tenyadan kenyaya
Bepanthol tarafından Nisan 20, 2009 tarihinde yazılmıştır.
Geçenlerde okanla bir öğle yemeÄŸi için arayışa geçtik. Nerede ne yesek ne yemesek düşünürken bütün seçenekler gereksiz bahaneler ile geçersiz oldu. Zaten kararsızlık konusundaki son noktadaki bir kiÅŸi olarak ne yapacağımı bilemezken okan’ın aklına yeni açılmış bir yer geldi. Bir heves ile oraya gittik. Daha önceden de orada hiç bir yer maalesef tutmadı. Yine tutmayacak gözüküyor. YediÄŸimiz hatay usulü dürüm döner bizi baya yordu.
Konu aslında tam olarak şöyle gelişmeye başladı ama devamını da getireceğim aşkım.
Acaba uğursuz dükkan diye bir kavram mı var? ya illa ki tutmuyor neden inatla aynı yerde aynı konseptte bir yer açılıyor. Çok ilginç diye düşündük. Beşiktaşta 10 nesil değişen bütün dükkanları düşünürken diğer bir yer daha geldi aklımıza. Daha yeni ev yemekleri olan bir yerken kebapçıya dönüşüyor o dükkanda. Ya orayı da o kadar denediler tutmadı ki be abi dedik bir birimize. Beyaz eşya satıldı kot satıldı tutmadıda tutmadı. Heralde çok para kazandık kapatalım o paraları da yiyelim demiyorlar. Üzülerek ki batıyorlar maalesef.
Konumuz gittikçe tükentime kaymaya başlamışken bir lahmacun almak istedik Ender arkadaşımıza.
Siparişimizi beklerken bu kadar fabrikasyon çalışan bir lahmacuncu da görmemiştim gerçekten. Resmen fastfood lahmacuncu diyebiliriz. Siparişi verecek bayan çok güzel paket yaptı lahmacunu ve yere düşürdü. Bizim iğrenmemizi düşündüğü
için ve genel müşteri memnuniyeti politikasından lahmacunu çöpe attı. Yenisini hemen paketleyip aldık. Aklıma soru bir soru iÅŸareti takıldı. Ve dayanamadım sordum. “Demin ki ziyanı gördün mü? tamam biz memnun kaldık hareketinden fakat pislenmedi ki. Bu lahmacun bir ÅŸekilde birilerine verilmeli yada ziyan olmamalı. Fakirlere falan verilmeli belki.” Bunu dememle kalmadan okan baÅŸladı anlatmaya. Konu nasıl geldiyse insanların gelir düzeyine göre artan gereksiz tükentimlerine. Tatil köylerinde gereksiz herÅŸey dahil sınırsız yemek ve yenmeyenlerin çöpe gitmesi. Bunlarında ihtiyaçlarımızın daha çabuk tükenip ülkemizin kuraklığa daha hızlı ulaÅŸacağına kadar vardı.
Benim de aklıma bir anda Kenya geldi. Neden kenya geldi bilmiyorum? fakat geldi işte aşkım. Afrika ülkesi diye belki fakirlik açlık ve kuraklık. Ben çocukken hep çiğ hamur yerdim. Tadını çok severdim ayrı ama annem hep kalanları çöpe attığını görünce daha çok yemek isterdim. Çöpe gitmesin aman diye gereksiz beslenmeyelim tabii ki de ama bir şekilde artan yemekleri kullanalım boşa gitmesin ziyan olmasın. Çocukluk işte. Bu çiğleri yememem için en güzel yalan bağırsaklarında tenya olur kurt olur yalanıydı. Ama oldumda bir sürü aşı ve pis ilaç. Sonra geçti. İnşallah kenyadaki yani Afrikadaki kuraklık açlıkta geçer. Ülkemiz de çok güzel bir ülke değerini bilelim israf etmeyelim kaynaklarımızı.
AÅŸkım iÅŸte nerden nereye konu dallandı budaklandı. KeÅŸke daha detaylı anlatabilseydim…
Etiket bulutu: afrika, çiğ hamur, israf, kenya, kuraklık, kurt, tenya
Nisan 20, 2009 tarihinde ve 23:27 saatinde...
çok güzel anlatmışsın ve bağlamışsın bence, tenya ve kenya diye görünce ne alaka demiştim ama bravo valla
)
Yani yere düşen birÅŸeyin bir fakire verilmesi vs olayından çok emin olamadım ama okan’ın dediÄŸi gibi özellikle tatil köylerindeki israfa ben de çok tanık olmuÅŸumdur ve boÄŸazım düğümlemnmiÅŸtir, açık büfelerde tabağımıza yıllardır açmışız gibi yemek alırız, hepsini yiyemeyiz ve garsonlar bu yenmemiÅŸ yemekleri üstüste koyarak toplar ve atarlar. ne kadar israf deÄŸil mi? KeÅŸke daha duyarlı olsak, birÅŸeyler yapabilsek…
Nisan 21, 2009 tarihinde ve 10:07 saatinde...
Yani aslında o yemek yere düşmüyor. Sonuçta yere düşmüş pislenmiş yemek verilsin demek istememiştim. Sonuçta lahmacun sarılmış paket edilmiş aşkım. O fakirler için belki de en temiz yemek olacak. Geceleri görmüyor musun çöp kutularını karıştırıp yemek yiyen insanları. Gerçi onlar doymalarının peşinde temizi kirlisi mi kalmış.
Görmemiş gibi doldurulan tabaklarda çöpe gideceğini bilerek alanlar daha az alıp ve bilinçli tatil köyleri o yemekleri atmasa bir şekilde bunları saklayıp fakirlere bağışlasa ne kadar güzel olurdu.
Ama bu da bir masraf onun için en kolay yol çöpe atmak değil mi?
Nisan 21, 2009 tarihinde ve 10:16 saatinde...
Baksana ne kadar etkileyici bir fotoÄŸraf Etiyopyadaki kıtlıkta çekilmiÅŸ. Steve Bents çekmiÅŸ 1984…
Burada tabii ki bir anne şefkati de önplanda.
Nisan 21, 2009 tarihinde ve 10:57 saatinde...
oturup hüngür hüngür aÄŸlanacak bir foto…
ben paketlerken lahmacunu yere düşürdü direk sandım aşkım çok çok haklısın orada size şov yaparken meydana gelen bir israf oluyor bu.
duyarlı sefgilim benim. seni seviyorum.
Nisan 21, 2009 tarihinde ve 11:36 saatinde...
Aşkım bir tane daha fotoğraf vardır. Pultzer ödülü almış. Onu da koyacaktım daha fazla böyle üzücü resimler koymak istemedim. Kesinlikle biliyorsundur o fotoğrafı. Bir çocuk sürünüyor ve başında akbaba resmi var. Bu fotoğrafı çeken kişi daha sonra oradan gidiyor. O çocuğa ne oldu bilinmiyor tabii ki de. Bu fotoğrafı çeken kişi 3 ay sonra depresyona girerek intihar ediyor.
Madem oradasın bu fotoğrafı çekiyorsun neden yardım etmiyorsun!!!