Etiket bulutundan seçilmiş giri ‘aşk’

sevgililer gününe az kaldı…

CherryBlossomGirl tarafından Şubat 5, 2010 tarihinde yazılmıştır.

sevgililer günüAşkım sevgililer gününe 9 gün kala bir baktım friendfeed’de tüm çiftler fotoğraflarını koyuyorlar, biraz daha inceleyince bir yarışma olduğunu farkettim: Akka Hotels, friendfeed üzerinden bir kampanya yapmış,en güzel sevgililer günü tasviri yapan çift kazanıyor.

Düşündüm de, bizim sevgililer günümüz değil, sevgililer dönemimiz var seninle, herşeyden önce Aralık 13′te başladı ilişkimiz, ve biz seninle her ay 13′ünde kutladık birbirimizi, bazı insanlar saçma buldu, abartı buldu ama bizim gerçekten içimizden geldi. Daha sonra Ocak ayında yılbaşı var ve akabinde senin doğumgünün var, 5 Ocak’ta seni kutlarken gene aşkımızı kutluyoruz aslında. Evet, sırada 14 Şubat var, geçen sene seninle ilk sevgililer günümüzü romantik bir şekilde kutlamıştık, Haydarpaşa Tren istasyonundaki partiye katılmıştık güzel bir yemekten sonra:)

Sonra? Sonra doğumgünüm var, hemen 18 Şubat’ta! 14 şubat bitti derken, hemen gene bir kutlama! Geçen sene 30 yaşında olduğum için en sevdiğim arkadaşlarımı çağırdığım kocaman bir parti verirken aşkım gene yanımdaydın ve beni güzel sözlerin ve hediyelerinle çok mutlu etmiştin.

Sonra? İşte işin en komik kısmı burada! Aralık ayı, yıl dönümümüz, Ocak ayı doğumgünün, Şubat ayı sevgililer günü ve doğum günüm, ve sonra bir sonraki Aralık’a kadar kutlama mutlama yok! Oh beeee!! Şey, ay pardon çok üzücü:)))

Şaka maka seninle hep bunun esprisini yapıyoruz, aralık-şubat madden göçüp sonra rahatlıyoruz diye, ama biz her ay, hatta her an kutluyoruz aşkımızı seninle çünkü çok seviyoruz birbirimizi ve en önemli özelliğimiz de bunu ifade etmekten hiç sıkılmamamız!

Deliye her gün bayram, İgal&Melis’e her gün sevgililer günü!!! :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 4.5/5 (2 votes cast)

mutlu mutlu seneler 2010 hoşgeldin!

Bepanthol tarafından Aralık 30, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım, gerçektende dediğin gibi çok güzel mutlu bir sene geçirdik. Ama bu mutluluğa o kadar kolay erişemedik. Biliyorum ki birlikte daha iyi daha güzel senelerde de birlikte olacağız. Her senemiz inan ki bir öncekinden daha güzel olacak. Her geçen sene ben senin yanında sen benim yanımda birbirimiz daha çok severek geçireceğiz. Hep aklımızda güzel şeyler var ve bu güzellikler bizi çekiyor. İlla sıkıntılarımız olacak dertlerimiz olacak ve yeri geldimi belki ağlayacak derecede üzüleceğiz fakat aşacağız herşeyi. Ben senden destek sen de benden destek alarak iyi şeyler yaşayacağız.

mutlu yıllar 2010

2010 yılında herşey ikimizin için daha iyi olsun. Mutluluk ve sağlık hep yanımızda olsun. Ailelerimiz hem sağlık hem mutluluk açısından bugünkünden daha iyi olur. Eminim ki bizim mutluluğumuzla onlar da çok daha mutlu olacaktır. 2009′a seninle birlikte girmiştim ve 2010′a yine senle gireceğim. Dediğin gibi işte tam 1 sene seninle devirmiş olacağım. Hatırlarsın aşkım o zamanlar birbirimizi pek iyi tanımıyorduk fakat şimdi her hareketimizden her mimiğimizden anlam çıkartabiliyoruz. Bence bu sene yılbaşımız çok daha güzel geçecek. Biraz yabancıydık biraz ama sevgimiz yeni yeni alevleniyordu ve şimdi volkan gibiyiz. :) Mutlu seneler aşkım kalbimizle ve düşüncemizle birlikte 2010 olleeyyyy… :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 3.5/5 (2 votes cast)

güzel bir yıldı 2009

CherryBlossomGirl tarafından Aralık 30, 2009 tarihinde yazılmıştır.

2009

Aşkım benim, seninle 2008 biterken tanıştık ve sevdik birbirimizi.  Birinci yılımızı geçenlerde kutladık ama aslında 2009′un bitmesi de bizim için birinci yılımızın dönümü gibi geliyor bana aynı zamanda. Birlikte koca bir seneyi devirdik çünkü öyle bakarsan, 2009′un gelişine de gidişine de birlikte şahit olduk.

Bu yıl benim için gerçekten de güzel bir yıldı. Herşeyden önce seni tanımak, hayatımı rengarenk doldurman… Daha sonra ailevi bazı krizler yaşamak ve sonucunda artık birşeyler yapmam gerektiğine karar vererek psikolojik destek almam ve gerçekten de bunun işe yaraması… İşle ilgili de bir çok deneme/yanılma, gel/git sonrası en çok istediğim işe kavuşmam. Ve okul, bir türlü okumaya doyamamanın sonunda okula tekrar yazılmam. Bütün bunlar aslında kolay olmadı elbette, seninle de zor günler yaşadık, ailevi krizleri de zor atlattım, iş anlamındaki sıkıntıları da zorlanarak yaşadım, okul ve iş de şu anda gerçekten zor gidiyor. Ama gene de uzaktan şöyle değerlendirmek için baktığımda, bu senenin bana gerçekten de iyi geldiğini görüyorum. Şükürler olsun.

Şimdi önümüzde yepyeni bir yıl var. İkimiz de istediğimiz işte çalışıyoruz. Baban inşallah iyileşecek ve çok daha iyi olacak. Gezicez, tozucaz, oturucaz, kalkıcaz, inicez, çıkıcaz, ağlicaz, gülücez, şaşırıcaz, sevinicez vs vs vs… Ama en önemlisi yanyana olacağımızı bilmemiz galiba. Bu da bana güç veriyor.

Yeni yıl bu yıldan da iyi gelsin bize, herşey gönlümüzce olsun, herşeyden önce sağlık olsun, sonra huzur olsun, sonra başarı, mutluluk, aşk, heyecan, kahkaha olsun… Yeni yılımız kutlu olsun aşkım!

2010

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)

hareketlerin

Bepanthol tarafından Aralık 28, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Bugün ne dikkat ettim aşkım biliyor musun? Evet. Tabii bilmezsin ki söylemedim sana. Belki söylemişte olabilirim. Üzerinde durmadıysak unutulmuşta olabiliriz biraz. Seni dışardan izlemeyi çok sevdiğime dikkat ettim. Hareketlerinin sempatikliğine dikkat ettim. Etrafta o kadar çok insan varken sen etrafından ışıklar çıkan dikkatimin tek noktası oluyorsun. Hareketinden yürüyüş tarzına kadar seni görmesem bile geçsen de oradan o sensin işte.

Kahve makinesinin orada duruyordun. Tamam şimdi hatırladım kola alacaktın. Böyle bir düşündün. Bana kola alacaktın yani birlikte içicektik fakat o sırada sen başka birşey düşündün. Böyle hafif eğildin. Elini ağzına götürdün ha işte tam o sırada düşündün. İlk önce aldın kolayı. Sonra biraz daha durdun. Ben işte düşündüğümde yanılmamışım. Kendine birşey alacakmışsın. Ve aldın. Suratına baktım. Küçük bir çocuk gibi mutlu mutlu aldın brownie’yi. Normal zamanda da bazen böyle oluyor. Takip falan ediyorum seni çaktırmadan hareketlerine dikkat ediyorum. Herşeyini sevdiğim gibi hareketlerini de çok çok seviyormuşum. En şekerlisinden en tatlısından en sevimlisinden bir minik bir sevgilisin benim aşkım aşkım.

kalp

Aşkım bir de buna ek olarak kötü bir duygu yaşıyorum. Sana bakıyorum ya seni hiç tanımıyormuşum diye düşünüyorum. Acaba yabancı biri olsam yine sana öyle aşkla bakar mıydım diye. Bir an işte kendimle oyun oynuyorum sanki tanımıyorum seni. Fakat baktığım ilk saniyede sana yine aşık oluyorum. Öyle işte utan oldum ben şimdi. Keşke kızaran smilie falan olsaymış. Seni kocaman kocaman seviyorum. Benim minik aşkım.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)

lodos günü dalgaların kalbi bize güldü

Bepanthol tarafından Aralık 28, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Yaaa aşkım işte o an. Şimdi bir an gelir ve onu kafanda bir yerde unutamazsın. Anlatmaya çalışırsın fakat anlatamazsın. Hani derler yaa oo anlatılmaz yaşanır. Gerçekten öyle biraz geyik gibi kullanılır o söz. Bazen kötü anlam katılır. Anlatılamayan anlar aslında değişik paylaşımlardır. Keşke paylaşabilseydim dersin. Paylaşmaya çalışırsın ama o sana verdiği etkiyi de kolay kolay yansıtamazsın. Aaa bak gördün mü aşkım derim ama sen o an farklı bir yere bakarsın ve göremezsin. Bazen sen birşey görürsün aşkım bak dersin. Ama hiç bir zaman o an o an olamaz. Ne kadar yan yana olsakta o anı yaşasakta birbirimizin anı her zaman farklı olur. Bu sadece bir genelleme olduğunu varsaysakta farkındaysan çok ilginç bir şekilde aynı şeyleri düşünüp aynı şeylere odaklanabiliyoruz. Bu pek sık olmuyor fakat olunca o kadar güzel oluyor ki. Çok değişik böyle paylaşımlarda bulunmak ve sanki de heyecan kazandıran birşey gibi.

Geçen hafta pazar günü her zaman ki gibi ve ne mutlu bana ki seninle güzel bir kahvaltı yaptık. Mutlu bir pazarımıza başladık. Sonra ufaktan biraz kavga ettik ki uzun süren bir kavga değildi. En sonunda biraz yürüyüş yaptık. Sonra geçti herşey güzel oldu. Çünkü ben seni birkaç makaron ile kandırdım. :) Yani kandırmak değilde biraz şey gönlünü aldım. Havada aşırı bir sıcaktı lodos olduğu için. Bir anda aklıma lodos varsa çok güzel dalgalar vardır geldi. Ne iyi etmişiz sahile yürüdük. Köşedeki marketten birer tane bira aldık. Yaz günlerini hatırladık. Bir tatlı ve ondan sonra bira çok komik oldu. Fakat ne olursa olsun yedik bir güzel. İçtik üzerine iyice rahatladık.

aşk el ele

Sahile vardığımızda karşımıza çıkan manzara yaz ile alakası yoktu. O esinti ve dalgalar düşünülemez bir görütü yaratmıştı arkadan güneşin bulutların arasından sızmasıyla birlikte. Peki o havada uçuşan su tanelerinin havada uçuşu ve yosun kokularıyla çiğerlerimizi açması. Gerçekten ne kadar anlatmaya çalışsamda o hissi yaşatamam diye düşünüyorum. Bol bol fotoğraf çektik. Dalgalar sahildeki duvarlara vurdukça çıkardıkları senfonik sesle dans ediyor gibiydi. Evet çok etkinlendim. İkimizde hayranlıkla böyle kalakaldık izledik. Fotoğraflar çektik. İşte asıl mesele o an. Fotoğraftaki o an. İlk başta o kadar anlattığım şey bir fotoğraf ile alakalıydı. Seninle paylaşabileceğim en güzel anın görüntüsü.

dalgaların kalbi

Son olarak birşeyler daha eklemek gerekirse eğer orasının sanki bize ait bir yer olduğunu ikimizinde hissetmesi beni çok mutlu etti. 18 Mart sahilde çok güzel anılarımız oldu işsiz zamanlarımızı güzel birşekilde geçirmemizi sağladı. Bu anılar Caddebostan Migros sahile kadar devam etse de yerimiz orasıydı. Senle o yeri güzel anılarla paylaşmak bana çok büyük mutluluk veriyor.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)

bir yıldır seni seviyorum

CherryBlossomGirl tarafından Aralık 16, 2009 tarihinde yazılmıştır.

anniver

Küsmüştüm aslında, birilerine, birşeylere. Suratım asıktı aslına bakarsan, mesela o gecenin gününde beni görseydin… Yorgundum, bıkkındım aslen…

Ama o gece, eğlenmek istemiştim, gülmek, zıplamak, hoplamak, unutmak, mutlu olmak. Yüzümü güldürdüm, enerjimi kazandım, hoplarken, zıplarken…

…..

Sonra sen geldin, birşeyler söyledin. Saf ve iyi birşeyler vardı o bakışlarda, değişikti, güven veriyordu – ama kimlere güvenmedim ki hah diyen iç sesimi bastıramıyordum ve umursamıyordum. Ama umursuyordum. Ama umursamamaya çalışıyordum, umursamamaya oynuyordum. Umursuyordum. Sıcak birşeyler akıyordu çünkü, değişikti, gerçekti. Gerçeklik hissiydi.

Uzak durmaya çalıştım, sen yılmadın. Görmemeye çalıştım, gözüme soktun varlığını. Kızmak istedim, güzel kalbini gözüme soktun, gerçekliğini, saflığını, sabrını, sevgini gözüme gözüme soktun, beni ters köşelere yatırdın, şaşırttın, korkuttun, çünkü sen gerçektin ve vardın ve ben yoktum ama sen vardın, sen oradaydın, sen buradayım dedin, gerekiyorsa beklerim dedin, elimi tuttun hep, hiç bırakmadın, ben çekmeye çalıştığımda öyle sıkı tuttun ki her seferinde, öyle sıkı tuttun ki…

Ben de, eeh dedim, madem öyle…. Sevdim, bağıra çağıra, avaz avaz, rahat rahat sevdim seni ve seviyorum… Sen hayatımda gördüğüm en gerçek şeysin. Bir yıldır kalbimi hayatımı aklımı uykumu rüyamı elimi kolumu canımı dolduruyorsun, iyi ki varsın, seni çok seviyorum, gerçeğim, ışığım.

Nice seneler bize…

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)

bu kalpler nasıl uçuştu

Bepanthol tarafından Aralık 6, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Bundan tam bir sene önce bir bayram günüydü. Kurban bayramıydı evet. Bir güzel tatildi. O zamanlar Emlakjet’te çalışıyordum. Ve gerçekten yoğundu işler. Kafamızı kaldıramıyorduk. Bundan dolayı bu tatil çok güzel olacaktı. Biraz stres atıp kafamı dağıtabilecektim. Ama öyle birşeyler olduki hayatımda hiç tahmin edemezdim. Bir anda etrafta kalpler uçuştu ve kafamın etrafında yıldızlar dönmeye başladı sanki kafama bir çekiçle vurmuşlar gibi oldu. Evet o seni ilk gördüğüm andı aşkım. Kafama her saniye çekiç vurulurmuş gibi hissettim ama acımadı çok güzel bir histi. Daha sonra kafamdaki o çekiç darbeleri kalbime doğru indi. Zaten o sırada etrafa kalp şekilleri fırlatıp uçurtuyordu. Ve kalbim çok hızlı çalışmaya başladığını hissettim. Artık o çekiç gitmiş yerine kalp darbelerini almıştı. heart_with_stars-1834Sanki kalbim normal atıyor zaman çok hızlanmıştı. Kalbim sanki zamana yetişmeye çalışıyor gibiydi. Çünkü seninle tanışmam gerekiyordu. Zaman geçtikçe de seninle konuşabilme fırsatım azalıyordu. Bir şekilde herşey karma karışık oldu. Dünya küçülmüş ve sadece iki kişilik olmuştu. Bu arada etrafta yıldızlar şokumun geçmesi ve ilk anların uzaklaşmasıyla yok oldu. Ama geriye kalpler kaldı. Her yerde kalpler uçuşuyordu. Hatta o pril ve mandalla yaptığımız balonlar varya çocuken peşinden koştuğumuz işte onun kalp şekilinde olanlarıydı. Nasıl bilebilirdik ki hala o kalpler bugünde uçabileceğini etrafta. İlk seni gördüğüm günden bugüne kadar o kalpler ne olursa olsun hep uçuştu seni ne zaman görsem. Herhalde aşk bu demek olsa gerek. Kader de bu olsa gerek ki seninle birlikte hayatım çok güzel oldu. Hayatıma güzellik katan bir neşe ve sevinç oldun.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

gez gez sürprizim ağva

Bepanthol tarafından Kasım 29, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım tam işe başlamıştım ki işte bu tatile denk geldik. Aslında iyi de oldu. Alıştıra alıştıra yoğunluğa girmek daha iyi olacak. Şimdiden çok çok memnunum aslında. Yapılması gereken işleri ve neler yapacağımızı yavaş yavaş kavrıyorum. Yakında çok daha hakim olacağıma inanıyorum. Doğal olarak birlikte çalıştığım kişileri yeni tanımaya başlıyorum. Hatta ilk günler isimler konusunda o kadar çok zorluk çekmiştim ki. Ama artık aklımda isimler. Tatilimiz bitince inşallah umduğum ve olmasını istediğim bir kaç şey de olur. Bunun için gerçekten epey bir dua ediyorum içimden fakat sana belli etmiyorum. :) Evet yine okuyup bunu buradan öğreneceksin. Heheh. :P

ağva günü birlik tatilimiz

Neyse işte tatilimizdeyiz ve ne yapsak ne etsek bilemediğimiz bir durumdaydık. Ben de dayanamadım en sonunda senin de daha önceden görmediğin, bilipte gitmediğin bir yere götürmek istedim seni. Aslında çok emin olamıyordum. Hani bir iki kere plan yapmıştık Ağva’ya gitmeyi fakat gidememiştik. Orada biraz muhabbeti geçmişti. Sonuçta üzerinden epey bir zaman geçti unutmuş olabilirim. Neyse ki yolda sen de bunu onayladın benim içim gerçekten çok rahatladı.

ağva günü birlik tatilimiz

Aslında nasıl oldu? Bu fikir babamın doğum gününü kutladığımızda aklıma geldi. Hatırlarsan ki biraz annem ile ufak bir tartışmam olmuştu. Orada ağzımdan kaçırdım. Tatile gideceğiz. Yok bu olacak dedim. O sırada sen içerdeydin. Bir anda evet evet dedim. Şileye gitmeliyiz. Ağvaya gitmeliyiz. Diyerek kendi kendime içime benliğime yerleştirdim. Vee sabah oldu aldım seni bindirdim arabaya sürpriz diyerek yola çıktık. Aslında tabelalar yüzünden pek bir sürprizi kalmamış oldu. Şile tabelası yok ağva tabelası derken sen lalal lalaa moduna girdin bile. :) Ne kadar da şımarık oldun bir anda. Çok sevindim. Bu arada Pırlanti Turizm’in hostesliğini yapmaya başladın. Uzun bir yolculuktu bu su ihtiyacı ve çıt çıt atıştırma ihtiyacını illa ki biri karşılaması gerekirdi. :) Ice Tea’leri buskivileri atıştıra atıştıra yolumuza devam ettik.

ağva günü birlik tatilimiz

Şile’den sonra Ağva yolu ikiye ayrılıyor. Biri sahil yolu biri dağ yolu. Biri daha düz ve manzarası pek bilindik olan. Diğeri yolu virajlı zor ve yorucu fakat manzarası bir o kadar hoş güzel insanı kendinden alacak olan. Ben biliyorum ki sen ağaçları o yere düşen sararmış yaprakları çok seversin. Hatta ağaçlardan gökyüzünün görünmesini bile istemezsin. İşte bu yüzden dağ yolunu tercih ettim. Bu da sana asıl sürpriz olmuş oldu. Bu sefer eğlencen iki katına çıktı ve benim daha çok hoşuma gitti.  Hehe aklıma bu arada Hugo geldi. :) Hugo oyununda da sunucu sorardı. Dağ yolu mu yoksa başka bir yol mu diye. Neyse aşkım sen bol bol fotoğraf çektin. Bir kaçını ben buraya koyacağım zaten ama henüz bakmadım fotoğraflara. Doğa manzarası yollardan ilerlerken bir de o ufak köylerden geçmek ve köy kahvelerinde oturan insanları görmek değişikti. Yine İstanbuldaydık ama burası farklı bir İstanbuldu.

ağva günü birlik tatilimiz

En sonunda Ağvaya vardık. Ağvaya vardığımızda minik gözlerinde şaşkınlık çok güzeldi. Deniz fenerine doğru bir yürüyüş yaptık. Kumsal ve denizin bir araya geldiği noktadaki manzaraya bir süre baktık fotoğraflar çektik. Havada Kasım ayına göre çok güzel bir havaydı. Ne kadar şanslıyız değil mi? Aslında oradaki esnaf çok daha şanslı. Ne bileyim düşünsene hava kötü olsaydı oraya insanlar akın etmezdi. Heryer doluydu tıklım tıklım. Deniz fenerinin orada bile insan trafiği vardı. Oradaki temiz havaya dikkat ettin mi aşkım? Aslında çok farklı bir hava karışımı vardı. Hem Ağva deresinin tatlı suyu hem deniz suyunun iyotu yeşiliklerin kokusu o kayaların tozu balıkçıların kokus hepsi karışmış enfes bir parfüm olmuştu. Buna bir de odun sobalarının kokusu ve ızgara balıkların kokusun gelince bizim karnımız epey bir açıktı. Buraya bir daha ne zaman geleceğiz dedik ki bir bakmışız rakı balık yapıyoruz. Ama saatlerce insan birşey yer mi bir masayı işgal eder mi? Bu kadar keyif aldığımı yemek yerken hiç hatırlamıyorum.

ağva günü birlik tatilimiz

Bir bakmışız hava kararmış. Nasıl da dalmışız. Derenin kenarında yenilen yemek hiç ağırlık yapmıyormuş meğersek. Zaman su gibi akıp geçti dereyi izleyip martılara ekmek atarken. Bir de çok güzel sohbet ettik aşkım. Hemen kalktık ve yolculuk için atıştırmalar aldık. :) Yedikçe yiyor insan o temiz havadan sonra iştah açıcıydı gerçekten. Dönüş yolunda sahilden dönmek isterken sanıyorum ki yolu karıştırdım fakat ne oldun yine yavaş yavaş ilerledik. Birkaç Jandarma çevirmesi atlatıysak allahtan bizi almadılar yolun kenarına iki duble rakı’dan kimbilir kaç promil çıkardı. Bu arada yine hosteslik görevine geldin ve çıt çıt atıştırmalardan sundun bana bir güzel yine yedik. Karanlıkta yolculuk yapmak aslında gündüz yolculuk yapmaktan daha kolay olduğunu anladım. Fakat dönüş yolu bir türlü aslında bitmedi. Gitmesi sanki daha uzun sürmüştü ama dönüş sanki böyle bitmek bilmiyordu. Belki de hani etrafı izlemek gibi bir durum kalmamıştı ortada zifiri karanlık olmasından dolayı.

Nihayet düzlüğe varmıştık. Ve aklıma bir anda fikir geldi. Buraya kadar gelmişiz ve hep teğet geçtiğin Şile’ye de uğrayabileceğimizi düşündüm. İyi ki söylemişsin aşkım hani oraya da uğramak çok zor birşey değildi. Fakat İstanbul’dan farklı bir ilçe merkezi görmek ve farklılığını hissetmek ne kadar ilginçti. Belki tam olarak kışlık bir yer olmasada evlerde ışıklar vardı. Sokaklar çok tenhaydı. Hani terk edilmiş gibi fakat aynı zamanda bazı yerler kalabalıktı. Sahiline indik bir güzel turladık dalga kıranda ve yolumuza devam ettik.

Çok neşeli ve güzel bir gün daha geçirmiş olduk. Unuttuğum bazı şeyleri burada tamamlamak istiyorum. Anneannene sen yine nazar boncuklu hediye aldın. Işık Üniversitesinin kampüsü çok uzaktaymış fakat güzelmiş. Penceremiz açıkken yolculuk sırasında yaprak girdi içeri hatıra olarak sen aldın. Çok fotoğraf çektin. Taş devrinden kaldığını düşündüğümüz değişik bir kuş gördük. Hymmm. En yakın tatilde yine güzel bir gezi yapmamız dileğimle seni çok seviyorum aşkım.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

11 ay nasıl geçti?

CherryBlossomGirl tarafından Kasım 13, 2009 tarihinde yazılmıştır.

love-heart

Aşkım aslında seninle tanışmamız Aralık’ın başına denk geliyor ama elele tutuşup sevgili oluşumuz 13′ün denk geldiğinden ben bugünü sayıyorum. Sen hep diyorsun aslında daha önce başladı da sen nazlandın diye:)

Birkaç gün önce akşam Asmalımescitte seninle yemek yedik ve aslında kutladık 11. ayımızı ama gün olarak da buradan kutlamak istedim ben.

11 ay nasıl da geçiverdi, sanki hep vardın zaten, ama bir o kadar da sanki üç gün oldu. Hayatımı bir anda doldurdun güler yüzün, sevgini koşulsuz sunuşun, olumlu yaklaşımların, saflığın ve tatlılığınla…

Seni çok seviyorum ve hep yanındayım. Nice 11 aylara aşkım!!

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)

organik ürünler

Bepanthol tarafından Kasım 10, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım iyi günler tatlı günler. Bugün senle ne güzel karşılaştık. :) Tamam bu bir tesadüf değildi ama çok hoşuma gitti. Çünkü bugün seni göremeyebilirdim. Anahatarımı ve ehliyetimi sende unutma bahanesini kullanarak seni daha çok görebileceğimi düşünerek artık anahtarımı ve diğer eşyalarımı senin çanta koymayı planlıyorum. :)  

organik ürünlerBabamın organik ürün satın alma isteği ve uzun zamandır bu ürünlere sevdasından dolayı feneryolundaki sabit pazara çok gider oldu. Çok sevindim işte seni görünce bir renk oldu. Sana küçük süpriz hediyeler verdim. Lütfen onları yediğinde buradan bana yedim diye bilgi ver. Ne zaman yedin kaçta yedin. Yerken ne düşündün. Tamam abarttım aşkım. Sen ne istersen onu yap. Bak nasıl biliyorum abarttığımı. Bugün beni de taktı koluna götürdü. Aslında biraz yorgun ve halsız hissetmesinden dolayı yardımcı olmamı istedi. Normalde istemez o tek başına yapmayı çok seviyor bu alışverişi. İşte bazen de kızar yardım etmiyorsun diye. Neyse babamdır işte. Belki ben de baba olunca ona benzeyeceğim. Kim bilebilir ki. :) Hem böyle ihtiyacım yok hem de bazen yardımcı olması lazım nede olsa oğlum düşüncesinde. Doğal olarak yardım edeceğim ona.

Babam feneryolundaki o sabit pazara o kadar çok takılmış ki herkes tanıyor onu. Fakat iki tane dükkandan alışveriş yapıyor. İkisi de organik ürünler satıyor. Bugünlerde çıkan hormonları ve genetiği ile oynanmış ürünler sayesinde orası belki çok iyi patlama yaşayabilir. Haftada bir o kadar çok alışveriş yapıyor ki gerçekten esnafın yüzü gülüyor. Ama sen de tanık oldun oradaki kadın ne kadar sevecen ve ev kadını gözüyle yardım ediyor. Bir şekilde de ticareti kıvırmaya çalışıyor. Sen diğer dükkandaki adam ile konuşma fırsatı bulmadın. O adam gerçekten deneyimli ve bilgili. Bir markanın temsilciliğini almış. Ayrıca yurtdışından özel ürünler getiriyor. En ilginç ürün Himalaya Kaya tuzu. Acayip özellikler barındırıyormuş. Sıcak suya azıcık tuz atıp karıştırıp ve daha sonra içince vücudun gereksinimi olan bütün mineralleri kazandırıyormuş. Daha farklı şeyler mevcut. Neyse oradaki alışverişimizi bitirince torbaları taşıdığımda oradaki esnaf abi gel bizden de alışveriş yap bizimkiler de organik falan dedi. Tamam tamam bir sonrakine sizdeyim. Domatesin kilosu kaç? Tamam senden de alacağım falan dedim. Kendimi muhtar gibi falan sandım garipti.

Asıl benim üzüldüğüm konu şu. Yani paylaşmak istediğim. Bugüne kadar yediğimiz meyveler ve sebzeler ne kadar doğal yöntemler ile üretilmese aslında doğal bir durum oluştu. Bu satılan ürünler hormonlu olsada garipsenmeden tüketilmee başlandı. Ah ne güzel kışın çilek ve erik yiyebiliyoruz dedik. Yazın da kış meyveleri ve sebzeleri yiyebiliyoruz dedik. Halbuki hiçbirini gerçek tatlarını ve damak keyfini almadan yedik. Şimdi doğal ürünleri alabilmek için yer arıyoruz. Özümüze geri dönmek için daha fazla emek sarfetmek zorunda kalıyoruz. Doğal ürün aldığımıza inanmak için sertifaka görmemiz gerekiyor.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...