sürreal reklam çalışması ve salvador dali
Bepanthol tarafından Nisan 29, 2009 tarihinde yazılmıştır.
Hotmail hesabıma uzun zamandır girmiyordum. Bir sürü saçma sapan e-postalar gelmiş. Teker teker temizleyeyim dedim. Kurcalarken HSBC’den gelen ekstreler falan onları yanlışlıkla silmişim. Hemen çöp kutusundan geri alayım derken bir e-posta çöp kutusunda duruyor. Onu da aldım çıkartım. Reklam tasarımları ile alakalı bir e-postaymış. Açtım baktım. Kimbilir ne zaman reklam tasarımı ile alakalı bu web siteye üye olmuşum. E-posta içeriğine baktığımda içinde çok güzel bir reklam çalışması var. Adamlar oturmuşlar bir eser meydana getirmişler resmen bir yatırım şirketi için. Bu tasarımı düşündükçe ya bu Salvador Dali’nin çalışmaları aklıma geldi. Tamamen sürreal bir çalışmaydı bu. Elbette dünyadaki tek sürreal ressam Salvador Dali değil fakat belkide daha önceden buna benzer bir çalışmasını görmüş olabileceğim diye düşündüm. Araştırmaya başladım. Ve aşağıdaki sonucu elde ettim aşkım. Sol tarafta reklam çalışması sağda ise ressam çalışması.

Bir reklam çalışması tamamen bir ressamın eserinden esinlenerek yapılmış fakat aynı duyguyu veremiyor çünkü Salvador Dali politik görüşlerden uzak kalmayı tercih eden bir insan fakat reklam çalışmasında tamamen politik iğnemeler var. Salvador Dali’nin sağdaki çalışmasının adı “Temptation of Saint Anthony”. Sol taraftaki reklam çalışmasının adını bilmiyorum ama surreal investment olabilirmiş.
Senin böyle insan benzetme olayına bende farklı bir boyut kattım aşkım.
Nereden nasıl çağrışım yapmış valla sanki bir bilinç altı.
Salvador Dali’nin çok kısa biyografisi:
“1904 Salvador Felipe Jacinto Dali i Domenech 11 Mayıs’da Katalonya’da Figueras isimli küçük bir kasabada dünyaya geldi. 1916 Pichot Ailesi ile yaz tatiline gider ve modern resim sanatıyla ilk tanışması gerçekleşti. 1919 15 yaşında Figueras Belediye Tiyatrosun’da ilk kamusal sergisine katıldı. 1921 Annesi öldü. 1922 Madrid Güzel Sanatlar Akademisi’ne kabul edildi. 1923 İtatsizlik yüzünden bir yıllığına okuldan uzaklaştırıldı. 1925 Barselona’da Galeri Dalmau’da ilk kişisel sergisini açtı. 1926 Paris ve Brüksel’e ilk yolculuğunu yaptı. Picasso’yu stüdyosunda ziyaret etti. Bir sınava girmeyi reddedince Akademiden atıldı. 1928 Paris’e gelen Dali burada André Breton’un çevresindeki topluluğa katılarak tam anlamıyla ilk gerçeküstücülük yapıtlarını verdi. 1929 Senaryosu Dali ve Bunuel’e ait olan Un chien andalou (Bir Endülüs Köpeği) adlı filmin prömiyeri yapıldı. Gala Aluard ile tanıştı ve aşık oldu. Resmi olarak Paris’deki sürrealist gruba katılmaya davet edildi. 1930 Gala ile beraber İspanya Port Lligat’a yerleşti. 1931 The Persistence of Memory (Hafızanın İsrarı) adlı yapıtını resmetti. 1934 The Enigma of William Tell (William Tell’in Muamması) Sürrealist Grubu gücendirdi. Gala ile evlendi. New York’a gitti. 1936 New York MOMA’da “Fantastic Art, Dada and Surrealism” ( Fantastik Sanat, Dada ve Sürrealizm) sergisine katıldı ve Time dergisine kapak oldu. 1938 Londra’da zayıf düşmüş olan Sigmund Freud ile röportaj yaptı. Paris Uluslararası Sürrealistler Sergisi’ne katıldı. 1939 En sonunda politik güdülerini desteklemekte isteksiz davrandığı için Sürrealist Grubtan kovuldu. 1940 Dali ve Gala sekiz yıl yaşadıkları Amerika’ya göç ettiler. Sırasıyla Virginia, Pebble Beach, California ve New York St. Regis Hotel’de yaşadılar. 1941 New York Modern Sanatlar Müzesi’nde (MOMA) Joan Miro ile beraber Retrospektif sergi açtı. 1942 The Secret Life of Salvador Dali (Salvador Dali’nin Gizli Hayatı) adlı Dali otobiyografisi yayımlandı. 1946 Alfred Hitchcock’un Spellbound filminde bir dizi rüya sahnesi için sahne tasarımı yaptı. The Temptation of Saint Anthony’yi (Saint Anthony’nin Cazibesi) resmetti. 1948 Büyü Sanatının Elli Sırrı adlı kitabını yayımladı. 1949 The Madonna of Port Lligat (Port Lligat’ın Madonna’sı) adlı Papa tarafından bile takdir edilen, klasik stile geçtiğinin habercisi eserini resmetti. Avrupa’ya geri döndü. 1957 Joseph Forest, Page Choisies de Don Quichotte de la Mancha (Don Kişot) adlı 12 orijinal Dali litografı yayımladı. 1958 Gala ve Dali İspanya’da dini seromoniyle evlendi. 1962 Yayıncı Pierre Argillet ile çeşitli metinlere illüstrasyon çizmek için 10 yıllık bir anlaşma yapar. 1963 Paris’de yayımlanan The Divine Comedy adlı derginin bir sayısını resmetti. 1964 Journal d’un Génie (Bir Dahinin Günlüğü) adlı kitabını yayımladı. 1965 Dali New York’da yayıncı Sidney Lucas ile kontrat imzaladı. 1967 Gerona’da Pubol Şatosu’nu satın aldı ve içini yenilemeye başladı. 1969 Gala yalnız yaşamak üzere Pubol Şatosu’na taşındı. 1971 Cleveland Ohio’da Salvador Dali Müzesi açıldı. 1974 Dali ciddi sağlık sorunları yaşamaya başladı. 1976 The Unspeakable Confessions of Salvador Dali (Salvador Dali’nin Korkunç İtirafları) İngilizce basıldı. 1982 St. Petersburg Florida’da Salvador Dali Müzesi açıldı. Gala Pubol Şatosu’nda öldü. 1983 İspanya, Madrid ve Barselona’da ilk büyük sergileri açıldı. Son resmi The Swallow’s Tail’i ( Kırlangıç’ın Kuyruğu) tamamladı. 1989 Dali 23 Ocak’da Figueras’da kalp yetmezliğinden öldü. İspanya Figueras’da Tatro Müzesi’nde yeraltı türbesinde yatıyor.”
İkili ilişkiler tuhaftır. Hele ki karşı cins ilişkilerinden, yani aşktan bahsediyorsak… Hepimiz yaşadıklarımız sonucu bazı kanılara varıyoruz, erkekler şöyledir, kadınlar böyledir diye. Bir ilişkide şöyle olursa genelde erkekler böyle davranır ama erkek böyle yaparsa kadın şöyle düşünür filan. Aslında bu cinslere dair genellemelerin, bir insana nerelisin diye sorup, nereli olduğunu öğrendikten sonra o yöreye ait genel bir kanıyı o insana yapıştırmaktan ne farkı var? Veya belki de burçlara inanmaktan… Kova burcu musun kesin şeysindir, Adanalılar genelde şey olur filan gibi genellemeler bence konu kadın/erkek’e gelince de hem acayip tutar, hem de hiç tutmaz. Yani bana kalırsa bu hayatta hiçbir şeyin bir formülü yoktur.
Herşeyin içini doldurmaya çalışmayın, hiç acı çekmemiş de olsa gerçekten kötü insanlar var, hayata negatif bakan ve tek amacı senin canını yakmak olan insanlar var, bunlara bir anlam yüklemekle uğraşana kadar, zaten dışardan sevgi dolu olduğu belli olan erkeklere koşsana!!!
Dün Seda’nın düğününe gittik birlikte, sonra sen yarın adaya gidelim dedin büyük bir kararlılıkla ve beni sevindirdin:) Bugün açıkçası uyandığımda biraz üşendim adaya gelmeye ama işte şu an adada, iskelenin karşısındaki cafe’de çayımı yudumlarken bunu yazıyorum:)
ilk defa böyle olacak birbirimizden uzak kalacağız ama aynı zamanda da senin için bir değişiklik olacak. İnsan sıkılır hep aynı yerde aynı . Farklılığı sayesinde kafanı dinleyeceksin. Binrota web sitesindeki arkadaşların ile görüşeceksin ve belki de ilk defa göreceksin. Çok heyecanlı eğlenceli olacağına inanıyorum. Binrota sayesinde Ankarayı da keşfedeceksin. Ankaradaki arkadaşın Tuğçe ile görüşeceksin. Senin için mutlu olurken ben maalesef burada seni bekliyor olacağım için hemen geri gelmeni isteyeceğim. Çünkü ben böyle yarım kalacağım. 
“Portekiz’de 2 yıl önce loto çekilişinde 15 milyon Euro kazanan bir çift, ikramiyeyi almalarından sonra anlaşmazlığa düşünce, hem ayrıldı, hem de ikramiyeye dokunamayacak hale geldi.