Bepanthol tarafından Temmuz 12, 2009 tarihinde yazılmıştır.
Aşkım biliyorsun ki iPhone kesinlikle hayran olduğum bir teknoloji ve bu teknoloji için geliştirilen uygulamalara hayran oluyorum. 100′lerce kez sana yaptığım anlatımlarım oldu bugüne kadar. Senin de bana dediğin gibi hani bir iPhone bayiinde çalışsan acayip satarsın. O kadar uygulama araştırıyorum o kadar çok oyun araştırıyorum ki bu karşıma çıkan şey kabul edilemez bir olay. Yani olay olmuş. Bu uygulamalar bir kurul tarafından incelenerek app store’a kabul edilip satışa sunuluyor. Uygulamanın fiyatı 0,99$ ve bunu satın alanlar olmuştur büyük ihtimalle. Fakat böyle bir uygulamayı nasıl kabul etmişler!! İnanılması gerçekten güç. Uygulamada bir bebek ağlıyor ve amaç en kısa sürede susturmak!! Bunu da iPhone’u sallayarak gerçekleştiriyorsun. Bu süre içerisinde bebek sallandığı için ölüyor ve gözleri X oluyor. Video ise açıklıyor. Çok şaşırtıcı.
Neyse ki geçen çarşamba bu uygulamayı yayından kaldırmışlar alınan tepkiler yüzünden. Bence insanlık dışı büyük bir hata. Bu hata apple’ın var olan hayranlarının hayal kırıklığına ve benim de hayal kırıklığım ile sonuçlanmış durumda şuanlık ne kadar da özür açıklaması yapılsada bir çok kişinin aklından çıkabilecek bir olay olduğunu sanmıyorum.
Bepanthol tarafından Mayıs 20, 2009 tarihinde yazılmıştır.
Aşkım, ben sana hep anlatıyorum. Hep anlatıyorum. Artık baygınlık gelecek sana bu iPhone’dan. Biliyorum ama ne yapabilirim ki olmuyor. Tutamıyorum kendimi. En sonunda sana geri vereceğim iPhone’unu. İşte bir uygulama daha. imeem uygulaması. iPhone’larda flash animasyonlar çalışmadığı için özel bir uygulama olmadığı sürece ne video ne de müzik dinleyebiliyorsun. Eğer videolar ve müzikler flash animasyon ile oynatılıyorsa. Aslında onun daha teknik bir terimi var ama gerek yok kafa karıştırmaya. Örneğin youtube uygulaması. iPhone’dan safariye girdiğin zaman videoları görüntüleyemiyorsun. Bunun sebebi youtube’un bloklanmış olması değil. iPhone’un flash animasyonları desteklememesi. Bunu ben youtube bloklanmadan önce denemiştim. Fakat youtube uygulamasını açıyorsun ve hemen izlemeye başlıyorsun. Ayrıca youtube bloklu olmasına rağmen.
imeem’den illaki müzik dinlemişsindir zamanında. Hatta hatırlaman için tıkla. Bir ara bu site kapanmıştı ve uzun süre girilememişti. Bu yüzden ben bu siteyi unutmuşum. Taaa ki bu sabah bana bir e-posta gelene kadar. Bu e-posta içeriği ise beni çok şaşırtı ve hemen elimi iPhone’uma atmamı sağladı. Hemen iPhone’umdan apple store’a girdim ve bu imeem uygulamasını bedava olarak indirdim. Aşkım inanamayacaksın ama hangi parçayı ararsam hemen buldu ve kablosuz internetimizin hızı sayesinde parçaları hiç kesilmeden dinleyebildim. Buradan dinlediğin ve beğendiğin parçaları apple store’a bağlanarak hemen satın alabiliyorsun ve kaydedebiliyorsun iPhone’una. Ayrıca imeem mobile logosu sanki bana özel tasarlanmış.
Sanırım daha yeni olan bu uygulamanın daha çok geliştirilmesi gerekiyor. Maalesef ki bir arama yaptıktan sonra bu arama ile alakalı en fazla 6 parça atlayabiliyorsunuz ve uyarı çıkıyor 1 saat içinde 6 parçadan daha fazla dinleyemezsiniz diye. Favorilerime eklediğim bazı parçalar vardı ama maalesef eklenmemiş. Şuanda bu uygulamayı o kadar heves ile indirmeme rağmen ufaktan hayal kırıklığına da uğradım. Sanırım daha çok zamanı var.
Bepanthol tarafından Nisan 19, 2009 tarihinde yazılmıştır.
Büyük konuşmim aşkım çünkü teknolojinin bizi nereye götüreceği bilinemez ki iPhone benim son cep telefonum. Yani o kadar daha iyi model çıktıysa bu telefondan vazgeçebileceğimi sanmıyorum. Sonsuzluk ifade ediyor bence iPhone. Ne kadar yazılım gelişirse bu telefonda o yazılımlar ile gelişiyor.
Bir apple store hesabı açıyorsun. Parasını veriyorsun ve yazılımlara ulaşıyorsun. Fakat öyle yazılımlar da çıktı ki hem de bedava. Bu iş kolunun uzantısı tamamen bağışlara kalmaya başlayacak. Her konuda olduğu gibi bu konuda da internet üzerinden yapılacak indirme işlemlerini yine kullanıcıların para biçmesi ile olması gerektiğini düşünüyorum. Diğer yandan bu sektöre çok yüksek para yatırmış firmalarda var. Bunların sonu ne olur bilinmez ama heralde uçan kaçan birşeyler bulması gerekiyor firmaların.
Bu durum şimdilik uzak gözüksede aşkım iPhone’un kırılması olayı ile gerçek anlamda sonsuzluğa ulaşabiliyorsun. Şöyle demek gerekirse normalde bilgisayarına paralı bir program yüklediğinde onu kırma dosyasınıda bilgisayarına yüklediğinde kaçak olarak kullanabiliyorsun ücretli programları. Fakat iPhone’da bu durum tam tersi. Burada işlemi iPhone üzerinde yapıyorsun ve bir program veya yazılım sayesinde tamamen iPhone kırılmış oluyor. Buna cesaret etmek benim için şuanlık zor. Şuanda jailed konumunda olan iPhone’un kesinlikle dosya yapısına ulaşamıyorsun. Fakat jailed olduğu için sadece görebiliyorsun ve müdahele edemiyorsun programlara. Bu işlemin yapılması garanti kapsamının dışına çıkartıyor.
“Jailed” kısaca hapsedilmiş demek ki bu da bizim programlarımızın hapsedilmiş olduğunu çok güzel bir şekilde açıklıyor. Bu kırma işlemine de “jail break” deniliyor. Ufak bir bilgilendirme geçim aşkım yoksa anlamayabilirsin. ( muks özledim seni az kaldı geliyorsun:) ) Jail break yapıldığında artık bir apple store hesabının olmasına gerek kalmıyor ve buna eş değer tamamen bedava programlar uzayının içerisine giriyorsun. Bu programların mantığı ben emek verdim bir program yaptım eğer işine yaradıysa “paypal” ile bir kaç kuruş at kenara. Bu kişiler aynı metroda yada beşiktaş iskelesinde konser verip para isteyen kişilerden pek farkı yok sadece sanal kişiler.
iPhone bence sonsuzluk demekse herşeyimi de oradan halledebiliyorsam ki artık bu bitmiştir. Bakalım önümüzdeki senelerde nasıl ilerlemeler ile karşılaşacağız ki benim diğer elimden düşürememe nedenim bu telefonu içindeki mafia oyunu. Bu mafia oyunun aynısı Facebookta çete savaşları olarakta geçiyordu. Bu oyun yüzünden facebook hesabım silinmişti. Ben biraz spam yapmıştım çetemi geniletmek için ama gereken cezayı hak etmişim. Bu oyun tamamen bedava olup bazı özellikler almak istediğinde para veriyorsun. Wireless veya edge bağlantısı sayesinde oynayabildiğin bir oyun bu. Başka bir türlü oyun bu bağlantılar sağlanmadan başlamıyor. Zaten bu oyunun da mantığı tek başına değil çeten ile birlikte oynaman. Daha önceleri de kafanı şişirerek anlatığım bu oyun artık daha da gelişti. Bir çok versiyonlar ile daha geniş kitlelere ulaşmaya başladılar. Mafia oyunun adı iMob olarak geçiyor ve oradaki arkadaşlığa “mobster”lık deniliyor. Bir oyun insan’ın kelime haznesine yeni yeni kelimeler sokmaya yetiyor. Bu online oyunda bir çok kişi ile iletişime geçmen gerekiyor ki kavgalarına destekçi mobster’lar bulasın. Herkesin kendi menfaatlerine göre kavgalarına mobster araması inanılmaz zevkli bir hal alıyor oyunun ilerleyen levellarında. Diğer versiyonlar “girls war” ve “iVampire”…
Şimdi asıl gelmek istediğim konu ise bir cep telefonu ve internet bağlantısı ile birlikte dünyanın diğer ucundaki biri ile anında iletişime geçip bir oyun için çaba sarfedip güzel arkadaşlıklar kurmak. Elbette bu oyun kavga ile alaklı olmasından dolayı sevmediğin karakterler de oluşuyor. Ama görüyorsun ki bir müddet sonra onlarla da arkdaş oluyorsun. İlk internet bağlantısı yaptığımızda hemen bir sohbet odasına bağlanıp arkadaşlarımızla konuşmamız yada yeni arkadaşlıklar kurmamız o kadar hayret ve şaşkınlık uyadırıcı bir konuyduysa ben bu olaya gerçekten bittim.Artık bütün internet cebimizde.
Aşkım bu sadece bir örnekti zaten daha ne programlar var. Yine bir program bağlantısı ile İstanbuldaki bütün ana yollarındaki trafik olaylarına bakıp yollunu daha önceden görebiliyorsun. Buna göre farklı yol seçeneklerini kullanabiliyorsun. Peki ya radyo da bir muzik dinliyorsun. Hemen bir program açıyorsun sana çalan parçanın her bilgisini ekrana getirmesine nedersin. Hatta abartıp video klipleri de var izle diyor. Tabii ki internet bağlantın olması gerekiyor. Bunların hepsi ücretsiz programlar. iPhone’a telefon diyerek de çok büyük haksızlık yaptığımı düşünüyorum. Bu konuda vodefone çok güzel bir reklam çekti. Aslında 3g teknolojisi için çekmiş olduğu bu reklam filmi tamamen iPhone içinde çekilebilinirdi. İşte aşağıda aşkım.
Neyse ben senin iPhone’u kullanmaya devam edeyim. Sen kendine bir tane daha alırsın.
Biz, Pressyado'yu çevremizde olup bitenleri, karşımıza çıkan haberleri, bizi etkileyen, şaşırtan, güldüren, düşündüren olayları birbirimizle paylaşmak için kullanıyoruz. pressyado ne ki?