Etiket bulutundan seçilmiş giri ‘davetiye’

farmville çılgınlığı nereye kadar?

Bepanthol tarafından Eylül 10, 2009 tarihinde yazılmıştır.

farmvilleAşkım benim merhaba… :) Hiçbir yazıya böyle bir giriş yapmış mıydım acaba daha önceden? Bilmiyorum ki ama birazdan kurcalarım yazdığımız bütün yazıları. Tek tek böyle sayfa sayfa geri giderim. Biliyorsun ben kafama taktım mı sabır mabır oooo. Hatta bir nostalji yapmış olurum. Ama lütfen bir gece birlikte bunu yapalım. Unutma ve unutturma. :)

Bu gece uzun zamandır seninle birlikte yemek yemek istediğimiz pasta prestoda oturduk bir güzel mamalar yedik. :) Yanımızda bir de kardeşim vardı. İstersen senin kardeşin olsun çok sevdin çünkü onu. :P Böyle benim iş konularımı konuştuktan sonra sen kardeşimle üniversite hakkında bilgiler verdin. Kardeşim sordukça sen anlattın ve anlattın. Bir anda üniversiteye hazırlık günlerim geldi aklıma testler ve ben ne olacağımlar. Öss Öss Öss diyerek uyandığım kabuslar. Ne kadar sıkıntılı bir dönemmiş o günler. Bir yandan testler bir anda üniversite kazanma sıkıntısı. Fakat üzerine 10 yaş daha eklediğinde bu sefer yine sıkıntı iş bulma işe girme gibi. Hayatta sıkıntılar bitmiyor anlayacağımız gibi. Peki o zaman değilde bu zamanda öss’ye hazırlanıyor olsaydım ne olurdu acaba. Hiç test çözebilir miydim bu internetin hali ile? Facebook var… Friendfeed var… Bir sürü oyunlar ve uygulamalar var. :) iPhone var. Peki ya facebooktaki farmville oyununa ne dersin? Bu oyuna insan nasıl bulaştığını bilemiyor. Ben bilemedim. Bir bakmışım tarlamın çiftçisi olmuşum. Davetiyeyi kim gönderdi ve ne zaman gönderdi farkında bile değilim. Bu çılgınlık nereye kadar gidecek ve sonucu ne olacak? Arsanı büyüt büyüt nereye kadar? Ekip biçmek nereye kadar? Ağaçlarda elmaları ve limonları toplamak nereye kadar? İnekleri sağıp tavuklardan yumurta toplamak nereye kadar? İşte bu kadar soru sonrasında nereye kadar olduğunu anlayamıyorsun doğal olarak. Hormonsuz tarım yaptığım için çok memnunum. Rahmetli ördeğimi o oyunda çok güzel andım ve ilk aldığım hediye bir ördekti. Benim ördek büyütüğümü bilen bir çok kişi bana ilk ördek göndermişti. Acaba bu farmville çılgınlığının başlangıç nedeni doğal hayatta sıradan bir yaşam yaşamak isteğimiz mi? İnsanlar bir şekilde farklı açılardan kendini bu şekilde tatmin ediyor heralde ki ben de bunların içerisindeyim. Hep böyle bir hayalim vardır. Birgün gelecek ve şehirden uzak bir balıkçı kasabasında balık avlayacağım ve bahçemde domates yetiştireceğim. :) Dua edelim ki olsun.

İşte neyse hayalden çıkarsak eğer şimdi bu sene öss’ye giriyor olsam heralde sonucum pek iyi olmazdı. Kafam yok elmalarımı toplamam lazım… eyvahhh tarlamdaki çilekleri toplamayı unutmuşum derken Türkçe testi var yarına ancak yapılacağı gün aklıma gelirdi. Ya da ders esnasından iPhone’dan internete girip friendfeed’te girilere laf yetiştirmeye çalışırdım veya yeni uygulamalar keşfetmeye çalışırdım. Bunları düşünmem iyi olmuş bazen daha geç doğsaydım diyorum. Çok iyi olmuş ki doğmam gereken zamanda doğmuşum. Mutluyum iyi ki doğmuşum.

Bu arada öss değişmiş iki üç tane sınav olunuyormuş. Kardeşime de allah kolaylık versin iyi ki onun internet ile arası pek iyi değil. İki kardeşin birbirinden çok zıt olduğunun ufak bir kanıtıdır.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 4.3/5 (4 votes cast)

Eventplus’ın TranceWorld rezaleti…

CherryBlossomGirl tarafından Ağustos 1, 2009 tarihinde yazılmıştır.

tranceworldAşkım geçen haftalarda seninle rock’n coke’a gitmiştik. Rock’n Coke yıllardır Türkiye’de başarıyla gerçekleştirilen bir organizasyon. Ki bu organizasyonu bile başarısız bulan, bazı aksamaları büyüten insanlar oluyordu ilk yıllarda. Ama gene de hiçbir organizasyon TranceWorld kadar kötü bir şekilde yürütülmemiştir diye düşünüyorum. Bu organizasyonu yapan eventplus adlı şirkete de teessüflerimi bildiriyorum.

Sen bu etkinliğe davetiye kazanmak için ne kadar çırpındın ve senin için ne kadar önemli bir organizasyondu aşkım, çok beğendiğin dj’ler sahne alacaktı ve bu etkinlik dünya çapında bir etkinlik olarak duyuruluyordu… Üstelik kilyosta bir plajda gerçekleşecek olması beni de çok mutlu etmişti çünkü dinlediğim tarz müzik değil trance ve bu yaz sıcağında denize nazır olması çok çekiciydi, müzik dinlemek istemeyen plajın tadını çıkarabilirdi, hatta bu rock’n coke’de olmayan bir özellik olduğu için takdir bile etmiştim.

Friendfeed’den soru sorarak kazanana çift kişilik kombine davetiye vereceğini söyleyen bir kız vardı muhattabımız. Bu kişi eventplus’ta çalışıyordur sanmıştım ben. Davetiyelerin evlere gönderilmesinde bir sorun olduğunu söylediler ve kapıda isminiz olacak dediler. Aynen Rock’n Coke’a gittiğimiz gibi hazırlandık, çadırımızı ve diğer eşyalarımızı aldık ve yola çıktık. Trafik de vardı, epey sürdü oraya varışımız. Bu koskoca organizasyonla ilgili hiçbir tabela hiçbir hazırlık yoktu yol üzerinde, garip gelmişti.

Neyse vardık trimata beach’e  ve organizasyonun giriş kapısına. Ha, öncesinde iki gün kalacağımız için otopark ücreti olarak tam 20 milyon aldılar, koskoca Rock’n Coke’ta bile 10 milyon almışlardı, onu da geçtim, organizasyonun sitesinde  otopark ücretsiz yazıyormuş ben bilmiyordum. Neyse, normalde MyBilet’ten alınıyormuş biletler, kapıda bir standları var ve gelenin biletine bakıp bileklik takıyorlar kollarına. Biz de davetli listeside adımız olacağını söyledik. Fakat biliyor musun, hani sana, bize davetiye kazandıran kızın telefonu var mı sende diye sormuştum, o an nedense içime bir kurt düşmüştü, yani umarım kapıda ismimiz olmasıyla ilgili bir sorun yaşamayız şeklinde.

Görevli birkaç kişi vardı orada ve bir karışıklık yaşanıyordu, hepsinin telefonları ayrı ayrı çalıyor, hepsi birileriyle kavga ediyor, hatta küfürlü konuşuyordu. Düzgün insanlar değillerdi gerçekten de… Davetiye listesini getirmeleri baya uzun sürdü, listede 11 kişinin adı vardı, bunlardan biri de sendin. Fakat bunlar çift kişilik olarak gözükmüyordu. Listeyi elinde tutan kişi, biz Pelin hanıma, on kişilik davetiye hakkı tanıdık, o bize 11 kişilik bir liste gönderdi, eh biz de ok dedik, ama davetiyeler kesinlikle çift kişilik değil, burada ismi olmayanı alamayız dedi. Gayet sert, kaba ve “daha fazla sizinle ilgilenemem, işim gücüm var” tonunda söylenmiş bu cümleden sonra sen Pelin’in sana yollamış olduğu e-postaları telefonundan kendilerine göstermeye çalıştıysan da oralı olmayan bu kaba dört kişi Pelin hanımın yaptığı bir hata bu ve biz sorumlu değiliz diyip başlarından def etmeye çalıştılar bizi. Sen baya bir ısrar ettin ve artık en sonunda sesini yükseltmeye başladın ama ne fayda… Sanki Pelin Hanım denen kişi sokakta bize hadi gidin bu etkinliğe alınacaksınız diyen bir kişiymiş gibi, onun yaptığı bir hataysa da bunu üstlenmediler.

Bu arada adamlara derdimizi anlatmaya çalışırken kapının önünde vakit geçirmemiz iyi oldu çünkü organizasyonla ilgili tek sorunun bu olmadığını görmüş olduk. Herşeyden önce çadırların konacağı yer iğrenç bir alandı. Ayrıca sahne basit ve küçük bir sahneydi, koskoca TranceWorld diye bas bas bağırdıkları, gerçekten de dünya çapında djlerin geldiği bu organizasyon, sanki bir grup sivil toplum örgütünün veya bir üniversitenin düzenleyeceği organizasyon kadar basit görünmekteydi. İçeri girmek için çaba sarfeder, hakkımızı ararken etrafın bu kadar itici görüntüsü bir yandan sende de bende de istek bırakmamaya başladı. Üstelik etrafta konuşulanlar da cabası…

İlk duyduğumuz birilerinin hastaneye kaldırıldığıydı, daha sonra içeri girip gece sabaha karşı çıkıp pansiyona gidip sabah tekrar gelmek isteyen bir çifte belki yarım saat boyunca, giriş yaptıktan sonra çıkış yapamazsınız diye bilgi veren ve orada bekleten yetkili? den sonra gelen başka bir yetkili, yoo giriş çıkış yapabilirsiniz diyince kendi aralarında tartışmaya başladılar. Sonra gene içerden kolunda bilekliğiyle geri dönen bir kız, hani bedavaydı, internet sitesinde öyle diyordu ama şimdi para istiyorlar diyordu, konu neydi bilmiyorum ama bizim yetkililer gene birkaç telefon konuşması yapmak zorunda kaldılar. Son olarak, bari otopark ücretimizi geri alalım diye yetkili birini istedik ama bu terbiyesiz yetkililer bize, parayı biz almadık sizden, bizimle alakası yok dediler. Yetkili birini çağırmak veya, elbette kapıdan alabilirsiniz çıkışta demek bile onlara zor geldi. Bu arada, kapının önünde saatlerdir çabaladığımızı gözlemleyen güvenlik görevlilerinden bir kadın yanımıza gelip, bence hiç uğraşmayın çenenizi yorduğunuzla kalırsınız, zaten iğrenç bir organizasyon, bakar mısınız kapı önünde ışık yok, girenlerin her eşyasını didik didik etmemiz, uyuşturucu var mı diye bakmamız söylendi ama hiçbirşey göremiyorum, herşey rezalet, aklınız varsa gidin dedi kadın. Gerçekten de hava kararmıştı artık ve kapının önü oldukça karanlıktı.

Arabamızı parkederken bize yardımcı olan, kapımızı açıp hoşgeldiniz diyen gayet güleryüzlü park görevlilerine ise bize insan gibi davrandıkları için teşekkür ederiz, bir tek onlar ilgilendiler bizimle doğru dürüst. Çıkarken de berbat bir organizasyon, ne deseniz haklısınız dediler.

Adamlarla konuşurken sinirlediysen de, dönüş yolunda çok sakindin gerçekten şaşırdım. Ben davetiye kazanmak için bu kadar kastığım bir festivalden bu şekilde ayrılsaydım, bunca yolu tepip, bunca eşyalarla, sanırım sinirden ağlayabilirdim, ki zaten çok sinirlendim beğenmediğim tarz bir müzik de olsa sonuçta oraya eğlenmeye gitmiştik herşeyimiz hazırdı ve gördüğümüz muamele iğrençti.

Bu kişiler, haklısınız bir anlaşmazlık olmuş Pelin Hanımla aramızda ve siz mağdur oldunuz ama gerçekten yapabileceğimiz birşey yok deselerdi veyahut bir orta yol bulmayua çalışsalardı, indirimli bir bilet vermeye çalışsalardı mesela, belki de girerdik. Ama bugün facebooktaki gruplarına kamp alanından yazılan bir mesajı görünce girmediğimize iyice sevindim. Yağmurdan dolayı rezil olmuşlar ve kamp yaptıkları alanın ne kadar elverişsiz olduğundan yakınıp durmuşlar, galiba allahın sevgili kuluyduk aşkım.

Bundan sonra eventplus’ın adını gördüğümüz her yerden koşarak uzaklaşırız herhalde. Bir davetiye kazanacaksak da bunu şirketi kendisi tarafından,  bilet elimize geçecek şekilde kazanmaya çalışırız, insanlara güvenmemek konusunda bize ders oldu bence.

Bu arada Tranceworld’ün diğer ülkelerde nasıl organize edildiğini görmek için google’ladım ama hiçbirşey çıkmadı karşıma, belki de böyle bir festival aslında yok.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 4.4/5 (14 votes cast)

tranceworld turkiye etkinliğine davetiye kazandık

Bepanthol tarafından Temmuz 21, 2009 tarihinde yazılmıştır.

tranceworld turkiyeAşkım geçen hafta ve tatilimizde elimde iPhone ile kastığım fakat bir türlü kazanamadığımız etkinliğe davetiyeyi en sonunda kazandık. Son zamanlardaki maddi olanaksızlıklardan dolayı ne kadar kısıtladıysakta kendimizi bir şekilde eksik kalmıyoruz. Hani derler ya bir şekilde yolumuzu buluyoruz. Aynen öyle bir şekilde yolumuzu buluyoruz.

Trance müziğini 2000 yılından beri dinliyorum. Kimi zaman çok yoğun dönemlerim olsada artık aynı sıklıkta ve yoğunlukta dinleyemiyorum. Yaşlandım galiba kafam kaldırmıyor. İlk bu muziği kadıköy’de sokak arasında satılan cd’ler vasıtası ile tanıdım. Daha sonra internetten araştırıp Tiesto’lar ile Paul Van Dyke’lar ile tanıştım. :) Onların müziği biraz daha popüler tarzda olduğu için daha dinlenebilir. Yani şöyle bir durum ki hani pop-trance diyeyim. :P Böyle bir terim yok ama belki benim sayemde böyle bir şekilde bu terim yayılır.

Bir şeyi sevdikçe o senin tutkun oldukça daha derinlere inmeye başlıyorsun. Yavaş yavaş internet araştırmaları artıyor ve gerçek anlamda prodüktörlere ulaşmaya başlıyorsun. Onların kendi sitelerinden kendilerini tanıtmak için çıkardıkları parçaları indirip dinlemeye başlıyorsun. Bazı sitelerde ise dj’lerin radyo programlarına ait setleri indirebiliyorsun. Böylelikle daha farklı dj’ler ve parçalara ulaşıyorsun. Biliyorsun ki benim en beğendiğim ve benim için de bir numaralı dj Armin Van Buuren. İsterdim ki bir festival kapsamında oda gelsin. Ama şuan ki line-up’ta ve kendi web sitesinde Türkiye’ye geleceğine dair bir bilgi yok. Fakat şuanda gelen dj’ler gerçekten çok önemli isimler. Özellikle prodüksyon ve yapmış oldukları remix’ler ile hani top dj sıralamasında iyi yerde olan isimler.

Trance’in bir şekilde tarihçesi ve gelişimi var diğer müzik tarzlarında olduğu gibi ve farklı tarzlara ayrılıyor kendi içerisinde. 128 -148 bpm arasında değişen bu tarzda hem romantizmi hem de hızlı bir duyguyu yakalamak çok kolay hatta en yüksek bpm’de bile duygulanabilirsin. Fakat bu olay bu tarza inanıp sevmek ile sınırlı. Herkes anlayamaz demek doğru birşey değil aslında. Ama kolay dinlenebilir bir yanıda yok.

Bu davetiye ise tam da zamanında kazandık. Sorular trance müziğini seven ve dinleyenler için çokta zor değil. Bize sorulan soru Ernesto & Bastian hangi ülkeden? Hemen sen de doğru cevabı biliyordun aşkım google sağolsun. :P Hemen e-postalarımızı gönderdik. Bu sorulara friendfeed’ten Pelin Ekmekçi’yi takip ederek ulaşabilir herkes. 24 Temmuz’da biletimiz elimize ulaşacakmış. Bu bilettin diğer bir özelliği ise 2 günlük kamp bileti olması. İnşallah kamp alanı müziğe yakın güneşten ırak olur. :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (3 votes cast)
pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...