acemi şansı
Bepanthol tarafından Ağustos 4, 2009 tarihinde yazılmıştır.
Aşkım aşkım yine geçen pazar seninle pazar gezmeleri yaptık. Aslında biz bu pazar gezmelerini hep yapıyoruz fakat ne zaman caddebostan veya 18 mart sahile gitsek bir farklı oluyor. Ufak bir piknik havasında geçiyor. En güzel ağacı bulup onun gölgesinden faydalanıyoruz. Bu gölgede uzanıp dergi falan da okuduğumuz oldu. Hatta bir keresinde ufak bir kestirme yaptığımızı hatırlıyorum. Aslında bağlamak istediğim bu yaptığımız pazar aşkı gezmeleri altında bir başlıkta toplanıyor hep fakat gezmiyoruz. Oturuyoruz uzanıyoruz ve etrafımızı izliyoruz.
Bu sefer ki pazar aşkı gezmemizde değişik bir tecrube yaşayarak senin amsterdamdan almış olduğun iskambil kağıtları ile pişti oynadık. Bu oyunu ben de uzun zamandır oynamıyorum. Fakat oynamış olduğum sürelerde gerçekten hırs yapıp kağıtları sayacak kadar delirmiştim. Biliyorsun ki bende ki hırs hırs mıdır? gaz mıdır? tartışılır.
Bak nasıl biliyorum kendimi. Bu arada yıllardır kullanılmayan şu şirin iskambil kağıtlarını kullanmış olduk. Hani boşa almış olmadın yani annene hediye almıştın ama ikimizin pişti kağıdı olabilir artık.
Bu sefer ilk 18 mart sahile gittik ve fakat üstsüz dolaÅŸan kıllı kıllı insanlardan çok rahatsızlık duyduk. Bu kadar kıro insan nasıl dolmuÅŸ o güzelim sahilimize. Ben çok üzüldüm çünkü ellerinde biralar ile çok sarhoÅŸ olmuÅŸlardı belli. İyi ki de gölgelik bir yer bulamadıkta öyle sahneleri görmekten hemen uzaklaÅŸtık. Daha sonra çok hızlı bir ÅŸekilde caddebostan sahile migros’un oraya gittik ki ve çok güzel gölgelik bir yer bulduk. Turunculu ve sarılı yer örtümüzü yere serdik ki aslında bunu biz aynı zamanda rock’n coke’ta ısınmak için örtü olarak kullanmıştık. Çok iÅŸlevli bizim iliÅŸkimizin ilk ortak meyvesiydi aynı zamanda.
İlk aldığımız günü hatırladım da ikimizin zevki o kadar uyuyor ki aynı anda sevmiştik örtümüzü. Bizim piknik örtümüz oluverdi.
Bütün hazırlıklarımızı yapmış olarak geldiğimiz için hemen kurulduk ve pişti oynamaya başladık. Sen bilmiyorum diyerek acemiyim gibi davranınca ben bir rahatladım. Çok zevkliydi. Uzun zamandır da oynamıyordum ve seninle ilk pişti oynamamızdı.
DeÄŸiÅŸik bir ÅŸeydi. Sen dağıttın ben dağıttım ve baktım fark atmışsın. Bir de unutmayalım mı iddiaa’ya girmeyi. Happy moons dedin ben de he dedim. Ne de olsa yakalarım dedim.
Ama maalesef son elde yaptığın 5 adet pişti ile beni param parça ettin skor tablosunda. Sözümüz söz götüreceğim aşkım seni ister kalamıştakine ister şaşkınbakkaldakine. Bir anda nasıl çoştun? bir anda nasıl kağıt geldi? Acemi şansı.

Birgün hatırlarsın iddia’ya girmiÅŸtik senle Mentha’ya gitmiÅŸtik. İddamız kar yaÄŸar ve yaÄŸmazdı. Sonra tutar mı? tutmaz mı? oldu. Sonunda kar yaÄŸdı ve tuttu. Fakat sabah erimiÅŸti ama ben kazanmıştım.
Yani sen beni bir yere götürecektin. Hiç bunun bahsi geçmedi ama sen beni bir yerelere götürdün. Artık ödeÅŸmiÅŸ olduk skor 1-1 oldu. İddialar konusunda. Bakalım bu iddia meselesinde kim öne geçecek. Tavla falan mı oynasak? ben öğretirim sana. Sonra iddia’ya gireriz. Acemi ÅŸansı yine sen kazanırsın.

Bu arada pazar günü aynı yerlerde Gürhan ile FatoÅŸ varmış. Ben onları tekne partisine gidecek zannediyordum. GitmemiÅŸler ve öyle bir yerde fotoÄŸraf çekmiÅŸler ki aynı yerin oralarda biz yerde uzanıyorduk. Bak ben de bir fotoÄŸraf çekmiÅŸtim. Kalbiniz taÅŸ olsada ona iyi bakın becel’in reklamının orada çekmiÅŸler koÅŸu parkurunun orada. Çok komik. Çok sitem ettim o kadar bizim tarafa geliyorsunuz ama bir aramıyorsunuz diye. Facebook sayesinden herkesi yakalıyoruz kim ne yapmış ne etmiÅŸ.
Etiket bulutu: 18 mart, acemi şansı, becel, caddebostan, happy moon, iddia, iskambil, pazar, piknik, pişti, sahil
AÄŸustos 4, 2009 tarihinde ve 21:05 saatinde...
aşkım gerçekten de hırs yapan birisin şuna bak içim rahatladı hatırlamıyorum diyince diyosun alemsin. ben eskiden çok iyi kastet, kanasta filan oynardım, o kadar çok oynardık ki rüyamda görür, üç attım beş attın diye sayıklardım, hatta bir oyun vardı demiştim bir türlü hatırlamadım demiştim, bugün anneme anlatırken hatırladım: OHEL. zor ve harika bir oyundu ve çok iyi oynardım ama yaklaşık 10 senedir oynamıyorum kağıt oyunları ve unuttum gerçekten de. Piştiyi unutmadım elbet, sadece o sayma olayını unutmuşum, ama onun dışında ister iyi oynamak de ister şans de kazandım oh oh oh
)) amaan alt tarafı bir pişti aşkım çok komiğiz:) ben de çok eğlendim iyi ki çıktık dışarı.
gürhanla fatoşu ilk okuduğumda ben de kızdım ama sonra şöyle düşündüm, onlar sanırım yeni çift oldular ve ilk zamanlar yalnız kalmak istiyor olabilirler. gene de onlarla vakit geçirmek isterdim, başka haftasonlarına artık:))
AÄŸustos 5, 2009 tarihinde ve 10:58 saatinde...
Ben kızmadım çünkü zaten yeni çiftler dedim bende. Başbaşa kalmak istemiş olabilirler.
OHEL nasıl bir oyun anlatsana bana daha sonra. Ben çok merak ederim yeni oyunları falan. Bu arada dün gece yıldızlar cafe’de internete girmiÅŸtim ve yan masamda kastet oynanıyordu. Bu oyun nasıl bir oyun kafam karıştı. Çok seri oynuyorlardı ve paralı oynuyorlar. Belki inanmayacaksın ama masada 100 TL’ler uçuÅŸuyordu. Masada en az 800 TL falan saydım. İnsanlar ne kadar korkunç bu kadar parayı nasıl gözden çıkartabiliyorlar. Bu nasıl bir zevktir.
AÄŸustos 6, 2009 tarihinde ve 02:46 saatinde...
aşkım ohelle ilgili hatırladığım şey şu ki bir koz belirleniyordu her elde bir şekilde, atıyorum koz kupa. elindekilere bakarak, ben bu el 3 alırım diyorsun mesela, ya da 5 ya da 1.
dsğıtılan kağıt sayısı da ilk elde 1er olmak üzere 13e kadar gidiyordu. fakat koz nasıl belirleniyordu ve her elde nasıl atarak alınıyordu oralar kayıp:((
kastet ise hmm ondörder kağıt dağıtılıyordu. sırası gelen kişi elindeki sıralı kağıtları açıyor. örneğin 1-2-3-4-5- kupa. sırası gelen bunlara ek yapabiliyor veya yeni açabiliyor. bu oyuna açık okey de deniyor benziyor çünkü mantığı düşünürsen ama açığı, herkes herşey birşeyler ekleyebiliyor. açamıyorsan veya işleyemiyorsan kağıt çekiyorsun, amaç elindeki kağıtları bitirmek, biri bitince elinde kalanlar sayılarak sana yazılıyor kötü olaraktan.
AÄŸustos 6, 2009 tarihinde ve 03:01 saatinde...
Ha kastet’i hatırladım aÅŸkım o oyunda nasıl paralar dönüyordu görmen lazımdı o akÅŸam. Bu kadar para nereden geliyor. Adamların tiplerini görsen nereden kazanmış bu adamlar o kadar parayı kumara yatırıyorlar. DediÄŸin gibi açık Okey gibi biraz izledim dün. Çok hızlı oynuyorlardı.
OHEL senin anlattığın gibiyse batak veya ihale olabilir. Batakta koz maçalardır. İhalede ise sen belirlersin herkes eline göre ne kadar alabileceğini söyler en fazla söyleyen kozu belirler gibi. Bu tarz oyunlar serisinde bir de 3-5-8 vardı. İşte bu OHEL bunlardan biri olabilir mi? Kanasta oyunu vardır. Bir arkadaşım o oyun için farklı bir isim söylemişti. Bölgelere göre bu oyunlar belki farklı adlar ile anılıyor.
AÄŸustos 6, 2009 tarihinde ve 03:04 saatinde...
aÅŸkım ohel bunlardan hiçbiri deÄŸil ama 3-5-8′e benzerdi, yani her seferinde bir ÅŸekilde bir kağıt açılarak o kağıt neyse koz o olurdu. fakat yerden kağıt alma iÅŸlemleri filan benzerdi 3-5-8e. onu hatırlıosan o ÅŸekilde oynamayı deneyebiliriz. hadi uykum geldi uyucam
AÄŸustos 6, 2009 tarihinde ve 03:07 saatinde...
Ama 3-5-8 üç kişi oynanıyor. Nasıl oyniyacağız iki kişi? upsss. Tamam uyuyalım sonra konuşuruz.