eşref armağan ve gören parmakları
Bepanthol tarafından Nisan 22, 2009 tarihinde yazılmıştır.
Aşkım işte buna ne diyorsun. Eşref Armağan ismini daha önceden duymuşmuydun acaba. Ben daha önce hiç duymamıştım ama dünya bu adamı konuşuyor. Bu kişi hiç güneşin doğuşunu batışını görmemiş biri. Balıkları çicekleri ve kelebekleri doğal hayatında görmemiş biri. Anne rahminde genetik bir mutasyon yüzünden gözleri olmadan dünyaya gelmiş. Peki görmeden biri resim yapabilir mi? ya ressam olabilir mi? Eşref Armağan ressam.
EÅŸref ArmaÄŸan’ı araÅŸtırmak için dünya’nın her bir ucundan üniversitelerden profesörler gelmiÅŸ. Bazen oda gitmiÅŸ. AraÅŸtırmalar sonucunda beyindeki görme noktaları resim çizerken gören insanlardan çok daha aktif ÅŸekilde çalıştığını bulmuÅŸlar. ResmedeceÄŸi cismi elleyerek dokunarak hissederek daha sonra kaleme alıyor yada parmaklarını boyaya sokup tuale deÄŸdirerek ÅŸekile sokuyor. Ve bilim adamları ÅŸu sonuca varıyorlar. Görme bir tek gözle deÄŸil baÅŸka duyu organlarıyla birlikte gerçekleÅŸebilir. EÅŸref ArmaÄŸan’ın bu yeteneÄŸi daha önceden yapılmış araÅŸtırmalara farklı bir boyut katarak teorilerin çokmesini saÄŸlamış.
EÅŸref ArmaÄŸan’ın hayat öyküsü:
“Bundan 52 yıl önce İstanbul’da, Fatih’nin çok mütevazı mahallelerinden birinde, dünyaya gelir. EÅŸref, ne çocukken ne de yetiÅŸkin çaÄŸda hiçbir öğrenim görmedi. Kendi kendine yazmayı öğrendi. EÅŸref, bütün gün babasının dükkanında baca boruları keserek babasına yardım ederdi, boÅŸ zamanını da resim çizerek geçirirdi. 6 yaşındayken kalem ile kağıt üzerine çizmeyi, 18 yaşında ise önce parmakları ile kağıt üzerine, sonra da kartona yaÄŸlı boya ile resim yapmaya baÅŸladı. YaÄŸlı boyadan akrilik boyaya ve tuale geçti. Elleri artık onun gözleri olmuÅŸtu. Görmemesine raÄŸmen çizdiklerinin bu denli gerçeÄŸi yansıtması, resim yapmanın onda bir tutkuya dönüşmesini saÄŸladı.
Bütün dahilerde olduÄŸu gibi EÅŸref’teki bu zeka da olaÄŸanüstü birÅŸey. EÄŸitim görmemiÅŸ olması ona, kendisi gibi ihtiyacı olan, bir ÅŸeyler yapma arzusunda olan birçok kiÅŸiye bu iÅŸin sırrını ya da kendi kendine öğrenme metodlarını aktarabilme imkanı vermiyor.
1994 senesinde senesinde Joan Eröncel isimli 30 sene evvel Türkiye’de evlenmiÅŸ Amerikalı bir hanım ile tanışır. Joan, onun eserlerinin mükemmelliÄŸi karşısında hayran olur ve ona yardım etmeye karar verir.”
Gerçekten de gören bir insanın resmetmesi zor olan perspektifleri ve gölgelemeleri baÅŸarıyla yapıyor. Ellerini kullanarak etrafındakilere hangi renk kutusu bu diye sorarak çok güzel çalışmalar yapabiliyor. Joan Eröncel sayesinde de çok büyük destek görmüş büyük ihtimalle. Onun için söylemiÅŸ olduÄŸu yada bir ÅŸekilde sloganı ise “Lively Colors of a Dark World.” Neyse aÅŸkım bak iÅŸin ilginç yanı videoda gizli. Dün ve bugün konuÅŸtuÄŸumuz beyin ile alakalı konularımız doruk noktasına ulaÅŸmış oluyor. Hayat öyküsüne baktığımızda ve videoyu izlediÄŸinde bir insan istedikten sonra gerçekten de hedefine sahip olabilir. İşte izlediÄŸim video aÅŸkım.
“Mr. Armagan is an important figure in the history of picture-making, and in the history of knowledge. His work is remarkable. I was struck by the drawings he has made as much as by his work with paint. He has demonstrated for the first time that a blind person can develop on his or her own pictorial skills the equal of most depiction by the sighted. This has not happened before in the history of picture-making.”
John M. Kennedy, Professor
Perception/Cognition Psychology
University of Toronto at Scarborough
Etiket bulutu: araştırma, bbc, çizmek, cnn, discovery channel, dokunmak, Eşref Armağan, Joan Eröncel, kör, nöroloji, profesör, ressam, teori, universite
Nisan 22, 2009 tarihinde ve 13:14 saatinde...
inanması çok zor bir olay aÅŸkım yani kör olup resim yapabilen hayal gücü geniÅŸ insanlar gördük duyduk ama çoÄŸu da sonradan kör olan insanlardı ki bu bile mucize sayulır ne olursa olsun çünkü biz atıyorum ben 30 senedir görmeme raÄŸmen çizemezken sonradan kör olan bir insanın bile resim yapabilmesi bir mucize. kaldı ki bu adam dünyayı hiç görmemiÅŸ. dokunmanın, görmekten, açıları bilmekten vs daha önemli olabilmesi, beyninde bizim bile çalışmayan yerlerimizi çalıştırmasını anlayabiliyorum, dokunarak algılarını geliÅŸtirmesini anlıyorum ama örneÄŸin denizi nasıl çizdi, denizdeki gemilerin perspektiflerini, açılarını nasıl bildi gerçekten resmen aklım almıyor inanasım gelmiyor adeta. discovery channelda bu programın devamı var mıydı acaba yani nasıl baÄŸlıyorlar bu olayı bir de bizim bu adamdan haberimizin olmaması ama discovery’de böyle bir belgeselin olması da ne kadar acı deÄŸil mi…
Nisan 22, 2009 tarihinde ve 14:40 saatinde...
Çok ilginç aşkım çok ilginç. Aşkım ben de işte ilk gördüm şaşırdım ve utandım kendimden. Nasıl değerlerimizi bilmiyoruz. Bizden önce hep başkaları keşfediyor. Biz ayakta uyuyoruz sonra da diyoruz ki aman kaptırmayalım. Aloo ilk önce neden sen sahip çıkmıyorsun ki kendi değerlerine denilmeyi de çok güzel hak ediyoruz. Yok Türk doktor amerikada bilmemene bulmuş. Yok türk gençi bilmemne kapmış. Futbolda da öyle. O kadar yetenekli oyuncular başka ülkelerin milli takımında oynuyor. Tarihi eserlerimiz de koli koli başka ülkelere taşınıyor sonra onları dünya harikası oluyor.
Beyin o kadar karmaşık bir organki kromozonu çözdük ve gen haritasını çizdik fakat beyin hala uzak çok ileri bir teknoloji.
Aşkım biz beyine takmış durumdayız. Beynimizi yemeyelim sonra.
Nisan 22, 2009 tarihinde ve 15:12 saatinde...
bizim değerlerimizin filmlerini de başkaları yapıyor, hiçbirşeyimizin kıymetini bilmiyoruz. o zaman kişisel olarak biz bilelim kıymetini kendimizin ve birbirimizin ve ülkemizin vs aşkım. mesela ben şimdi boğaziçi olayında önce dedim ki, ya boğaziçine nasıl girerim. sonra da dedim ki e böyle düşünürsem giremem, giren nasıl giriyor?? benim neyim eksik? yemeyiz beynimizi aşkım doğru yoldayız:))
Nisan 22, 2009 tarihinde ve 17:45 saatinde...
Aşkım sen yollunu bulursun girersin merak etme. İlla ki bir yerden yakalarsın. Giren giriyor valla aşkım.
Mesela benim çok değerli öğretmenlerim vardı universitede. Onların değerini bilememişim mesela. Aklıma geldide bir söyleyim dedim. Referans olmak için öğrenci arıyorlardı resmen.
Birbirimizinde kıymetini bilelim tamam mı aşkım?:))
Nisan 22, 2009 tarihinde ve 19:30 saatinde...
kendimizin ve birbirimizin dedim ben de aşkım. kesinlikle bilelim. mucuk.