Bepanthol tarafından Nisan 19, 2009 tarihinde yazılmıştır.
Aşkım böyle seni beklerken internette dolanıyordum. Çok sabırsızlandım ne zaman geleceksin diye derken bir site buldum ki inanılmaz güzel. Aslında bir düz mantıkla bakarsan bu bir e-ticaret sitesi. O kadar değişik bir ürün yelpazesi var ki aklın hayalin durur. Aklına gelemeyecek ne varsa hepsi orada. Türkiye’ye gelmemiş abudik gubudik şeyler burada bulabiliniyor heralde. Öyle ürünler ki işlerini yaparken kolaylaştırabiliyor. Bir düşünüyorsun bu ne işe yarar diye ama bir bakıyorsun gerek olmasada satın alayım evde bulunsun diyorsun. Kısaca farklı farklı eşyalar var.
Mesela bir hediye arıyorsun ama diyorsun ki ne alsam ne alsam burada illaki birşey bulursun. Bütün orijinal hediyeleri buradan seçebilirsin. Tabii bir tek hediye olarak düşünme aşkım kendine de alabilirsin. Özellikle ben bu sitenin içerisine girdim ve çıkamadım. Sağ olsun bir baktım saat 14:45 olmuş. Hemen senle paylaşmak istedim. Hediye bulucu özelliği var orada meseala bana hediye alacaksan gerekli alanları doldurup önüne gelen hediye seçenekleri sayesinde çok zaman kaybetmene gerek kalmayacak.
Bir ürün var ki tam yaz için şans eseri karşıma çıktı. “Aquaskipper” Su kuşu olarak adı geçiyor sitede. Üzerinde zıplayarak su üzerinde hızlanarak yol katedebiliyorsun. İşte daha önce bilmediğimiz görmediğimiz herşey bu sitede olduğunu kanıtlıyor yada ben ayakta uyuyorum. Ben hala geziniyorum sitede ve bu aletin videosunuda oradan buldum buraya da ekleyeyim dedim.
Sanırım üzerinde zıplama hareketi komik gözüküyor. Bence durgun bir denizde bu alet kullanabilinir ama dalgalı bir zamanda üstünde durmak imkansız gibi. Ne kadar da uzaktan kolay gözükse kullanması bence aşkım çok zor. Bir keresinde su kayağı yapmak istemiştim. Uzaktan çok kolay gözüksede öğretmen ne kadar anlatsa bir türlü doğru kalkışı yapamadım. Ayağımdan kayaklar pat pat fırladı. Kafa üstü suya çakıldım. 10. denemeden sonra ee yeter be dedim vazgeçtim. Sanırım bu alet aynı şekilde bir şey.
Buldumbuldum.com‘u tıklayarak bence bir incele aşkım. Bu siteye arşimet ilham kaynağı olmuş. İnsanlar istediklerinde ne kadar yaratıcı ve parlak bir fikirle güzel işler kuruyor. Tebrik ederim.
Bepanthol tarafından Nisan 19, 2009 tarihinde yazılmıştır.
Büyük konuşmim aşkım çünkü teknolojinin bizi nereye götüreceği bilinemez ki iPhone benim son cep telefonum. Yani o kadar daha iyi model çıktıysa bu telefondan vazgeçebileceğimi sanmıyorum. Sonsuzluk ifade ediyor bence iPhone. Ne kadar yazılım gelişirse bu telefonda o yazılımlar ile gelişiyor.
Bir apple store hesabı açıyorsun. Parasını veriyorsun ve yazılımlara ulaşıyorsun. Fakat öyle yazılımlar da çıktı ki hem de bedava. Bu iş kolunun uzantısı tamamen bağışlara kalmaya başlayacak. Her konuda olduğu gibi bu konuda da internet üzerinden yapılacak indirme işlemlerini yine kullanıcıların para biçmesi ile olması gerektiğini düşünüyorum. Diğer yandan bu sektöre çok yüksek para yatırmış firmalarda var. Bunların sonu ne olur bilinmez ama heralde uçan kaçan birşeyler bulması gerekiyor firmaların.
Bu durum şimdilik uzak gözüksede aşkım iPhone’un kırılması olayı ile gerçek anlamda sonsuzluğa ulaşabiliyorsun. Şöyle demek gerekirse normalde bilgisayarına paralı bir program yüklediğinde onu kırma dosyasınıda bilgisayarına yüklediğinde kaçak olarak kullanabiliyorsun ücretli programları. Fakat iPhone’da bu durum tam tersi. Burada işlemi iPhone üzerinde yapıyorsun ve bir program veya yazılım sayesinde tamamen iPhone kırılmış oluyor. Buna cesaret etmek benim için şuanlık zor. Şuanda jailed konumunda olan iPhone’un kesinlikle dosya yapısına ulaşamıyorsun. Fakat jailed olduğu için sadece görebiliyorsun ve müdahele edemiyorsun programlara. Bu işlemin yapılması garanti kapsamının dışına çıkartıyor.
“Jailed” kısaca hapsedilmiş demek ki bu da bizim programlarımızın hapsedilmiş olduğunu çok güzel bir şekilde açıklıyor. Bu kırma işlemine de “jail break” deniliyor. Ufak bir bilgilendirme geçim aşkım yoksa anlamayabilirsin. ( muks özledim seni az kaldı geliyorsun:) ) Jail break yapıldığında artık bir apple store hesabının olmasına gerek kalmıyor ve buna eş değer tamamen bedava programlar uzayının içerisine giriyorsun. Bu programların mantığı ben emek verdim bir program yaptım eğer işine yaradıysa “paypal” ile bir kaç kuruş at kenara. Bu kişiler aynı metroda yada beşiktaş iskelesinde konser verip para isteyen kişilerden pek farkı yok sadece sanal kişiler.
iPhone bence sonsuzluk demekse herşeyimi de oradan halledebiliyorsam ki artık bu bitmiştir. Bakalım önümüzdeki senelerde nasıl ilerlemeler ile karşılaşacağız ki benim diğer elimden düşürememe nedenim bu telefonu içindeki mafia oyunu. Bu mafia oyunun aynısı Facebookta çete savaşları olarakta geçiyordu. Bu oyun yüzünden facebook hesabım silinmişti. Ben biraz spam yapmıştım çetemi geniletmek için ama gereken cezayı hak etmişim. Bu oyun tamamen bedava olup bazı özellikler almak istediğinde para veriyorsun. Wireless veya edge bağlantısı sayesinde oynayabildiğin bir oyun bu. Başka bir türlü oyun bu bağlantılar sağlanmadan başlamıyor. Zaten bu oyunun da mantığı tek başına değil çeten ile birlikte oynaman. Daha önceleri de kafanı şişirerek anlatığım bu oyun artık daha da gelişti. Bir çok versiyonlar ile daha geniş kitlelere ulaşmaya başladılar. Mafia oyunun adı iMob olarak geçiyor ve oradaki arkadaşlığa “mobster”lık deniliyor. Bir oyun insan’ın kelime haznesine yeni yeni kelimeler sokmaya yetiyor. Bu online oyunda bir çok kişi ile iletişime geçmen gerekiyor ki kavgalarına destekçi mobster’lar bulasın. Herkesin kendi menfaatlerine göre kavgalarına mobster araması inanılmaz zevkli bir hal alıyor oyunun ilerleyen levellarında. Diğer versiyonlar “girls war” ve “iVampire”…
Şimdi asıl gelmek istediğim konu ise bir cep telefonu ve internet bağlantısı ile birlikte dünyanın diğer ucundaki biri ile anında iletişime geçip bir oyun için çaba sarfedip güzel arkadaşlıklar kurmak. Elbette bu oyun kavga ile alaklı olmasından dolayı sevmediğin karakterler de oluşuyor. Ama görüyorsun ki bir müddet sonra onlarla da arkdaş oluyorsun. İlk internet bağlantısı yaptığımızda hemen bir sohbet odasına bağlanıp arkadaşlarımızla konuşmamız yada yeni arkadaşlıklar kurmamız o kadar hayret ve şaşkınlık uyadırıcı bir konuyduysa ben bu olaya gerçekten bittim.Artık bütün internet cebimizde.
Aşkım bu sadece bir örnekti zaten daha ne programlar var. Yine bir program bağlantısı ile İstanbuldaki bütün ana yollarındaki trafik olaylarına bakıp yollunu daha önceden görebiliyorsun. Buna göre farklı yol seçeneklerini kullanabiliyorsun. Peki ya radyo da bir muzik dinliyorsun. Hemen bir program açıyorsun sana çalan parçanın her bilgisini ekrana getirmesine nedersin. Hatta abartıp video klipleri de var izle diyor. Tabii ki internet bağlantın olması gerekiyor. Bunların hepsi ücretsiz programlar. iPhone’a telefon diyerek de çok büyük haksızlık yaptığımı düşünüyorum. Bu konuda vodefone çok güzel bir reklam çekti. Aslında 3g teknolojisi için çekmiş olduğu bu reklam filmi tamamen iPhone içinde çekilebilinirdi. İşte aşağıda aşkım.
Neyse ben senin iPhone’u kullanmaya devam edeyim. Sen kendine bir tane daha alırsın.
Biz, Pressyado'yu çevremizde olup bitenleri, karşımıza çıkan haberleri, bizi etkileyen, şaşırtan, güldüren, düşündüren olayları birbirimizle paylaşmak için kullanıyoruz. pressyado ne ki?