Etiket bulutundan seçilmiş giri ‘blog’

stressyado açıldı en sonunda!

Bepanthol tarafından Haziran 11, 2010 tarihinde yazılmıştır.

stressyadoEvet aşkım hayırlı uğurlu olsun. En sonunda açtık. Buradan kutlama ve tebrikleri alabiliriz. :P Tamam mutluyum ve mutlusun sonunda oldu. Pressyado’muzu da unutmuyoruz. Stressyado’muzuda böyle mutlu mesut bloglarımıza kavuşuyoruz.

Şimdi sen dersler ile boğuşurken ben de bunlarla boğuştum. Sağ olsun Fatih’in sihirli elleri deydi ve bir anda puff bulutları içerisinde bloglarımız oldu. Tam 16 günlük verileri kaybetmişiz ama biliyorsun ki aşkım aşkım. O verilerin hepsi Facebook hayran sayfasına kopyalanıyordu. Ben onları tek tek gireceğim yine blogumuza ve mutlu son. Heyecanlandım tekrar neşelendim. Bir daha sorun olmayacağına adın kadar eminim. Fakat haftada bir hatta 3 günde bir yedek alarak ilerleyeceğiz.

Hadi aşkım bitsin artık bu ödevlerin derslerin bir güzel yazın tadına varalım. Arada sırada da bloglarımızla zaman geçirelim eskisi gibi hani.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

pressyado bize küs

CherryBlossomGirl tarafından Haziran 4, 2010 tarihinde yazılmıştır.

SadFaceAşkım merhaba.

Biz pressyado ve stressyado bloglarımızı işsizken açtık ve ben işsizken bile senin kadar giremiyordum, sen bayılıyordun ve devamlı giriyordun, sinir oluyordum bazen sana hem bu kadar çok içinde istek olmasına imreniyordum hem de bazen bana yazacak birşey bırakmıyordun. Bir de ben yazmadığımda bana kızıyor, iki dakika da mı giremiyorsun diyordun.

Doğruyu söylemek gerekirse seninle ilgili, işe girse de yoğunluktan ölse de mutlaka yazar diye düşünüyordum, sadece pressyado’dan da bahsetmiyorum, stressyado senin işin gibiydi, inanılmaz ciddiye alıyordun, üyelerimiz vardı ve her geçen gün daha çok kişi duyuyordu stressyadoyu. Tshirtler yaptırdık vs.

Ama işe girdikten sonra vakit bulamıyorum demeye başladın, daha sonra da server sıkıntısı çektik ve bloglarımız kapandı. Ben, senin kadar yazmaya, senin kadar önemsemeyen ben, çıldırdım. Nasıl kapanır?? Sen hep sakin oldun, sonunda da zaten stressyado artık olucak gibi değildi filan dedin. Şok oldum gerçekten bu kadar hevesli olduğun bloglardan nasıl bu kadar çabuk vazgeçebildin?

Ben bissürü söylenince, pressyadoyu açtırdın. Ama niye? Açılmış olsun diye. Ha, tamam ben de yazmadım bugüne dek ama vakit yok diyemezsin, eve gidip saatlerce internette takılsak da aklımıza pressyado gelmiyor, kabul et.

Pressyado bize biraz küsmüş. Stressyado adımızı bile anmıyormuş zaten…

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

blogger private hediye paketinden colgate çıktı

Bepanthol tarafından Şubat 6, 2010 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım şok şok şok… Valla çok şaşırdım. Hemen konuya giriyorum. Bir geldim eve oturdum. Yorgunluk ve uykusuzlukla. Az sonra kapı çaldı. Kargo falan bana gelmiş. Ne olduğunu bilmiyorum. İlk başta şüphelendim. Ben açmak istemedim. Gönderici kısmında Colgate / Blogger Private yazıyor. Amanın dedim. Blogger’ız ve private’ız… :) Böyle kendimi bir güzel iyi hissettim. Aa ne güzel hediye dedim. Aldım. Oturdum. Sonra düşündüm bu nasıl geldi? Adresimi nereden buldular? Bir anda paranoyaklaştım. Bedava hediye olunca insan ilk başlarda hemen üzerine oturuyor. Sebebini aramıyorya işte aynen bu oldu. Dedim bu iş içinde blogger’lık varsa internette aramak lazım. Sonunda buldum. Blogger Private’dan gönderilmiş. Belki hatırlarsın aşkım. Bu buzz 2.0′ın oluşumu bloggerv.com daha önceden iş görüşmesine gittiğim bir yerdi ve friendfeed’teki Bilal Gül ile Sera Aktüre çalışıyordu. İşte tesadüf ve tesadüf. Bu friendfeed sosyalleşmesi inanılmaz bir patlama ve dehşet birşey. Artık bu sektörde karşılaştığımda şaşırmak ve sürpriz oldu demek istemiyorum. :) Artık doğal bir olgu oldu çünkü. Blogger Private olarak adları değişmiş ve farklı bir oluşum olarak buradan ayrılmış.

colgate bloggerv

Konuya geri dönmek gerekirse aslında Colgate ürünü ile alakalı bilgilendirme e-posta gönderilmiş fakat ben nasıl olduysa görmemişim. Colgate’ten yakın zamanda blogculara ürün paketi gönderileceği yazıyormuş içerisinde. Yeni çıkardıkları ürünler güzel gözüküyor. Biraz okudum baktım ki sıcak soğuk dengesizliğinden oluşan diş ağrılarını engelliyormuş. Dişleri çürütmüyormuş ve mis pak tertemiz yapıyormuş. Plax Sensitive yazan şişe içerisinde bir sıvı var. Çok güzel kokuyor. Sanırım bu gargara için fakat ben bunu içebilirim. :) Beyaz dişlerimle ve güzel kokulu ağızımla kocaman öpücükler yolluyorum. Teşekkürler Blogger Private… :)

Ufak bir not ekleyeyim aşkım daha önceden de Gillete ürünlerini yollamışlar ve kaçırmışız. Bak işte buna üzüldüm. :(

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

çam sakızı çizer armağanı selçuk erdem’den

Bepanthol tarafından Kasım 2, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım bak bana Selçuk Erdem ne yollamış. :) Tamam tamam itiraf ediyorum senden gördüm yine ve seni kıskandım. Kopyacılık yaptım. İlk sana yolladı ama benim ki daha güzel. Yok yok sanırım aynı. Hep aynı karikatürü yolluyorlar galiba. Keşke farklı farklı çeşitlerinden de yollayabilselermiş. Hani bana özel olduğunu daha iyi hissederdim. Ama nasıl yetişsin ki Selçuk Erdem dimi? :P . Oy verilebilecek çok az karikatürist kullanmışlar. Keşke Serkan Altuniğne olsaymış asıl ona oy verirdim. Çünkü ben çok çok güldürüyor.

selçuk erdem fluence bir blog olsa

Bu arada Renault çok süper bir reklam kampanyası yapmış yeni otomobili Fluence için. Bütün internet bu çalışmayı konuşuyor aslında. Şu fluence bir blog olsa offline blog çalışması olmuş ve karikatürcüler Selçuk Erdem, Erdil Yaşaroğlu ve Kaan Sezyum keyifli fabrika gezisi yaptıktan sonra karikatürleri ile süslemişler fabrikanın duvarlarını. Ne kadar çok eğlenmişler çizerken.

Proximity firması bu tanıtım çalışmasını üstlenmiş bloggerları da çağırmış oraya. Bunun ile alakalı birkaç video izlemiştim. Keşke bizi de çağırsalarmış biz de blogger’ız bir sonrakine bizi de çağırsın. Hani aşkım sitesine girmişsindir de epey zaman geçti sitede gerçekten çok değişiklikler var. Bence incelersen daha çok hoşuna gidecek şeylerle karşılaşırsın. Tıkla. :) Mujks… Bu sitede karikatüristlere oy verdiğimizde bu teşekkür karikatürünü yolluyorlar ya hani acaba başka e-posta adresleri ile de oy kullansak diğerlerinden de mi karikatür gelse. :P

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

1. blog oscarları ikincisi stressyado.com oldu

Bepanthol tarafından Ekim 17, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım şimdi ben bu konuyu sana bahsetmiştim ama tekrar burada ölümsüzleştirmek istiyorum. O kadar sevinç verici bir durum ki insan daha güzel şeyler yapmak için gaza geliyor. Acaba ne yapabiliriz diyor daha iyi olmak için. Heyecanlı olduğum için en baştan anlatmayı da unuttum bak gördün mü? :) Sevinç baloncukları etrafta uçuşurken işte olur böyle şeyler.

Bu sene ilki düzenlenen “Benim Bir Blogum Var” yarışması sonucu açıklandı. Bu yarışmayı Bilgisayarcının Yeri blog’unun yöneticisleri Melike İlteralp ve Sezgi Şensöz düzenledi. Melike İlteralp ve Sezgi Şensöz’ün Blogunu ve Friendfeed’te onu takip edenlerin katıldığı yüzlerce yarışmacı blogtan sadece bir blog bu ödülü alacaktı. Ödül Oscar heykelinin bir benzerini olması ayrı bir çekicilik kattı yarışmaya. Bu güzel ödülü alan blog ise Spaksu blogu oldu. Bu yarışmayı hak eden biri kazandığını düşünüyor. İkinci olduğumuz için gurur duyuyoruz. Yarışma sonuç sayfasını görüntülemek için tıkla.

blog oscarları

Biliyoruz ki herkes emeğinin karşılığını bu küçük ufak motivasyonlar ile alıyor. Hayat da böyle değil mi aslında? Bu ufak motive edici şeyler bizi mutluluklara sevinçlere hayata bağlıyor. Aslında hayat o kadar acımasız ki ufak bir hatayı affetmiyor. Allaha şükür şuanlık hiç böyle hata yaptığımı düşündüğüm bir konu yok inşallah olmaz da. Hani dersen ki nereden geldin buraya ne bileyim işte. Sen ve ben en güzel paylaşımımız ufak şeylerden bir anda çok çok mutlu olmamız.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

51. gezegen

Bepanthol tarafından Ekim 11, 2009 tarihinde yazılmıştır.

uzak ihtimal filmAşkım geçen hafta pazartesi ya da salı bir gün işte, sinemaya gittik yine davetli olarak. Blogger’lara özel film gösterileri bu zamanlarda epey popüler oldu. Biz de bundan çok güzel bir şekilde faydalanıyoruz açıkçası. Aslında sen Beyazperde.com’da yazarlık yaptığın için devamlı basın gösterilerine davet ediliyorsun. Bu biraz benim şansıma oldu desek daha doğru olur. Keşke beni de çağırsalar ben de gelsem diyerek böyle imkana dahil olmak sevindirici. Uzak İhtimal diye bir film izledik. Senin deyiminle sanatsal bir film. Sanatsal film adı altında yapılan bazı filmler epey sıkıcı olur ve bir sonuca bağlanmaz öyle kalır demiştin. Eee dediğin gibi de oldu. Sonunda tren gitti ve ne oldu bitti belli değil işte. Ama aynı zamanda eğlenceliydi. Güldük bir çok noktada. Bir müezzin ile bir rahibe arasındaki iletişimi konu alıyordu. Arada bir aşk var mı yok mu anlaşılmıyordu. Ama ben aşk var diye hayal ettim.

Genelde seninle en çok yaptığımız aktivite sinemaya gitmek gibi aklımda yer etmiş. Şimdi düşünüyorum da Marmaris’te tatile gittiğimizde bile sinemaya girmiştik. Çok güzel bir film izlemiştik : Terminatör. Ben onun dizisini de izliyordum. Eminim sen dizisini izlesen hayran kalırsın. Başka bir dizide bu kadar aksiyon ve efekt olacağını sanmıyorum. Ben indirdiğim dizilerin bozulmasından sonra küstüğüm için bütün dizilerim gibi bu dizim de yarım kaldı. gezegenFilm ile pek bir alakası yoktu. Sinemada film başlamadan önce hep böyle şirin sohbetlerimiz oluyor seninle. Hiç dikkat ettin mi bilmiyorum ama bu yazıyı okuduktan sonra dikkat edersin. Sen sinemada olduğun için mutlu oluyorsun ve şirinlik yapıyorsun. Ben de sana ayak uyduruyorum. Bir çok isteği olan şirin kız çocukları gibi oluyorsun ve yanakların elma şekeri gibi kızarıyor. Hele bir de elinde lolipop veya patlamış mısır olsa. Ham hamlıksın.

Şimdi hatırlatmak için yazıyorum buraya ki gözünün önüne getir. Kabul ediyorum ben de biraz şirinlik yapıyorum sana böyle birlik beraberlik içerisinde çok güzel şeyler doğuyor. Sen bana dedin ki “sen nereden çıktın hangi gezegendensin?”. Ben de hemen dedim 51. gezegen. Şimdi ben nasıl uydurdum bu sayıyı nereden çıktı? Benim uydurmama göre, aslında 51 tane gezegen varmış ama 38. gezegende kötü insanlar varmış ve en sonunda patlamış. Eee patlayınca 51. gezegen 50. gezegen olmuş. Sen biraz şaşkınlık içerisinde kalmışken film başladı. Ama benim içimde hayal devam etti bir süre daha, o sırada filmde bir kadın doğum yapıyordu ve kadın ölünce benim hayalim de bitmiş oldu.

Buralardan hep çağrışımların bizi yönlendirdiğini düşündüm. Hala daha düşünüyorum. Yani ben senin bana önerdiğin Küçük Prens kitabını okumuştum ve oradaki gezegenlerin beni bu kadar etkilemiş olabileceğini düşünmemiştim. küçük prensYani çok etkileyici bir kitap kabul ediyorum. Özellikle şu kısım: “Yıldızlardan birinde ben yaşıyor olacağım. Ben gülüyor olacağım bir tanesinde. ve geceleyin gökyüzüne baktığında bütün yıldızlar gülüyor gibi olacak… Yalnızca senin gülen yıldızların olacak!” Aslında benim de ufak hikayelerim olurdu küçükken. Odamda sandalyelerden ev yapardım üstüne örtü sererek içinde yaşardım. Çok fazla hatırlamıyorum ama tek kelimeyle çok derin bir hayal gücüm vardı. Küçücük bir odanın içerisinde kocaman bir ev vardı. O bir gezegen de olabilirdi. Bahçesindeki köpekler ve balkonundaki çiçekler aynı zamanda Küçük Prens’in volkanları ve fanus içindeki çiçeği de olabilirdi.

Sonuç olarak çocuk olmak ve çocukluğuna herkes dönmek ister. Fiziksel olarak bunun için artık çok geç. Fakat içsel olarak bu mümkün. Bence herkesin içinde bir çocuk kalmalı. Çocukla çocuk olunmalı. Gerekirse, bir ortam buna müsaitse bu yaşatılmalı. Evet ben bazen çok çocuksu oluyorum ve bazen de belki ayarlayamıyorum. Ama ne yapabilirim ki o zamanlara ancak böyle geri dönebiliyorum. Belki bir gün ikimiz de yıldızlara baktığımızda çocukluğumuzu izleriz.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)

bloggerv.com’u keşfettik

Bepanthol tarafından Ekim 6, 2009 tarihinde yazılmıştır.

bloggerAşkım son zamanlardan blogların ne kadar çok yükseliş gösterdiğinin farkındayız. Önümüze kim gelse herkes blog yazarı olmuş. Web sitesi oluşturmuş kendilerini bir şekilde buradan tanıtıyor. Bu kadar blogun sonunda neler olacak. Dünyanın yükselen değeri olarak görülen bloglara karşı konulabilecek bir kuvvet çıkacak mı? Hani biz bir tek kendi ülkemizden bakıyoruz ama her gün milyonlarca blog yazarı milyonlarca farklı dilde ve farklı konuda yazılar yazıyorlar ve kendi medyalarını yaratıyorlar.

Bloglar şuanda her nefes alışımızda bir yazı ile güncelleniyor ve okurlarına sunuluyor. Hergün yüzbinlerce blog açılıyormuş. Belki şuanda farkında değiliz ama normal haber sitelerinden daha çok gelecekte blogları takip ederek haber alacağımızı düşünmeye başladım. Bu haberler çok önemli haberlerden tut birisinin düğünde neli pasta yediğine göre değişecek. En popüler web siteleri yakında bloglardan oluşmazsa hiç şaşırmam. Hatta popüler web siteleri şuanki yapısını değiştirip kullanıcı bazlı eşsiz içerikle yayınına devam etse yine hiç şaşırmam.

wordpressBloglar ve blog yazarları bu kadar artarken acaba gereken ilginin dışında maddi olarak bir destek alabiliyor mu acaba internetten diye düşünürsek eğer bazıları çok fazla para kazanırken bazıları bunu para için yapmasada bazı harcamalarını karşılamak istiyor. Bu devirde ücretsiz barınma sağlayan blog oluşturma paketi sağlayan firmalar olsada bu hizmetler sınırlı kalıyor. Bir noktadan sonra ziyaretçi sayısının ve içerdeki verinin artmasıyla özel bir barınak ihtiyacı duyuyor bloglar. Bu da bir maliyet. Ama genellikle hak eden blog yazarları belli noktalara gelmiş durumdalar. Elbette bu insanlar bazı şeylerin farkındalığını yarattılar. İnsanlar da blogları farkettikçe büyük markalar ve şirketler de farketti. Bunun sonucunda da blogları desteklemek için birçok farklı proje üretmeye başladılar. Bu projelerin içinde olmak isteyen o kadar çok kişi olmasına rağmen elbette sayılı yerlerde olan kişiler en büyük payı kapmış durumdalar.

Aşkım son günlerde çıkan haberlerde televizyon reklam harcamaları internette yapılan reklam harcamalarının gerisinde kalmış. Sen de bu haberi okumuşmuydun acaba? Çünkü senin yanında okuduğumu hatırlıyorum sanıyorum ki. Bu haber o kadar beklendik bir haberdi ki aslında. Artık işlerin hep internet üzerinde geliştiğini ve bu şekilde internette geçirilien zamanın artık televizyonunun önünde geçirilen zamanı katladığını anlayabiliriz. Bilgisayar kimisinin tutkusu veya işi olsa da elimiz televizyonun düğmesinden daha çok bilgisayarın düğmesine gidiyor.

bloggerv_logo

Bu olayların içerisinde bizde bir varız bir yokuz aslında. Özellikle sosyal medya vasıtasıyla senle ben birçok blog ziyaret ediyoruz. Hani böyle bir ortam içerisinde olmasak duyamayacağımız bir çok site öğreniyoruz. Son zamanlarda da bloglara yönelik siteler açıldı. Blogların bir araya getiren topluluk siteleri özellikle popüler oldu ve olmak üzere. Bundan birkaç ay önce bloxoo.com’a üye olmuştuk. Burada kendi bloglarını yayınlayıp başka blogları öğrenebilip sahipleri ile arkadaşlık kurabiliyorsun. Bu biraz daha sosyalleşme yanı fakat geçen hafta senin bana attığın bir e-postadaki site tamamen blog sahiplerine maddi kazanç sağlayabilecek bir oluşum. Senin sayende aşkım bloggerv.com’u keşfetmiş olduk.

BloggerV.com, blog yazarlarına gelir sağlayan bir yapı aslında. Artık üye olan bloglar arasında artık biz de varız fakat henüz kayıt işlemi sonuçlanmış değil. Mesela istediğimiz markayı seçerek bloglarımızın içerisinde reklam yayını yapabiliyormuşuz. Bu hiç yoktan iyidir. En azından ufak bir gelirle hevesle heyecanla yaptığımız bu blog yazarlığını teşfikleyecek bir etken olur.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

sinema yazarlığı

CherryBlossomGirl tarafından Eylül 28, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım biliyorsun ben sinema üzerine yüksek lisans yaptım, sinema sektöründe çalışmış olsam da, daha sonra kendimi web şirketlerinde çalışırken buldum, edebiyat, sanat, sinema, basın, internet (çünkü yeni mecra bu) ilgi alanlarım ve işim gücüm haline geldi. Bu noktada beni en çok tatmin eden iş herhalde 9 ay süresince yapmış olduğum beyazperde.com site editörlüğü ve sinema yazarlığıydı. filmler hakkında kritik yazılarım orada gelişti ve pekişti. artık editörü olmasam da hala kritikler yazıyorum siteye. Siteye yazdığım ve yazmadığım kritikleri de kendi blogumda topluyorum. Erdal Kaplanseren sağolsun, Eylül ayı PCNet dergisinde blog tanıtımı sayfalarında benim bloguma da yer vermiş. Çok hoşuma gitti, gururlandım, bir de üzerine beni bu dergi aracılığıyla gören birkaç kişiden mail alınca iyice havalara girdim. :)

pcnetblog

Seninle de burada paylaşmak istedim aşkım dergide çıkan yazıyı. Bu arada blogumda yapmış olduğun header güncellemesi için ayrıca teşekkür ederim aşkım, bence hoş oldu. Belki bir süre sonra template’imi de değiştirmeye karar verirsem yardımcı olursun. :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

biz anket yaptık, onlar cevap verdiler

CherryBlossomGirl tarafından Mayıs 17, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım Pressyado’ya ilgi her geçen gün artıyor. Bilinirliğimiz ve okunurluğumuz arttıkça çok seviniyoruz öyle değil mi?

anketHatırlıyor musun, biz bu blogu önce insanlara yayma amacında bile değildik, birbirimize forward mail atacağımıza burada paylaşalım demiştik ama sonra okunmaya başlandık, biz de merak ettik, acaba bizi okuyanlar sitemizin yoruma kapalı olması konusunda ne düşünüyorlar, ayrıca acaba açsak yorum yazarlar mı, ve bu konuda bir anket yaptık. Sonucu demin bana söyledin aşkım, katılanların büyük bir kısmı “Bence yoruma kapalı olması mantıklı, bu şekilde okumaktan hoşlanıyorum, katılımcı olmayı düşünmem.” şıkkını işaretledi. Az da olsa bir kısım ise “Bence yazdığınız post’lara okuyucu olarak bizlerin de yorum yazması iyi fikir, yorum yazılsa ben de yazar, sitenizi daha çok takip ederdim” dedi.

Sonuç olarak şu an blogumuzu yorumlara açmıyoruz anket sonucuna göre aşkım. Ama “yorum yazılsa ben de yazardım” diyen hatırı sayılır sayıda okuyucumuz olduğunu bilmek ilerde belki yoruma açarız diye düşündürdü açıkçası.

Bize ulaşmak isteyen okuyucularımız lütfen üst menüdeki iletiş‘i tıklasınlar. Sağdaki chat chut kutumuzu da kullanabilirsiniz.

Aşkım iyi pazarlar seni seviyorum :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)

Bö! Blog yarışması 2009′da kampanya şoku!

Bepanthol tarafından Nisan 23, 2009 tarihinde yazılmıştır.

sokAşkım, katılmış olduğumuz blog ödülleri yarışmasında inanılması güç haksız rekabet oluşturan konular ile karşı karşıya kaldım. Kimse kimsenin emeğine saygı göstermiyormuş meğer. Kimisi “ip” değiştirerek kendi kendine oy atıyormuş. Kimsi de başka şeyler.

İşi çığırından çıkaran ise bende şu oldu. Blog siteleri yazarları bana oy verene hediye vereceğim gibi kupon toplayana çanak çomlak vereceğim gibilerinden garip kampanyalar yapıyormuş. Peki bu yarışmanın amacı ne? Burada güzel bir blog’u olan emek harcayanın kazanması. Ben de dayanamadım aşkım ve aşağıdaki gibi bir metin yazdım. Gerekli yerlere de e-posta gönderdim.

Konu Başlığı: Kampanyalar ve eşit olmayan rekabet
“En iyi kampanya yapan blog ödüllerini kazanır mı? Blog ödülünü kazanmak için hediye dağıtmak mı? Ya ne kadar komik… Burada para konuşacaksa paramıza göre oy alalım. Buna nasıl müsade edilir.

Şunu yaparsınız anlarım… Arkdaşlarına söylersin blogunu takip edenlere söylersin bize oy verin dersin ok… Bilgisi yoktur destek istersin. Destek istemekte bir sorun yok. Ama burada bir kandırma var. Beş para etmez emek harcanmamış bir blog için dünya kadar oy alırsın. Eşit güç dağılımı yok. Parası olan kazanır o zaman. Herkes bir uğraş veriyor. Emek harcıyor.

Para verip kampanya yapanların bizim emeklerimizi çalması büyük bir haksızlık bunu kabullenemiyorum. “Bana 5 oy toplayana ansiklopedi hediye edeceğim.” diyenle aynı kulvarda yarışmak beni bu organizasyondan soğuttu.

Bu sebepten dolayı blogumda reklamını yaptığım blog ödülleri yarışmasının banner’ını kaldırıyorum. Mümkünse yarışmadan da çıkarılmak istiyorum.

Bir daha ki senelerde bu gibi sorunları daha önemle dikkate alıp tekrar etmemenizi rica ederiz. ”

İşte böyle aşkım. Çok ama çok sinirlendim. İnşallah bu konuda sen de benle aynı fikirde olursun. Blog blogluktan çıkmış bok olmuş!!

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)
pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...