John Lennon Yaşıyor!
CherryBlossomGirl tarafından Nisan 26, 2009 tarihinde yazılmıştır.
Dün Seda’nın düğününe gittik birlikte, sonra sen yarın adaya gidelim dedin büyük bir kararlılıkla ve beni sevindirdin:) Bugün açıkçası uyandığımda biraz üşendim adaya gelmeye ama iÅŸte ÅŸu an adada, iskelenin karşısındaki cafe’de çayımı yudumlarken bunu yazıyorum:)
Bostancı’dan motora binmeden önce dergi aldık ve hava soÄŸuk olduÄŸu için içerde oturup dergilerimizi okumaya, yanımızdaki kekleri yemeye karar verdik, sen önde ben arkada yer bulmak için ilerlerken, orta bölümde bir gitar dikkatimi çekti önce, gitarın konduÄŸu koltuÄŸun solunda ise, derin uykuda gibi gözüken bir adam. Bir adam. Bir karakter. Gözlükler, saçlar, kıyafet… Aman tanrım, resmen John Lennon!!
Oturacak bir yer bulduk ve oturduk, hemen sana eğilip, şu arkadaki adam dedim ve aynı anda John Lennon dedik, meğer senin de dikkatini çekmiş. Sonra bakıştık ve karar verdik: Bu adam fotoğraflandırılacaktı
)))
Gittin ve bir süre sonra geldin, merak ediyordum rahat çekebilecek misin fotosunu diye, işte fotodan da belli olduğu üzere sanırım adamın oturduğu yerin oradan geçiyormuş gibi yaparken basmışsın tuşa ve böyle hareketli çıkmış fotoğraf da. Çok güldüm aşkım harika bir fotoğraf oldu bence. Dünyada başarılarıyla, sanatıyla herkesin gönlüne taht kuran bu tip insanlar, kullandıkları gözlüklerden saçlarına başlarına kadar başkalarını etkileyebiliyorlar, bu ne kadar ilginç değil mi aşkım, adamı görür görmez aklımıza gelen aynı isim oldu.
Bugün seninle ada keyfi yapıcaz aşkım, iyi ki geldik aslında. Değişiklik oldu. Bu cafeye oturduğum andan beri bir-iki tane vapur yanaştı ve o kadar çok insan indi ki, şok oldum, havayı güzel bulan adaya akıyor.
Neyse aşkım bugünkü blogum biraz mektup niteliğinde biraz günlük niteliğinde oldu, artık yazmayı bırakayım da ada keyfimize devam edelim:)
Etiket bulutu: aşk, Büyükada, fotoğraf, gitar, john lennon, keyif, motor, parmaklar, pembe, the beatles, ün
Nisan 27, 2009 tarihinde ve 12:43 saatinde...
Aşkım aşkımm o kadar tembellik çekmişti canın çıkmak istemedin. Böyle kös kös oturacaktın evde.
Ben çok istiyordum gitmek çünkü çok sıkıldım böyle kafamı boşaltmak istiyordum. Böyle bir rahatlayayım. Birlikte çok güzel vakit geçireceğimizi biliyordum ve süpper süpper oludu.
İtiraf edyiorum. Aslıda seni kıskandım ben ben
ewheuwhwue… O kadar gezdin dolaÅŸtın bende istedim. Tatil yaptın falan filan. Çok iyi oldu bu bir rahatladım stressizim. En yakın zamanda bir daha yapmak lazım ama havalarında ısınması gerekiyormuÅŸ.
Upsss John Lennon’u unuttum uhweuwhe. Uff adam resmen ona benzemek istemiÅŸ hatta kendisini John gibi hissediyor olabilir. Ben oyum tarzında. Senin gibi ilk önce adam dikkatimi çekmedi. DikmiÅŸ adam gitarı duruyor. Sonra yavaÅŸ yavaÅŸ gözüm kaydı. O adam gerçekten oydu. John Lennon ölmemiÅŸ dedirti gerçekten.
O anda aynı şeyleri düşünmemiz çok güzeldi aşkım.
Bir döneme damga vuran insanların, o akıma inanlara öncülük edip tarzını kabul ettirmesi ve yıllar geçmesine rağmen devam etmesi akımın, o insanın yada insanların gerçekten efsane kişilikler olduğunu kanıtlıyor bence.
Nisan 27, 2009 tarihinde ve 13:04 saatinde...
peki ikimizin de birbirimizi bazı konularda kıskanması ve bunu ikimizin de burada itiraf etmesi? (bkz: ben ada/bayramoglu, sen tatil meselesi:)
Nisan 27, 2009 tarihinde ve 13:44 saatinde...
Ama hep kıskanıyoruz ki bir de neysek oyuz
hep söylüyoruz açığız yani birbirimize karşı ondan böyle. Hem kıskansak ne olacak
kıskanalım birbirimizi.
Ne oldu kıskanıyorum diye zoruna mı gitti?
uewhuewhue