Etiket bulutundan seçilmiş giri ‘çorlu’

olan biten

CherryBlossomGirl tarafından Mayıs 30, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Selam aşkım. Biliyorsun ki bir süredir bazı sebeplerden dolayı anneannemde kalıyorum. Anneannemde kaldığım süre boyunca da ister istemez, anneannemin izlediği kanalları izliyoruz televizyonda ve ben dehşete düşüyorum. Evdeyken sadece comedy max, moviemax, dream tv, akıllı tv ve power arasında gidip geldiğim için, Yemekteyiz, Müge Anlı’yla Tatlı Sert, Bir Şarkısın Sen gibi programlardan ve bilimum dizilerden haberdar değildim. Bir de eleştirel bir yanımız vardır ya, ayy iğrenç programlarrr, hayatta izlenmez şeklinde. Aslında buna da katılmıyorum, bunları da izlemek, bilmek, ondan sonra yorum yapmak lazım, olumsuz bile olsa.

Bu programlar içinde beni en çok etkileyen Müge Anlı’nın programı oldu. Sebebi ise benim denk geldiğim bir konu oldu. Dışardan bakınca, köylü insanların gelip amaniiin diye bağırdıkları saçma saçma, cahil cahil bağırıp çağırdıkları bir program olarak görünüyor ve çoğumuza zapping yaptırıyor ama bu konu, kanımı dondurdu!!!!!

Ben 30 gün izledim, 45 gün süren bir konuymuş bu, her sabah programa katılan Çorlu’lu bir aile, 6 yaşında çıcuklarının kaybolduğunu anlatıyorlar, bunu Müge Anlı’nın programına taşıyan çocuğun annesi babası değil babaannesi olmuş, aile çocuğun kaybolduğunu emniyete bir-iki gün sonra haber vermiş zaten, ve ailenin inanılmaz soğukkanlılığı, herkes çocuk için yaş dökerken, anne babanın aşırı sakin hali ve tavrı, hiç ağlamıyor olmaları, özellikle de annenin tek ayak üstünde 4532959 yalan söyleyip, binbir senaryoyla, programa katılan avukatı, eski polis memurunu, psikoloğu, Müge Anlı’yı, izleyen tüm izleyicileri salak yerine koyabilmesi ve bunu başarabilmesi, ilginçti. Şüpheler anne üzerineydi bu tavırlarından dolayı ama çocuğu kaybolan bir anne rahatsa, bunun tek bir açıklaması olabilirdi mantıken, anne çocuğun yerini bliyor olmalıydı-canlı olarak-. Belki para için birine vermişti, belki başka bir sebepten birilerinin yanında tutmasını istemişti, bu yüzden de ne ağlıyor, ne kendini paralıyordu çocuğumu bulun diye. Ya da çok cahildi, hiçbir şeyin farkında değildi, inanmak istemiyordu olan bitene…

Uzatmayayım sonuç çok umulmadık çıktı. Bu köyde 50 yaşın üstünde başörtülü bir kadın, bir adamla dost hayatı yaşıyor, kadının kızı, kimden olduğu belli olmayacak bir şekilde hamile, kızın erkek kardeşi uyuşturucu bağımlısı, üstelik bu evde fuhuş yapılıyor. Bu evde fuhuş yapan ise, çocuğu kaybolan kadın. 40-50 milyon için bir sürü adamla beraber olan bu kadının yaptığına göz yumuluyor. Gene bir gün kadın bir adamla fuhuş yaparken, zavallı 6 yaşındaki çocuk annesini görüyor, uyuşturucu bağımlısı çocuk bunu evin sahibine söylüyor, sonunda nasıl olduğu belli olmayan bir şekilde bu çocuk , gördüğünü babasına söylemesin diye öldürülüyor ve bir tarlaya atılıyor. Gömülmüyor bile,  atılıyor. Bu kadın kendi çocuğunu öldürüyor/öldürtüyor/bir tarlaya atıyor/atılmasına göz yumuyor/45 gün geçiyor/ herkes ağlıyor/kadın ağlamıyor/kadın hatta bazen gülüyor/kadın binbir yalan söylüyor.. Kanım donuyor!!!!

Böyl bir anne nasıl olabilir???? Hayır pardon düzeltiyorum, böyle bir İNSAN nasıl olabilir?????? Aklım almıyor hala… Bu dehşet program bittikten sonra aklıma Cem Yılmaz’ın anlattığı birşey geldii, bu acı verici olayda da gülünecek ne var diyeceksin belki ama, Cem Yılmaz aslında hiç de komik olmayan, aksine çok ciddi konuları aslında bir şekilde güldürerek anlatıyor bize bence.

Tv’de kadın programlarıyla ilgili skecinde: “Hani artistler marjinaldi, bütün mahalle tren yapıyormuş meğerse, napıyorsunuz lan siz” diyor Cem Yılmaz:)). Komik ama gerçek ve hatta acı… İzleyelim, görelim:



VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...