dünyayı gezmek
CherryBlossomGirl tarafından Haziran 12, 2009 tarihinde yazılmıştır.
Aşkım biliyorsun ki ben gezmeyi çok seviyorum. Maddi imkanlar daha iyiyken, zaman da bulabiliyorken bazı Avrupa ve Amerika şehirlerini gördüm, hatta Kuzey Afrika’da Tunus’u bile gördüm.
Avrupa ülkelerine ve şehirlerine özel ilgim var, Amerika’dansa Avrupa’yı tercih ediyorum. Fakat asıl güzel olan tabii ki böyle popüler olan, genelde turistlerin gitmeyi tercih ettikleri birincil yerlere değil, daha otantik, daha değişik topraklara gitmek, oraları görmek, dolayısıyla daha değişik kültürleri öğrenmek… Bu aslında çok daha güzel ve gerekli.
Tunus mesela güzel bir deneyimdi ama algılarım şu an olduğu kadar açık değildi çevreme karşı.
Binrota editörlüğü ve yazarlığı bana dünyamızla ilgili çok şey öğretti tabii, bana bir vizyon kattı. Biliyorsun şu an siteye bazı yazılar hazırlıyorum. Son hazırladığım yazı dizisi Afrika ve Kuzey Amerika‘daki bazı şehirlerdi.
Bu yazıları hazırlarken bana ilginç gelen bilgilerden bazıları:
-Küçük Prens kitabındaki baobab ağaçları… Okumuş muydun? Batı Afrika’nın en turistik bölgelerinden biri olan Saly‘de mevcut! Bunlar çok acaip ağaçlar aşkım gerçekten de masalsı. Ayrıca Golf de Saly isimli golf sahasında, tropikal iklimin ve okyanus manzarasının tadına varılıyor. 18 deliğin yedisinde golf için özel yapılmış göller ve etrafında 60 bine yakın çeşitte bitki mevcutmuş.
- St Louis, Senegal’in St Louis bölgesinin başkenti aşkım. Faidherbe Köprüsü ise, St Louis adasını kara parçasına bağlayan, 507 metre uzunluğunda, 10 metre genişliğinde metalden yapılmış bir köprüymüş. 1897 yılında yapılan köprü, gemilerin geçebilmesi için 90 derece dönebilen bir bölmeye sahipmiş.
- Aşkım Senegal’in başkenti Dakar’da bulunan Goree Adası, 1700’li yıllarda, kölelik zamanında Amerika’ya gidecek olan kölelerin gemilere bindirilmesi için kullanılan bir kara parçasıymış.
Köleler Evi, 1776’da inşa edilmiş. asırlar boyunca burada köleler insanlık dışı muamelelere tabi tutulmuş, insanlar hijyenin dahi olmadığı böyle bir ortamda hunharca eziyet görmüş. Köle tüccarları yüzyıllarca bu adayı dağıtım merkezi olarak kullanmışlar. Bu bölgeye, bu evde olanlardan dolayı daha sonra Utanç Adası adı verilmiş. Aşkım bu adada da baobab ağaçlarına rastlanıyormuş.. Bu ağaçlar, Afrika’daki birçok kabile tarafından kutsal kabul ediliyormuş.
- Küba Trinidad‘da, buraya özgü Canchanchara içmeden dönmeyin diyorlar, Mojito gibiymiş ama çok daha gzelmişş.
Devamını da binrota’dan okursun aşkım şimdilik aklımda kalanlar bunlar
Haberlerden ve internetten takip ettiğim kadarıyla Sultanahmet’teki 65 odalı Four Seasons Oteli‘nin, kapasitesini 50 oda daha artırabilmek için bitişiğindeki tarihi parselin üzerinde inşa ettiği ek binalar projesi, Osmanlı ve Bizans döneminden kalma tarihi kalıntıları riske atacaktı. Çok sevdiğim ünlü tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı da bu konuda açıklama yaptı ve “Sultanahmet katlediliyor” dedi.
ilk defa böyle olacak birbirimizden uzak kalacağız ama aynı zamanda da senin için bir değişiklik olacak. İnsan sıkılır hep aynı yerde aynı . Farklılığı sayesinde kafanı dinleyeceksin. Binrota web sitesindeki arkadaşların ile görüşeceksin ve belki de ilk defa göreceksin. Çok heyecanlı eğlenceli olacağına inanıyorum. Binrota sayesinde Ankarayı da keşfedeceksin. Ankaradaki arkadaşın Tuğçe ile görüşeceksin. Senin için mutlu olurken ben maalesef burada seni bekliyor olacağım için hemen geri gelmeni isteyeceğim. Çünkü ben böyle yarım kalacağım.
Aşkım editörü olduğum
Aşkım binrota.com’da yeni yazım yayınlandı. Sapanca’yı anlattım ve fotoğraflarımı ekledim.