Ekim, 2009 Tarihine ait olan arşiv

michael jackson’ı kaybetmek tekrar üzdü

Bepanthol tarafından Ekim 29, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Dün akşam senle aşkım Michael Jackson’ın “This is it” belgeselini izledik. Yani aslında tam olarak tür için ne demek gerekir gerçekten bilemedim. Konser öncesi çalışmalarının bir araya getirilmiş video kayıtları mı desek? Neyse çok önemli değil.

Uzun zamandır herkesin heyecanla beklemiş olduğu bu görüntüler en sonunda bugün vizyona girmesi ile merakları sona erdirdi. Açıkcası ben daha çok anlatımlı ve daha detaylı bir konu sırası bekliyordum. Fakat amaç burada tekrar Michael Jackson’ı anmak ve ölmeden önce çalışmalarına nasıl özenle ve titizlikle devam ettiğini göstermekmiş. MJ öldüğü zaman seninle birlikte oturuyorduk ve çok büyük şok geçirmiştik. Benden daha çok sen üzülmüştün. Ama bu sefer sanırım ben çok etkilendim ve hani MJ’in öldüğünü tekrar hatırlamak ilk tepkimden daha üzüntü verici olduğunu hissettim.

michael jackson this is it

Gmall’daki sinemada birçok etkinlikler düzenlenecekti belki ama biz onları izleyemedik. Bizden sonraki gösterim için dans edecek kişilerin ancak provalarını izleyebildik. Bu kişiler çok büyük MJ hayranıymış ve bunun için hiçbir yerden para kabul etmeden gösterilere katılıyorlarmış. Daha önceden de birçok alışveriş merkezinde ve Taksimde insanlara MJ’yi hatırlatmak için dans gösterileri yapmışlar. Biz “This is it” gösteriminden çıktığımızda ancak onları giyisili görmüş olduk. Bir de uzun zamandır araba durmadan albümünü dinlediğimiz Hayko Cepkin’i gördük. Ah nasıl olurda diyemedik anlamsız bir şekilde saatlerce günlerce seni dinliyoruz diye. :)

Sonra çok sevdiğimiz insalar ile karşılaştık. Müge hanım olsun. Natali olsun. Bu vasıtayla Natali’nin eşi ile de tanışmış olduk. Herkesle ufak kısa sohbetlerde bulunduk. Bu arada ben Romeo ve Juliet manga versiyonunu aldım fakat okumaya daha başlayamadım. Böyle gösterimlerin içerisinde bulunmak ne kadar güzel birşeymiş. Daha önce ben çalıştığımda sana epey özeniyordum. :) Boşuna özenmiyormuşum. Sosyal olmak ve bir topluluk içerisinde bulunmak insana ayrı bir enerji veriyor.

Sinemadan çıktığımızda aklıma kalan en önemli nokta Michael Jackson’ın nasıl bir insan olduğuydu. Bir yerlere gelmiş insanın bu konumu kaldırabilmesi aslında ne kadar zordur. Bu kişi herşeyin en üst noktasına çıkmış ve şımarmamış mütevazi bir kişilik. En önemlisi yaptığı işi mükemmel bir şekilde bilen birisi fakat buna rağmen ukalalık yapmıyor. İnsanlara bilmişlik taslamıyor. Tam tersi kendi bildiğini en ince ayrıntısına kadar paylaşıyor ve öğretiyor.  Herkese sevgiyle ve mutlulukla yaklaşıyor. Ağzından Tanrı sizi korsun cümlesi eksik olmuyor. “This is it” sayesinde MJ hakkında söylenen o kötü sözlerin suçlamaların ne kadar boş şeyler olduğunuve çocukluğumuzdan bu yaşımıza kadar böyle bir insana boşuna hayran olmadığımızı gösteriyor.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

cumhuriyet bayramı kutlu olsun

Bepanthol tarafından Ekim 29, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Bugün Cumhuriyet Bayramı Atatürk’ün en büyük bayramımız olduğunu söylediği gün bu gün. Cumhuriyetin 10. yılında böyle söylemişti en büyük bayram bu bayram diye. Hatta şarkıları bile yapıldı. Bu sabahta şarkılar ile şiirler ile uyandım ne kadar güzel çocuklar bir ağızdan neşeyle söylediler. Bu sesler nereden geldi diye soracaksan aşkım taa 20 apartman uzakta okul var oradan işte. Normal günlerde hiç ses gelmez İstiklal Marşı söylenir ve yemin eder çocuklar. Bugün işte özelliği ayrı bir çoşkusu olması. Ama ben istiyorum ki hergün bu çoşkuyla İstikal Marşı ve bazı günler şiirler söylensin. Çünkü Atatürk bizlere çok değerli şeyler armağan etti. Bu armağanı onun bize verdiği gibi devam ettirmeliyiz.

Ne Mutlu Türküm Diyene! Yaşasın Mustafa Kemal Atatürk! Yaşasın Cumhuriyet!

cumhuriyetbayrami

Bugün

Durmadan dalgaları şanlı bayrağım,
Yurdumun en büyük bayramı bugün.
Ufuklar gül açsın, gülsün toprağım,
Yurdumun en büyük bayramı bugün.

Ağaçlar bezensin, dallar süslensin.
Bahçeler donansın, güller süslensin.
Ata’nın açtığı yollar süslensin.
Yurdumun en büyük bayramı bugün.

Yurt için savaşmak bir şanlı düğün,
Yaşamak duygusu her şeyden üstün,
İstiklal sevdası ufkumuzda gün,
Yurdumun en büyük bayramı bugün.

Tarihe sığmayan şanlar Türk’ündür.
Ölümden korkmayan canlar Türk’ündür.
Bayrağa renk veren kanlar Türk’ündür,
Yurdumun en büyük bayramı bugün.

Ata’mız her zaman kalbimizde hız,
Ülkümüz uğrunda ölmek ahtımız,
Şölenler kurulsun, içilsin kımız.
Yurdumun en büyük bayramı bugün.

Kanım toprağa katanımız var,
Bayrağın altında yatanımız var,
Destanlar kaynağı vatanımız var,
Yurdumun en büyük bayramı bugün.

Uluğ TURANLIOĞLU

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

gdo yani genetiği değiştirilmiş organizmalar

Bepanthol tarafından Ekim 28, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım biliyorsun babam uzun bir zamandır kemoterapi tedavisi görüyor. Doktorun kontrolü altında gayet başarılı geçiyor. Allaha şükür uzun zamandır kendisini iyi hissediyor ve sorunları azalıyor biraz halsizliği var ama bu da tedavisi yüzünden. Bir ara tedaviye ara verilince kendisine gelmeye başlamıştı fakat yine başlayınca bu sorunu daha çok arttı. Kendisi yine buna aldırış etmeden normal hayatını sürdürüyor ki bu en doğal ve en güzel şey. Son zamanlarda organik ürünlere çok takmış durumda ve inadı çok doğru. Çünkü normal manavda satılan hormonlu ve genetiği değiştirilmiş ürünlerin bizi kanser ettiğini düşünüyor. Doğal organik ürünlerin yenilmesi konusunda çok büyük savaş veriyor. Yani birşekilde bizlerin de organik ürünleri yememiz için haftada bir bazı organik ürün satılan yerleden alışveriş yapıyor. Çünkü bu başına gelen hastalığın çocuklarında da olmasını istemiyor. Elbette baba olarak bize zarar gelmesini istemez ama keşki kanser edici tek etmen bu olsa. Etrafımızdaki neredeyse herşey kanserojen. Bu olayları ben yaşarken tesadüf olarak facebook’ta Sunipeyk bir logo veya banner çalışması yapmış onla karşılaştım. Sonrada bir arkadaşım beni bir gruba çağırmış. Ve bunu seninle paylaşmak istedim aşkım. İnsanlarda babam gibi nasıl artık çıldırmış durumda olduğunu görmüş oldum. Bence aşkım daha detaylı bilgi için burayı tıklayarak GDO’ya hayır web sitesini bir incelermisin.

genetiği değiştirilmiş organizmalar

Aşkım bu da kısaca konu hakkında özeti: “Genetiği değiştirilmiş organizmalar; kısa adıyla GDO. GDO, uluslararası literatürde kısaltılmış şekliyle “GM” veya “GMO” olarak geçen “Genetically Modified Organism”in Türkçe karşılığı. GDO’nun kapsamı içine genetik olarak değiştirilmiş bütün organizmalar giriyor. Bu yazıda kastedilen GDO’nun tarifi şu: Bir Canlının Gen Dizlişinin Değiştirilmesi veya Kendi Doğasında Bulunmayan Bambaşka Bir Karakter Kazandırılması Yoluyla Elde Edilen Canlı Organizmalara “Genetiği Değişirilmiş Organizmalar” (GDO) Denir.Bir Canlıdan Diğerine Gen Aktarımıdır.Bir Çeşit Kesme Yapıştırma ve Çoğaltma İşlemidir.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

filmekiminde şark oyunlarını seyrettik

Bepanthol tarafından Ekim 27, 2009 tarihinde yazılmıştır.

filmekimiGeçen sene ilk defa seninle ve senin sayende film festivaline katılmıştık. Sadece bir film izlemiştik oda Milk filmiydi. Orada da biraz geç kalmıştık sanki ondan bilet bulamamıştık diğerlerine. Bu sefer de filmekimi için biraz geç kaldık ve biletini bulabildiğimiz tek film olan şark oyunlarına gidebildik.

Film diğer festivallerinde merkezini olan Emek sinemasındaydı. Film izledikten sonra Emek sinemasını çok sevdiğime karar verdim. Daralmıyorsun sıkılımıyorsun. Tavan üzerine üzerine gelmiyor. İçeride her zaman oksijen var. Yani tamamiyle doğal bir yapıda film izleme keyfine ulaşıyorsun. Şimdi diğerleri kötü mü? Hayır elbette değil ama içeride gerçek oksijen yok. Bundan kastım şu genelde bir alış-veriş merkezinde ve içerisindeki havalandırma tamamen suni. Klima olsun bilmem ne olsun. Aşkım anlatabildim değil mi demek istediğimi? :)

Belki bu filmi başka bir sinemada izleseydik herhalde daralabilirdim. İlk başlardaki temposu epey ağırdı aslında bütün film bir ağırlık içerisinde ilerledi ama içten içe merak uyandıran şeyler yaratıldığı için filmde ağır giden tempo sanki daha hızlı ilerlemeye başladı. Bir de filmde Türk oyuncular olması ve filmin bir kısmında başka bir dil bir kısmında da Türkçe konuşulması çok ilginç geldi bana.

film ekimi şark oyunları bilet

Filmi bir güzel izledik.Sonuç olarak İtso karakteri İstanbul’a geldi ve film bitti. Ben şoklara girdim eee diye. O kadar merak etmişim ki ne olacak diye. İstanbul’a geldiğinde o kızla görüşecek sandım. Belki de böyle düşünmemizi istemiş yönetmen. Sen de zaten orada şaşırdığımda e bu sanat filmi dedin. Sanırım bağzı filmlerin böyle bitmesinde hiç sakınca christo christovyok. Hatta devamını hayal etmek daha zevkli olabilir. Ama bu sanat filmleri biraz daha aksiyonlu ve biraz daha espirili olsa benim gibiler için daha iyi olabilir.

Asıl sana anlatmak istediğim şey aşkım senin de ilgini çekeceğini ve şaşıracağını düşündüğüm mesele şu. Hani film bitince Christo Christov (Itso) anısına ölüm 2008 yazdı ya.. İşte biz film karakterinin anısına yapıldığını düşünmüştük. Ve direk adam İstanbul’a geldi ve öldü acaba ne olmuştur falan diye filmin sonunu daha da derin noktalara getirmiştik. Fakat mesele o değilmiş aşkım. Maalesef baş rol oyuncusu olan Christo Christov bu film bittikten sonra ölmüş. Şok değil mi?

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

gürkan oluç’un sorunu ttnet 14 gündür çözmüyor

Bepanthol tarafından Ekim 27, 2009 tarihinde yazılmıştır.

gürkan oluç ttnet sorunu

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

penguen dergisi bizi üzdü

CherryBlossomGirl tarafından Ekim 24, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım çocukluğumdan beri mizaha ve mizah dergilerine karşı aşırı bir sempatim var. Daha altı yaşımda vardım yoktum, fırt, gırgır, lorel hardi, tarzan gibi yayınları takip ediyordum. Lise yıllarımda Leman, daha sonra Penguen ve sonunda Uykusuz.

Tamam kabul ediyorum, Leman’dan çıkan bir ekip Penguen’ı yapınca resmen Leman’ın pabucunu dama attım, bir daha hiç almadım sanırım Leman. Bir iki kez elime geçtiğinde de almamakla ne kadar iyi ettiğimi farkettim çünkü maalesef o Leman ruhu artık Penguen’de devam ediyordu.

Uykusuz çıktığında da bir baktım, Penguen’de kimleri seviyorsam, hep Uykusuz’a geçmişler. Tamamen değil aslında, severek takip ettiğim bazı karikatürist ve yazarlar hala Penguen’deydi. Bu yüzden her perşembe mutlaka Uykusuz, iki-üç haftada bir de Penguen almaya devam ettim.

Sen de karikatür çok seviyorsun ve birlikte Penguen ve Uykusuz alıp okumaya, birlikte gülmeye veya üzerinde konuşmaya bayılıyoruz. Bugün sabah adaya gitmek üzere motora binmeden önce gene alışkanlığımız üzere, büfeye gidip bir Penguen bir Uykusuz aldık. Motora oturduk, ikimiz de ayrı ayrı okuyorduk önce ama sen, ya aynı anda okuyalım dedin ve Penguen’den başladık. Ben sağ tarafı sen sol tarafı okurken birden iç sayfalardan birinde sağ üstte yer alan bir köşede, bir cümle dikkatimi çekti. Önce, iyi de bu komik değil ki dedim içimden. Sonra komik olup olmamasını da geçip bu cümleden fena halde rahatsız olduğumu farkettim. Ama bunu yapmamalılar diye çıktı ağzımdan, ne oldu dedin, bu olmaz, bu yanlış dedim ve sen de okuyunca benden bile çok sinirlendin, kötü hissettin, kapattın dergiyi, resmen okuyamadık derginin gerisini…

Mizah dergileri çocuklar için değildir, sonuçta içerideki espriler belirli bir algılama ve hatta politik içerik de olduğu için belirli bir bilgi birikimi ister. Peki. Fakat bir mizah dergisi sonuçta bir buçuk liraya herkesin eline geçebilecek, bir çocuğun da eline geçebilecek bir dergidir. Üstelik içinde çizimler vs olduğundan, bir çocuğun, okuma yazma bilen bir çocuğun dikkatini çekecek niteliktedir.

penguen çocuk

Bir yere gönderme mi yapmış, içinde bir anlam var da biz mi anlamadık, komik de bizim mi espri anlayışımız kıt, bilemeyiz. Ama bunların hiçbir önemi yok. Çocuk yaşta ölenlerin direk cennete gideceğini söyleyen bir cümle ve intihar etmiş bir çocuğun ayaklarının çizilmiş olduğu bu karikatür???’ü kimin çizdiğini bilmiyoruz ama kesinlikle kınıyoruz, Penguen editörlerinin de bu çizimi gördüklerinde yayınlamamalarını beklerdik bu yüzden ciddi anlamda bir hayal kırıklığına uğradığımızı belirtmek istiyoruz. Mizah dergilerinin politikayı sosyal hayatı gündemi takip edip sınırsızca eleştirme haklarını kullanmalarına bayılıyoruz ve hep arkasındayız ama yayın haklarını bu şekilde sınırsızca kullanırken bazı şeylere önem vermeleri gerektiğini düşünüyoruz!!!

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (3 votes cast)

en sonunda t-shirtlerimizi yaptırdık

Bepanthol tarafından Ekim 23, 2009 tarihinde yazılmıştır.

heraAşkım en sonunda uzun zamandır hayal ettiğimiz ve yapmak istediğimiz birşeyi gerçekleştirdik. Hep dedik oturalım yapalım yok şu zaman yapalım yok bu zaman yapalım dedik. En sonunda bu zamanaymış kısmet. Güzelim yazı geçirdik bu t-shirtleri giymedik artık kışa giyeceğiz kapalı mekanlarda. :) Biraz maddi açıdan da zaman gerekiyordu. Hani çok pahalı birşey olmadı ama şimdi ki amaç kapışonlu sweatshirt olsun. Bak ufak ufak yapmak istediğimiz şeyleri gerçekleştiriyoruz.

Geçen hafta Kadıköyde Hera’ya gitmiştik. Senin kulak sorunun vardı. Ne yazık ki tıkanmıştı kulağın. Randevu olayını haletmiştiniz daha önceden ama baya zaman geçirmek zorunda kalmıştık sokaklarda. Allahtan çok büyük bir sorun yoktu ve iki dakkada kulağını o sempatik doktor açtı. Ne bileyim adam da çok sempatikti yani aşırıydı. Neden sana kedicik falan dedi hala anlayamadım neyse. Bu hera çok güzel yermiş. Ben Kadıköy’de gezme zamanlarım hep universite için kursa gittiğim yıllardı. Pek sevmezdim o zamanlar gezmeyi fakat heryerini bilirdim didik didik. Belki o zamanlardan beri var bu güzel mekanlar aklımda karga ve lal isimleri kalmış sadece. Hera Kadıköy’de arada bir yerde fakat içerisi gayet yeni dekore edilmiş ve koltuklarda rahattı. Senle baş başa verdik ve t-shirt tasarımlarımızı yaptık. Tahminimizden de çabuk bitti. Sanki daha önceden karar vermiştik öyle olsun böyle olsun diye. Ama yok bir anda twitter’ın logosundan esinlenerek yaptık birşeyler. Renkleri de ikimizin sevdiği renklerden seçtik. Senin t-shirtte pressyado.com ben de stressyado.com yazmasına karar verdik.

stressyado pressyado t-shirt

Tish-o web sitesinde yaptığımız bu çalışma gayet kolay ve hızlı oldu. Hemen kredi kartı ve üyelik işlemlerini de hallettik. Siparişimizi verdikten sonra 3 gün içerisinde siparişimiz geldi ama o gün de biz evde yoktuk ve meraktan geberdik. Annen bizim için açmış zaten ilk beğenen o oldu. Bir de mms attı allahtan. :) Benim anneme kalsaydık zor görürdük o gün. Bilmiyorum o an sen ne hissettin ama ben hemen giymek istedim. Zaten ilk fırsatında da giyindik iyi ki etohum girişimcilik kampı vardı. Sen o günden sonra belki giymedin ama ben hergün giydim hatta kokmaya başladı. Üzerimde şuanda. Acaba yarın da giysem mi? :)

Aşkım farkındaysan yaptığımız şeyler hep birliktelikle alakalı ve ilgili. Giyimimiz olsun veya başka birşey olsun. Birbirimizi tamamlayan şeylerin yanında zevk alarak yaptığımız birçok şey var. Bu t-shirt tasarımına karar vermemiz ve daha sonra birlikte giymemiz bunu kanıtlıyor zaten. En güzeli yanımda sen olman ve çok ortak şeyi bir anda paylaşmamız. Aslında bunlar bizi mutlu eden şeylerin küçük zerrecikleri. Bir araya geldikçe biz daha pozitif ve daha eğlenceli oluyoruz.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

kardeşini seç

CherryBlossomGirl tarafından Ekim 20, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım seninle internet böcekleri olduk iyice. Her işimiz gücümüz internetle ilgili neredeyse. Ve internetin ne kadar çok şey yerine geçtiğini düşününce çıldıracak gibi oluyorum. Bir dergi, bir telefon, bir televizyon, bir mektup zarfı, bir fotoğraf albümü, bir günlük, bir haber bülteni kimi zaman internet….

İnternet sosyal ve toplumsal projelerin hayat geçmesi adına da insanları birbirine bağlamada büyük rol oynuyor. Düşün ki bir kampanya yürütüyorsun, internet olmasaydı, başka bir şehire başka bir ülkeye kendi kampanyanı ne kadar yayabilir, senden uzakta insanlara ne kadar yardım eli uzatabilir, veya başka başka kampanyalardan, projelerden ne kadar haberdar olabilirdin? Şimdi ise bu sihirli dünya sayesinde herşeyden haberdarız ve elimiz kolumuz heryere ulaşıyor çok şükür:)

Anneme laptop alıp ona interneti öğrettiğim ilk zamanlarda özellikle annemin çok ilgisini çeken bir siteyle karşılaşmıştık: www.kardesinisec.com

Gerçekten de çok başarılı olduğunu düşündüğüm bir proje bu, çevremden de defalarca duydum. Aslında şu an biraz utandım çünkü yıllardır bildiğim ve takdir ettiğim bu projeyi takdir etmekle kalmışım, destek vermemişim. Umarım buradan yazıp yaymakla bile olsa destek vermiş olurum.

Bu sitede kocaman bir kalp var, atan. Bu kalbe tıkladığında tüm illerimizde kaç küçük öğrencinin bir kardeş beklediği bilgisi var. Örneğin rastgele Tokat iline bastım, burada öğrencilerin isim isim bilgileri var. Bu öğrencilerden birini seçince karşına çıkan sayfada: Bu çocuğu kardeşin olarak seçmek istediğine ve ona öğrenim hayatı boyunca destek olacağına emin misin? diye bir soru çıkıyor ve altta da doldurman gereken bir form var.

kardesinisec

Daha sonra da seçtiğin kardeşine defter, kitap, mektup gibi küçük hediyeler yollamaya başlıyorsun. “Asla para yollamayın” diye de bir uyarı var sitede.

Şu cümleler de beni oldukça etkiledi:

En büyük desteğiniz sevginizdir. Bu çocuklar bizim, Türkiye’mizin çocukları… ONLARI HİÇ UNUTMAYIN… Mutlaka mektup yazın . Kişiliklerini geliştirin… Alacağınız cevap mektupları sizin de dünyanızı değiştirecektir. Bu mutluluğu yaşayın ve görün.

Son olarak da istatistiksel bilgi:

Şu ana kadar 70706 çocuk sitemizden kardeşini buldu ve 6584 çocuk hala sizi bekliyor. Bugün kardeşini bulan çocuklarımızın sayısı 11.

Aşkım keşke unutmasak, zaman ayırabilsek de biz de bir kardeş seçsek kendimize. Ona mektuplar yazmak, onu geliştirmek için çaba sarfetmek ve bunların işe yaradığını görmekten daha değerli bir duygu olamaz herhalde bu dünyada!

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

aşk mı? para mı? msn testi

Bepanthol tarafından Ekim 20, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım uzun zamandır test çözmüyoruz. :) Yaaa unuttun msn testlerini ben de unutmuştum. Uzun zamandır girmediğim için msn’e hiç karşıma çıkmıyordu. Bir giriyim bakayim dedim msn’e. Valla girmeye fırsat kalmadan gözümün içine içine girdi msn testi. Hem de başlığı çok tartışma yaratan bir mesele aşk mı? para mı?

Aşk insanlığın var olduğundan beri olan birşey olduğunu düşünüyorum. İlla ki taş devri de olsa başka devirler de olsa bir erkek ile kadının karşı karşıya gelince kimyasal bir aktivitenin başladığına inanıyorum. Peki o zamanlar para varmıymış ki? E yokmuş tabii ki taa fenikeliler para denen dünyayı değiştiren şeyi icat edene kadar. Para çıktı mertlik bozuldu. Herşeyi kirletti.

Şu yanından da bakarsak aslında para bulunmadan önce takas vardı. Takas işleri kolaylaştırıyordu. 10 tavuk 1 tane horoz eder. 10 Horozun varsa çok zenginsin ama 1 öküz etmez gibi komik şeyler vardı. Tabii ki buradan bakınca yani şu çağımızda komik fakat inanıyorum hala bu takasları yapan köylü halk vardır. Köylerde bu olay devam ederken aynı zamanda başlık parası meseleleri var. Evlenecek adam mal varlığını kanıtlamak için öder parayı karısını alır. Demin de dediğim gibi takas meselesi devam ediyorsa maalesef geri kalmış kafalarda aileler kızlarını 10 öküze verebiliyor. Yani burada kızı takas yapılacak bir mal veya para karşılığı alınacak bir cisime dönüştürebiliniyor.

aşk

Aşk mı? Para mı? derken aslında hiç bu konular değinilmiyor ama işte aşk olmadan para ile bazı şeyler satın alınabiliniyor. Peki bu alınan şey gerçekten aşk mı? Hayır kim kime aşık olabilir ki eğer bu takas malı olarak kullanılırsa sadece bir beden o kadar. Modern şimdiki yaşamlarımıza bakarsak eğer belli ki etrafımızda para sahibi olup ve sadece parası sayesinde istediği insanla beraber olan birçok kişiyie rastlıyoruz. Burada sadece rahatlık ve yaşama özgürlüğü satın alınıyor.

Kısaca paraya herkes sahip olabilir çalışır didinir. Alnının teri ile kazanır yada başka bir yöntemle çok para kazanır. Sağlık bile bir yere kadar satın alınabilinir. Mutluluk da satın alınabilir. En sevdiğin arabayı evi de alabilirsin. Hatta miras kalmıştır o mirasla çok iyi bir işte kurabilirsin. Fakat aşkı hiçbir zaman satın alamazsın. İşte bence aşk kadın ile erkeğin yan yana geldiğinde farklı bir dünyaya girmesi ve o dünya içerisinin atmosferinin farklı olduğu ayrı birşey veya yerdir. Hatta kimyasal bir reaksiyondur.

Upss.. Ben aşkım bir anda testi unutmuşum gitmişim. İşte böyle bir test o kadar mühim bir konu. İçinde nasıl sorular var birbilsen. Yani bu tesi düzenleyen kişinin aklından şüphe ediyorum. :) Soruya bak cevaplara bak…

Aşağıdaki kedi isimlerinden hangisi daha sevimli?
Tomurcuk
Melike
Çakal
Sırmacan

Hadi sorular saçma aşkım o kadar saçma soruya katlanmışım. Cevap vermişim. Bari sonuçumu göreyim dedim. Al sana aşağıdaki ekran görüntüsü. Maalesef sonucuma ulaşamadım ve çok sinirlendim. Ama zaten ben ne çıkacağını biliyorum ki. :) Aşk…

msn test hata

Testi tekrar çözdüm aşkım… :) Merak ettim zaten verdiğim cevaplar hep aynı değişen birşey yok. Testimin sonucu aşağıda. Sonra sen de çöz. :P

Aşk: “Cevabı çok düşünmediniz zaten. Doğduğunuz anda, hatta ruhunuz annenizin gözlerinden dünyayı dikizlerken biliyordunuz. “Aşk mı, para mı?” sorusunun sizin açınızdan cevabı net: Elbette aşk. Çünkü o olmadan kazanılan ya da harcanan paranın bir anlamı olmaz. Dünyanın varlık sebebiydi aşk, siz de bunu bilerek onun ziyaretine geldiniz. Aşk dünyayla barışmanın, ona karışmanın bir yolu. Eğer para onun karşısına bir rakip olarak çıkacaksa, bütünüyle ortadan kalkmasına bile razısınız. Aşk içermeyen hiçbir finansal araca yatırım yapmayacaksınız.”

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

etrafta kalpler uçuşuyor

Bepanthol tarafından Ekim 18, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Canım benim bu zamanlarda en çok söylediğimiz söz etrafta kalpler uçuşuyor. Bunu da sen çıkardın her zamanki gibi diğer şirin cümlelerin gibi. Ben de bugün hiç dışarı çıkmadım. İnternette dolandım birşeyler okudum. Outliers kitabında baya bir ilerleme kaydettim. Senin ve herkesin okuması gereken bir kitap bu. Hatta infomag dergisi ile ücretsiz veriliyor mediacat yayınlarının kampanyası sanıyorsam. Okudum bir ara verdim. Aklıma güzel fikirler geldi. Bu fikirleri bir yerlere yazdım. Bir tane çok güzel web projesi geldi aklıma onu ayrı bir yere not ettim. :) Onu buradan paylaşmayayim sonra başka biri okuyup kendisi yapmasın. :P Sonra aklıma çok güzel yeni bir blog fikri geldi. Onu da daha sonra buraya yazarım. En önemlisi senin sinema blogunu www.melisinema.com olarak blogspottan wordpress alt yapısına taşıdım. Bu konuda çok mutlu ve sevinçliyim. Yarın senle oturup biraz tasarım çalışması yapsak iyi olacak. Şuanda geçici bir tema ile yayında. İşte böyle işler ile oyalanırken bir resim ile karşılaştım. Hani etrafta kalpler uçuşuyor diyorduk ya bak bu biziz. Birbirimiz için o kadar iyi ve meleksek bu resimde de bu çiftin hareleri var. Bütün gün her saniye birşeyle uğraşırken o saniyelerde de seni düşündüğümü ve böyle şeylerle karşılaştığımda seni daha çok kalbimde hissetiğimi belirtmek istiyorum. Öyle işte utanç olarak seni seviyorum demek istiyorum birde. :)

uçuşan kalpler

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...