lodos günü dalgaların kalbi bize güldü
Bepanthol tarafından Aralık 28, 2009 tarihinde yazılmıştır.
Yaaa aşkım işte o an. Şimdi bir an gelir ve onu kafanda bir yerde unutamazsın. Anlatmaya çalışırsın fakat anlatamazsın. Hani derler yaa oo anlatılmaz yaşanır. Gerçekten öyle biraz geyik gibi kullanılır o söz. Bazen kötü anlam katılır. Anlatılamayan anlar aslında değişik paylaşımlardır. Keşke paylaşabilseydim dersin. Paylaşmaya çalışırsın ama o sana verdiği etkiyi de kolay kolay yansıtamazsın. Aaa bak gördün mü aşkım derim ama sen o an farklı bir yere bakarsın ve göremezsin. Bazen sen birşey görürsün aşkım bak dersin. Ama hiç bir zaman o an o an olamaz. Ne kadar yan yana olsakta o anı yaşasakta birbirimizin anı her zaman farklı olur. Bu sadece bir genelleme olduğunu varsaysakta farkındaysan çok ilginç bir şekilde aynı şeyleri düşünüp aynı şeylere odaklanabiliyoruz. Bu pek sık olmuyor fakat olunca o kadar güzel oluyor ki. Çok değişik böyle paylaşımlarda bulunmak ve sanki de heyecan kazandıran birşey gibi.
Geçen hafta pazar günü her zaman ki gibi ve ne mutlu bana ki seninle güzel bir kahvaltı yaptık. Mutlu bir pazarımıza başladık. Sonra ufaktan biraz kavga ettik ki uzun süren bir kavga değildi. En sonunda biraz yürüyüş yaptık. Sonra geçti herşey güzel oldu. Çünkü ben seni birkaç makaron ile kandırdım.
Yani kandırmak değilde biraz şey gönlünü aldım. Havada aşırı bir sıcaktı lodos olduğu için. Bir anda aklıma lodos varsa çok güzel dalgalar vardır geldi. Ne iyi etmişiz sahile yürüdük. Köşedeki marketten birer tane bira aldık. Yaz günlerini hatırladık. Bir tatlı ve ondan sonra bira çok komik oldu. Fakat ne olursa olsun yedik bir güzel. İçtik üzerine iyice rahatladık.

Sahile vardığımızda karşımıza çıkan manzara yaz ile alakası yoktu. O esinti ve dalgalar düşünülemez bir görütü yaratmıştı arkadan güneşin bulutların arasından sızmasıyla birlikte. Peki o havada uçuşan su tanelerinin havada uçuşu ve yosun kokularıyla çiğerlerimizi açması. Gerçekten ne kadar anlatmaya çalışsamda o hissi yaşatamam diye düşünüyorum. Bol bol fotoğraf çektik. Dalgalar sahildeki duvarlara vurdukça çıkardıkları senfonik sesle dans ediyor gibiydi. Evet çok etkinlendim. İkimizde hayranlıkla böyle kalakaldık izledik. Fotoğraflar çektik. İşte asıl mesele o an. Fotoğraftaki o an. İlk başta o kadar anlattığım şey bir fotoğraf ile alakalıydı. Seninle paylaşabileceğim en güzel anın görüntüsü.

Son olarak birşeyler daha eklemek gerekirse eğer orasının sanki bize ait bir yer olduğunu ikimizinde hissetmesi beni çok mutlu etti. 18 Mart sahilde çok güzel anılarımız oldu işsiz zamanlarımızı güzel birşekilde geçirmemizi sağladı. Bu anılar Caddebostan Migros sahile kadar devam etse de yerimiz orasıydı. Senle o yeri güzel anılarla paylaşmak bana çok büyük mutluluk veriyor.

Aklımda kalan isimler ve daha önemlisi çiftler vardı. Alp ve kız arkadaşı dünya tatlısı insanlardı ve gürültü yüzünden doğru düzgün konuşamadık. Çok sevdik biz onları onlar da bizi sevmiş. Ne güzel. Sonra Yiğit vardı kız arkadaşıyla. Onlar da çok şekerdi. Yiğit’in zaten nasıl birisi olduğunu biliyordum ama onda güzel enerjiler vardı. Nesil zaten sempatik biri ve bize sürpriz bir haberi oldu. 
İşte genel anlamda akılmda soğuk espiriler kaldı. Bu soğuk espirilerden bahsederken beynimde motorda bulduğum dergide çok güzel kokteyl tarifleri okudum. Biliyorum yapmamız çok zor ama beğendiğim 2 tane kokteyl var onları seninle paylaşmak istiyorum.
2. Kokteyl böyle meyveli tam senlik.
2-3 kişinin içebileceği kadar kokteyl çıkabiliyormuş. Tadı ise yoğurtlu dondurma kıvamında milkshake gibi birşeymiş.





Aşkım bizim için Efes nedemek? Efes Pilsen 40. yılını kutlamak için bir çok etkiliğe imza atmaya hazırlanırken interneti unutmamış ve bizlerin fikirlerini öğrenmek istemiş. Bu öğrenmek istedikleri arasında da “Efes’in bizim için ne demek?” olduğunu var. Onun içinde bir micro site yapmışlar. Micro site biraz daha büyük kapsamlar içeriyor olsada işte hoş olmuş. Herkes yazıyor. Bütün bloggerlar yazıyor biz de yazalım değil mi?