kayıklı sallamalı çay
Bepanthol tarafından Mayıs 22, 2009 tarihinde yazılmıştır.
Çay alışkanlığım askerde başladı aşkım ve askerlik bitince çay da hayatımdan çıktı. Ondan önce evde annem lipton sallama çay içirirdi. O da ayda bir kere ben pazar günleri kahvaltı yaparsam evde ancak o kadar. O sallama çayın en büyük sorunu bir yanlışlık içerisinde çayın üstüne düşmesi ve içinde yüzmesiydi. Onu içinden çıkar dışarda dursun derdi ve kaşık ile bin türlü hareket sonrası bardağın dışına çıkarma zahmeti bitiridi beni. Yok kalsın uğraşamayacağım diyip içeme durumları başıma çok gelirdi. Zaten içmekte istemiyorum belki de bir bahaneydi bu benim için. Sanırım biraz beceriksizim ki kahve içmek daha keyifli gelirdi sadece karıştır daha sonra iç. Annem bunun üzerine demleme çay yapsada maalesef çay ile aram açılmıştı bir kere.
Askere gidince komutanlarımızın sayesinde ilk gün 15 tane çay içtiğim için daha sonrasında da zamanın ancak çay içerek geçtiğini farkedince yapıştı elime ince belli bardak.
Komutanlarım sağ olsunlar çay alışkanlığı edinmemde rol edindiler. Bir de astsubay arkadaşlar da vardı tabii ki de onların da rolü çok büyüktü. Sonra askerden gelince bir anda çaydan kesildim.

Eğer yukardaki icadı Lipton yapmış olsaydı ve bu şekilde evlerimize girseymiş belki de çay konusunda geri kalmamış olabilirdim. Lipton ne kadar yenilikçi bir firma olsada bu kadar yenilikçi olamamış demek ki. Ne olursa olsun çay demleme sıkıntısını herkezin üzerinden almışsa da Lipton, çay nasıl demlenir sorunsalını ortaya çıkardı maalesef
. O kare lipton logolu kartonun suda batmasından dolayı çay içememe sorunumu ortadan kaldıramadı üstelik.
Çok şirin değil mi o kayıkçık aşkım?
Etiket bulutu: alışkanlık, askerlik, çay, ince belli bardak, kayıklı sallama çay, lipton
Mayıs 22, 2009 tarihinde ve 18:43 saatinde...
aÅŸkım annem ben küçükken bana paÅŸa çayı tabir edilen, yarısı soÄŸuk sudan oluÅŸan ılık çay verirmiÅŸ, bu çayı su bardağına koyar, içine de 7-8 adet ÅŸeker koyarmış, ben artık çay olmaktan çıkmış olan bu içeceÄŸe bayılırmışım. sıcak çay içmeye alışmam zor oldu, beÅŸ sene öncesine kadar filan hala ılık içerdim o kadar olmasa da… ÅŸekeri de azalttım tabii ama hala açık çay içerim öyle koyu kırmızı bol demli kesinlikle içemem. ve doÄŸruyu söylemek gerekirse bir çay fanatiÄŸi deÄŸilim, bazı zamanlar canım ister böyle bisküviyle filan.
ben bir kahve insanıyım, hertürlü kahvenin hastasıyım, fakat bağırsaklarıma pek iyi gelmediğinden eskisi kadar çok içemiyorum.
kayıkçık şekermiş gerçekten ne buluşlar yapıyorlar
Mayıs 23, 2009 tarihinde ve 18:14 saatinde...
Ya işte paşa çayı.
Ben de içersem iÅŸte paÅŸa çayı içiyorum aÅŸkım. Hatırlamıyormusun geçenlerde suadiye beach’te oturuyorduk. uhweuw Nasıl bir beach’se artık. İki çayi içtim. SoÄŸutmadan içemedim. Bende de var öyle bir alışkanlık ve hatta annem demleme çaya geçtiÄŸinde bana da atardı 10 tane ÅŸeker. Yoksa biz kardeÅŸmiyiz geyiÄŸini yapmayacam aÅŸkım.
wehwuehwue
Origami sanatının çay ile buluÅŸtuÄŸu an. Oriçay…
Markasını bilmiyoruz adını ve sanını bilmiyoruz bari ben bir marka koyayim dedim. Oldu mu?
Mayıs 24, 2009 tarihinde ve 23:44 saatinde...
aÅŸkım ben bilmiyordum senin de paÅŸa çayı içtiÄŸiniiii… saÄŸolason pressyado
)
Mayıs 24, 2009 tarihinde ve 23:51 saatinde...
Ya nasıl bilmiyordun aşkım hep soğutarak içiyorum ben yaaa