Yazar Arşivi

örnek bir hikaye hidayet türkoğlu’ndan

Bepanthol tarafından Ağustos 11, 2009 tarihinde yazılmıştır.

simitciÜnlu basketbolcu Hidayet Türkoğlu eşiyle birlikte, Eminönün de geziyordu. Önce akvaryumcuları dolaştılar, Kapalıçarşı, Nuriosmaniye, Yerebatan Sarnıcı, Ayasofya, Sultanahmet, Topkapı Sarayı, Gülhane  Parkı derken, Yeni Caminin önüne kadar geldiler. Orada bağıra bağıra simit satan bir çocuk vardı. Basketbolcu birden durakladı…

Sonra simitciye yaklaştı:

- Simit’in kaça koç ?
- 300 bin abi.Çıtır çıtır…..
- Tezgahta kaç simit var ?
- 70-80 tane var herhalde…
- Hepsini alsam ne tutar ?
- Seksen desek 24 milyon.
- Al sana 30 milyon…. Farzet ki hepsini aldım…
-Sağol abi… Sağol….

Basketbolcu üç onluk çıkartıp simitçinin önüne bıraktı. Eşi şaşkındı.

Üç Beş adım yürümüşlerdi ki eşine yaklaşıp fısıldadı.

- Hidayet sen deli misin ?
- Yooo
- Peki yemediğimiz simitlerin parasını niye verdin ?
- Bosver sorma.
- Diyelim ki soruyorum. Hem de ısrarla soruyorum.
- Öyleyse söyleyeyim.
- Lütfedersiniz beyefendi.
- Tablanın kenari dikkatini çektimi ?
- Hayır.
- Baksan görecektin. Tahtaya bir isim kazınmıştı.
- Nasıl bir isim ?
- Hidayet !
- Yoksa ?
- Evet O tezgah, eskiden benimdi.

Bu hikayeyi Hidayet Türkoğlu tv8 de katıldıgı bir programda kendisi anlatmış. Herkes bir yerlere gelebilmek için gerçekten çok büyük zorluklar yaşıyor. Antremana gitmek için belki de simit satması gerekiyordu. Biz de bir gün istediğimiz yerlerde olacağız. Bu fırsatı kendimize veriyoruz. Şanslar da bizim elimizde bunu iyi kullanacağız. Hedefimiz olan yerlere geldiğimizde de neler yapacağımızı çok iyi bilen insanlar olacağız. Geçmişimizi unutmadan.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 4.8/5 (17 votes cast)

friendfeed’in iki f’sinden biri facebook oluyor

Bepanthol tarafından Ağustos 11, 2009 tarihinde yazılmıştır.

friendfeed facebookAşkım şimdi sabah duyduğum bu haber beni çok şaşırtı. Koskoca friendfeed’i facebook satın almış. Hatta bu haber dün gece falan bir çok yerde yazmış. Elbette facebook koskoca ama friendfeed onun çömezi gibi durmuyordu artık. Facebook dünyanın en büyük 4. web sitesi fakat kategori anlamında friendfeed’te üst sıralara yaklaşmış bir durumda diyebilirim. Belki de facebook kendisine bir rakip gördü. Devrileceğinden değil ama daha kuvvetli olmak istemişte olabilir belki. Zaman ile yapılacak açıklamaları çok merak ediyorum ve bu açıklamalar kafalardaki soru işaretlerini ortadan kaldırabilir.

İnternet sektöründe geliştirilen projelerin bu kadar önemli olması ve diğer firmalar tarafından takip edilmesi çok ilginç. Bir şirket satın alacağıma bir web projesi satın alırım daha iyidir diyen kimbilir kaç tane iş adamı vardır. Herkes elindeki parayla ne yapacağını nereye yatıracağını kovalıyorlar. Haklı olarakta yükseliş gösteren sitelere hemen hucum ediyorlar. Sosyal ağ kavramını bilmeden ilk facebook içerisinde bulunduk. Bu kavrama ad koyan siteler geliştikçe gelişti. Sosyal ağ tamamen paylaşımda son noktaya gelmek gibi bir durum haline geldi. Paylaşma isteği arttıkça sosyal ağ oluşumları gelişti. Friendfeed’te bunlardan bir tanesiydi ki içerisinde çok kaliteli bir yerdi. Şimdi peki ne olacak. Friendfeed belli sektörlerin kariyerlerinin son noktasına gelmiş bir çok insan barındırırken ve bundan çok güzel şekilde seviyeli paylaşımlar kapan bizlerin yerine facebooktaki kırolar mı geçecek acaba? Elbette biz de kendi alanlarımızda güzel paylaşımlar yaparken bunu karşılıksız olarak kullanacak kişilerin var olacak olması bence biraz rahatsız edici. Demek istediğim şey kesinlikle bencillik olarak algılanmasın ama herkes fikir paylaşımında biraz karşılık bekler. Bu beklentileri içerdeki insan kalitesinin düşmesi ile çok aşağıya çekileceği pek mümkün. Diğer bir taraftan da bakmak istersen internet tekel bir ortam’ın içerisine doğru sürükleniyor mu acaba?

friendfeed facebook

Haber ile ilgili bir kaç fotoğraf zaten her yerde dolanıyor. Bu fotoğraftaki insanlar masada 100 milyon dolar’dan bahsederken bile ne kadar çok eğleniyorlar. Alan memnün satan memnun gibi. Rahatlık ve giyim kuşam tarzı ise sanki arkadaş ortamında bir görüşme olduğunu çok iyi bir göstergesi. Belki de internet işini sevmemin en önemli noktası da bu rahatlık.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)

aşkıma tebrikler hayırlı işler

Bepanthol tarafından Ağustos 9, 2009 tarihinde yazılmıştır.

pixel soft officeAşkım uzun zamandır iş görüşmeleri ve cv göndermelerinin sonucunda bir işe kavuştun. Tabii aradığın işi uzakta değil aslında çok yakında yusuf’un ofisinde buldun. Daha yeni kurulmasına rağmen çok güzel işler alan ve yapan bir firma oldular. Pixelsoftoffice’te büyüme ve gelişme olacağına çok çok inanıyorum. Senin de bu çorbada tuzun olacağını ve faydalı olacağından çok eminim. Çünkü sen bir işe karşı sorumluluğun ile dürüstçe sarılırsın. Bütün temenim senin bu işte mutlu olman. Fakat bir şekilde de üzülüyorum o da benim bencilliğim. :P Ben ne yapacam sensiz bütün gün o kadar birbirimize alışmışken. Bakalım ben de iş bulurusam yakında en güzeli olur. Yoksa evde yemek pişiren ve ev temizliği yapan erkek modeli olacağım en sonunda. :) Ama yine de beni seveceğini düşünüyorum fakat ben de işsizlikten artık çok sıkılmaya başladım. Konuşulanlara göre de eskisine nazaran işler biraz daha rahatladığıydı. Bu şekilde eleman aranması artmış diyorlar. Bakalım görelim aşkım şu cv gönderdiğim yerler bir geri dönse ve adam yerine konsak süper olacak. Yarın işinin ilk gününde sana bol bol bol şans dilerim. Heyecanlı olduğunu biliyorum fakat bunu hemen yeneceğini de biliyorum.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)

boğazın rüzgarı serinletti ama yaktı bizi güneşi

Bepanthol tarafından Ağustos 9, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım bugün çok güzel bir tekne turuna katıldık. Hayatımda ilk defa boğaz turu yaptığımı sana söylersem gerçekten çok şaşırırsın. Daha önceden hiç bir şekilde boğazı ve bu yalıları yakından denizden görmemiştim. Motor o kadar yakından geçiyordu ki yalıların oradan içinde insanları görebiliyorduk. Hatta denize girenler yada güneşlenenlere seslensek sesimizi duyacaklar çok rahat şekilde. O yalıların güzelikleri ve sahip olduğu manzara heralde dünyada eşi benzeri yoktur ki zaten o yalıların değerleri milyonlarca dolar değerindeymiş. Tabii ki de bir doğa harikası olan boğazda olmak ve orada yaşamak o kadar ucuz olmamalı. İnsan oradan geçerken gerçekten çok imreniyor. Hani diyorsun böyle bir evim olsa başka birşey istemem bu hayattan gibi. Bir şekilde insanlar doyumusuz ve hep daha fazlasını istiyor.

100_4549

Biz nereye gideceğimizi bilmeden ilerliyorduk. Benim cıvıtmamla birlikte soğuk şakalar meydana geldi. Güldük eğlendik. Herkes bana biraz da kızsada eğlendiklerini düşünüyorum. Fakat yaşlanmışım ki aşkım eski enerjim yok. Gücüm bittiğini hissetim. Sen de farklı bir ortamdan olmana rağmen aşkım herkes ile kaynaştın. Hem de benim tanımadığım kişiler de olmasına rağmen ortamda herkes ile arkadaş oldun. Zaten benim arkadaşlarımla tanışmıştın senin de arkadaşların artık aşkım aşkım.

100_4524

En sonunda varmıştık. Vardığımız yer ise tam karadeniz ile marmara’nın birleştiği bir yerdi. Burada akıntı çok ve rüzgar boldu. Benim deniz korkum olmasına rağmen denizden hiç çıkmamama şaşırmış olman gerekiyordu. :) Denizin o kadar sıçak olması ve sanki tuzsuz gibi olması şaşırtıcıydı. Heralde bu bölgede su öyle hep. Güneş ne kadar sıcak olsada o rüzgardan dolayı biz güneşten etkilenmedik. Fakat ne kadar yandığımızı anlayamadık en sonunda. Sevgili arkadaşımız Niso’nun muzikleri ile ve yaptığı kokteyl sayesinde kutlamalar başladı. Bu kutlamalar devam ederken denize girme sefamız oldu tekrar ve sen de yeni edindiğin arkadaşın ile konuşmaya dalmıştın. Bense denizden çıkmıyordum. Müzikler de aynı anda devam ediyordu. Günün sonu geldiğinde haydi gidiyoruz dedi Kaptan fakat motor çalışmadı. Çünkü bütün gün çalan müzik aküyü bitiriş. Ufak çaplı panikten sonra kaptanın yeğeni’nin teknesi orada olması şansımız oldu ve yedek akü bizim teknemize transfer oldu. Artık geri dönebiliriz.

100_4543

Neyi kutluyorduk? Moti ve Yosi arkadaşlarımızın askere gitmelerini kutluyorduk. Bu yaz son defa olarak deniz yüzü görmüş oldular. Askerlik bizler için çok zor bir görev fakat bir şekilde alışıyorsun ve bitiyor. Uzun süre aileden uzak olmak ve farklı bir hayatın içine girmek asıl zor olan kısım. Aile bir yana arkadaşlarından ve sevgililerinden de ayrılması zor. İnşallah İstanbul’a yakın yerlere düşürler ve 6 ay olarak giderlerki iyi olur onlar için. Hayırlı teskereler.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

bir zamanlar “the muppet show” vardı

Bepanthol tarafından Ağustos 5, 2009 tarihinde yazılmıştır.

The Muppet ShowAşkım bizim dönemimizin en güzel kukla gösterisi ve aynı zamanda bir televizyon programıydı. Bu program başladığında hepimiz kenetlenir ve izlerdik. En çok bu televizyon programını Büyükada’daki evimizde izlediğimizi hatırlardım. Sanıyorum aynı bölümleri birkaç kez izlemişimdir farkına varmadan. Çok zaman geçtiği için hangi kanaldaydı bir türlü hatırlayamadım. Aslında aklıma hep Cine5 geliyor. Acaba Cine5′te mi izliyorduk? O zamanlar çünkü çok popülerdi hem bu program hem Cine5. Maçların ilk kez şifreli yayına geçtiği bir döneme denk geliyor. Galiba doğru hatırlıyorum aşkım. O zamanlar belki de farkına varamadığımız en önemli özelliği ise çok önemli kişilerin programa konuk olmasıydı. Doğruyu söylemek gerekirse hiçbirini o zaman tanımıyordum. Ama keşke tekrar yayına alınsa ve bizde o ünlüleri tekrar izleyebilsek Muppet Show’da.

Muppet Show aslında Susam Sokağı’nın tutmasından dolayı Susam Sokağından sonra geliştirilen bir proje olduğunu öğrendim dün gece televizyonda ve bir şekilde ne kadar uğraşılmış neler yapılmış anlatıyordu. Dün gece havar biraz sıcaktı ve uyuyamadım. O kadar daraltıcı bir hava vardı ki o benim püfür püfür esen oda cehennem gibi olmuştu. O kadar uykulu seyrettim ki aşkım. Hangi kanalda izledim bilmiyorum bile. :) Susam Sokağı nasıl bizim çocukluğumuzun en favori eğitici çocuk programımızsa bence Muppet Show’da bizim ergenlik dönemimizde izlediğimiz kuklaların show’uydu aslında. Edi’yi ve Büdü’yü ne kadar sevdiysek. Kermit ile Miss Piggy’yi de çok sevdik. Hatta Miss Piggy’nin Kermiti delice sevmesi ve ona bela olması bizim yaşamımızda da arkadaşlarımıza isim takarken yardımcı oldu mesela. Bir kız birisinden hoşlanmıştı ve devamlı onun peşinden dolaşıyordu. Ona Miss Piggy ve diğerine Kermit ismi koymuştuk. O zamanlar Sahraaralığı’nda oturuyorduk. Kız’ın patlak mavi gözleri de vardı çok uymuştu. Kızın ismini hatırlayamadım. Keşke o zamanları video kameraya kayıt edebiliyor olsaymışız. :)

The muppet show full cas tüm kadro

Asıl en çok aklımda kalan ve en çok güldüğüm bölümler ise o iki yaşlı amca’nın konuşması. Statler ve Waldorf amcalar. Ben onlara amca diyordum. :) Ama başkaları onlara nasıl hitap ediyordu bilemeyeceğim. Bu iki kişinin programı deli gibi eleştirmesi ve o kadar eleştiriyi o kadar yerinde kullanması inanılmaz komikti. Hani Muppet Show’a çok meşhur ünlüler katılmıştır. Onları da eleştirmesi ve kimsenin onlara cevap veremiyor zekilikte olması inanılmaz değil miydi? Nasıl da gülerdiler ve nasıl da güldürürlerdi. Sanıyorum ki Kermit ve Miss Piggy’den daha çok bu ikiliyi seviyordum o çocuk aklımla. Kısaca programın eleştirmeni yine o programın içindeki kişilerden oluşuyordu. Onun için kimse programı eleştiremiyordu. Çünkü gerçekleri kendi ağzıyla ortaya çıkartıyordu oyuncular. Statler ve WaldorfBence Statler ve Waldorf çok iyi eleştirmendiler ki eleştirmen aslında Statler ve Waldorf gibi olmalı aslında yeri geldiğinde kendi bulundukları programları eleştirmeli yeri geldiğinde de kendilerini eleştirmeli. Dün friendfeed’te yine birkaç tartışma vardı ve kimi ne eleştirmeyi biliyor kimi ne eleştirilmeyi kabul ediyor. Eleştiri doğru yapıldığında ve karşısındaki kişi saygı duyduğunda eleştirilen kişiyi geliştirecek bir davranış olduğunu birçok insan farkına varmıyor. Eleştirmek demek bence aynı zamanda da ciddiye almak demektir. Onun için eleştirilen kişi bunu saygı ile karşılaması gerekir.

Muppet Show’u unutmayalım aşkım. Hayatımızın çok güzel parçalarından biri ve mümkünse Kill Bill Vol.2′yi nasıl aradıysak. Bu programın DVD’sine ulaşalım yada bir şekilde ben indirmeye başlayayim. Daha farklı ve daha anlamlı izleriz diye düşünüyorum. Özellikle bütün kadronun fotoğrafına baktığımda hatırladığım bazı karakterler oldu ki onlar da çok komikti. Biraz nostalji yapalım. :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

acemi şansı

Bepanthol tarafından Ağustos 4, 2009 tarihinde yazılmıştır.

piştiAşkım aşkım yine geçen pazar seninle pazar gezmeleri yaptık. Aslında biz bu pazar gezmelerini hep yapıyoruz fakat ne zaman caddebostan veya 18 mart sahile gitsek bir farklı oluyor. Ufak bir piknik havasında geçiyor. En güzel ağacı bulup onun gölgesinden faydalanıyoruz. Bu gölgede uzanıp dergi falan da okuduğumuz oldu. Hatta bir keresinde ufak bir kestirme yaptığımızı hatırlıyorum. Aslında bağlamak istediğim bu yaptığımız pazar aşkı gezmeleri altında bir başlıkta toplanıyor hep fakat gezmiyoruz. Oturuyoruz uzanıyoruz ve etrafımızı izliyoruz. :)

Bu sefer ki pazar aşkı gezmemizde değişik bir tecrube yaşayarak senin amsterdamdan almış olduğun iskambil kağıtları ile pişti oynadık. Bu oyunu ben de uzun zamandır oynamıyorum. Fakat oynamış olduğum sürelerde gerçekten hırs yapıp kağıtları sayacak kadar delirmiştim. Biliyorsun ki bende ki hırs hırs mıdır? gaz mıdır? tartışılır. :P Bak nasıl biliyorum kendimi. Bu arada yıllardır kullanılmayan şu şirin iskambil kağıtlarını kullanmış olduk. Hani boşa almış olmadın yani annene hediye almıştın ama ikimizin pişti kağıdı olabilir artık.

Bu sefer ilk 18 mart sahile gittik ve fakat üstsüz dolaşan kıllı kıllı insanlardan çok rahatsızlık duyduk. Bu kadar kıro insan nasıl dolmuş o güzelim sahilimize. Ben çok üzüldüm çünkü ellerinde biralar ile çok sarhoş olmuşlardı belli. İyi ki de gölgelik bir yer bulamadıkta öyle sahneleri görmekten hemen uzaklaştık. Daha sonra çok hızlı bir şekilde caddebostan sahile migros’un oraya gittik ki ve çok güzel gölgelik bir yer bulduk. Turunculu ve sarılı yer örtümüzü yere serdik ki aslında bunu biz aynı zamanda rock’n coke’ta ısınmak için örtü olarak kullanmıştık. Çok işlevli bizim ilişkimizin ilk ortak meyvesiydi aynı zamanda. :) İlk aldığımız günü hatırladım da ikimizin zevki o kadar uyuyor ki aynı anda sevmiştik örtümüzü. Bizim piknik örtümüz oluverdi.

Bütün hazırlıklarımızı yapmış olarak geldiğimiz için hemen kurulduk ve pişti oynamaya başladık. Sen bilmiyorum diyerek acemiyim gibi davranınca ben bir rahatladım. Çok zevkliydi. Uzun zamandır da oynamıyordum ve seninle ilk pişti oynamamızdı. :) Değişik bir şeydi. Sen dağıttın ben dağıttım ve baktım fark atmışsın. Bir de unutmayalım mı iddiaa’ya girmeyi. Happy moons dedin ben de he dedim. Ne de olsa yakalarım dedim. :) Ama maalesef son elde yaptığın 5 adet pişti ile beni param parça ettin skor tablosunda. Sözümüz söz götüreceğim aşkım seni ister kalamıştakine ister şaşkınbakkaldakine. Bir anda nasıl çoştun? bir anda nasıl kağıt geldi? Acemi şansı.

aşkım 004

Birgün hatırlarsın iddia’ya girmiştik senle Mentha’ya gitmiştik. İddamız kar yağar ve yağmazdı. Sonra tutar mı? tutmaz mı? oldu. Sonunda kar yağdı ve tuttu. Fakat sabah erimişti ama ben kazanmıştım. :) Yani sen beni bir yere götürecektin. Hiç bunun bahsi geçmedi ama sen beni bir yerelere götürdün. Artık ödeşmiş olduk skor 1-1 oldu. İddialar konusunda. Bakalım bu iddia meselesinde kim öne geçecek. Tavla falan mı oynasak? ben öğretirim sana. Sonra iddia’ya gireriz. Acemi şansı yine sen kazanırsın. :P

aşkım 043

Bu arada pazar günü aynı yerlerde Gürhan ile Fatoş varmış. Ben onları tekne partisine gidecek zannediyordum. Gitmemişler ve öyle bir yerde fotoğraf çekmişler ki aynı yerin oralarda biz yerde uzanıyorduk. Bak ben de bir fotoğraf çekmiştim. Kalbiniz taş olsada ona iyi bakın becel’in reklamının orada çekmişler koşu parkurunun orada. Çok komik. Çok sitem ettim o kadar bizim tarafa geliyorsunuz ama bir aramıyorsunuz diye. Facebook sayesinden herkesi yakalıyoruz kim ne yapmış ne etmiş. :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

eskilerde hatta daha eskilerde 60′larda olmak

Bepanthol tarafından Temmuz 29, 2009 tarihinde yazılmıştır.

a1966-opticalAşkım bu nasıl bir histir bilemiyorum fakat eski hissetmek yada eskilerde hissetmek. Garip bir duygu hem de çok garip bir duygu. Friendfeed’te bir fotoğraflar gördüm ve çok hoşuma gitti ama maalesef beğen işaretlemesi yapmadığım için de bulamadım. O kadar güzel fotoğraflardıkı böyle çok eski zamanlarda çekilmiş gibi. Bir anda kendimi eskilerde hissettim. Ama hiç o zamanları yaşamamış olmama rağmen gözümü kapadım ve o kalın kemik gözlüklü insanları gördüm. Kelebek şeklinde gözlüklü kadınlar ki apartman topuklar giymiştiler. Nasıl bir hayal gücü değil mi? Bir anda kendimi 60′larda hissetim. O zaman’ın modası giyim tarzı ve o televizyonlar. Belki hatırlarsın böyle enteresan oval köşeli televizyonları. Sonra araştırayim dedim ne oldu da bunları hayal ettim ve neden bu kadar gerçekçiydi. Yani hayal ettiğim şey gerçekten o zamanlara ait miydi ki?

Evet aynen öyleydi. Demek ki beynimin bir yerlerinde kalmış o görüntüler. Belki bu görüntüler eski siyah beyaz hollywood filmlerinden kalmışta olabilir tabii ama izlemeyeli kaç zaman oldu ki birde. Neyse araştırmayı da tam bırakmıştım ki bir anda çok alakasız bir yerden bağlantıları tıklayarak Ntvmsnbc.com web sitesinde bir habere ulaştım. Orada bir diziden bahsediyor. Bu dizi ise 60′lar yılında geçen dramatik öyküyü konu alıyormuş. Adı da Mad Man. Daha önce bu dizi hakkında hiç bir bilgim olmamıştı. Tam olarak dizinin konusu şöyle: “Madison Avenue, New York’taki kurgusal Sterling Cooper adlı reklam şirketinde yaşananları yansıtan dizi, 1960′lar Amerikası’nda geçiyor. Diziye üst düzey reklam şirketi yöneticisi Don Draper (Jon Hamm) ve hayatındaki insanlar konu ediliyor. Ayrıca 1960′lar Amerikası’ndan günümüze meydana gelen sosyal değişiklikleri gözler önüne seriyor.” Bu dizi pek konu olarak beni çekmedi. e2 kanalında yeni sezonları olacak diye reklam yapıyorlarmış aslında.

Unutmuyorsun biliyorum. Benim dizi bağımlılığım olduğunu ve nasıl geçtiğini. Nasıl geçtiğini ben de anlayabilmiş değilim. Aslında indirmiş olduğum dizilerin bozulması beni soğuttu ve koptum işte diyebilirim. :) Neyse bir site yapmışlar ki bugün hayal ettiğim şeylere kavuşmuş gibi oldum. Ben 60′lardakileri düşünürken bu site sayesinde kendimi 60′larda görebilirdim. Benzetemedim kendimi ama olsun. :P

madmen_standard

Mad Men yourself web sitesinde adım adım kendini oluşturmaya başlıyorsun. İlk önce ten rengi ile başlıyorsun. Sonra adım adım surat şekli ve bıyık ile ilerliyorsun. Boy pos endamını da seçebilirken birden giyisiler bölümüne geliyorsun. Çok eğlenceli bence sen de kendini 60′larda görmek istiyorsan buraya tıklamalısın aşkım. Acaba 60′larda böyle görmüş olsan yine beni beğenir miydin? :)

Çok önemli bir not bir keresinde sana birşey söylemiştim. İnşallah hatırlıyorsundur. Hani arabada… Aşkım senin şöyle 60′lardaki kadın havan var demiştim. Sen de kötü mü? falan demiştin. Puff hatırlamazsan çok üzülürüm. Neyse yani ben seni 60′larda yine beğenirdim. :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

bilinçaltımıza yerleşen olayların yansıması rüyalar

Bepanthol tarafından Temmuz 28, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım her sabah en büyük zevkimiz birbirimize rüyamızda ne gördüğümüzü anlatmak. Bazen dikkat ettiysen ne izlersek veya ne gibi bir olayın etkisinde kalırsak rüyamızda da onu görüyoruz. İşte bir şekilde bilinç altımıza yerleşiyor yaşadıklarımız. Rüyalarımız bazen çok gerçekçi oluyor ve bazense çok uydurmasyon oluyor. Uydurmasyon da zaten uydurma bir kelime. :)

dişlerBana dedin hep rüyamda dişlerimin döküldüğünü görüyorum diye. Ne kadar garip bir rüya. Bu rüya neyin nereye yansıması olabilir. Yani evet etkileniyoruz ve bir şekilde onu temsil eden farklı birşeyleri hayalinin filmini uyurken görüyoruz. Mesela benim geçen gün izlediğimiz Kemal Sunal’ın Gülen Adam filminden etkilenmem gibi. Benim rüyam gerçekten çok komikti. Ama senin rüyan gerçekten korkutucuda böyle dişin düşmesi. Ben senin için biraz araştırdım aşkım ve aslında dişin düşmesini görmek pek iyi birşey değilmiş. Fakat sonuçta bulunduğumuz koşulları yansıtan bir durum. Dişin düşmesi hastalığın habercisiymiş. Bu şey etrafta akrabaların hastalıktan sıkıntı çekmesi durumunda görülen bir rüya tarzıymış. Eğer ailede ise bir ayrılık söz konusu ve konuşmama durumu oluncada insan dişlerini ayrık görürmüş.

Aşkım büyük ihtimalle sen annenin rahatsızlığından ve anneannenin rahatsızlığından dolayı kendin etki altında kalmışsın. Heralde etkisinde de kalacaksın çünkü onlar senin canların ve bir şekilde annen iyileşti. İnşallah anneannende biraz sizi dinlerde en yakın zamanda hastaneye gider. Biliyorum ki büyüklerimiz biraz inatçı hep kızlarını ve torunlarını düşünür ve kendilerini düşünmezler. İyi ki onlar varmışta bizler dünyaya gelmişiz. Sen canını sıkma aşkım herşey güzel olacak ve sen de hep tatlı rüyalar göreceksin. ;)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

gizli iş ilanlarından gelen yönetici adaylığı yalanı

Bepanthol tarafından Temmuz 25, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım bu sabah kalktığımda hava dünden biraz daha sıcak fakat tatlı bir esinti vardı. Önümüzdeki bahçeye çok güzel çiçekler dikmişler sanırım onlardan kokularda geliyordu bu esintiyle. Güne güzel kalkmak çok önemli o zaman gün de güzel geçiyor inşallah böyle güzel şanslı günümüz günlerimiz olur.

Sabah ilk iş olarak bilgisayarı açtım. Ne kahvaltı yaptım ne de birşey içtim. Bilgisayarın başına geçip bir kaç xing grupları gezdim dolaştım. Bir şekilde özel olarak açılan gruplara üye olmaya çalıştım. Bir çok yazı ve makale okudum. Ama bu yazılardan en önemlisi ve hayrete düştüğüm konu geçen gün senle yaşadığımız olay ile birebir örtüşüyor.

Cholesterol-_Bios_Life_Bios_LifeSeni yönetici adayı olarak çağırmışlardı iş görüşmesine. Bir saat sürecek demişlerdi. Meraklandık kaç gün aslında işsizlerin duyguları ile nasıl oynuyorlar farkında mısın? Hem de bir sevinç olmuyor muydu içimizde yönetici adaylığı ah ah ne kadar güzel diye.  Çağıran firma ise Bios Life olduğunu öğreniyorsun. Daha sonra çeşitli pazarlama satış teknikleri kullanarak ürünleri öyle ve böyle tanıttılar. Fakat bu durum aslında seminer altında 4 saat sürecek bir duruma getirmişler. İşte bu konuyu kimse kanmasın ve gitmesin diye bir networking iş fırsatları başlığı içerisinde toplamışlar xing’in web sitesinde insan kaynakları grubunda. Bak aşkım iyi ki daha çok zaman kaybetmemişsin asıl amaç neymiş. :(

Yazılanlar genel anlamda şöyle: Son dönemlerde “Firma Adı Gizli” başlığı altında “Satış-Pazarlama Elemanı değil yönetici arıyoruz” iş ilanları oldukça yaygın. İlk bakışda insana cazip gelen bir iş kolu. Ancak daha sonra bunun böyle olmadığı “küçük bir sermaye yatırarak kendi işinizi kurmanız için fırsat” adı altında gelen kişilere (işsizlere) satış yapmak olduğu gerçeği ortaya çıkıyor. Toplantılara katılan insanlar son bir umut diye ellerindeki paraları kurumların sattığı mallara yatırıp iş yapma hayalini yaşıyorlar. Eğer satabilirse (kendi çevresi kırmamak için alır) bunun büyük bir rantını musluğun başındaki insanlar kazanıyor.

Krizi fırsata çevirmek böyle bir şey. İnsanların çaresizliğinden faydalan bu kurumlara karşı dikkatli olunması gerekdiği konusunda ilgilileri uyarmak istiyorum.

Aşkım işte ortada baksana insanlar bu kriz ortamında işsizlerden para kazanmayı hedefliyor. Bu gitmiş olduğun iş görüşmesi görünümlü seminer ki seminer de olmayan iş aramaya gelen kişilere satış yapılmaya çalışılan bir kandırmaca düzeneğimiş. :(

Böyle bir şansız deneyim yaşamış olsakta hiç bir şekilde yılmamamız lazım ve yolumuza devam etmemiz lazım. Her doğan güneş ile yeni bir gün ve yeni şans kapıları bize açılacaktır. Biz de şansımızı değerlendireceğiz. ;)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)

benikoruyun.com bunu bana borçlusunuz

Bepanthol tarafından Temmuz 25, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Hergün değişik değişik haber kanalarında görüyoruz çocuk istismarı haberlerini. Bu haberleri duydukça tüylerimiz ürperiyor. Minicik canlara o tatlı bakışlara nasıl kıyım yapılıyor. Bunu yapan insanların cezaları aslında o kadar hafif ki. Bir küçük canın bütün hayatını karartan talihsiz bir olayı aklının ucundan sabit bir şekilde kalıyor. Yaşamının geri kalmış kısımında geçmeyen bir yara gibi arada sırada kanamaya devam edecek. Bunu yapan insanlar hapiste yatıyorlar ve çıkıyorlar. Zevk aldıkları şeylere devam etme fırsatı buluyorlar ve sokakta gezen yavrucaklar yine tehlike altında kalıyorlar. Daha sonra devlet büyükleri çocuklarınıza sahip çıkın diyor. Normal şartlarda çocuklarımız sokaklarda rahatlıkla özgürce koşup oynaması veya gezmesi gerekirken. Annelerde ve babalarda korku ve hüsran devam ediyor.

benikoruyun.com bunu bana borçlusunuz

Benikoruyun.com çocuk istismarı konusunda bilgilendirme amaçlı güzel bir çalışma. Bu şekilde çalışmalar keşke olmasaydı fakat insanlarımızın bilinçlenmesi gerekiyor. Bu konuda öğrenmek istedikleri sormak istedikleri şeyleri öğrenebilir olmaları gerekiyor. Bu konuda duyarlı oluşumu başlatan Alev Durmuşoğlu’nu tebrik etmek gerek. İnanıyorum ki çok faydalı güzel sonuçlar olacaktır.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...