Etiket bulutundan seçilmiş giri ‘bilgisayar’

bilgisayar oyunlarındaki hayat gerçekliği

Bepanthol tarafından Temmuz 17, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Çocukluğumuz bilgisayar başında oyun oynamakla geçerken gözümüzün önünden ayırmadığımız disketlerin içerisinde simcity oyunu vardı. O zamanlar oyunlar disketlerden yüklenir bazen 10 dakika bazen 45 dakika sürerdi. Bu sürenin uzaması yada kısalması bizim için aslında çok önemli değildi. Sonuçta varacağımız sonsuz eğlence dakikaları en büyük ödüldü. İlk bilgisayarım’ın olduğunda en büyük heyecan oyun keşfetmek ve keşfedilen oyunları başka arkadaşlar ile paylaşmaktı. En güzel çocukluk anıları bunun ile sınırlı kalmasada en büyük sevinçler oyunda başarılı olmak ile başlardı.

Bazı oyunlar çok zordu ve bazı oyunlarda hile yapmak gerekirdi. Bu hileleri sen ve ben bilmezdik. Bir şekilde daha büyük abilerimiz bilirdi ve bize söylemezdi. Daha sonrasında dergiler çıktı. İnternet o zaman benim bilgi çerçevem içerisinde değildi. Dergi almak okumak bilmek çok zordu. Fakat oyunlar gittikçe zorlaşmıştı. Yapacak birşey yoktu. Biraz hile öğrenmenin ne zararı var ki. Bir anda büyük abilerimizden öğrenemediğim ve arkadaşlarımın bilmediği hileler öğrenmeye başladım. En sevdiğim oyun simcity oyunuydu ve gerçek anlamda çok dikkatli olmazsan kesinlikle iflas bayrağı çekiyordun. Sonuçta bir şehir kurmak ve bu şehri yönetmek oyun olsa da gerçek anlamda da zor olabileceği gibi oyunda da zordu. Bina yapıyorsun. İş merkezleri yapıyorsun. Fabrikalar yapıyorsun. Bunlara elektrik, yol ve su götürmen gerekiyor. Hepsi belli bir strateji ile birbirine zor kombinasyonlar içeriyordu. Hile hile diye düşünüp en sonunda belli tuş kombinasyonları ile sınırsız para hileleri ile oyunu en ileri noktalara getirdim. Arkadaşlarıma bir güzel hava attım bakın ne kadar çok param oldu. Bakın ne kadar çok gelişmiş benim binalarım. On beş tane stadyum yapmışım. Yok uçaklar yok trenler bir oraya bir buraya ilerliyor. Peki aslında ne olmuştu. Hiç çaba sarf etmeden oyunun son noktasına gelmiştim. Bunu başarı olarak göstermek o zamanlar popüler olmaksa bile aslında nasıl kendimi kandırmışım diyorum.

simcity

Şimdi bunlar neden aklıma geldi diyorsan aşkım işte yine iPhone. :) Bir baktım simcity oyunu app store’da. Fakat indirmedim. İndirmeyi de düşünmüyorum. Çünkü bu oyun kesinlikle bir bağımlılık. Bundan uzak durmam lazım. :P Neyse ki asıl aklıma gelen şeyi bir anda gerçek hayat ile birleştirdim. Nasıl oyun teknolojisi ilerledikçe zorluk seviyesi yukarı seviyelere çıkıyorsa hayatta aslında yaşımız ilerledikçe daha da zor oluyor. Her yaşımızın zor sorumlulukları var. Bu zor sorumluluklar oyunun bir kuralıysa biz de bunu kuralarına göre oynayıp gerçek başarıyı elde etmeliyiz. Bir anda senin oyun ile alakalı yazın geldi aklıma. Çok güzel bir yazıymış aşkım. ;)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

zargan’ın önerisi katırtırnağı

Bepanthol tarafından Mayıs 6, 2009 tarihinde yazılmıştır.

zargan_logoZargan Türkiye’nin en iyi ingilizce sözlüğü. Çok sade bir şekilde tasarlanmış insanın kafasını karıştırmıyor. Arama bölümüne direk ne aramak istersen yazınca sana cevabını çıkartıyor. İngilizce veya Türkçe yazsan farketmiyor. Senin hangi dilde arama yaptığını bilerek karşıt dilde sana sonucunu verebilme özelliğine sahip.  İstersen web sitene de zargan’ı ekleyebiliyorsun. Üye olunca da daha farklı bir çok özellikte kullanabiliyorsun ama ben üye olmadım. Bir çok iş alanında geçen terimler içinde güzel bir çalışma yapılmış durumda. Anasayfalarında da şöyle bir bilgilendirme mevcut; “Hukuk, tıp, sağlık, bankacılık, finans, inşaat, mimarlık, mühendislik, otomotiv, medya, muhasebe, bilişim ve bilgisayar terimleri, yer isimleri, kişi isimleri ve deyimler gibi alanlarda ve teknik terimlerde özellikle kuvvetli olan Zargan İngilizce Sözlük’te şu anda 424.441 adet terim, 8.739 ziyaretçi var ve açıldığı tarihten itibaren toplam 772.664.457 arama yapıldı.” Buradan da anlayacağın gibi çok kapsamlı ve çok kullanılan bir sözlük site.

Bugün işlerin yoğunluğunda yine bir tasarım çalışmam vardı. Bu tasarım çalışmasına imaj aramak için bir çok site kullanıyorum. Bu sitelerin hepsi de ingilizce. Bu ingilizce sorununu çözmek için her zaman olduğu gibi zargan’a girdim. Aradığım kelime “kat irtifaklı tapu” yani çok zor bir kelime. Ben bulamayabilir dedim ve bulamama ihtimaline karşın zargan’ın çok beğendiğim bir özelliği var. Bana başka bir kelime önerir dedim. Özelliğide şu eğer sistemde aradığın kelime yoksa sana “Aşağıdaki önerilerimizi denemek ister misiniz?” diyerek başka alternatif öneriler sunuyor. Süper bir özellik. Fakat ben öyle bir öneri ile karşılaştım ki gülmekten yerlere yattım. Belki o kadar komik değil ama iş stresinden insan en ufak şeye bazen çok fazla tepki verebiliyor. İşte karşıma çıkan öneri ve onun ekran görüntüsü. :)

zargan

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

iPhone ve Sonsuzluk

Bepanthol tarafından Nisan 19, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Büyük konuşmim aşkım çünkü teknolojinin bizi nereye götüreceği bilinemez ki iPhone benim son cep telefonum. :) Yani o kadar daha iyi model çıktıysa bu telefondan vazgeçebileceğimi sanmıyorum. Sonsuzluk ifade ediyor bence iPhone. Ne kadar yazılım gelişirse bu telefonda o yazılımlar ile gelişiyor.

iphoneBir apple store hesabı açıyorsun. Parasını veriyorsun ve yazılımlara ulaşıyorsun. Fakat öyle yazılımlar da çıktı ki hem de bedava. Bu iş kolunun uzantısı tamamen bağışlara kalmaya başlayacak. Her konuda olduğu gibi bu konuda da internet üzerinden yapılacak indirme işlemlerini yine kullanıcıların para biçmesi ile olması gerektiğini düşünüyorum. Diğer yandan bu sektöre çok yüksek para yatırmış firmalarda var. Bunların sonu ne olur bilinmez ama heralde uçan kaçan birşeyler bulması gerekiyor firmaların.

Bu durum şimdilik uzak gözüksede aşkım iPhone’un kırılması olayı ile gerçek anlamda sonsuzluğa ulaşabiliyorsun. Şöyle demek gerekirse normalde bilgisayarına paralı bir program yüklediğinde onu kırma dosyasınıda bilgisayarına yüklediğinde kaçak olarak kullanabiliyorsun ücretli programları. Fakat iPhone’da bu durum tam tersi. Burada işlemi iPhone üzerinde yapıyorsun ve bir program veya yazılım sayesinde tamamen iPhone kırılmış oluyor. Buna cesaret etmek benim için şuanlık zor. Şuanda jailed konumunda olan iPhone’un kesinlikle dosya yapısına ulaşamıyorsun. Fakat jailed olduğu için sadece görebiliyorsun ve müdahele edemiyorsun programlara. Bu işlemin yapılması garanti kapsamının dışına çıkartıyor.

“Jailed” kısaca hapsedilmiş demek ki bu da bizim programlarımızın hapsedilmiş olduğunu çok güzel bir şekilde açıklıyor. Bu kırma işlemine de “jail break” deniliyor. Ufak bir bilgilendirme geçim aşkım yoksa anlamayabilirsin. ( muks özledim seni az kaldı geliyorsun:) ) Jail break yapıldığında artık bir apple store hesabının olmasına gerek kalmıyor ve buna eş değer tamamen bedava programlar uzayının içerisine giriyorsun. Bu programların mantığı ben emek verdim bir program yaptım eğer işine yaradıysa “paypal” ile bir kaç kuruş at kenara. Bu kişiler aynı metroda yada beşiktaş iskelesinde konser verip para isteyen kişilerden pek farkı yok sadece sanal kişiler. :)

imobiPhone bence sonsuzluk demekse herşeyimi de oradan halledebiliyorsam ki artık bu bitmiştir. Bakalım önümüzdeki senelerde nasıl ilerlemeler ile karşılaşacağız ki benim diğer elimden düşürememe nedenim bu telefonu içindeki mafia oyunu. Bu mafia oyunun aynısı Facebookta çete savaşları olarakta geçiyordu. Bu oyun yüzünden facebook hesabım silinmişti. Ben biraz spam yapmıştım çetemi geniletmek için ama gereken cezayı hak etmişim. Bu oyun tamamen bedava olup bazı özellikler almak istediğinde para veriyorsun. Wireless veya edge bağlantısı sayesinde oynayabildiğin bir oyun bu. Başka bir türlü oyun bu bağlantılar sağlanmadan başlamıyor. Zaten bu oyunun da mantığı tek başına değil çeten ile birlikte oynaman. Daha önceleri de kafanı şişirerek anlatığım bu oyun artık daha da gelişti. Bir çok versiyonlar ile daha geniş kitlelere ulaşmaya başladılar. Mafia oyunun adı iMob olarak geçiyor ve oradaki arkadaşlığa “mobster”lık deniliyor. Bir oyun insan’ın kelime haznesine yeni yeni kelimeler sokmaya yetiyor. Bu online oyunda bir çok kişi ile iletişime geçmen gerekiyor ki kavgalarına destekçi mobster’lar bulasın. Herkesin kendi menfaatlerine göre kavgalarına mobster araması inanılmaz zevkli bir hal alıyor oyunun ilerleyen levellarında. Diğer versiyonlar “girls war” ve “iVampire”…

Şimdi asıl gelmek istediğim konu ise bir cep telefonu ve internet bağlantısı ile birlikte dünyanın diğer ucundaki biri ile anında iletişime geçip bir oyun için çaba sarfedip güzel arkadaşlıklar kurmak. Elbette bu oyun kavga ile alaklı olmasından dolayı sevmediğin karakterler de oluşuyor. Ama görüyorsun ki bir müddet sonra onlarla da arkdaş oluyorsun. İlk internet bağlantısı yaptığımızda hemen bir sohbet odasına bağlanıp arkadaşlarımızla konuşmamız yada yeni arkadaşlıklar kurmamız o kadar hayret ve şaşkınlık uyadırıcı bir konuyduysa ben bu olaya gerçekten bittim.Artık bütün internet cebimizde.

Aşkım bu sadece bir örnekti zaten daha ne programlar var. Yine bir program bağlantısı ile İstanbuldaki bütün ana yollarındaki trafik olaylarına bakıp yollunu daha önceden görebiliyorsun. Buna göre farklı yol seçeneklerini kullanabiliyorsun. Peki ya radyo da bir muzik dinliyorsun. Hemen bir program açıyorsun sana çalan parçanın her bilgisini ekrana getirmesine nedersin. Hatta abartıp video klipleri de var izle diyor. Tabii ki internet bağlantın olması gerekiyor. Bunların hepsi ücretsiz programlar. iPhone’a telefon diyerek de çok büyük haksızlık yaptığımı düşünüyorum. Bu konuda vodefone çok güzel bir reklam çekti. Aslında 3g teknolojisi için çekmiş olduğu bu reklam filmi tamamen iPhone içinde çekilebilinirdi. İşte aşağıda aşkım.




Neyse ben senin iPhone’u kullanmaya devam edeyim. Sen kendine bir tane daha alırsın. :P

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 4.0/5 (1 vote cast)
pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...