Etiket bulutundan seçilmiş giri ‘afrika’

michael jackson’un ölümü…

CherryBlossomGirl tarafından Haziran 26, 2009 tarihinde yazılmıştır.

michaeljacksonAşkım dün birlikte siteden siteye dolaşırken twitter.com’da Michael Jackson’un öldüğü haberini gördük. Açıkçası o saniye için balon haber olduğunu düşündüm. Daha sonra google’dan arama yapmaya başladık ve yavaş yavaş tüm haber sitelerine düşmeye başladı bu haber ama kesin olduğu söylenmiyordu. Sonra da televizyonu açtık. Gene kesin olmayan bilgilerle başlasa da sonunda kesin olarak açıklandı: Michael Jackson hayatını kaybetti!!

Son zamanlarda adı maalesef çocuk tacizi olaylarıyla gündeme gelmişti, çoğu hayranını bu yüzden kaybetmiş, imajını sarsmıştı. Çoğu ise, zaten ispatlanamamış bu olaya inanmamayı tercih ediyor ve Michael Jackson’u kalbinin tahtından indirmiyordu.

Sen kesinlikle inanmışsın bu taciz olayına ve indirmişsin tahtından Michael Jackson’u. Senin için bitmiş artık o adam ve öldüğüne de üzülemedin. Ben seninle aynı fikirde değilim. Herşeyden önce bir şok yaşıyorum çünkü o bir idoldü,o bir fenomendi, onun gibisi gelmedi, kendine özgü, değişik bir adamdı, pop ilahıydı, müziği ve danslarıyla tüm dünyaya çok şey kattı, üstelik yardımsever de bir insandı, birçok sosyal sorumluluk projesinde yer almıştı. USA for Africa kampanyası çerçevesinde Afrika’da açlık sınırında yaşayan insanlar için şarkılar yapıp yardımlarda bulundu. Gene alkollü araba kullanma karşıtı projelerde de yer aldı. Şiddet, cinsellik ve ırkçılık karşıtı şarkı sözleriyle dikkat çekti. Çocuk istismarı konusunda televizyonda bir açıklamasını dinlemiştim. Çocukluğunu yaşayamadığı için malikanesinde çocuklarla yatakta zıplayıp hoplayarak oyun oynadığını, onlara sarılarak uyuduğunu, bir çocuğa asla zarar veremeyeceğini anlatırken inandırıcıydı. Belki saf bir şekilde ona inandım ama anlatımında gerçekten de hastalıklı bir çocuksuluk vardı aşkım. Bu yaptığı şeyi doğrulamaz elbet, o iyi niyetle çocukları okşarken belki çocuklar bundan rahatsız oluyorlardı, bu yüzden de istemeden de olsa istismar etmiş oldu belki ama ben Michael Jackson’un kötü biri olduğuna inanamadım hi. Hep bana mutsuz, hastalıklı biri gibi geldi.

50 yaşındaydı öldüğünde, kalp yetmezliğiymiş. Cilt kanseri falan da diyorlardı, acaba cildine ve yüzüne yaptığı estetik operasyonların sağlığının bozulmasında ne kadar etkisi vardı merak ediyorum.

En sevdiğim parçalarından biri Dirty Diana’dır. Dinlerken artık daha bir buruk dinleyeceğim. Mekanı cennet olsun.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

dünyayı gezmek

CherryBlossomGirl tarafından Haziran 12, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım biliyorsun ki ben gezmeyi çok seviyorum. Maddi imkanlar daha iyiyken, zaman da bulabiliyorken bazı Avrupa ve Amerika şehirlerini gördüm, hatta Kuzey Afrika’da Tunus’u bile gördüm.

Avrupa ülkelerine ve şehirlerine özel ilgim var, Amerika’dansa Avrupa’yı tercih ediyorum. Fakat asıl güzel olan tabii ki böyle popüler olan, genelde turistlerin gitmeyi tercih ettikleri birincil yerlere değil, daha otantik, daha değişik topraklara gitmek, oraları  görmek, dolayısıyla daha değişik kültürleri öğrenmek… Bu aslında çok daha güzel ve gerekli.

Tunus mesela güzel bir deneyimdi ama algılarım şu an olduğu kadar açık değildi çevreme karşı.

Binrota editörlüğü ve yazarlığı bana dünyamızla ilgili çok şey öğretti tabii, bana bir vizyon kattı. Biliyorsun şu an siteye bazı yazılar hazırlıyorum. Son hazırladığım yazı dizisi Afrika ve Kuzey Amerika‘daki bazı şehirlerdi.

Bu yazıları hazırlarken bana ilginç gelen bilgilerden bazıları:

dakar-Küçük Prens kitabındaki baobab ağaçları… Okumuş muydun? Batı Afrika’nın en turistik bölgelerinden biri olan Saly‘de mevcut! Bunlar çok acaip ağaçlar aşkım gerçekten de masalsı. Ayrıca Golf de Saly isimli golf sahasında, tropikal iklimin ve okyanus manzarasının tadına varılıyor. 18 deliğin yedisinde golf için özel yapılmış göller ve etrafında 60 bine yakın çeşitte bitki mevcutmuş.

- St Louis, Senegal’in St Louis bölgesinin başkenti aşkım. Faidherbe Köprüsü ise, St Louis adasını kara parçasına bağlayan, 507 metre uzunluğunda, 10 metre genişliğinde metalden yapılmış bir köprüymüş. 1897 yılında yapılan köprü, gemilerin geçebilmesi için 90 derece dönebilen bir bölmeye sahipmiş.cayoblancoo

- Aşkım Senegal’in başkenti Dakar’da bulunan Goree Adası, 1700’li yıllarda, kölelik zamanında Amerika’ya gidecek olan kölelerin gemilere bindirilmesi için kullanılan bir kara parçasıymış. goree1Köleler Evi, 1776’da inşa edilmiş. asırlar boyunca burada köleler insanlık dışı muamelelere tabi tutulmuş, insanlar hijyenin dahi olmadığı böyle bir ortamda hunharca eziyet görmüş. Köle tüccarları yüzyıllarca bu adayı dağıtım merkezi olarak kullanmışlar. Bu bölgeye, bu evde olanlardan dolayı daha sonra Utanç Adası adı verilmiş. Aşkım bu adada da baobab ağaçlarına rastlanıyormuş..  Bu ağaçlar, Afrika’daki birçok kabile tarafından kutsal kabul ediliyormuş.

- Küba Trinidad‘da, buraya özgü Canchanchara içmeden dönmeyin diyorlar, Mojito gibiymiş ama çok daha gzelmişş.

Devamını da binrota’dan okursun aşkım şimdilik aklımda kalanlar bunlar :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

tenyadan kenyaya

Bepanthol tarafından Nisan 20, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Geçenlerde okanla bir öğle yemeği için arayışa geçtik. Nerede ne yesek ne yemesek düşünürken bütün seçenekler gereksiz bahaneler ile geçersiz oldu. Zaten kararsızlık konusundaki son noktadaki bir kişi olarak ne yapacağımı bilemezken okan’ın aklına yeni açılmış bir yer geldi. Bir heves ile oraya gittik. Daha önceden de orada hiç bir yer maalesef tutmadı. Yine tutmayacak gözüküyor. Yediğimiz hatay usulü dürüm döner bizi baya yordu.

acik-bufe-01_750Konu aslında tam olarak şöyle gelişmeye başladı ama devamını da getireceğim aşkım. :) Acaba uğursuz dükkan diye bir kavram mı var? ya illa ki tutmuyor neden inatla aynı yerde aynı konseptte bir yer açılıyor. Çok ilginç diye düşündük. Beşiktaşta 10 nesil değişen bütün dükkanları düşünürken diğer bir yer daha geldi aklımıza. Daha yeni ev yemekleri olan bir yerken kebapçıya dönüşüyor o dükkanda. Ya orayı da o kadar denediler tutmadı ki be abi dedik bir birimize. Beyaz eşya satıldı kot satıldı tutmadıda tutmadı. Heralde çok para kazandık kapatalım o paraları da yiyelim demiyorlar. Üzülerek ki batıyorlar maalesef.

Konumuz gittikçe tükentime kaymaya başlamışken bir lahmacun almak istedik Ender arkadaşımıza. :) Siparişimizi beklerken bu kadar fabrikasyon çalışan bir lahmacuncu da görmemiştim gerçekten. Resmen fastfood lahmacuncu diyebiliriz. Siparişi verecek bayan çok güzel paket yaptı lahmacunu ve yere düşürdü. Bizim iğrenmemizi düşündüğü 220070727122413için ve genel müşteri memnuniyeti politikasından lahmacunu çöpe attı. Yenisini hemen paketleyip aldık. Aklıma soru bir soru işareti takıldı. Ve dayanamadım sordum. “Demin ki ziyanı gördün mü? tamam biz memnun kaldık hareketinden fakat pislenmedi ki. Bu lahmacun bir şekilde birilerine verilmeli yada ziyan olmamalı. Fakirlere falan verilmeli belki.” Bunu dememle kalmadan okan başladı anlatmaya. Konu nasıl geldiyse insanların gelir düzeyine göre artan gereksiz tükentimlerine. Tatil köylerinde gereksiz herşey dahil sınırsız yemek ve yenmeyenlerin çöpe gitmesi. Bunlarında ihtiyaçlarımızın daha çabuk tükenip ülkemizin kuraklığa daha hızlı ulaşacağına kadar vardı.

Benim de aklıma bir anda Kenya geldi. Neden kenya geldi bilmiyorum? fakat geldi işte aşkım. Afrika ülkesi diye belki fakirlik açlık ve kuraklık. Ben çocukken hep çiğ hamur yerdim. Tadını çok severdim ayrı ama annem hep kalanları çöpe attığını görünce daha çok yemek isterdim. Çöpe gitmesin aman diye gereksiz beslenmeyelim tabii ki de ama bir şekilde artan yemekleri kullanalım boşa gitmesin ziyan olmasın. Çocukluk işte. Bu çiğleri yememem için en güzel yalan bağırsaklarında tenya olur kurt olur yalanıydı. Ama oldumda bir sürü aşı ve pis ilaç. Sonra geçti. İnşallah kenyadaki yani Afrikadaki kuraklık açlıkta geçer. Ülkemiz de çok güzel bir ülke değerini bilelim israf etmeyelim kaynaklarımızı.

Aşkım işte nerden nereye konu dallandı budaklandı. Keşke daha detaylı anlatabilseydim… :(

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...