Etiket bulutundan seçilmiş giri ‘araştırma’

sabah sabah evrim teorisi ve maymunlar

Bepanthol tarafından Temmuz 14, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım sabah erkenden kalktım haberleri okudum. Çok alakasız olacak ama bir çok haberde o kadar gözüme çarptı ki evrim teorileri bilmemne teorileri. Lise yıllarında aldığımız biyoloji derleri geldi aklıma. Yok mutasyonlar yok evrimleşmeler ve doğada seçicillik. Kafamda da hep yer etmiştir. Şimdi bir habere göre bazı şeyler anlatılmış benim de bilgilerime göre şöyle bir durum mevcut. 2005 yılında şempanze genomu sıralandı ve bilimadamları, genomu yüzde 96 oranında insan genomu ile aynı olan şempanzerlerin, insanların yaşayan en yakın akrabası olduğunu açıkladılar. Yani bir şekilde bizim maymunlardan geldiğimiz kanıtlanmış oldu. Aslında maymun demeyim işte şempanze. :) Peki neden onlar hala şempanze de biz insanız. Bu maymunlar neden insan olamamış? Buna bir kanıt elde etmişler midir acaba? İşte sabah sabah kafamı kurcalayan ve bir türlü cevabını bulamadığım konu da bu. Rüyamda şempanze mi gördüm ne maymun mu? Yok işte biliyorsun ki beni aşkım işte takıntılıyım.

orangutan şempanze

Sonra bir haber daha okudum. Şöyle anlatılıyor: “İki bilimadamı, genetik benzerlikleri paylaşan canlı türlerinin büyük bir grup oluşturduğuna dikkat çekerek, farklı türler arasındaki akrabalıkların ‘türe özgü ortak fiziksel özellikler’ temelinde yapılması gerektiğini savunmuşlar. Yani beyinlerinin iki yarısının asimetrik oluşu, ön kollarındaki kıkırdak oranı, azı dişlerinin mine ile kaplı kısımlarının düz oluşu ve omuzlardaki kemiklerin yapısının benzerliği insanın en yakın yaşayan akrabasının oragutan olduğuna ilişkin güçlü deliller oluşturmuş.” Daha da derin noktalara gelince aslında her maymun’un evrimleşmesinden insan olmadığını açıklamak istemişler. Keşke şempanzelerden gelmiş olsaydık. Onlar daha şirin çünkü orangutan’ın adından da bir meymenet yok. Sanki küfür ediliyormuş gibi hissediyorum. Ama aynı zamanda da aklıma şu söz geliyor: “Nereden geldiğini unutma, ataların sana hep yol gösterdi.” Hangi filmde duymuştum acaba? Maymunlar cehennemine dönüş mü yoksa? :P

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

eşref armağan ve gören parmakları

Bepanthol tarafından Nisan 22, 2009 tarihinde yazılmıştır.

6bAşkım işte buna ne diyorsun. Eşref Armağan ismini daha önceden duymuşmuydun acaba. Ben daha önce hiç duymamıştım ama dünya bu adamı konuşuyor. Bu kişi hiç güneşin doğuşunu batışını görmemiş biri. Balıkları çicekleri ve kelebekleri doğal hayatında görmemiş biri. Anne rahminde genetik bir mutasyon yüzünden gözleri olmadan dünyaya gelmiş. Peki görmeden biri resim yapabilir mi? ya ressam olabilir mi? Eşref Armağan ressam.

Eşref Armağan’ı araştırmak için dünya’nın her bir ucundan üniversitelerden profesörler gelmiş. Bazen oda gitmiş. Araştırmalar sonucunda beyindeki görme noktaları resim çizerken gören insanlardan çok daha aktif şekilde çalıştığını bulmuşlar. Resmedeceği cismi elleyerek dokunarak hissederek daha sonra kaleme alıyor yada parmaklarını boyaya sokup tuale değdirerek şekile sokuyor. Ve bilim adamları şu sonuca varıyorlar. Görme bir tek gözle değil başka duyu organlarıyla birlikte gerçekleşebilir. Eşref Armağan’ın bu yeteneği daha önceden yapılmış araştırmalara farklı bir boyut katarak teorilerin çokmesini sağlamış.

Eşref Armağan’ın hayat öyküsü:

imagesphp“Bundan 52 yıl önce İstanbul’da, Fatih’nin çok mütevazı mahallelerinden birinde, dünyaya gelir. Eşref, ne çocukken ne de yetişkin çağda hiçbir öğrenim görmedi. Kendi kendine yazmayı öğrendi. Eşref, bütün gün babasının dükkanında baca boruları keserek babasına yardım ederdi, boş zamanını da resim çizerek geçirirdi. 6 yaşındayken kalem ile kağıt üzerine çizmeyi, 18 yaşında ise önce parmakları ile kağıt üzerine, sonra da kartona yağlı boya ile resim yapmaya başladı. Yağlı boyadan akrilik boyaya ve tuale geçti. Elleri artık onun gözleri olmuştu. Görmemesine rağmen çizdiklerinin bu denli gerçeği yansıtması, resim yapmanın onda bir tutkuya dönüşmesini sağladı.

Bütün dahilerde olduğu gibi Eşref’teki bu zeka da olağanüstü birşey. Eğitim görmemiş olması ona, kendisi gibi ihtiyacı olan, bir şeyler yapma arzusunda olan birçok kişiye bu işin sırrını ya da kendi kendine öğrenme metodlarını aktarabilme imkanı vermiyor.

1994 senesinde senesinde Joan Eröncel isimli 30 sene evvel Türkiye’de evlenmiş Amerikalı bir hanım ile tanışır. Joan, onun eserlerinin mükemmelliği karşısında hayran olur ve ona yardım etmeye karar verir.”

Gerçekten de gören bir insanın resmetmesi zor olan perspektifleri ve gölgelemeleri başarıyla yapıyor. Ellerini kullanarak etrafındakilere hangi renk kutusu bu diye sorarak çok güzel çalışmalar yapabiliyor. Joan Eröncel sayesinde de çok büyük destek görmüş büyük ihtimalle. Onun için söylemiş olduğu yada bir şekilde sloganı ise “Lively Colors of a Dark World.” Neyse aşkım bak işin ilginç yanı videoda gizli. Dün ve bugün konuştuğumuz beyin ile alakalı konularımız doruk noktasına ulaşmış oluyor. Hayat öyküsüne baktığımızda ve videoyu izlediğinde bir insan istedikten sonra gerçekten de hedefine sahip olabilir. İşte izlediğim video aşkım.




“Mr. Armagan is an important figure in the history of picture-making, and in the history of knowledge. His work is remarkable. I was struck by the drawings he has made as much as by his work with paint. He has demonstrated for the first time that a blind person can develop on his or her own pictorial skills the equal of most depiction by the sighted. This has not happened before in the history of picture-making.”

John M. Kennedy, Professor
Perception/Cognition Psychology
University of Toronto at Scarborough

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)

CherryBlossomGirl’ün zor biri olduğu tasdiklendi!

Bepanthol tarafından Nisan 2, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Msndeki “Zor biri misiniz?” araştırmasına katılan CherryBlossomGirl aldığı sonuç acaba onun beklediği bir sonuç muydu?

nescafe_cldrmaSorulan sorulara büyük dikkat ve hünerle cevap verdi. Zaman daraldıkça biraz stress’e girsede sorulara tam zamanında cevap verdi. Araştırma analizini yapanların uzun süren tartışmalarından sonra sonuç açıklandı. İşte araştırma sonucu.

“Zor, çok zor… Yani sizi anlamak ve çerçevesini düşüne taşına çizdiğiniz dünyanızdan bakmak çok zor. İtiraf edelim ki, biraz sertsiniz. Haklı sebepleriniz var… Ödün vermemeye, oyuna gelmemeye çalışıyorsunuz. Ama bu sırada biraz fazla katılaşıyor olmayasınız? Hayatınızın her anını kontrol altında tutma isteğiniz anlayışla karşılanabilir. Ama aşırı endişeli biri haline geldiyseniz, bir daha düşünün… Biraz rahat bırakın canım. Kontrol kontrol nereye kadar? Kendinize saçmalama özgürlüğü de tanıyın, arada ipleri bırakın, akıntıya karışın. Canınız çekince, yeniden dizginleri elinize alırsınız. “

Her zaman ki sakinliğini bozmadan araştırma sonucunu değerlendiren CherryBlossomGirl şöyle konuştu: “Sorular beklediğimden daha zor ve karışıktı. Bazen ne cevap vereceğimi bilemedim. Olsun yine de böyle bir araştırma içerisinde bulunmak benim için faydalı oldu. Ama sonucun böyle olacağını biliyordum.” dedi.

Bakalım bundan sonra ki araştırmalara katılacak mı? CherryBlossomGirl…

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 4.5/5 (2 votes cast)
pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...