Rock’n Coke’daydık…
CherryBlossomGirl tarafından Temmuz 22, 2009 tarihinde yazılmıştır.
AÅŸkım ben müzik tarzı olarak alternatif rock, rock ve trip-hop seviyorum. Sense elektronik müzik seviyorsun. Rock da dinliyorsun, severek dinlediÄŸin birkaç grup var ama özellikle takip etmiyorsun ve seni yansıttığını düşündüğün müzik tarzı rock’tan ziyade elektronik müzik. Bundan dolayıdır ki bu zamana kadar hep elektronik müzik festivallerine gitmiÅŸsin, hiç Rock’n Coke’a katılmamışsın, bu senin için bir ilkti.

Benim için ilk olan ise kamp yapmak, çadırda kalmaktı. Daha önce iki kez daha rock’n coke’a gitmiÅŸtim. Hezarfen Havaalanında gerçekleÅŸen ve Eylül’ün ilk haftasına denk gelen bu aktivitelerin birine görevli olarak gitmiÅŸtim. Açıkçası çok havalıydı. Elimde kocaman fotoÄŸraf makinem, boynumda görevli kartım, herkes sıra beklerken ben basın kapısından girmiÅŸtim. Birlikte geldiÄŸim iki kiÅŸiyi sokamamıştım da düşün, onlar beklemiÅŸlerdi kapıda
)
Bu arada sana söylemeyi unuttum The Cure de gelmişti ve çok şahaneydi. Düşünebiliyor musun önce Korn sonra Cure çıkmıştı, dağılmıştım.
Fakat günübirlik gidip gelmiştim daha önce bu festivale. Bu kez seninle çadırda kaldık. Değişik bir deneyimdi. Tahminim kadar rahatsız değildi ama gece uyurken soğuk, sabahın ilk ışığında ise inanılmaz sıcak olması beni biraz rahatsız etti. Yoksa yerde yatmak, sert olması, dar bir alan olması vs o kadar rahatsız etmedi. Sabahın yedibuçuğunda sıcaktan ölerek uyanmak ve uyuyamamak tuhaftı sadece
)

Bu kez İstanbulPark’ı kendine mesken edinmiÅŸ olan Rock’nCoke, Temmuz ayını seçmiÅŸ. Çok kötü bir seçim olmuÅŸ çünkü etrafta herhangi bir göl ya da deniz yok. İnanılmaz sıcakta, belirli bir alan içinde vakit geçirmek zorundasın. Açıkçası kamp yaptığımıza biraz piÅŸman oldum, çünkü en önemli ve en güzel gruplar zaten saat, hadi diyelim ki en erken 17:00′den sonra sahne alıyorlardı.Üstelik Kurtköy, Çatalca kadar uzak da deÄŸil, kırk dakikalık bir yol, iki gün de saat beÅŸten sonra gidip o sıcağı çekmeyebilirdik belki. Ama aslında piÅŸmanım diyemem tam olarak çünkü cuma akÅŸamından pazartesi sabahına kadar orada olmak gerçekten deÄŸiÅŸik bir deneyimdi. Tatil gibiydi bir bakıma, annem, Marmaristen bu kadar yanarak dönmemiÅŸtin dedi, baya cildimin rengi koyulaÅŸmış
)
Kamp alanına su, kek, içki vs sokmak yasaktı. Cuma akÅŸamından çadırını kurup uyuyan, Cumartesi sabahı ise kalkıp kahvaltı yapmak isteyen, festival alanına girmek isteyenlere uyarı geldi, saat sabah ona kadar giriÅŸ yasaktı. O arada, sen anlattın aÅŸkım ben uyuyordum, adamın teki gelmiÅŸ, “içeri girerken suyumu aldın, kekimi aldın, herÅŸeyimi aldın, ÅŸimdi de içeri sokmuyorsun, paramızla eÄŸlenmeye geldik bu ne zulüm, siz kampçılar da genç olacaksınız, amma koyunsunuz, karşı çıksanıza” gibisinden baya söylenmiÅŸ ve böylelikle izin vermiÅŸler giriÅŸlere. Hakikaten de çok saçma aÅŸkım, ben istersem altıda gider kahvaltı ederim, nedir bu askeriye mantığı yani??
Sıcağa çare olarak konserler esnasında izleyicilere sıkılan su gerçekten iyiydi, bir ara sırılsıklam olduğumu ama hiç umursamadığımı hatırlıyorum. Bana kayıp balık nemo gibisin dedin ıslandığımda hihihi:))
Bir diğer çare de, CocaCola çadırındaki klima idi. Gündüz doğru dürüst grupların çıkmadığı saatlerde, güneşten bizim gibi uyuyamamış belki 40 insanla birlikte klimanın olduğu bu çadırda hiç umurumuzda olmadan tozlu paslı yerlere uzanıp uyuduk, dinlendik. Bir de gene yemek alanında püskürtülen sular vardı, onların altında durmak da güzeldi.
Bir baÅŸka akılda kalacak detay herhalde McDonald’s satılan alanda çalışanların devamlı surette düdük çalarak asabımızı bozmalarıydı. Sen sonunda dayanamayıp gittin söylendin, uzun süre çalmayı kestiler. Hayır, koskoca McDonald’sın ilgi çekmeye ihtiyacı yok ki, zaten illa tercih edilir bu marka böyle bir yerde.
Hmm bunun dışında Manga&Cartel, Duman, Prodigy ve Linkin Park performanslarını çok beğenerek ve kendimden geçerek izledim aşkım. Aylin Aslım da keyifliydi. Yeni imajı ilginçti. Hayko Cepkin de iyiydi ama daha iyi performanslarını izlemiştim. Genelde çoğu insan bu festivale en çok Prodigy hatrına gelmişler, haksız da sayılmazlar ama benim için Linkin Park da bir o kadar önemliydi, gerçekten de isyankar gençlik zamanlarımı hatırlatan en sevdiğim parçalarını söylediler, özellikle BİS yapıp son parça olarak en sevdiğim parçalarını (one step closer) söylemeleri beni benden aldı.
Konser sonrası bir arkadaşımdan, sen ne giydin, gelinlikli biri vardı diye bir mesaj aldım. Daha sonra birkaç kişiden daha duydum bu gelinlikli ve fakat dekolteli hatunu. Biz niye görmedik ki acep??
Açıkçası bir daha rockncoke Temmuz ayında ve denizsiz bir yerde olursa kamp yapmayı düşünmem.
Bu arada ilerki tarihlerde rockncokede kimleri görmek isterim diye düşündüm de:
Radiohead
Portishead
Alanis Morissette
Sinead O’connor
A Perfect Circle
Tool
Pearl Jam
Iggy Pop
Böyle isimler ve gruplar geldi aklıma, keşke gelseler
Åžimdi önümüzde Trance World festivali var, ben de senin rock’a bakış açın gibiyim bu konuda, elektronik müzik sevmiyor deÄŸilim seviyorum, daha çok psychedelic, downtempo, trip-hop tercih ediyorum biliyorsun ama pek takip etmiyorum, kim kimdir, trance nedir yok progressive nedir bilmiyorum, o yüzden bu festivalden keyif alacak mıyım emin olmasam da,bunun kilyosta olması beni rahatlatıyor aÅŸkım
Festival böcekleri olduk bizzzz
)))
Etiket bulutu: ayiln aslım, çadır, coca cola, downtempo, düdük, duman, festival, güneş, hayko cepkin, hezarfen çelebi havaalanı, istanbul park, kamp, kayıp balık nemo, korn, linkin park, manga vs. cartel, mcdonalds, müzik, one step closer, psychedelic, rock, rock'n coke, sıcak, the cure, the prodigy, trip-hop, yanık
Temmuz 23, 2009 tarihinde ve 16:31 saatinde...
AÅŸkım ben bu rock’n coke olayına hiç mi hiç piÅŸman olmadım. Çünkü yaÅŸanılması gereken bir etkinlik. EtkinliÄŸe gelen isimler dünya çapında ünlüler ve bilinmiÅŸler. Ne kadar da beni etkilemeyen gruplar veya isimler olsada bir çok gösteride ve parçada etkilendim. Tüylerim diken diken oldu bazı bölümlerde. Hani bir ara paramızla rezil oluyoruz demiÅŸtik. Çekilecek çile deÄŸil demiÅŸtik. Ama festivallerde olan ÅŸeyler bunlar. Organizasyon bence çok baÅŸarılıydı. Türkiye’nin bence en baÅŸarılı ve bir numaralı organizasyonunda bulunduk. Evet bir çok kısıtlama vardı fakat adamlar iÅŸlerini riske etmek istememiÅŸler haklı olarak. Hani bize bu eziyet olarak geri dönsede saatlerce aranıp kuyrukta beklemek ve otoparka yürümek bazı ÅŸeyleri kolaylaÅŸtırdı bizim içinde. Yani otoparklar yakın olsaydı. İçen insan sayısı fazla olup arabalara zarar verilebilinirdi. Bu konuda daha önceden yaÅŸanmış olan ÅŸeyler var. Köpeklerin eÅŸyaları koklaması ve uyuÅŸturucu araması da ilginçti. Aramalarda x-ray kullanılması bence iÅŸleri daha da hızlandırdı. İşlerini hiç ÅŸansa bırakmamışlar.
Neyse aÅŸkım aÅŸkım. Ben sonuç olarak deÄŸiÅŸik bir zaman geçirdim. DeÄŸiÅŸik müzikler dinledim. Duman’ı dinleyemediÄŸim için çok ama çok üzülüyorum. Geriye kalan Hayko Cepkin gösterisinde ise çok eÄŸlendim. The progdigy asıl merak ettiÄŸim gruptu ve onda çok daha fazla eÄŸlendim. Bu kadar eÄŸlendireceÄŸini düşünmüyordum. Linkin Park ise benim anlamadığım tarzlardan biri olsada televizyondan kliplerini izlediÄŸim parçaları çalmaları çok sıkılmamamı saÄŸladı. Bazı ÅŸarkılarda tüylerin diken diken oldu. Piyano falan.
Manga & Cartel… üff keÅŸke hep manga çalsaydı sanki çalacakları parça yok. Cartel’in 2 parçasından baÅŸka birÅŸey bilmiyordum. Ama 15 yıl sonra sahneye hep birliklte çıkmalarını izlemek güzeldi.
Bunun dışında da çok güzel etkinliklere katıldık ki.
Sen zıp zıp oldun ama pek zıplayamadın o trambolinde çünkü çok heyecanlandın ve çok mutlu oldun. Çığlığın hala kulağımda.
Sonra karaoke yaptırtım sana ve cd kazandık. Dream tv standında… Dreamix.
lalal Kaç zamandır şarkı söyletecektim sana en sonunda oldu. İnşallah kışın karaoke bar tarzında bir yere gideriz çok eğlenceli olur ben de şarkı söylerim orada.