melih cevdet anday’a göre evlilik
Bepanthol tarafından Mayıs 5, 2009 tarihinde yazılmıştır.
AÅŸkım, Perihan çok güzel bir e-posta göndermiÅŸ. Ben de senle paylaÅŸmak istedim. Hep genelde saçma sapan forward e-postalar gelir ama arada içersinde çok güzel bir ÅŸeyler çıkar. Perihan’ın gönderdikleri dışında tabii.
Bende onun forward e-postalarını takip ediyorum. O da bizi takip ediyor.
İşte aşağıda gelen e-posta yorumunu çok merak ediyorum.
Melih Cevdet Anday’a sormuÅŸlar ‘evlilik nedir?’ diye.
“Eskiden demiÅŸ, kız tarafının ve oÄŸlan tarafının ailesi biraraya gelir, yeni çiftin kuracağı yuva için beraber hazırlık yapılır, beraberce yeni ev düzülürdü. Tabi o zamanlar evler genelde bahçe içinde müstakil evlerdi. O yüzden buna ‘evlenmek’ denirdi. Åžimdi ise yeni evliler apartman dairelerinde yani katlarda oturuyorlar, bu yüzden artık evlilik ‘katlanmaktır’ demiÅŸ.”
Bir iki nesil öncemize kadar evlilikler genel anlamda görücü veya tanıştırma usulü ile oluyordu. Bir ÅŸekilde erkek tarafı kızı istiyor ve bir ÅŸekilde baba evet diyip kızı veriyordu. O zamanlar evlilikler daha saygın bir ÅŸekilde gerçekleÅŸiyordu. Ne kadar geri kafalı olarak gözüksede evlilikte ilk görüşte aÅŸk yada bir anda sevgi olmuyordu. Fakat bir saygı oluyordu. Babam demiÅŸse bir sakınca yoktur düşüncesi ile kız, erkeÄŸe varıyordu. O saygı ile ev kurulup daha sonra sevgi ve aÅŸk geliÅŸiyordu. Bu ne kadar garip gelsede bize, biz ise tam tersi konumundayız. Kızda erkekte istediÄŸi ile birlikte olup bir iliÅŸki içerisinde bulunabiliyor özgürce. İlk önce aÅŸk ve sevgi geliyor. Düzgün iliÅŸkilerde bu saygıya dönüşüyor. En sonunda evliliÄŸe gidiyor belki de. İki kiÅŸinin bir anda aÅŸk ve sevgi ile tutulduÄŸu evlilik ama daha sonra “katlanma” oluyor. Bunu kesinlikle genelleyemem ama sanki bir ÅŸekilde rahatlık mı ne batıyor. Ne kadar garip…
Etiket bulutu: e-posta, erkek, evlenmek, evlilik, evlilik nedir, forward e-posta, ilişki, kadın, katlanmak, kız, melih cevdet anday
Mayıs 6, 2009 tarihinde ve 00:41 saatinde...
çok güzel olmuş evlenmek/katlanmak. gerçekten de son zamanlarda evlilikler çok çabuk tüketilebiliyor, benim iki arkadaşım boşandı. o kadar emek maddi manevi çaba bir çırpıda nasıl silinebiliyor anlamak mümkün değil. tabii katlanmak lafı burada önemli, ben sırf bazı emekler sarfedildi diye birşeylere katlanmak konusunu kesinlikle doğru bulmuyorum. evet eskiden daha çok sabır varmış ve evlilikler o yüzden bitmemiş devam etmiş ama o da ne kadar sağlıklı tartışılır. yani aslında bu yazın beni oldukça düşündürdü. yani bir yandan görücü usulüne ve boyun eğmeye ve yapılmış bir yuva yıkılmaz diye sorunlar olsa da yerinde oturmaya karşıyım. ama öte yandan günümüzde büyük aşklarla kendi istekleriyle evlenip (buraya kadar güzel), aman olmuyo çekemem katlanamam diyip hemen boşanıvermelere de karşıyım. bunun bir arası olmalı. çok çabuk evlenmeye karar vermemeli, aşk ta olsa ölüp bitsen de oturup enine boyuna düşünülmeli ve en önemlisi bir ilişkinin altyapısı bence. herşey konuşulmalı, akılda birşey kalmadan evlenilmeli. sorun varsa da heme nsorunvar baybay demeden çözmek için elden gelen yapılmalı, saygı yitirilmemeli ama sorun geçmiyorsa da herkes yoluna gitmeli. of çok zor ve karışık
sen ne diosun.
Mayıs 6, 2009 tarihinde ve 11:54 saatinde...
Elbette bir şekilde orta yol bulunmalı. Fakat herşey istenildiği gibi gitmez ki. Eskiden büyüklere saygı ve sevgi varmış. Büyüklerinden korkarmışsın. Bizim zamanımızda da var bu olay ama eskisi gibi değil. Belki de benim aile kültürüm ile alakalı olduğu için diğerlerini tam olarak bilemem. Elbette modern bir aile yapısına sahibim. Zorla kimse evlendirilmemiş benim ailemde. Dedem görmüş beğenmiş, anneannem görmüş tamam demiş. Babası da vermiş kızı.
Ama bir görüşmeden sonra nasıl bir evlilik oluyor. Bu doğrudur demiyorum. Fakat ilişkiler uzadıkça da bazen yaralanabiliyor. Fakat böyle de hiç tanımadığın birisi ile evleniyorsun. Huyunu ve suyunu bilmiyorsun. Tabii ki de baba araştırıyor ailesi nasıl bir ailedir falan diye ama huy bu. Huylu huyundan vazgeçmez diye bir söz var. Ben buna da karşıyım. İnsanların huyları da değişebilir. Neyse bu ayrı bir konu.
Çok karışık bir durum. Şimdi huyunu suyunu öğreniyorsun biliyorsun. Fakat evlilikte bir anda herşey siliniyor. Katlanmak zorunda değilsin evet. Eski evliliklerde ayrılma konusu çok kötü bir şeydi. İstesen bile ayrılamazdın. Yok o neder yok bu ne der. Babam kızar annem keser. Böyle korkular vardı. Bu da çok kötü bir şey. Ama bir şekilde yürütülüyordu. Sevgi olmasada saygı ile. Çok karışık aşkım. Valla benim kafam karıştı hangisi doğru hangisi yanlış bilemedim.
Sonuç olarak kendi elimizde bir seçim hakkı varken ben onu istiyorum diyip istediğine varabiliyorken bu şansı iyi değerlendirmek lazım.
Bir de herşeyden önce sayıgı lazım. Bunu yitirmemek lazım. Hiç aklıma gelmişken söylemek istedim.
Temmuz 1, 2009 tarihinde ve 15:00 saatinde...
dediğin gibi bu şansı iyi değerlendirmek lazım ve son dediğine çok çok katılıyorum herşeyden önce SAYGIYI YİTİRMEMEK LAZIM!!