Etiket bulutundan seçilmiş giri ‘dans’

Eventplus’ın TranceWorld rezaleti…

CherryBlossomGirl tarafından Ağustos 1, 2009 tarihinde yazılmıştır.

tranceworldAşkım geçen haftalarda seninle rock’n coke’a gitmiştik. Rock’n Coke yıllardır Türkiye’de başarıyla gerçekleştirilen bir organizasyon. Ki bu organizasyonu bile başarısız bulan, bazı aksamaları büyüten insanlar oluyordu ilk yıllarda. Ama gene de hiçbir organizasyon TranceWorld kadar kötü bir şekilde yürütülmemiştir diye düşünüyorum. Bu organizasyonu yapan eventplus adlı şirkete de teessüflerimi bildiriyorum.

Sen bu etkinliğe davetiye kazanmak için ne kadar çırpındın ve senin için ne kadar önemli bir organizasyondu aşkım, çok beğendiğin dj’ler sahne alacaktı ve bu etkinlik dünya çapında bir etkinlik olarak duyuruluyordu… Üstelik kilyosta bir plajda gerçekleşecek olması beni de çok mutlu etmişti çünkü dinlediğim tarz müzik değil trance ve bu yaz sıcağında denize nazır olması çok çekiciydi, müzik dinlemek istemeyen plajın tadını çıkarabilirdi, hatta bu rock’n coke’de olmayan bir özellik olduğu için takdir bile etmiştim.

Friendfeed’den soru sorarak kazanana çift kişilik kombine davetiye vereceğini söyleyen bir kız vardı muhattabımız. Bu kişi eventplus’ta çalışıyordur sanmıştım ben. Davetiyelerin evlere gönderilmesinde bir sorun olduğunu söylediler ve kapıda isminiz olacak dediler. Aynen Rock’n Coke’a gittiğimiz gibi hazırlandık, çadırımızı ve diğer eşyalarımızı aldık ve yola çıktık. Trafik de vardı, epey sürdü oraya varışımız. Bu koskoca organizasyonla ilgili hiçbir tabela hiçbir hazırlık yoktu yol üzerinde, garip gelmişti.

Neyse vardık trimata beach’e  ve organizasyonun giriş kapısına. Ha, öncesinde iki gün kalacağımız için otopark ücreti olarak tam 20 milyon aldılar, koskoca Rock’n Coke’ta bile 10 milyon almışlardı, onu da geçtim, organizasyonun sitesinde  otopark ücretsiz yazıyormuş ben bilmiyordum. Neyse, normalde MyBilet’ten alınıyormuş biletler, kapıda bir standları var ve gelenin biletine bakıp bileklik takıyorlar kollarına. Biz de davetli listeside adımız olacağını söyledik. Fakat biliyor musun, hani sana, bize davetiye kazandıran kızın telefonu var mı sende diye sormuştum, o an nedense içime bir kurt düşmüştü, yani umarım kapıda ismimiz olmasıyla ilgili bir sorun yaşamayız şeklinde.

Görevli birkaç kişi vardı orada ve bir karışıklık yaşanıyordu, hepsinin telefonları ayrı ayrı çalıyor, hepsi birileriyle kavga ediyor, hatta küfürlü konuşuyordu. Düzgün insanlar değillerdi gerçekten de… Davetiye listesini getirmeleri baya uzun sürdü, listede 11 kişinin adı vardı, bunlardan biri de sendin. Fakat bunlar çift kişilik olarak gözükmüyordu. Listeyi elinde tutan kişi, biz Pelin hanıma, on kişilik davetiye hakkı tanıdık, o bize 11 kişilik bir liste gönderdi, eh biz de ok dedik, ama davetiyeler kesinlikle çift kişilik değil, burada ismi olmayanı alamayız dedi. Gayet sert, kaba ve “daha fazla sizinle ilgilenemem, işim gücüm var” tonunda söylenmiş bu cümleden sonra sen Pelin’in sana yollamış olduğu e-postaları telefonundan kendilerine göstermeye çalıştıysan da oralı olmayan bu kaba dört kişi Pelin hanımın yaptığı bir hata bu ve biz sorumlu değiliz diyip başlarından def etmeye çalıştılar bizi. Sen baya bir ısrar ettin ve artık en sonunda sesini yükseltmeye başladın ama ne fayda… Sanki Pelin Hanım denen kişi sokakta bize hadi gidin bu etkinliğe alınacaksınız diyen bir kişiymiş gibi, onun yaptığı bir hataysa da bunu üstlenmediler.

Bu arada adamlara derdimizi anlatmaya çalışırken kapının önünde vakit geçirmemiz iyi oldu çünkü organizasyonla ilgili tek sorunun bu olmadığını görmüş olduk. Herşeyden önce çadırların konacağı yer iğrenç bir alandı. Ayrıca sahne basit ve küçük bir sahneydi, koskoca TranceWorld diye bas bas bağırdıkları, gerçekten de dünya çapında djlerin geldiği bu organizasyon, sanki bir grup sivil toplum örgütünün veya bir üniversitenin düzenleyeceği organizasyon kadar basit görünmekteydi. İçeri girmek için çaba sarfeder, hakkımızı ararken etrafın bu kadar itici görüntüsü bir yandan sende de bende de istek bırakmamaya başladı. Üstelik etrafta konuşulanlar da cabası…

İlk duyduğumuz birilerinin hastaneye kaldırıldığıydı, daha sonra içeri girip gece sabaha karşı çıkıp pansiyona gidip sabah tekrar gelmek isteyen bir çifte belki yarım saat boyunca, giriş yaptıktan sonra çıkış yapamazsınız diye bilgi veren ve orada bekleten yetkili? den sonra gelen başka bir yetkili, yoo giriş çıkış yapabilirsiniz diyince kendi aralarında tartışmaya başladılar. Sonra gene içerden kolunda bilekliğiyle geri dönen bir kız, hani bedavaydı, internet sitesinde öyle diyordu ama şimdi para istiyorlar diyordu, konu neydi bilmiyorum ama bizim yetkililer gene birkaç telefon konuşması yapmak zorunda kaldılar. Son olarak, bari otopark ücretimizi geri alalım diye yetkili birini istedik ama bu terbiyesiz yetkililer bize, parayı biz almadık sizden, bizimle alakası yok dediler. Yetkili birini çağırmak veya, elbette kapıdan alabilirsiniz çıkışta demek bile onlara zor geldi. Bu arada, kapının önünde saatlerdir çabaladığımızı gözlemleyen güvenlik görevlilerinden bir kadın yanımıza gelip, bence hiç uğraşmayın çenenizi yorduğunuzla kalırsınız, zaten iğrenç bir organizasyon, bakar mısınız kapı önünde ışık yok, girenlerin her eşyasını didik didik etmemiz, uyuşturucu var mı diye bakmamız söylendi ama hiçbirşey göremiyorum, herşey rezalet, aklınız varsa gidin dedi kadın. Gerçekten de hava kararmıştı artık ve kapının önü oldukça karanlıktı.

Arabamızı parkederken bize yardımcı olan, kapımızı açıp hoşgeldiniz diyen gayet güleryüzlü park görevlilerine ise bize insan gibi davrandıkları için teşekkür ederiz, bir tek onlar ilgilendiler bizimle doğru dürüst. Çıkarken de berbat bir organizasyon, ne deseniz haklısınız dediler.

Adamlarla konuşurken sinirlediysen de, dönüş yolunda çok sakindin gerçekten şaşırdım. Ben davetiye kazanmak için bu kadar kastığım bir festivalden bu şekilde ayrılsaydım, bunca yolu tepip, bunca eşyalarla, sanırım sinirden ağlayabilirdim, ki zaten çok sinirlendim beğenmediğim tarz bir müzik de olsa sonuçta oraya eğlenmeye gitmiştik herşeyimiz hazırdı ve gördüğümüz muamele iğrençti.

Bu kişiler, haklısınız bir anlaşmazlık olmuş Pelin Hanımla aramızda ve siz mağdur oldunuz ama gerçekten yapabileceğimiz birşey yok deselerdi veyahut bir orta yol bulmayua çalışsalardı, indirimli bir bilet vermeye çalışsalardı mesela, belki de girerdik. Ama bugün facebooktaki gruplarına kamp alanından yazılan bir mesajı görünce girmediğimize iyice sevindim. Yağmurdan dolayı rezil olmuşlar ve kamp yaptıkları alanın ne kadar elverişsiz olduğundan yakınıp durmuşlar, galiba allahın sevgili kuluyduk aşkım.

Bundan sonra eventplus’ın adını gördüğümüz her yerden koşarak uzaklaşırız herhalde. Bir davetiye kazanacaksak da bunu şirketi kendisi tarafından,  bilet elimize geçecek şekilde kazanmaya çalışırız, insanlara güvenmemek konusunda bize ders oldu bence.

Bu arada Tranceworld’ün diğer ülkelerde nasıl organize edildiğini görmek için google’ladım ama hiçbirşey çıkmadı karşıma, belki de böyle bir festival aslında yok.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 4.4/5 (14 votes cast)

hadise ile düm tek tek tek düzeliğe

Bepanthol tarafından Mayıs 14, 2009 tarihinde yazılmıştır.

20090512225517_rus504_1121586hlargeEurovision Şarkı Yarışması ile eskiden ne kadar büyük heyecanlar yaşardık. Yarışmayı sadece o puanlama sistemi için izlerdik sanki. Ya bak bu sefer sonuncu olmadık. Dost ülkelerin verdiği sabit puanlar dışında inanılmaz bir şekilde fransadan da puan aldık süper. Bak gördün mü? Kıbrıs Rum Kesimi, Yunanlılara tam puan verdi yine. Gibi gibi klasikleşmiş diyaloglar yaşanırdı. Hala yaşanıyor. Bu haftasonu da belki insanlar evlere kitlenecek ve bu puanlamaları izleyecek. Ben de izlemek isterim senle eğer kısmet olursa.

Eskiden çok büyük bir ezikliğimiz vardı. Bu sefer sonuncu olmadık diyalogları. Yani sonuncu olsak ne olur ki aslında. Demek ki bazı şeyleri doğru yapmadık. İyi tanıtımla, ses, parça ve yarışmada dikkat çekecek sahne şovu ile başarı elde edilebilinirdi. Son bir kaç yılda bunu öğrendik ve yapıyoruz. Ama bunu da klasikleştirmeye çalışıyoruz sanki. Belki bunu avrupa çok beğeniyor ama ben çok sıkıldım hep aynı şeylerden. Avrupa beğenecek diye biz içimizden onların zevkine ayak uyduruyoruz.

eurovisionİnşallah birinci oluruz. Ama birinci olamazsak çok büyük hayal kırıklığı olur. Çünkü daha 3 ay önceden birinci ilan edildi Hadise düm tek tek ile. Çok iyi tanıtım yapıldı. :) Avrupada konser verilmeyen ülke kalmadı. Gurbetçilerimizden puan toplayacağımız için hep gurbetçilerimizin yoğun olduğu ülkeler seçildi. Fakat ne yazık ki bu bence yanlış bir adımdı. Çünkü bu gurbetçilerimiz vatanlarını herhalukarda destekliyor zaten. Neden bize az oy veren ülkelerde tanıtım yapılmadı. Sonuçta Hadise finallere kaldı tebrik etmek lazım.

Kazanacak parça sadece İngilizce parçadır mentalitesi ile hareket etme durumu rahatsızlık verici. Bu doğru bir mantık değildir. Fakat Türkiye isterse İngilizce isterse Almanca parça ile de yarışabilir. Türkçe parça ile birinci olsaydık bu tartışmalar olur muydu acaba? Ne farkeder ki bu bir Türklük yarışması değil ki. Bu Türkiye’nin de içerisinde bulunduğu müzik yarışması. Müziğin dili, dini ve ırkı mı olurmuş.

Ama doğruyu söylemek gerekirse biz kazanmak için İngilizce parça ile katılıyoruz. Bir de bu parçaya göbek havası ritimlerinden koyuyoruz. Şarkıyı söyleyeni dansöz giyisilerinden süslüyoruz. Sertap Erener ile başarı elde ettikten sonra bu kopyacılık beni düm tek tek’ten öteye götüremiyor. Tam tersine tek düzeliğe götürüyor.



VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)

Fatboy Slim İstanbul’a geliyor @ Kuruçeşme Arena

Bepanthol tarafından Nisan 16, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım böyle etkinlikleri karıştırıyordum biletix’te. Nasıl bir sabır varsa gittim taa yazın sonuna kadar takvimde. 1 Ağustosta ne göreyim. İlk önce inanmadım. Allah allah dedim. Fatboy Slim geliyor. Sonra inanmadım tıkladım detaylarını inceledim ve daha sonra da internetten araştırdım. Gerçekten de geliyor. 1 Ağustos Turkcell Kuruçeşme Arena’da boğazda güzel bir organizasyon olacak.

Aşkım sende biliyorsun hatta videosunu falan yollamıştın senin sevdiğin bir prodüktör. Aynı zamanda da çok çok iyi bir dj. Bu adamın sahne adı “fatboy slim”… Gerçek adı ise Quentin Leo Cook. Gerçekten zor bir adı varmış iyi ki değiştirmiş. :)

fatboy-slimUnutulmaz bir show’a imza atmıştım bundan bir kaç sene önce brighton plajında. Bu plaj tıklım tıklım dolarak gerçekten de iğne atsan yere değmez deyimini kanıtlanmasını sağladı. Bu etkinliğe tam 250.000 kişi katıldığı söyleniyor. Tamamen ücretsiz olan bu etkinlik güvenlik nedeniyle erken bitmesine sebebiyet verdi. Saatlerce trafiğin kilidi çözülmemiş. Hatta insanlar evlerine öğle vaktinde ulaşabilimiş. Maalesef bu etkilikte bir kişi ölmüş.

Bu etkinliği de gideceğimiz etkinlikler listesine ekliyorum. Epey yoğun bir program içerisine giriyoruz aşkım yazın bizi kimse tutamaz eğlencenin tek adresi biziz. Sen ve Ben. :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)
pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...