Etiket bulutundan seçilmiş giri ‘cem yılmaz’

kıskanmak filmini ilk sen izlemek ister misin?

Bepanthol tarafından Eylül 25, 2009 tarihinde yazılmıştır.

kiskanmakEvet. Çok isterdik. Aşkım senle en büyük zevklerimizden biri olan filmi sinemada izlemek. Bir de aşkım sayende basın gösterimleri daveti aldığımız için herkesten çok önce izlemek bizi daha mutlu ediyor ve izlemek için daha çok hevesli oluyoruz.

Facebook’ta Cem Yılmaz hayran sayfasına üye durumdayım. Ve bilindiği üzere hayran sayfalarından belli periyotlarda güncelleme başlığı altında mesajlar geliyor. Bugün birikmiş olan mesajları bir kontrol ederken bir mesaj başlığı şöyle:

KISKANMAK FİLMİNİ İLK SEN İZLEMEK İSTER MİSİN?

Aşkım inanır mısın? Okumam ile o başlığı mesaj içeriğine girmem an meselesi oldu. Mesaj içeriği şöyle:

CEM YILMAZ’ında katılacağı Zeki Demirkubuz’un yönetmenliğini yaptığı son filmi Kıskanmak filminin GALA gecesine konuk olmak için xxxxxxx@elmalma.com adresine isim ve soyisminizi e-posta gönderebilirsiniz.

Ps: Zeki Demirkubuz ve filmin oyuncuları Berrak Tüzünataç, Nergis Öztürk, Serhat Tutumluer ve diğerleride GALA gecesinde sizlerle olacaklar.

Hemen sana da bu konuda bilgi yolladım ve ikimiz de aynı anda e-posta attık söylenen adrese. Burada e-posta adresini gizli tutup devamı olan alan adının gözükmesi yeterli bence. Peki daha sonra nasıl bir e-posta geldi işte aşağıda:

Merhaba;

Zeki Demirkubuz – Kıskanmak gala gösterim talebiniz elimize ulaşmıştır. Gala gösterimine katılmak için;

1. http://www.facebook.com/kiskanmakfilm adresli film sayfasında afişin altındaki sol menüden “Suggest to Friends” “Arkadaşlarına öner”e tıklayın,

2. Bütün arkadaşlarınızı tek tek seçin,

3. “Send Invitation” “Tüm listene gönder”i tıklayarak tüm listenizle paylaşın.

Bu paylaşımın arkasından bizler davet edenleri kontrol ederek facebook üzerinden sizleri tarih ve yer konusunda bilgilendireceğiz.

İlginize teşekkür ederiz.

Sent by BlackBerry Internet Service from Turkcell

Hani bize ilk başta deseler ki siz arkadaşlarınızı davet ederseniz ve göndermiş olduğunuz hayranların üye olmasına göre biz de size Gala hakkında bilgi vereceğiz. O zaman ilk başta derim ki herşeyin bir bedeli var. Cem Yılmaz ile bir Gala gecesinde birlikte olmak mükkemel birşey değer diyeceğim. Tebrik ederim onları Aşkım aynı zamanda çok iyi bir e-posta toplama aracı bulmuşlar. Şimdi e-postalarımıza elmaalma’dan spam e-postalar gelmeye başlar. Ama burada bizi aptal durumuna düşürmediler mi? Böyle bir atraksyona neden gerek var ki? Böyle kandırmayın dürüst olun. Hevesimize ve zamanımıza yazık!

Bu arada Cem Yılmaz ile Elmaalma.com’un nasıl bir ilişkisi var onu ayrı çözemedim…

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)

olan biten

CherryBlossomGirl tarafından Mayıs 30, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Selam aşkım. Biliyorsun ki bir süredir bazı sebeplerden dolayı anneannemde kalıyorum. Anneannemde kaldığım süre boyunca da ister istemez, anneannemin izlediği kanalları izliyoruz televizyonda ve ben dehşete düşüyorum. Evdeyken sadece comedy max, moviemax, dream tv, akıllı tv ve power arasında gidip geldiğim için, Yemekteyiz, Müge Anlı’yla Tatlı Sert, Bir Şarkısın Sen gibi programlardan ve bilimum dizilerden haberdar değildim. Bir de eleştirel bir yanımız vardır ya, ayy iğrenç programlarrr, hayatta izlenmez şeklinde. Aslında buna da katılmıyorum, bunları da izlemek, bilmek, ondan sonra yorum yapmak lazım, olumsuz bile olsa.

Bu programlar içinde beni en çok etkileyen Müge Anlı’nın programı oldu. Sebebi ise benim denk geldiğim bir konu oldu. Dışardan bakınca, köylü insanların gelip amaniiin diye bağırdıkları saçma saçma, cahil cahil bağırıp çağırdıkları bir program olarak görünüyor ve çoğumuza zapping yaptırıyor ama bu konu, kanımı dondurdu!!!!!

Ben 30 gün izledim, 45 gün süren bir konuymuş bu, her sabah programa katılan Çorlu’lu bir aile, 6 yaşında çıcuklarının kaybolduğunu anlatıyorlar, bunu Müge Anlı’nın programına taşıyan çocuğun annesi babası değil babaannesi olmuş, aile çocuğun kaybolduğunu emniyete bir-iki gün sonra haber vermiş zaten, ve ailenin inanılmaz soğukkanlılığı, herkes çocuk için yaş dökerken, anne babanın aşırı sakin hali ve tavrı, hiç ağlamıyor olmaları, özellikle de annenin tek ayak üstünde 4532959 yalan söyleyip, binbir senaryoyla, programa katılan avukatı, eski polis memurunu, psikoloğu, Müge Anlı’yı, izleyen tüm izleyicileri salak yerine koyabilmesi ve bunu başarabilmesi, ilginçti. Şüpheler anne üzerineydi bu tavırlarından dolayı ama çocuğu kaybolan bir anne rahatsa, bunun tek bir açıklaması olabilirdi mantıken, anne çocuğun yerini bliyor olmalıydı-canlı olarak-. Belki para için birine vermişti, belki başka bir sebepten birilerinin yanında tutmasını istemişti, bu yüzden de ne ağlıyor, ne kendini paralıyordu çocuğumu bulun diye. Ya da çok cahildi, hiçbir şeyin farkında değildi, inanmak istemiyordu olan bitene…

Uzatmayayım sonuç çok umulmadık çıktı. Bu köyde 50 yaşın üstünde başörtülü bir kadın, bir adamla dost hayatı yaşıyor, kadının kızı, kimden olduğu belli olmayacak bir şekilde hamile, kızın erkek kardeşi uyuşturucu bağımlısı, üstelik bu evde fuhuş yapılıyor. Bu evde fuhuş yapan ise, çocuğu kaybolan kadın. 40-50 milyon için bir sürü adamla beraber olan bu kadının yaptığına göz yumuluyor. Gene bir gün kadın bir adamla fuhuş yaparken, zavallı 6 yaşındaki çocuk annesini görüyor, uyuşturucu bağımlısı çocuk bunu evin sahibine söylüyor, sonunda nasıl olduğu belli olmayan bir şekilde bu çocuk , gördüğünü babasına söylemesin diye öldürülüyor ve bir tarlaya atılıyor. Gömülmüyor bile,  atılıyor. Bu kadın kendi çocuğunu öldürüyor/öldürtüyor/bir tarlaya atıyor/atılmasına göz yumuyor/45 gün geçiyor/ herkes ağlıyor/kadın ağlamıyor/kadın hatta bazen gülüyor/kadın binbir yalan söylüyor.. Kanım donuyor!!!!

Böyl bir anne nasıl olabilir???? Hayır pardon düzeltiyorum, böyle bir İNSAN nasıl olabilir?????? Aklım almıyor hala… Bu dehşet program bittikten sonra aklıma Cem Yılmaz’ın anlattığı birşey geldii, bu acı verici olayda da gülünecek ne var diyeceksin belki ama, Cem Yılmaz aslında hiç de komik olmayan, aksine çok ciddi konuları aslında bir şekilde güldürerek anlatıyor bize bence.

Tv’de kadın programlarıyla ilgili skecinde: “Hani artistler marjinaldi, bütün mahalle tren yapıyormuş meğerse, napıyorsunuz lan siz” diyor Cem Yılmaz:)). Komik ama gerçek ve hatta acı… İzleyelim, görelim:



VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

alo sperm bankası mı

CherryBlossomGirl tarafından Mayıs 14, 2009 tarihinde yazılmıştır.

sperm1Aşkım internette son zamanlarda sperm bankasıyla ilgili pek çok habere rastlıyorum. Sanırım sperm bankacılığı Türkiye’de yakın bir zamanda yasal hale gelecek. Bu konuda hukuki ve etik bir çok tartışma vardı bu tartışmalar son buldu mu ki veya nasıl bulacak ki bu iş yasallaşacak bilemedim valla. Dini ve kültürel açıdan bizim toplumumuza uygun bir uygulama olduğunu düşünmüyorum. Bir insanın kendi geçmişiyle ilgili bilgisini kendisinden saklamak, babasının kim olduğunu bilmemesi gibi gelişebilecek durumlar gerçekten bırak etiği ahlakı, bence “doğal” değil. Ama anladığım kadarıyla ükemizde uygulanacaksa da farklı bir anlayışla uygulanacakmış. Sabah gazetesinde okuduğum habere göre:

“Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Prof. Dr. Sabahattin Aydın, bu düzenlemenin yurtdışındaki sperm bankalarından çok farklı olduğunu belirtiyor: “Yurtdışında ’sperm bankası’ndan anlaşılan ‘verici spermdir’. Bizim yönetmeliğimizde ise evli çiftlerin kullanacağı yani o kocaya ait spermin önceden dondurulup saklanmasını sağlayan bir düzenleme var.”

Sağlık açısından gerekli olduğu için yapılan müdahale şeklindeyse okey ama bir banka olup oraya bir sürü insanın sperm bırakmasını, isteyen kadının da bu spermi alıp çocuk sahibi olmasını normal ve doğal bulmuyorum. Sen ne diyorsun?

Bu konuda Ayça Şen de Radikal’de yazmış bugün, okumak istersen tıkla.

Fakat bu Cem Yılmaz da her konu da mı birşeyler demiş kardeşim? Aklıma sperm bankası Türkiye’de olsa ne olur skeçi geldi. Hemen paylaşalım :)



VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)

35 yıldır yıkanmıyor çünkü…

Bepanthol tarafından Mayıs 14, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım cehalete bakar mısın?? Adam 35 yıldır yıkanmıyor. Hem de bir erkek çocuk sahibi olabilmek için. Nasıl olabilir böyle bir şey. Demek ki insanlar da bu kadar garip inançlar da varmış ve cahilmiş. Peki yani 35 yıldır erkek çocuğun olmuyorsa daha neden inat ediyorsun. Bak olmamış. :) Olmuyor. Demek ki durum yıkanmamakta değil sorun sendeymiş. Bunu nasıl akıl etmiyorsun. Bence 100 yıl daha yıkanmasan senden erkek çocuk çıkmaz. Bu kafa ile. hahaha…

yıkanmayan adam

“Hindistan’da kutsal kent Varanasi yakınındaki Chatav köyünde yaşayan 63 yaşındaki Kaliash Singh tam 35 yıldır yıkanmıyor. 7 kız babası olan Singh, bir erkek çocuğu olmasını istedi. Bunun için gitmedik tapınak bırakmayan Singh, şifayı bir kahinde buldu. Kahin eğer yıkanmazsa tanrının kendisine bir erkek çocuk vereceğini söyledi. Singh 35 yıldır yıkanmayarak sabırla, tanrının kendisine bir erkek çocuk vermesini bekliyor.

Hint gazetesi Hindustan Times’ın haberine göre, Singh bakteri ve mikroplardan korunmak için akşamları ocakta ateş yakıyor ve ayakları üzerinde ateşin yanında dikilerek bakterilerin ölmesini bekliyor, Kaliash Sing bunu yaparken de esrar içmeyi eksik etmiyor.

Gazetede yer alan haberde, 63 yaşındaki Singh’un Hintliler için kutsal olan Ganj nehrinde dini rituelleri yerine getirmek için nehre girdiği ancak 5 yıl önce aynı evde yaşayan ağabeyi ölünce, bunu yapmaktan da vazgeçtiği belirtildi. Singh manavını kapatmak zorunda kaldı çünkü çok koktuğu için pazarda kimse kendisiyle konuşmadığı gibi alışveriş de yapmıyor. “

Kaynak: Hürriyet

Aşkım ben de yıkanmamaya başlasam erkek çocuğum olsun diye beni yine sever miydin? :)

Gördün mü bak adam 63 yaşına gelmiş hala ümitli ve hala esrar içiyormuş. Demek ki kafası güzel nasıl geçti zaman bilmiyor. :) Karısı bak onu terk etmemiş. Ne fedakar kadınmış. :P Birde vucüdunda yabancı canlılar üremiş midir? Yeni bir hayat başlamış mıdır? Erkek çocuğu olmadı ama başka canlılara ev sahipliği mi yapıyordur bedeni? Bunlar diğer önemli konular.

Yani şimdi böyle konu cehalete gelince fıtık tedavileri geldi aklıma. İşte sırta çiğ balık koymalar ve üflemeler derken. Birden Cem Yılmaz aklıma belirdi. O senin de bayıldığın kaynımda var. :) Evetttt kaynımda da var. Gece gece güldüm işte kendi kendime uyuyamadım. :) Paylaşayim istedim.



VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)

bugün 23 nisan neşe doluyor insan

Bepanthol tarafından Nisan 23, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım küçüktüm ufakcıktım. Aklım bir karış havadaydi. Öğretmenler bana bir şiir okuyacaksın dedi. Bende anlamadım. Şiir mi? Çok yaramazdım ufakken en iyi bildiğim şey yaramazlık yapmaktı. Bütün herkesi kovalar. Önüme gelene bir tekme. Doğal olarak ezberlemedim şiirimi de. :)

Atatürk büstünün önüne çıktığımda başıma gelecekleri iyi biliyordum. Kemler kümler ne yapıcam ben. Hiç unutmuyorum. Şimdi bazen geçtiğim zaman oradan aklıma güzel anılarım gelirken bu anıda gelir. Elime de kağıdı tutturmuştu öğretmenim allahtan takılırsan devam et diye. Şiir nasıl okunur? :) İşte aklında o soru ile düz bir metin olarak okuyarak indim sahneden. Böyle işte.

Şiirimi çok merak etmiştim. Hiç unutmamıştım o şiiri çünkü o kağıt bir şekilde eve gitti. Evde dolabıma girdi. Dolabımdan çıkmadı. Yıllar sonra okudum. Sonra taşınınca kayboldu. :( İşte o meşur şiirim.

23 Nisan

Bugün 23 Nisan
Toplandı bütün vatan
Millet meclisimize
Atatürk oldu başkan

Kaldırdı hasta yurdu
Yılmaz bir ordu kurdu
Türkün şanlı sesini
Dünyalara duyurdu

Yükseldi bayrağımız
Koparıldı bağımız
Sultandan ayrılınca
kurtuldu toprağımız.

Türk çocuğu gün senin
Yaşa yurdunda emin
Bugünü an bayram et
Bugün senindir senin

Buna bağlı olarakta aklıma Cem Yılmazın o şiir okuyan videosu aklıma geldi. O gösteride ben vardım. :) BKM üst katta balkondaydım. En önde oturduğum için aşağıya düşme tehlikesi geçirdim.


VN:F [1.4.3_701]
Rating: 4.3/5 (3 votes cast)

Bir grup genç eğlenmeye gider…

CherryBlossomGirl tarafından Nisan 4, 2009 tarihinde yazılmıştır.

palladiumKader ne acayip birşey. Ben biliyorsun normalde film kritiklerimi yazmak için basın gösterimlerini takip ediyorum, Maçka’ya gidiyorum.  Yazmam gereken son filmin basın gösterimini kaçırdım ve ben de vizyonda izler yazarım dedim. Anadolu tarafında oturduğum için, kadıköyde/caddebostanda izlerim diye düşünüyordum.  Dün gece seanslara bir baktım, sadece Kozyatağı CineBonus!ta oynuyor! O nerede? Palladium Alışveriş Merkezi’nde.. O nerde? Bilmiyorum. Ama şunu biliyorum bu sabah kaderimi değiştirmiş oldu, öyle değil mi? Palladium’a gitmiş oldum. Çok geniş, çok güzel mağazalar var. Birlikte de gitmeliyiz.

all_the_boys_love_mandy_laneİzlediğim filmin adı Vahşet Partisi. Kritiğimi buradan okuyabilirsin. Bir grup genç eğlenmeye gider, en şişman ve en gözlüklü olan önce ölür. Ve olaylar gelişir.. :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...