sevgililer gününe az kaldı…
CherryBlossomGirl tarafından Şubat 5, 2010 tarihinde yazılmıştır.
Aşkım sevgililer gününe 9 gün kala bir baktım friendfeed’de tüm çiftler fotoğraflarını koyuyorlar, biraz daha inceleyince bir yarışma olduğunu farkettim: Akka Hotels, friendfeed üzerinden bir kampanya yapmış,en güzel sevgililer günü tasviri yapan çift kazanıyor.
Düşündüm de, bizim sevgililer günümüz değil, sevgililer dönemimiz var seninle, herşeyden önce Aralık 13′te başladı ilişkimiz, ve biz seninle her ay 13′ünde kutladık birbirimizi, bazı insanlar saçma buldu, abartı buldu ama bizim gerçekten içimizden geldi. Daha sonra Ocak ayında yılbaşı var ve akabinde senin doğumgünün var, 5 Ocak’ta seni kutlarken gene aşkımızı kutluyoruz aslında. Evet, sırada 14 Şubat var, geçen sene seninle ilk sevgililer günümüzü romantik bir şekilde kutlamıştık, Haydarpaşa Tren istasyonundaki partiye katılmıştık güzel bir yemekten sonra:)
Sonra? Sonra doğumgünüm var, hemen 18 Şubat’ta! 14 şubat bitti derken, hemen gene bir kutlama! Geçen sene 30 yaşında olduğum için en sevdiğim arkadaşlarımı çağırdığım kocaman bir parti verirken aşkım gene yanımdaydın ve beni güzel sözlerin ve hediyelerinle çok mutlu etmiştin.
Sonra? İşte işin en komik kısmı burada! Aralık ayı, yıl dönümümüz, Ocak ayı doğumgünün, Şubat ayı sevgililer günü ve doğum günüm, ve sonra bir sonraki Aralık’a kadar kutlama mutlama yok! Oh beeee!! Şey, ay pardon çok üzücü:)))
Şaka maka seninle hep bunun esprisini yapıyoruz, aralık-şubat madden göçüp sonra rahatlıyoruz diye, ama biz her ay, hatta her an kutluyoruz aşkımızı seninle çünkü çok seviyoruz birbirimizi ve en önemli özelliğimiz de bunu ifade etmekten hiç sıkılmamamız!
Deliye her gün bayram, İgal&Melis’e her gün sevgililer günü!!!







Sanki kalbim normal atıyor zaman çok hızlanmıştı. Kalbim sanki zamana yetişmeye çalışıyor gibiydi. Çünkü seninle tanışmam gerekiyordu. Zaman geçtikçe de seninle konuşabilme fırsatım azalıyordu. Bir şekilde herşey karma karışık oldu. Dünya küçülmüş ve sadece iki kişilik olmuştu. Bu arada etrafta yıldızlar şokumun geçmesi ve ilk anların uzaklaşmasıyla yok oldu. Ama geriye kalpler kaldı. Her yerde kalpler uçuşuyordu. Hatta o pril ve mandalla yaptığımız balonlar varya çocuken peşinden koştuğumuz işte onun kalp şekilinde olanlarıydı. Nasıl bilebilirdik ki hala o kalpler bugünde uçabileceğini etrafta. İlk seni gördüğüm günden bugüne kadar o kalpler ne olursa olsun hep uçuştu seni ne zaman görsem. Herhalde aşk bu demek olsa gerek. Kader de bu olsa gerek ki seninle birlikte hayatım çok güzel oldu. Hayatıma güzellik katan bir neşe ve sevinç oldun.





Babamın organik ürün satın alma isteği ve uzun zamandır bu ürünlere sevdasından dolayı feneryolundaki sabit pazara çok gider oldu. Çok sevindim işte seni görünce bir renk oldu. Sana küçük süpriz hediyeler verdim. Lütfen onları yediğinde buradan bana yedim diye bilgi ver. Ne zaman yedin kaçta yedin. Yerken ne düşündün. Tamam abarttım aşkım. Sen ne istersen onu yap. Bak nasıl biliyorum abarttığımı. Bugün beni de taktı koluna götürdü. Aslında biraz yorgun ve halsız hissetmesinden dolayı yardımcı olmamı istedi. Normalde istemez o tek başına yapmayı çok seviyor bu alışverişi. İşte bazen de kızar yardım etmiyorsun diye. Neyse babamdır işte. Belki ben de baba olunca ona benzeyeceğim. Kim bilebilir ki.