12. albümü ‘Sounds of the Universe’ in ilk single’ı Wrong adlı parçanın video clipi ise yayında ve ben çok beğendim, sen?  ‘Tour of the Universe’ adlı turne kapsamındaki İstanbul konseri 14 Mayıs 2009 tarihinde ve biz de gidicezzz dimi aşk?

En sevdiğim parçalarından biri olan Freelove‘ın sözlerini de paylaşayım tam olsun :

If you’ve been hiding from love
If you’ve been hiding from love
I can understand where you’re coming from
I can understand where you’re coming from

If you’ve suffered enough
If you’ve suffered enough
I can understand what you’re thinking of
I can see the pain that you’re frightened of

And I’m only here
To bring you free love
Let’s make it clear
That this is free love
No hidden catch
No strings attached
Just free love
No hidden catch
No strings attached
Just free love

I’ve been running like you
I’ve been running like you
Now you understand why I’m running scared
Now you understand why I’m running scared

I’ve been searching for truth
I’ve been searching for truth
And I haven’t been getting anywhere
No I haven’t been getting anywhere

And I’m only here
To bring you free love
Let’s make it clear
That this is free love
No hidden catch
No strings attached
Just free love
No hidden catch
No strings attached
Just free love

Hey girl
You’ve got to take this moment
Then let it slip away
Let go of complicated feelings
Then there’s no price to pay

We’ve been running from love
We’ve been running from love
And we don’t know what we’re doing here
No we don’t know what we’re doing here

We’re only here
Sharing our free love
Let’s make it clear
That this is free love
No hidden catch
No strings attached
Just free love
No hidden catch
No strings attached
Just free love

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...