Haziran 12, 2009 Tarihine ait olan arşiv

arkadaşlık, dostluk…

Bepanthol tarafından Haziran 12, 2009 tarihinde yazılmıştır.

I-love-you-man-Aşkım, küçüklüğümden beri en önemli şeyin arkadaşlık ve dostluk olduğuna inandım. Klasik ama çok gerçek bir cümle vardır, akrabalarını sen seçemezsin ama arkadaşlarını sen seçersin. Kimi zaman gerçekten de bir arkadaş bir akrabadan daha yakın hissettirir kendini sana. Aşktan da ötedir çünkü aşk kimi zaman gelip geçicidir ama dostluk her zaman kalıcıdır, seni yıllardır tanımaktadır o kişi, herşeyini bilmektedir, bu yüzden sevgilinden de akrabalarından da ötedir, öte olmalıdır…

……………..diye düşündüm yıllarca… Ama maalesef hayat bana arkadaşlık ve dostluk kavramlarında çok da cömert davranmadı. Ha, sayı olarak bakarsan fazlasıyla cömert davrandı ama gerçek arkadaşlık ve gerçek dostluk olarak gerçekten de çok hayal kırıklığı yaşadım. Elbette benim de hatalarım olmuştur ayrı konu ama sonuçta ben hep çocukluğumdan, gençliğimden kalan yakın bir arkadaş grubum, bu grubun içinden de bir-iki kişinin dostum olmasını istedim ama hiçbiri uzun süreli olmadı. İki kez kalabalık bir grubum oldu ama ikisi de bir şekilde dağıldı. Dost kazıkları ve arkadaş vefasızlıklarının harici, hayat koşulları da tabii ki insanları oradan oraya sürüklüyor, kimi arkadaşlarım evlendi, Amerikaya yerleşti vs vs, bu da paylaşımı zorlaştırdı elbette.

Bu arada her zaman erkek erkeğe arkadaşlık ve dostlukları daha çok sevmişimdir. Yıllardır kanka olan iki erkek, hiçbir zaman daha on günlük sevgilisi için erkek arkadaşını satmaz. Elbette istisnalar vardır ama genelleme yapacak olursak erkeklerin kankalarına daha çok değer verdiği, kızların ise, sevgili bulur bulmaz kankalarını unuttujları gerçeğini görebiliriz. Bunun sebepleri de var mutlaka.  Erkekler biraraya geldiklerinde aslında biz kadınlardan daha çok şey paylaşıyorlar. Birlikte maça gitmek, play station oynamak, konsere gitmek, karı kız muhabbeti yapmak, bira içmek, birlikte spor yapmak vs vs… Kadınlar ise genelde biraraya gelip dedikodu yapmayı, aşklarını anlatmayı tercih ediyorlar. Hal böyle olunca, bir erkek arkadaş bulan kız, artık kız arkadaşıyla biraraya gelip dedikodu yapmasa da bunun eksikliğini çok fazla hissetmiyor ama erkek, yukarıda saydığım etkinlikleri hala yapmak istiyor çünkü bir kısmını kız arkadaşıyla yapamaz.

I-Love-You-Man-Movie-Poster

Bu yüzden erkek arkadaşları onun için hala ayrı bir yerde. Ben açıkçası, erkek arkadaşlarıyla play station oynamak için kız arkadaşına bugün buluşmasak olur mu diyen bir arkadaşıma helal olsun demiştim. Ama kız arkadaşıma, madem o öyle yapıyor, gel bu pazar biz de dvd izleyelim, pizza söyleyelim, kitap okuyalım, müzik dinleyelim dediğimde tek başına eve gidip sevgilisi için ağlamayı tercih etmişti.

Elbette şu ayrı bir konu, istisnalar gerçekten var. En ideali tabii ki sevgilisiyle de çoğu şeyi paylaşabilenler.. Birlikte maça gidebilen, bira içebilen, dedikodu yapabilen, dvd izleyebilen, sırlarını paylaşabilen çiftler de var mesela biz dimi aşkım eheh cila verelim biraz :) )

Aşkım vizyonda çok güzel bir film var. İsmi I Love You Man (Adamım Benim). Gerçekten izlemelisin, harika bir film, erkeklerin arkadaşlıklarını konu alıyor. Filmle ilgili kritiğimi buradan okuyabilirsin. Özellikle How I Met Your Mother’ın Marshall’ını burada bambaşka bir karakterde gördüğünde şok olacaksın :) )

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

yaz geldi rehavet çöktü

Bepanthol tarafından Haziran 12, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım, yaz geldi. Senin ile ilk yazımız olacak. Kocaman bir kış geçirdik. Keşke bol bol kar yağsaymış. Neyse önümüzdeki kış inşallah. Fakat önümüze bakalım yaz var. Sıcaklarda bastırdı. Sıcaklar artınca bu sivri sineklerde çoştu. Bir sağdan bir soldan bizim yatmamızı bekledikten sonra saldırıya başlıyorlar. Uykusuz geceler yine başlıyor. Ne kadar nefret etsem bu sineklerden azdır.

Yaz geldi ve yatak keyfi süresi biraz daha uzadı. Rehavette onun ile birlikte geldi. O sıcaklık hem yatağı güzel kılıyor hem de dışarıya çıkıp pişmeme isteği insanı deli ediyor. Deli olmamak için yataktan çıkamıyorsun işte. Bügünde bana aynısı oldu. Gerçek anlamda bir yol yorgunluğunu da üstümden atamamıştım. Özellikle ofisteki tamirat derlenme ve toparlanma çalışmalarında çok güç sarfetmiştim. Sanki kollarımdan bacaklarımdan yatağa bağlanmış gibi yataktan kalkamadım. Aslında işime de gelmedi çok rahattım.

Bu herkese olur biliyorum fakat benimkisi hiç böyle olmamıştı. Doğal olarak işe geç kaldım. Bir iki saat. Çok ayıp oldu ama sağolsunlar idare ettiler. Sonra nette gezerken bir karikatür buldum. Hahahah diye gülmeye başladım. Bu sabah ki halimi en çok bu anlatırdı.

çalışmak

Neyse susmadı. Aslında susmuştu ama kardeşim içimdeki sesi uyandırdı ve elinde bir kahve ile geldi. Çok da heyecanlıydı. Bugün karnelerini alacaklardı ve serbes kıyafet giyinmenin verdiği sevinçle özene bözene hazırlanmıştı. Ben de bugün aşkım karne aldığım zamanları hatırladım. Ahhh ahh dedim aşkım. Keşke lisede olsam keşke daha ders çalışıyor olsam dedim. Karnemde zayıf olsada babamdan fırça yesem dedim. Neyse daraldım. :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

dünyayı gezmek

CherryBlossomGirl tarafından Haziran 12, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım biliyorsun ki ben gezmeyi çok seviyorum. Maddi imkanlar daha iyiyken, zaman da bulabiliyorken bazı Avrupa ve Amerika şehirlerini gördüm, hatta Kuzey Afrika’da Tunus’u bile gördüm.

Avrupa ülkelerine ve şehirlerine özel ilgim var, Amerika’dansa Avrupa’yı tercih ediyorum. Fakat asıl güzel olan tabii ki böyle popüler olan, genelde turistlerin gitmeyi tercih ettikleri birincil yerlere değil, daha otantik, daha değişik topraklara gitmek, oraları  görmek, dolayısıyla daha değişik kültürleri öğrenmek… Bu aslında çok daha güzel ve gerekli.

Tunus mesela güzel bir deneyimdi ama algılarım şu an olduğu kadar açık değildi çevreme karşı.

Binrota editörlüğü ve yazarlığı bana dünyamızla ilgili çok şey öğretti tabii, bana bir vizyon kattı. Biliyorsun şu an siteye bazı yazılar hazırlıyorum. Son hazırladığım yazı dizisi Afrika ve Kuzey Amerika‘daki bazı şehirlerdi.

Bu yazıları hazırlarken bana ilginç gelen bilgilerden bazıları:

dakar-Küçük Prens kitabındaki baobab ağaçları… Okumuş muydun? Batı Afrika’nın en turistik bölgelerinden biri olan Saly‘de mevcut! Bunlar çok acaip ağaçlar aşkım gerçekten de masalsı. Ayrıca Golf de Saly isimli golf sahasında, tropikal iklimin ve okyanus manzarasının tadına varılıyor. 18 deliğin yedisinde golf için özel yapılmış göller ve etrafında 60 bine yakın çeşitte bitki mevcutmuş.

- St Louis, Senegal’in St Louis bölgesinin başkenti aşkım. Faidherbe Köprüsü ise, St Louis adasını kara parçasına bağlayan, 507 metre uzunluğunda, 10 metre genişliğinde metalden yapılmış bir köprüymüş. 1897 yılında yapılan köprü, gemilerin geçebilmesi için 90 derece dönebilen bir bölmeye sahipmiş.cayoblancoo

- Aşkım Senegal’in başkenti Dakar’da bulunan Goree Adası, 1700’li yıllarda, kölelik zamanında Amerika’ya gidecek olan kölelerin gemilere bindirilmesi için kullanılan bir kara parçasıymış. goree1Köleler Evi, 1776’da inşa edilmiş. asırlar boyunca burada köleler insanlık dışı muamelelere tabi tutulmuş, insanlar hijyenin dahi olmadığı böyle bir ortamda hunharca eziyet görmüş. Köle tüccarları yüzyıllarca bu adayı dağıtım merkezi olarak kullanmışlar. Bu bölgeye, bu evde olanlardan dolayı daha sonra Utanç Adası adı verilmiş. Aşkım bu adada da baobab ağaçlarına rastlanıyormuş..  Bu ağaçlar, Afrika’daki birçok kabile tarafından kutsal kabul ediliyormuş.

- Küba Trinidad‘da, buraya özgü Canchanchara içmeden dönmeyin diyorlar, Mojito gibiymiş ama çok daha gzelmişş.

Devamını da binrota’dan okursun aşkım şimdilik aklımda kalanlar bunlar :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...