Dünya Otizm Farkındalık ayı

CherryBlossomGirl tarafından Nisan 22, 2009 tarihinde yazılmıştır.

AÅŸkım bildiÄŸin gibi ben Rotaract kulübü üyesiyim. İlk üye olduÄŸum yıllarda bir toplantıda bir akÅŸam konumuz otizm‘di ve TODEV (Türkiye Otistiklere Destek ve EÄŸitim Vakfı)’nın kurucuları konuklarımızdı. Ben o gün ilk kez otizm hastalığı ile ilgili bilgi aldım ve çok ÅŸaşırdım. Åžaşırdığım bir baÅŸka ÅŸey de konuklarımızdan birinin benim liseden bir arkadaşım olmasıydı. MeÄŸer Eda’nın erkek kardeÅŸi otistikmiÅŸ ve annesi bu derneÄŸin yöneticilerindenmiÅŸ. Konu daha da ilgimi çekti ve kulak kesildim.

Öğrendiğim şeyleri seninle de paylaşmak isterim. Otizm, çoğu insanın down sendromuyla, zeka geriliğiyle ve benzer rahatsızlıklarla karıştırdığı bir rahatsızlık.

Otizm bir ruhsal bozukluk değil. Nörobiyolojik bir bozukluk. Yaşamın erken dönemlerinde başlıyor. (Genelde üç yaşından önce) Ömür boyu sürüyor. Sosyal ilişkiler, iletişim, davranış ve bilişsel gelişimde gecikmeye neden olan bir rahatsızlık. Ortaya çıkan sendromun şiddeti ve problemli davranışların bir araya gelme şekli her çocukta farklı oluyor.

otizm

Bazı otistiklerde üstün özellikler söz konusu.  Bu bireyler tüm otistik grubun %10’u kadar.  Birçok yönden eksiklikleri de olan bu otistikler; matematik, sanat, müzik, mekanik gibi alanlarda üstün yeteneklere sahip oluyorlar. Kendi kendine okuma yazma öğrenebilme, okuduğunu anlamasa da akıcı bir şekilde okuyabilme, kısa sürede ezberleme gibi yetilere de rastlanıyor. Rain Man filmini hatırlarsan Dustin Hoffman bir otistiği canlandırıyordu ve örneğin yere düşen onlarca kibrit çöpünün kaç tane olduğunu bir bakışta söylüyor, ve doğru çıkıyordu, ayrıca izlediği bazı filmlerin repliklerini inanılmaz derecede ezbere biliyordu.

Gene otizmle ilgili izlediğim bir belgeselden şunu öğrenmiştim ki bu rahatsızlık aslında şöyle açıklanabiliyor. Örneğin bu rahatsızlıkta olan bir hastanın anne sevgisi gibi bir bilgisi yok beyninde. Beynindeki bu boşluğu örneğin ezbere yönlendiriyor ve bu yüzden ezber yeteneği üstün oluyor. Otistikler aslında hiçbir zaman büyümeyen bebekler gibi. Bebekler/küçük çocuklar, ağızlarından çıkan seslerin/kelimelerin ne anlama geldiğini düşünmeden garip sesler çıkarırlar, durup dururken ağlarlar, ayıp olacağını düşünmeden bağırırlar, etkilere doğru tepkileri vermezler çünkü çocuklardır ve daha sosyalleşmemiş, hayatın bazı kurallarını öğrenmemişlerdir. Otistikler de aslında bu anlamda bakıldığında çok doğal davranışlı, sosyalliği kabul etmeyen çocuklar gibi benim gözümde. Bu yaklaşımla, rotaract dergimizde hepimiz otistiğiz diye bir yazı yazmıştım da bir çok kişi anlamayıp alay etmişti. Halbuki şunu demek istemiştim, biz sosyalleşmiş varlıklar sevmediğimiz insanlara kibar davranırız, sosyal çevrelerde istediğimiz gibi bağırıp çağıramayız, ağzımızdan çıkan kelimelere dikkat ederiz. Ama aslında içimizde hep içimizden geldiği gibi davranmak isteyen bir çocuk vardır, bu anlamda hepimiz otistiğiz aslında demiştim. Bilmem sen ne düşünürsün.

Otistikler takıntılı, tekrarlayıcı davranışlar da sergileyebiliyorlar,  göz temasları zayıf, yalnızlığı tercih ediyorlar, insanlardansa cansız varlıklarla etkileşim haline geçmeyi seviyorlar. Bunun gibi bir çok değişik özellikleri var burada anlatmakla bitmez.

Otizmin kesin tanısı için kullanılan objektif bir yöntem ve biyolojik tetkik olanağı maalesef yok.  Otistik çocuÄŸun davranışlarını sistematik olarak gözlemek ve aileye ayrıntılı sorular sorabilmek için bazı yöntemler varmış sadece. Otizm beynin birçok kısmını etkiliyor ama bu etkinin nasıl geliÅŸtiÄŸi çok iyi anlaşılamamış.  Otizmin çaresi yok maalesef. Otistik çocukların çok azı eriÅŸkin olduktan sonra bağımsız yaşıyor, bunlardan bir kısmı bunda baÅŸarılı olabiliyormuÅŸ. Fakat otizmle ilgili bazı eÄŸitim kuruluÅŸları sayesinde gerçekten çok güzel aÅŸamalar kaydedilebiliyor aÅŸkım. Ben bunu yıllar önce TODEV’de görmüştüm, ÅŸimdi ise yeni bir yerle karşılaÅŸtım ve çok mutlu oldum.

Biliyorsun birkaç gündür Sapanca’dayım. Burada Sportizm isimli bir otizm gençlik ve spor kulübü açılmış. Gittim konuÅŸtum burada çalışan sporcu eÄŸitmenlerle. İki tane de otizmli gençle tanıştım. Biri Burak. Burak konuÅŸamıyor ama kendini yazarak ifade edebiliyor. Bu inanılmaz birÅŸey, sitelerinde onunla yapılan röportajı okudum, o kadar akıllı ve düzgün cümleler kuruyor ki, bunu konuÅŸarak yapamıyor olması ne kadar ilginç. Bu röportajı buradan okuyabilirsin.

Sportizm’de otistikleri sporla eÄŸitiyorlar, sosyal beceri kazanmalarını saÄŸlıyorlar ve gerçekten de çok güzel baÅŸarı öyküleri var, buradan videoları izleyebilirsin.

Aşkım nedense duyduğum günden itibaren çok ilgimi çekiyor otizm rahatsızlığı, zamanında aktif olarak toplantılarına katılıyordum şu an birşey yapmıyorum ama çok isterim gerçekten de aktif olarak elimden geleni yapmak. Sen otizmi biliyor muydun?

Nisan ayı otizm dünya farkındalık ayıymış. Bu yazıyı tam da zamanında yazmış oldum, otizm ile ilgili daha çok bilgi için TODEV ve SPORTİZM incelenebilir.

HerÅŸeyin başı saÄŸlık. Ve inanmak, çalışmak, baÅŸarmak…

Bookmark and Share

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

Etiket bulutu: , , , , , , , , , , ,

Bu giri Çarşamba, Nisan 22, 2009 tarihinde ve saat 19:24 oluşturulmuştur. Yorum yazabilir veya kendi sitenizden izleyebilir veya takip edebilirsiniz "RSS 2.0". Yorum yaz, veya takip et sitenden.

 

2 tane yorum var. “Dünya Otizm Farkındalık ayı” adlı baÅŸlığa...

  1. Bepanthol Bepanthol DemiÅŸ ki:

    Aşkım sen duruyorsun duruyorsun süper şeyler yazıyorsun. Ne kadar çok zevk alıyorum bilemessin. Özellikle üzerinde durduğun konular çok derin konular.

    Çok deÄŸiÅŸik bir durum bu otizm. Yani bilgim nasıl oldu dersen bu konu hakkında. Dustin Hoffman’ın oynadığı rain man filmi. Bu film sayesinde otistik ne olduÄŸunu öğrenmiÅŸtim ama daha detaylı araÅŸtırma yapmadım hiç. Ama senin sayende bir çok ÅŸey öğrendim. Röportajları okudum. O kadar mantıklı cevaplar vermiÅŸler ki çok garip bir duygu. Bir yerlerde kontrol edemedikleri noktalar var. Bunları kontrol etmesini öğretmek gerekiyor anladığım kadarıyla. Yada öğrenemiyorlarsa bir ÅŸekilde geride kalmış bastırılmış yeteneklerini daha iyi kullanabildikleri yeteneklere yöneltiyorlar.

    Bu şekilde kimbilir başka nereler var. Sapancadaki yer gerçekten çok güzel bir yer olmuş onlar için. Tatil eğlence eğitim bir arada. Sosyalleşmek onları en büyük sorunu iken yaptıkları sporlar ile çok güzel bir sosyal etkilişime giriyorlar. Birilikte doğum günü kutluyorlar ne güzel. O bağıran çağıran garip hareket yapan çocuk bir anda farklı bir insan oluyor. Tebrikler valla.

    Hepimiz otistiğiz gibi bir yazı yazman gerçekten çok iddialı olmuş. Onun için böyle iddialı yazılarda böyle tepkiler alman çok normal. Otistiklerin bir çok özelliği o zaman bende de var. Takıntılıyım ve içimde hep yapmak isteyipte yapamadığım şeyler var. Bazen yapabiliyorum böyle karelere basmadan yürümek gibi. :) Ben sana hak veriyorum aşkım.

    VN:F [1.4.3_701]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
  2. Bepanthol Bepanthol DemiÅŸ ki:

    Bu arada bütün videoları da izledim. Çok duygulandığım yerler oldu. Bazen aklında onların günahı neydi diyorsun fakat aslında bizden hiç farkları yok. Biraz daha yardıma ihtiyaçları var sadece okadar. ;)

    VN:F [1.4.3_701]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

Yorumla

Yorum yazabilmeniz için siteye giriş yapmanız gerekmektedir. Fakat üyelikler CherryBlossomGirl ve Bepanthol tarafından kapalı tutulmaktadır.

pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...