susam sokağı gibi siyaset davranışları
Bepanthol tarafından Haziran 8, 2009 tarihinde yazılmıştır.
Aşkım miniciktik ufacıktık. Her bizim dönemizde yaşayanlar bilir ki çocukluk ve büyüme gelişme dönemlerini susam sokağı ile geçirdik. Susam sokağında her skeç bir öğreti gibi birşeydi. Her türlü davranış neyin kaba neyin saba olduğunu öğretirdi. En çok sevdiğim bölümler o kuklaların çıkıp şarkı söyleyerek birşeyler anlatmasıydı. Hem çok komik hem de çok eğlenceliydi. Tabii ki o zaman ki kafamızla yeni birşeyler öğrendikçe uygulamaya çalışırdık. Özellikle unutulmazlar arasındaki karakter kurabiye canavarı o neydi öyle.
Kurabiye canavarı adı üstünde kurabiye yerdi canavar gibi. Parçalardı her tarafa kırıntı dökerdi. Çocuklara kötü örnek olmamak içinde bir skeç geliştirilmişti. Aman dikkatli ye serçe parmak havaya gözler kurabiye aman kurabiye dökülmesin. Yanlış hatırlamıyorsam yaklaşık 3-4 dakika serçe parmak havaya kırıntılara tabağa gibi bir durum söz konusuydu. Fakat bazı zamanlarda ise bizlerin minik olduğumuzu unutup kafa karıştırıcı konuşmalar meydana gelirdi. “Sen sen isen ben sen miyim? Ben sen isem sen kimsin?” Bunu hatırladın mı aşkım? İnanılmaz değil mi? O yaştaki çocukların kafasını karıştırmak için baya uğraşmışlar. Yani benim kafam karışmıştı. Sözde sen ben kavramını öğretmek istediseler de sanki orada bir karışıklık ortaya çıkarmışlardı. Şimdi de bunun sıkıntıları siyasete kadar yansıdı. Kim kime sen diyebilir kim kime diyemez tartışması yaşanıyor. Çok komik değil mi? Demek ki onlar da susam sokağı izlemiş kafaları karışmış.