oyun
CherryBlossomGirl tarafından Mayıs 13, 2009 tarihinde yazılmıştır.
Hayat, benimle oyun oynuyor olmalısın. Kimlikler karıştı, adem havvaya, havva ademe baÅŸka baÅŸka kimlikler tanıtır oldu. Oysa bir Havva bir Adem olmalıydı…
Uçsuz bucaksız bir merdiven…Basamaklara dizilmiÅŸiz. Ben sana göre aÅŸağıdayım, ona göre ise yukarıda… O bana göre çok uzakta, ötekisi bir altımda… Aynı basamağı paylaÅŸmaya kimsenin niyeti yok, benim de galiba. “Yalnız olurum ama alt basamağı paylaÅŸmam” inadıyla (belki haklı, belki haksızca) yapayalnız, başı dik, ruhu ezik kimlikler…
Sen ben o bir baÅŸkası… Hamurlar aynı… Kimlikler farklı… Hayat, rol dağılımı yapıyor olmalısın. Ama bir oyunda olduÄŸumuzu saklamıştın. Uyan, aynaya bak ve yeni rolüne hazır ol. Gün gibi kocaman bir rol…. Replikler senden, dekor bizden… Güçlü bir elbise seç kendine, dekor bir savaÅŸ yeri… Kimlikler savaÅŸacak süslü elbiseleriyle, replikleri açık vermeyecek, kuralına göre oynanacak oyun!! Hata yaparsan yeni bir can hakkın yok, bu oyun baÅŸka oyun!
Ne sandın? Kulağında hep çocukluk türklerin mi kalacaktı? Hayat, acımasız olmaya baÅŸladın. Ama, doÄŸru ya. Kim söz verdi ki bana? Adalet fikrini aklıma sokan kim? Kulağımda yankılanan savaÅŸ çığlıkları artık… Ben de mi bir parçasıyım yoksa bu atıklarla dolu kirliliÄŸin? Olmalısın… Kural bu, ve uymalısın… Ya uymazsam? UYAMAZSAM?
Hayat, beni deniyor olmalısın. Sonundaki ödül için beni deniyor olmalısın… Züğürt tesellisi… Ya kurtulursun, ya delirirsin. Sana kalmış. Ödül dediÄŸin, kurtulmak olabilir, onu da sana veren ben deÄŸilimdir.
Oysa düşler kurardık çocukluÄŸumuzun saÄŸlam sandığımız salıncaklarında… Uçacaktık bir gün, hep sallanmayacaktık, gökyüzüyle bir olacak, geri dönmeyecektik… Umutluyduk… Çocuktun… Ya hala umutluysak? Ya hala ÇOCUKSAK?
Hiçbir ÅŸey yıldıramazdı bizi, hakettiÄŸimiz elmayı elde etmek adına… AÄŸaçlara tırmanır, yara bere içinde kalır, ama ulaşırdık ona. Ne deÄŸiÅŸti sanıyorsun, hala yaralıyız, hala tırmanışta… Ama hala hakettiÄŸimizin peÅŸindeyiz, büyük bir inanışla……
………………..
Hayat, ne oldu? Yenilmeye başladın?
Etiket bulutu: çocukluk, deneme, hayat, makale, oyun, yaşam, yazı
Mayıs 14, 2009 tarihinde ve 00:52 saatinde...
AÅŸkım, okuyup okuyup ne düşündüm bilemedim. Anlamadım mı yazını? Aslında kafamda dağınık biliyorsun. Böyle kafamda çok karmaşık ÅŸeyler var. Bu ÅŸu o o ne bu ÅŸu ne… Gerçekten sanki bu yazıyı bugünler için yazmışsın hatta ve hatta bugün için yazmışsın. Kafam çok karışık çok.
Aslında benim kafamı karıştıran hayat. Hayat bizi deniyor. Hepimizi ayrı ayrı. Seni ve beni de farklı farklı sınıyor. Bu sınava bazen bireysel bazen ise birlikte girebiliyoruz. Bu sınavlardan iyi notlar ile geçmeliyiz. İyi not almamız demek daha iyi tecrube kazanmışız demek. Yani daha sonraki sınavlara daha bilinç ile girmemiz demek.
Her geçen saatimizde, günümüzde ve yaşımızda sırtımıza hayat bir sorumluluk daha ekliyor. Sınavları geçtikçe tecrube kazansakta sorumluluklar sırtımıza ağır gelmeye başlıyor. Bu çok önemli bir denge bence. Onun için kendi kondisyonumuzu kuvvetlendirmeliyiz. Hayat sırtımıza sorumluluk yüklemeden antreman yapıp daha çok sorumluluğu biz daha önceden almalıyız. Böyle sorumluluklarımızı daha önceden alarak hayatın yükledikleri bize vız gelecek.
Eğer bu şekilde gelişirse hem tecrube hem sorumluluk sahibi oluruz. Hayat bizi yoramaz artık. Hayat bizden güçlü olamaz artık. Hiç birşey için geç kalınmış sayılmaz. Hayata meydan okumanın zamanı geldi. Hakettiğimizi avuçlamanın zamanı geldi.
Mayıs 14, 2009 tarihinde ve 13:10 saatinde...
evet sanırım bu yazıyı 98′de yazmıştım ama buraya aktarırken ne kadar da güncel olduÄŸunu farkettim. hayat bir savaÅŸ yeri, hayat bir oyun, ve bizi sınıyor belki de ama bu sınamaların sonunda iyi birÅŸeyler olacak diye beklemektense o ödülü kendi kendimize vermeliyiz, oturup beklememeliyiz demek istemiÅŸim, ayrıca hala bir çabadayım ve yenilmeyeceÄŸim diyince hayat susmuÅŸ artık cevap verememiÅŸ. ben de seviyorum bu yazımı
mentalklinik’in bir projesi olan oyun adlı bir kitapta da yer almıştı.
Mayıs 18, 2009 tarihinde ve 09:58 saatinde...
Aşkım bu kitabı arasak bulamaz mıyız?? Ne zaman basılmıştı? Belki diğer yazılarıda okuyabilirim. İnşallah diğerlerini anlamak bu kadar zor olmaz.
Zor anlasamda çok güzel bir yazı aşkım. Bunu sana kaç defa daha söyleyebileceğimi bilemiyorum.
Bu tarz projeler var mıdır acaba?