Nisan 14, 2009 Tarihine ait olan arşiv

“O” da giriyorsa biz de gireriz youtube’a :)

Bepanthol tarafından Nisan 14, 2009 tarihinde yazılmıştır.

youtube-logoAşkım bir tane yöntem buldum. Artık ıvır zıvır ktunnel veya vtunnel miş miş uğraşmıyacaksın. Seni süründürür müyüm tünellerde… uhwuewh :)

İşte yeni yöntem. Şimdi sana bir link vereceğim. Oradaki dosyayı indireceksin ve kuracaksın. Oooo mis gibi bir de onun şifresi var. Ama tabii ki .rar uzantılı dosyaları da açabiliyor olman gerekiyor. Çünkü şifreyi de onun içine gireceksin. Dosyayı açmak istediğin zaman. Aslında o kadar çok zor değil. Google’da winrar download diye arattığında hemen çıkıyor. Onu da ücretsiz langırt diye indiriyorsun. :)

Yok youtube yasakmış giremiyormuşuz. Olmaz öyle şey her türlü yasağa karşıyım ve karşıyız. Kimse bizi kısıtlayamaz. Sanki yasaklanınca kimse giremiyor anlamıyorum ki. Zaten “O” da giriyormuş youtube’a biz de gireriz aşkım.

İşte link indir…
Şifre : msxlabs.org

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

J’attendrai le suivant işte o kısa film

Bepanthol tarafından Nisan 14, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım benim sana daha önceden bir videodan bahsetmiştim. Metro’ya binen bir kadın ile alakalı. İşte o videoyu buldum. Fakat buna bir video demek yanlış olur bir kısa film. Bu kısa film 2004 yılı Avrupa film festivalinde en iyi kısa film almış. Ben bu kısa filmi 1 sene önce izlemiştim ve bu başarı ile alakalı hiç bir bilgim yoktu. Kısa filmin adı J’attendrai le suivant yada Türkçeleştirilmişi “Sonrakini bekleyeceğim…”.

Şimdi sen izle aşkım daha sonra yazıyı okumaya devam edersin. ;)




Bir kadının yalnızlığı onu çok kötü etkilemiş durumda. Metroya binerken bile bunun sıkıntısını hissedebiliyorsun. Sonra işte böyle erkekler de var dediği fakat devamında metrodan inince gerçek hayatının ne olduğunu farkeder. Tekrar büyük bir umutsuzluk içerisinde yalnızlığı devam eder.

Ben çok üzülmüştüm aşkım. Hem de çok. Aslında bu kısa filmde çok şey anlatılıyor. Geliri yüksek herşeyi olan bir insanın sanki bir şekilde herşeyden sıkıldığı ve haz alamadığı diğer taraftanda kadının hiç birşeyi olmadığı için hayatından sıkıldığı yalnızlıktan bıktığı anlatılıyor. Keşke ikisi bir araya gelse de bu sıkıntılar bitse diyorsun. Sonuç olarak son cümle çok trajik ve hayal kırıcı.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 3.0/5 (2 votes cast)

Tanımadığımız tanıdıklarımız…

CherryBlossomGirl tarafından Nisan 14, 2009 tarihinde yazılmıştır.

insanlarAşkım geçenlerde spor çıkışı seninle bir cafe’de oturup laptopta çalıştık.  Ben yüksek lisans yaparken bazı çekim projelerimiz vardı ödev olarak ve bir arkadaşımla bir mekan çekimi yapmamız gerekiyordu. O cafe benim 97 yılından beri gittiğim ve çok sevdiğim bir cafe olduğundan hemen aklıma gelivermişti, oraya gidip cafenin sahipleriyle tanıştık, izin aldık ve küçük bir çekim yaptık. Sonra o cafe tasarım olarak çok değişti, bir de büyüdü. (eskiden bahçesi ve üst katı yoktu) Ben o cafeye gitmeye devam ettim ve bir gün çekim yaptığım arkadaşımla birlikte gidip cafenin sahibine kendimizi hatırlatarak o çekimi bir cd’de kendisine verdik. Konuştuğumuz bayan buna çok sevindi, çünkü cafe çok değişmişti o günden bugüne ve o günlerin bir fotoğrafı bile yoktu kendilerinde, dolayısıyla onlar için iyi bir anı, iyi bir belge oldu çektiğimiz o basit filmcik. Daha sonra o cafeye gitmelerimde o hanım beni hatırladı hep geldi hatırımı sordu vs.  Bazı zamanlar beni görmediğinde ben gidip kendimi hatırlatıp hatırlarını sordum. Ama bir süre gitmeyince o cafeye, geçenlerde seninle gittiğimizde, beni hatırlamadı, ben de her gittiğimde, merhaba ben hani şu şu kişiydim diye kendimi hatırlatıyor olmak istemedim.

Bu cafenin sahibi ve sahibesi (evliler mi kardeşler mi yoksa sadece ortaklar mı bilmiyorum) bu iki kişiyi belki yakından tanımıyorum. Merhabam olan insanlarken belki artık o bile kalmayacak yakında. Fakat o gün seninle orada otururken bir yandan onları izliyordum ve şunu düşündüm. Ben bu iki insanı aslında 10 seneden fazla zamandır tanıyorum. O cafenin değişimine tanığım, o kişilerin belki saç baş, kıyafet değişimlerine tanığım, bazen heyecanlı, bazen sakin, bazen keyifli bazen strestli hallerine tanığım. Genelde hep güler yüzlerine tanığım. Onlarla ortak bir hayatı paylaşıyorum aslında. Aynı yakada oturuyor, benzer yollardan geçiyor ve onları belki birkaç ayda bir görüyorum. Onları tanımıyorum ama tanıyorum da… Benim hayatımda onlar birer karakter… Yani benim gözlerim bir kamera olsaydı ve benim hayatımı anlatsaydı, onlar birer karakterdiler.  Benim hayatımın bir parçasıydılar. Öyleler…

merhabaBir tek o iki kişi değil elbet, yıllardır vapurda gördüğüm için artık tanıyor gibi olduğum bazı yüzler var, karşı apartmanda oturduğu için aynı sokağı kullandığımız bazı yüzler var, yıllardır alışveriş yaptığımız için tanış olduğumuz bazı insanlar var, ne bileyim eczanedeki amca, bakkaldaki abi, kuafördeki kız gibi… Kimiyle sadece merhabalaştığımız, kimiyle merhabamızın bile olmadığı, tanımadığımız tanıdıklarımız var hayatta. Onlar bizim hayat senaryomuzda bazı karakterler… Garip değil mi aşkım… Garip gelmiştir sana da belki ama paylaşmak istedim…

Not: Merhaba, benden sana zarar gelmez anlamına gelirmiş, biliyor muydun?

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...