Yazar Arşivi

14. ayımız kutlu olsun aşkım

Bepanthol tarafından Şubat 13, 2010 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım aylar teker teker böyle bir bir ilerliyor. Zaman nasıl geçti? nasıl geçiyor? Kesinlikle anlaşılır gibi değil. Bir bakmışız 50 olmuşuz. İnşallah o yaşta olunca yine elini sıkı sıkı tutarım. Mutluluğumuzu şuanki gibi kalbimde hissederim. Hiçbir zaman kopmayacağımızı ve kopamayacağımızı biliyorum. Bu yüzden arada bir şımarıklıklar yapabiliriz. Aylık yaşadığımız ufak kavga sendromlarımız da bitmesin. Onlar çok heyecanlı oluyor ilişkimizde. :)

Bugün ayın 13′ü ve 14. ayımız oluyor. Bu kutlamalarımız hep üst üste geliyor dedikya 14′ünde de Sevgililer günümüz var. Bize hergün sevgililer günü böyle nasıl diyeyim ki? Çok klasik bir laf aslında hani kutlamaya ne gerek var falan denir. Aslında bazı günleri özel kılmak çok güzel his veriyor insana. Birbirimizle olduğumuz için hergünü sevgililer günü gibi kutlayalım ama bugünse bir farklı olsun.

aşık kediler

14. Şubat’ta Sandy ve Murat evleniyor. Ne kadar güzel bir tarih evlenmek için çok güzel ayarlamışlar. Güzel bir düğün programı olacağına inanıyorum. Belki sürpriz sevgililer günü etkinliği bile yapabilirler. Umuyorum tabii ki. Biz ama başbaşa hem 14. ayımızı ve sevgililer günümüzü kutlayacağız 5. katta. Sen önerdin aşkım ve web siteleri de güzeldi. Fotoğraflar ve manzara müthişti.

Sonuç olarak biraz karışık olan yazımı bitirmek istiyorum. Bitirirken kafamı sallayarak seni çok sevdiğimi onaylayarak iletiyorum. Bu mutlu günlerimizde ve ilerki senelerde el ele birlikte olalım. Göz göze bakalım. Sıcaklığımızla ısınalım. Mujks.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

okan bayülgen’in programındaydık

Bepanthol tarafından Şubat 13, 2010 tarihinde yazılmıştır.

Evet aşkım geçen hafta çok değişik birşey yaptık. Ben ilk defa bir televizyon programına gittim. İlk olduğunu söylememiştim belki şimdi söyleyivermiş oldum. Çok eğlenceliydi ve beklentilerimin çok üstünde çıktı. Doğruyu söylemek gerekirse Okan Bayülgen çok sempatik bir insan gibi gelmiyordu ilk başlarda. Hatta senin gibi tutkulu birşekilde hergece izleme sevinciyle yanıp tutuşmuyorum. Biraz büyüklük taslaması bazı konularda da garip olması beni şaşırtıyordu. Sonuç olarak canlı canlı gözlerimin önünde bir televizyon programının arka planında neler olup bittiğini çözmüş oldum. Yani çözmek aslında doğru olmaz. Merakımı yenmiş oldum.

disko kralı
Çok karmaşık. Evet çok karmaşık. Ama o kadar alışılmış ve ezberlenmiş bir durum haline gelmiş ki Okan Bayülgen’in Disko Kralı programı. Çok karmaşık olmasına rağmen herkes ne yapacağını o kadar iyi biliyor ki. Şaşkınlık verici. İşini bilmek demek herhalde bu oluyor. Kamera karşısında olan Okan Bayülgen çok başarılı ve programı akıtıp götürürken aslında en büyük desteği arka plandaki yapımcısı yada yönetmeni yapıyor. Bir elinde telsiz bir elinde cep telefonu ve kafasında kulaklıklı mikrofon. Herkese komutlar veriyor ve bazen Okan Bayülgen’e de. Şaşırdım.

Aşkım ben geçen hafta çok eğlendim ve çok mutlu oldum ailenden biriyle tanıştım. Teyzeni daha öncede NTV’de izlemiştim. Şimdi televizyonda değil canlı canlı Disko Kralında izlemiş oldum. Gerçekten çok heyecanlandım ve güzel geçti. Bir de sizin Ajda Çanta dükkanınızın reklamını yaptı. İnşallah faydası dokunur ve işleriniz açılır. Bu arada Okan Bayülgen’i çok sevdim. Aslında çok doğal ve kamera arkasında çok sıcak bir insan olduğunu numara yapmadan herkese gösterdi.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

stressyado için sözlük açtık ama hepimizin o

Bepanthol tarafından Şubat 11, 2010 tarihinde yazılmıştır.

Türkiye’de bir ilk gerçekleşti ve Bir blog’un sözlüğü oldu… :) Stressyado Sözlük – http://stressyado.sozlukspot.com/ Herkesi bekleriz.. Aman şimdi çaylak olacağım. Sonra yazar olacağım. Bekle babam bekle. Yok öyle birşey. Yazar olmayanı, kendini ifade etmeyeni aslında almıyoruz. Buradaki paylaşımlarımız gibi orada da düşüncelerimizi tanımlarımızı paylaşalım. Bu heyecanımıza sizde katılın.

stressyado sözlük

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

blogger private hediye paketinden colgate çıktı

Bepanthol tarafından Şubat 6, 2010 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım şok şok şok… Valla çok şaşırdım. Hemen konuya giriyorum. Bir geldim eve oturdum. Yorgunluk ve uykusuzlukla. Az sonra kapı çaldı. Kargo falan bana gelmiş. Ne olduğunu bilmiyorum. İlk başta şüphelendim. Ben açmak istemedim. Gönderici kısmında Colgate / Blogger Private yazıyor. Amanın dedim. Blogger’ız ve private’ız… :) Böyle kendimi bir güzel iyi hissettim. Aa ne güzel hediye dedim. Aldım. Oturdum. Sonra düşündüm bu nasıl geldi? Adresimi nereden buldular? Bir anda paranoyaklaştım. Bedava hediye olunca insan ilk başlarda hemen üzerine oturuyor. Sebebini aramıyorya işte aynen bu oldu. Dedim bu iş içinde blogger’lık varsa internette aramak lazım. Sonunda buldum. Blogger Private’dan gönderilmiş. Belki hatırlarsın aşkım. Bu buzz 2.0′ın oluşumu bloggerv.com daha önceden iş görüşmesine gittiğim bir yerdi ve friendfeed’teki Bilal Gül ile Sera Aktüre çalışıyordu. İşte tesadüf ve tesadüf. Bu friendfeed sosyalleşmesi inanılmaz bir patlama ve dehşet birşey. Artık bu sektörde karşılaştığımda şaşırmak ve sürpriz oldu demek istemiyorum. :) Artık doğal bir olgu oldu çünkü. Blogger Private olarak adları değişmiş ve farklı bir oluşum olarak buradan ayrılmış.

colgate bloggerv

Konuya geri dönmek gerekirse aslında Colgate ürünü ile alakalı bilgilendirme e-posta gönderilmiş fakat ben nasıl olduysa görmemişim. Colgate’ten yakın zamanda blogculara ürün paketi gönderileceği yazıyormuş içerisinde. Yeni çıkardıkları ürünler güzel gözüküyor. Biraz okudum baktım ki sıcak soğuk dengesizliğinden oluşan diş ağrılarını engelliyormuş. Dişleri çürütmüyormuş ve mis pak tertemiz yapıyormuş. Plax Sensitive yazan şişe içerisinde bir sıvı var. Çok güzel kokuyor. Sanırım bu gargara için fakat ben bunu içebilirim. :) Beyaz dişlerimle ve güzel kokulu ağızımla kocaman öpücükler yolluyorum. Teşekkürler Blogger Private… :)

Ufak bir not ekleyeyim aşkım daha önceden de Gillete ürünlerini yollamışlar ve kaçırmışız. Bak işte buna üzüldüm. :(

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

mustafa dalcı ile kullanılabilirlik eğitimi

Bepanthol tarafından Şubat 6, 2010 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım Mynet’te çalışmaya başlayalı yaklaşık 3 ay oldu ve artık alıştım diyebiliyorum işime. Özellikle seninle birlikte allaha şükür hergün gidip gelirken işimize bir hayli mutluyuz hayatımızdan. Sen de en çok yapmak istediğin işi şuanda çok güzel birşekilde yerine getiriyorsun. Ben işini çok güzel yaptığını ama bunu içinden gelen o pozitif istekli enerjinin sayesinde başardığını düşünüyorum. Üstelik bir de yüksek lisans ile yoğun giden tempon tatil sayesinde biraz rahatlamış olsa da ödevlerle bile seni rahatsız etti. Bunların güzel şeyler olduğunu düşünüyorum ve seni daha iyi yerlere getirebileceğinden çok eminim.

mustafa dalcı userspots

Mynet’te ben ilk başlarda kalabalıktan çok iş olmasından ve alışamadığım için zor zamanlar geçirsemde bunun benden kaynaklanmadığını çok iyi anladım. Kim gelirse gelsin bu kadar büyük şirkete alışması ve işlerin nasıl yürüdüğünü çözmesi 2-3 hafta zaman alır. Aslında benim büyük bir şirket tecrübem olmaması bu zamanı biraz uzatmış olsa bile üstesinden rahatlıkla geldiğimi düşünüyorum. Özellikle sıcak arkadaşlık ve fikir paylaşımı ortamıyla güzel işler çıkardık. En azından biz ve bizler böyle düşünüyoruz.

mustafa dalcı userspots
Bugün çok güzel bir seminer vardı. Bu seminerde sen de vardı ne kadar güzel. Şansa aynı güne gelmemiz zamanlama açısından iyi oldu. Bu birliktelik şansımız hep devam etsin aşkım. Bu seminer çok merak ettiğim bir konu olan “kullanabilirlik” hakkındaydı. Mustafa Dalcı bu konuda baya kafa yormuş ve “Userspots” kurmuş. Aslında kendisi hakkında çok fazla bilgim yok. Ama yemek arasında yanyana geldiğimizde Friendfeed’te karşılaşmış olduğumuzu hatırladık. Bu çok güzel bir his olduğunu açıkca belirtmek istiyorum. Yemek sırasında gerçekten hoş ve güzel bir sohbet yaptık.

mustafa dalcı userspots

Seminer sırasında bir anda aklıma “Human Computer Interaction” dersi aklıma gelmişti. ODTÜ’den bir hocamız vardı ve kendisini çok severdim ama ne yazık ki aklıma gelmiyor ismi. Büyük ihtimalle kendisi tanıyordur ama o anda da ona sormak aklıma gelmedi. Birazdan friendfeed’ten sorarım. :) Çok uzun ve soluk almadan yapılan bir seminer olduğu için kendisi ve biz de yorulduk. Çok eğlenceli ve zevkliydi.

Bu tarz seminerlerin aslında iş dışında nerelerde de yapıldığını takip etmek gerekiyor. Yapmış olduğumuz işin aslında en önemli noktası. Kim neyi nasıl kullanacak? Nerelere dikkat ediyor? Ona göre geliştirdiğimiz ürüne faydalı işler yapabileceğimizi düşünüyorum. Ups web sitesini de paylaşmak istiyordum. Az kaldı unutuyordum. Userspots web sitesi: http://www.userspots.com/

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

bozulan iphone’lar değiştirilir

Bepanthol tarafından Ocak 10, 2010 tarihinde yazılmıştır.

Uzun zamandır hep içimde kalan bir konu var ki bunu paylaşmadan edemeyeceğim. Aslında aşkım bu konuyu ikimizde biliyoruz ama burada paylaşırsak eğer herkes aydınlanmış olacak. :) Aslında bu bir mutluluk mudur şansımızın bilemiyorum. Sen bu konularda pek şanslı olmasanda teknoloji hep sana sırtını döndü.

Bir yenilik olsun teknolojik olarak hayatında illaki bozulmaması olamaz. Fakat bu şansızlığın ve benim de içinde bulunduğum durumda bir anda terse dönmüş olduğunu düşünüyorum. Fotoğraf makinen hakkında diyebilecek birşey bulamıyorum. Gerçekten çok üzüldüm fakat zaten uzun zamandır kullanıyordun ama tamir edilebilmesi için bir fotoğraf makinesi kadar para istenmesi ve daha sonra yine arızayı yapar denilmesi seni çok üzmüştü. Sonrasında küçük bir notebook hayalin ile devam ettik. Aldığın gün bozuldu çok üzüldüm. Ama sonuç olarak düzgün birşekilde yenisi ile değiştirildi ve sorundan kurtulmuş olduk. Şansımız böyle başladı. En azından aksilik çıkartmadılar başımıza. Halbuki bu konuda o kadar karamsardık.

genpa iphone

En sonunda ne yaptım ne ettiysem seni iPhone’lu yaptım. Yani belki sen bu aleti çok istiyor olabilirdin. Hani inkar edebilirsin senin sayende değil diye bilirsin ama biliyorum ki ben senin hep kafanın etini yedim. Bak bu uygulama sayesinde şunu yapıyorsun. Şu sayede bunu yapıyorsun. Burada bir dünya var gelecekte bu alet var. Diyerek nasıl kanına girdiğimi yada kanının akış hızını artırdığımı bilebiliyorum. Hiç pişman olmadım çünkü seninde aslında içinden istediğini hissediyordum. En sonunda aldın. :) Fakat yine bozuldu. :( Üzerinden epey bir süre geçmesinden dolayı birebir değişiklik yapmadılar ve Genpa’ya götürmemizi istediler. Bu arada benim iPhone’da bozuktu ama ben vermiyordum. Sanırım uzak kalmak ve elimden gitmesini istemememle alakalı olabilir. Bir iki hafta geçti ve bir baktı yeni bir iPhone vermişler. Senin üzüntün o kadar üst derecedeydi ki yok masraf çıkartacaklar yok işte bu olacak şu olacak demen. Haklıydın tabii ki aşkım. İşte bir düşünsene ben veremedim bile servise.

Mutlu mesut iPhone’larımızı kullanmaya başladık ki benim iPhone gittikçe pertlemeye başladı. Artık wireless çalışmamaz oldu. Tam bir sene olacaktı ki ben en iyi götüreyim diye düşünürken senin iPhone’da bozuldu. Malesef benim elimde bozulması beni çok daha fazla üzdü. Tap Tap revenge oynarken bir anda sesi gitmişti. Büyük ihtimalle hoparlörü bozuldu derken. Seninkisi ile benimkisi Genpa servisin yolunu tuttu. 2 hafta sonra sıra ile iPhone’larımızı aldığımızda yepyeni olduklarını görünce mutluluktan uçtuk. Özellikle iPhone’ları senin aldığın zaman aradığında ses tonun müthişti. Şaşkınlı ve sevinç bir aradaydı.

O zaman böyle bir sonuça vardık. Sanıyoruz ki iPhone servisinde parça tamiri yapamıyorlar yada sorunu bulamıyorlar. En kolay yol yeni iPhone veriyorlar. Bu da benim için çok iyi oldu çünkü pilim ölmüştü artık. Bir değişiklik olup artık sağlam bir pil ve çatlaksız bir iPhone’um olmuş oldu. Senin iPhone zaten hep yeniydi sanırım hep yeni kalmaya devam edecek aşkım. :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

bana verilen en güzel hediye

Bepanthol tarafından Ocak 10, 2010 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım aşkım canım benim. Buradan sana çok teşekkür ederim. Aslında çok çok teşekkür ettim ama hala böyle o an aklıma geldikçe çok şaşırıyorum. Neyse çok hızlı başladım bir anda konuya girmek olmaz. :)

Sene 1981, 5 Ocak’ta ben doğmuşum. Ne iyi olmuş doğmuşum. Çünkü şimdi seni tanımış oluyorum. Bugüne kadar yaşamış olduğum günlerimin hepsinin ayrı ayrı bir anlamı vardı. İlk doğum günümü nereden hatırlayacağım. İkincisinde kimbilir ne oldu? ne yaptım? :) 3. ve 4. bu şekilde geçerken 5. yaşımda yuvamı biraz olsa hatırlıyorum. Çok güzel bir doğum günüydü. Hem yuvamdaydım arkadaşlarımla kutlamıştım. İlk doğum günü partim. Böyle çok komik uniformalar vardı. Hiç sorma çok komikti. Ben yine yaramazlıklar yapmıştım. Her yeri süslemişlerdi şapkalar falan. Sonra yaşlar ilerledi. 13. yaş doğum günümse bir ayrı şatafatlıydı. Videoları izledin işte bir düğün gibiydi. Bartmitzva. :) Bütün aile 200-250 kişi. Tabii bunun içerisinde arkadaşlar, anneannemin akradaşlar, annemin arkadaşları ve babamın arkadaşları diye genişletmek gerekiyor. Aile dostları falan bak onları unutmamak gerek. Mum töreniyle birlikte kocaman bir pasta kesildi. Danslar müzikler içkiler. O zamanlar ben içki içmediğim için keşke hala içki içmesem ama ne yapalım.

ice age scrat doğumgünü pastam

İşte yine yaşlar böyle ilerledi. Keşke bir sayaç olsada o sayaçı ayarlayıp o tarihlere gitsek filmlerdeki gibi. Evimizin en gizli ve saklı köşesinde dursa bir gidip bir gelsek. Evet sonra arada birçok doğum günüm oldu ve bugünlere geldik. Birçok şey vardır ki gerçekten unutulmaz ilkler sonlar veya törensel olanlar. Bu benim şimdilik son doğumgünüm partimdi fakat son olduğu için hatırlamaktansa çok güzel sürprizler olmasından dolayı unutamayacağım. 1 kere değil 3 tane sürpriz yaşadım neredeyse. Ne kadar düşüncelisin ki bu heyecanına rağmen kendini çok tuttun dayandın uğraştın ve ellerine sağlık aşkım süper oldu.

İlk sürprizi iş yerinde yaptın aşkım benim. O gün yoğunluğunda nasıl gittin nasıl aldın o güzel mis çilekli pastayı. Nasıl bana belli etmedin iş yerimizde anlayamadım ki. Aslında sen biraz üzülmüştün ama allahtan benim aklım logo çalışmasındaydı. Onaylanması ve yayınlanması için bir oraya bir buraya koşuşturuyordum. İlk doğumgünü pastasını Mynet’te kesmiş olduk birşekilde. Ayrıca herkese tektek bilgi vermişsin bakın gelin. Pasta kesecez. Bir yandan insanlar benimle oyun oynamışlar. Gel oraya git buraya demişler. Ne kadar sevindim ki sürprizin bozulmadığına yoksa çok üzüldürdün. Bir ara beni çağırdıklarında gelemeyecektim. Fakat nasıl olduysa bir geldim yemekhanemize bir baktım mumlar yanıyor pembe pembe pastanın üzerinde. Böyle şok geçirdim. Bir anda utandım herkes orada çünkü ne diyebileceğimi ve diyeceğimi şaşırdım. Sende heyecandan kilitlenmişsin biliyorum aynı ben aynı ben. Sonra bir güzel kutladık. Mis gibi çilekli pastayı midemize götürdük ama daha öncesinden çok güzel dilekler diledim.

Gün içerisinde doğumgünümü kutladıktan sonra evde de kutladık bir güzel. Babam bu sefer yine o güzel kabak böreğini yapmış bize. Bir de sözü vardı sana aşkım onu yapmış. Ben şaşırdım çünkü biraz güçsüzdü ve benim içinde çok güzel bir sürpriz olmuş oldu kabak tatlısı yapabilmesi. Teker teker hepsi ile uğraşmış. Ellerine sağlık bir süper olmuş ki tebrik etmek lazım babamı. Annem de Baylan’a gitmiş oradaki spesiyal pastayı almış. Yıllardır bu pasta dışında başka pasta kesmedik benim doğumgünümde. :) Bir tek benim doğumgünüm olsa iyi hepimizin doğumgünü pastasıdır Baylan’ın pastaları. Ne güzeldik hep birlikte yemek yedik sohbet ettik. Unutmadan kabak böreği yapılması için ne kadar uğraşıldığını bir anlatsam şaşarsın. Kabaklar teker teker rendeleniyor sonra bekliyor içindeki su çıkıyor. Sonra rendelenmiş kabaklar sıkılıyor yine suyu çıkartılıyor. Ama o kadar güzel oluyor ki piştikten 5 dakika sonra bitiyor. Yani 3 saat uğraşıyorsun sonra 3 dakikada bitiriyorsun koca tepsiyi.

ice age scrat doğumgünü pastam

Neyse böyle günler geçti. Arkadaşlarım teker teker doğumgünümü kutladı fakat hani birlikte birşey yapacak mıyız? yapmayacak mıyız? hiç bir konuşma olmadı. Ben de hep aklımda senle birlikte başbaşa doğum günümü kutlarız daha sonra belki onlar gelir diye düşünüyordum. Dün gece saat 8′de buluştuk ve oturduk Gloria’s Jeans’te böyle beni belli ki bekletiyorsun fakat ben o sırada anlamıyorum aslında birşeyler olabileceğini. Yok rezervasyonumuz o saateymiş yok işte kalabalıkmış gibi minik minik yalancıklar. Böyle sen saçlarını bir güzel yaptırmışsın çok şirin olmuşsun bu şekilde idare ettim. Yoksa huysuzluk yapmaya başlayabilirdim çünkü çok açtım. Arada bir telefonun çalıyor ama ben anlamıyorum neler olduğunu sen çıktın lavaboya ondan sonra ben de çıktım lavaboya rezervasyon yapılmış olan yere doğru gidiyoruz. O kadar ısrarla sormama rağmen söylemediğin için bilmeden ilerleken merak içinde etrafıma bakıyordum. Sonra bir anda durdun içerden birşey almam lazım dedin ben o sırada anlamadım. Böyle kaldım giriyor gibi yaptım ama o sırada ben dışarda beklerim seni diyorken kapı suratıma çarptı. :) Sonra hayda ne oluyor derken içeri gireyim dedim. Sen heyecandan farkında bile değilsin. Kapının küt diye bana çarptığının. Sonra bir anda herkesi gördüm ve böyle heyecan oldum. Aynı zamanda bir garip oldum. Çok değişik bir duygu oldu bitti bir anda. Yavaş yavaş sonra farkına vardım. Hatta herkesi tekrar öptüm. :)

ice age scrat doğumgünü pastam

Yemekler yenildi sohbet edildi. Hem senin hem benim arkadaşlarım çok güzel sohbet ederek güzel vakit geçirdik. Çok güzel hediyeler geldi. Çok şamatacı ve eğlenceli olanlar oldu. Herkesin hediyesi süperdi. Gelen herkes zaten bana en güzel hediyeyi vermişti zaten. Ne kadar çok sevinçliydim. Sonra şımarıp yaramazlıklar bile yapmaya başladım. Ona buna herkese sataştım. Arada senin yanaklarını mıncıkladım. Sohbet ettik eğlendik. Hatta oradan çıkınca nereye gideceğimize bile daha önceden karar vermişsiniz. Mojo’ya gitmenin hayalleri ile beklerken aynı zamanda pastam gelsinde kutlayım artık demiştim bile. Sonra hafif bir şekilde ışıklar söndü ve şarkı romantikleşti. Pasta geldi ben lala lala yaparken tam olarak pastamın ne olduğunun farkında değildim. Sonra pasta önüme koyulduğunda ne yapacağımı şaşırdım. Bir insan bu kadar şok geçirebilir. Ben geçirdim işte böyle kaldım. Bir anda kilitlendim. Kendimi dünyanın ne mutlu çocuğu gibi hissetim. Aslında o anda düşündüklerimi ve hissetiklerimi buradan anlatamam. Gerçekten anlatılmaz yaşanması gereken bir andı. Bugüne kadar verilen en güzel hediye oldu benim için. Bu pasta yenir mi? Bu pasta kesilir mi? Yazık dedim. Evet bunları anlatabilirim. Bozulmasın yazıktır. Püff yaptım. Hatta bir ara içimden üzülmüş bile olabilirim. Ice Age ve Scrat. Üzerindeki buz parçaları mentollü. Meşe palamutları hafif çikolatalı. Scrat ise ne bilemedim. Dokunmaya bile kıyamadım. Şekerden nasıl yapmışsa bilemiyorum. Yemedim hala ve yiyemeyeceğim herhalde. Elinde de tutuyor meşe palamutunu fık fık yapıyor.

Aslında anlatılamaz dedim fakat anlatmaya başlamışım biraz ama daha fazla yazarsam ben senle bugün buluşamam aşkım. Çok fazla çok fazla. Böyle içim kıpır kıpır oldu. Ama asıl yatağa yattığımda çok fazla güzel şeyler düşünebilmeye fırsat buldum. Çünkü kalabalık karmaşa derken insan içindeki heyecanın tam olarak farkına varamıyormuş. Yatağa uzandığımda o anları tekrar yaşadım ve gözlerim doldu. Çok teşekkür ederim aşkım. Hayatımdaki en güzel hediye ve sürprizler için tek tek teşekkür ederim. Seni sevmemin hiçbir nedeni yok. Beni neden seviyorsun diye sorsan cevaplayamam aşkım. Ama bu şeyler bizi ikimize daha çok bağlayarak değerlendiriyor. Bu değerlendiren güzel anılarımız hep sonsuza dek bizimle olacak ve bunları anarak aslında aşkımızı hep yinelemiş olacağız. Seni çok seviyorum aşkım. Mujks.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

mutlu mutlu seneler 2010 hoşgeldin!

Bepanthol tarafından Aralık 30, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım, gerçektende dediğin gibi çok güzel mutlu bir sene geçirdik. Ama bu mutluluğa o kadar kolay erişemedik. Biliyorum ki birlikte daha iyi daha güzel senelerde de birlikte olacağız. Her senemiz inan ki bir öncekinden daha güzel olacak. Her geçen sene ben senin yanında sen benim yanımda birbirimiz daha çok severek geçireceğiz. Hep aklımızda güzel şeyler var ve bu güzellikler bizi çekiyor. İlla sıkıntılarımız olacak dertlerimiz olacak ve yeri geldimi belki ağlayacak derecede üzüleceğiz fakat aşacağız herşeyi. Ben senden destek sen de benden destek alarak iyi şeyler yaşayacağız.

mutlu yıllar 2010

2010 yılında herşey ikimizin için daha iyi olsun. Mutluluk ve sağlık hep yanımızda olsun. Ailelerimiz hem sağlık hem mutluluk açısından bugünkünden daha iyi olur. Eminim ki bizim mutluluğumuzla onlar da çok daha mutlu olacaktır. 2009′a seninle birlikte girmiştim ve 2010′a yine senle gireceğim. Dediğin gibi işte tam 1 sene seninle devirmiş olacağım. Hatırlarsın aşkım o zamanlar birbirimizi pek iyi tanımıyorduk fakat şimdi her hareketimizden her mimiğimizden anlam çıkartabiliyoruz. Bence bu sene yılbaşımız çok daha güzel geçecek. Biraz yabancıydık biraz ama sevgimiz yeni yeni alevleniyordu ve şimdi volkan gibiyiz. :) Mutlu seneler aşkım kalbimizle ve düşüncemizle birlikte 2010 olleeyyyy… :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 3.5/5 (2 votes cast)

hareketlerin

Bepanthol tarafından Aralık 28, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Bugün ne dikkat ettim aşkım biliyor musun? Evet. Tabii bilmezsin ki söylemedim sana. Belki söylemişte olabilirim. Üzerinde durmadıysak unutulmuşta olabiliriz biraz. Seni dışardan izlemeyi çok sevdiğime dikkat ettim. Hareketlerinin sempatikliğine dikkat ettim. Etrafta o kadar çok insan varken sen etrafından ışıklar çıkan dikkatimin tek noktası oluyorsun. Hareketinden yürüyüş tarzına kadar seni görmesem bile geçsen de oradan o sensin işte.

Kahve makinesinin orada duruyordun. Tamam şimdi hatırladım kola alacaktın. Böyle bir düşündün. Bana kola alacaktın yani birlikte içicektik fakat o sırada sen başka birşey düşündün. Böyle hafif eğildin. Elini ağzına götürdün ha işte tam o sırada düşündün. İlk önce aldın kolayı. Sonra biraz daha durdun. Ben işte düşündüğümde yanılmamışım. Kendine birşey alacakmışsın. Ve aldın. Suratına baktım. Küçük bir çocuk gibi mutlu mutlu aldın brownie’yi. Normal zamanda da bazen böyle oluyor. Takip falan ediyorum seni çaktırmadan hareketlerine dikkat ediyorum. Herşeyini sevdiğim gibi hareketlerini de çok çok seviyormuşum. En şekerlisinden en tatlısından en sevimlisinden bir minik bir sevgilisin benim aşkım aşkım.

kalp

Aşkım bir de buna ek olarak kötü bir duygu yaşıyorum. Sana bakıyorum ya seni hiç tanımıyormuşum diye düşünüyorum. Acaba yabancı biri olsam yine sana öyle aşkla bakar mıydım diye. Bir an işte kendimle oyun oynuyorum sanki tanımıyorum seni. Fakat baktığım ilk saniyede sana yine aşık oluyorum. Öyle işte utan oldum ben şimdi. Keşke kızaran smilie falan olsaymış. Seni kocaman kocaman seviyorum. Benim minik aşkım.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)

lodos günü dalgaların kalbi bize güldü

Bepanthol tarafından Aralık 28, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Yaaa aşkım işte o an. Şimdi bir an gelir ve onu kafanda bir yerde unutamazsın. Anlatmaya çalışırsın fakat anlatamazsın. Hani derler yaa oo anlatılmaz yaşanır. Gerçekten öyle biraz geyik gibi kullanılır o söz. Bazen kötü anlam katılır. Anlatılamayan anlar aslında değişik paylaşımlardır. Keşke paylaşabilseydim dersin. Paylaşmaya çalışırsın ama o sana verdiği etkiyi de kolay kolay yansıtamazsın. Aaa bak gördün mü aşkım derim ama sen o an farklı bir yere bakarsın ve göremezsin. Bazen sen birşey görürsün aşkım bak dersin. Ama hiç bir zaman o an o an olamaz. Ne kadar yan yana olsakta o anı yaşasakta birbirimizin anı her zaman farklı olur. Bu sadece bir genelleme olduğunu varsaysakta farkındaysan çok ilginç bir şekilde aynı şeyleri düşünüp aynı şeylere odaklanabiliyoruz. Bu pek sık olmuyor fakat olunca o kadar güzel oluyor ki. Çok değişik böyle paylaşımlarda bulunmak ve sanki de heyecan kazandıran birşey gibi.

Geçen hafta pazar günü her zaman ki gibi ve ne mutlu bana ki seninle güzel bir kahvaltı yaptık. Mutlu bir pazarımıza başladık. Sonra ufaktan biraz kavga ettik ki uzun süren bir kavga değildi. En sonunda biraz yürüyüş yaptık. Sonra geçti herşey güzel oldu. Çünkü ben seni birkaç makaron ile kandırdım. :) Yani kandırmak değilde biraz şey gönlünü aldım. Havada aşırı bir sıcaktı lodos olduğu için. Bir anda aklıma lodos varsa çok güzel dalgalar vardır geldi. Ne iyi etmişiz sahile yürüdük. Köşedeki marketten birer tane bira aldık. Yaz günlerini hatırladık. Bir tatlı ve ondan sonra bira çok komik oldu. Fakat ne olursa olsun yedik bir güzel. İçtik üzerine iyice rahatladık.

aşk el ele

Sahile vardığımızda karşımıza çıkan manzara yaz ile alakası yoktu. O esinti ve dalgalar düşünülemez bir görütü yaratmıştı arkadan güneşin bulutların arasından sızmasıyla birlikte. Peki o havada uçuşan su tanelerinin havada uçuşu ve yosun kokularıyla çiğerlerimizi açması. Gerçekten ne kadar anlatmaya çalışsamda o hissi yaşatamam diye düşünüyorum. Bol bol fotoğraf çektik. Dalgalar sahildeki duvarlara vurdukça çıkardıkları senfonik sesle dans ediyor gibiydi. Evet çok etkinlendim. İkimizde hayranlıkla böyle kalakaldık izledik. Fotoğraflar çektik. İşte asıl mesele o an. Fotoğraftaki o an. İlk başta o kadar anlattığım şey bir fotoğraf ile alakalıydı. Seninle paylaşabileceğim en güzel anın görüntüsü.

dalgaların kalbi

Son olarak birşeyler daha eklemek gerekirse eğer orasının sanki bize ait bir yer olduğunu ikimizinde hissetmesi beni çok mutlu etti. 18 Mart sahilde çok güzel anılarımız oldu işsiz zamanlarımızı güzel birşekilde geçirmemizi sağladı. Bu anılar Caddebostan Migros sahile kadar devam etse de yerimiz orasıydı. Senle o yeri güzel anılarla paylaşmak bana çok büyük mutluluk veriyor.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...