Etiket bulutundan seçilmiş giri ‘ders’

vuvuzela sesi

Bepanthol tarafından Haziran 23, 2010 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım benim canım benim, Sen derslerle boğuşurken ben de evde zaman geçiriyorum. Hatta buna zaman geçirmek denmez de tam olarak öldürmek denilir. Biz gözüm bilgisayarda bir gözüm televizyonda sıkışmış ve monotonlaşmış gibi yaşamaya başladım. Biliyorum ki şimdi böyle söylediğim için uyuz oluyorsun ama öyle aşkım. Çünkü gerçekten çok sıkıldın ve artık boğazına kadar geldi dersler ve ödevler. Kafanda şu olacak mı bu olacak mı stresi olmadan bir şekilde rahat nefes almak istiyorsun.

vuvuzela sesiMesela ben genelde maç seyretmeyi sevmiyorum. Eskiden çok severdim o ayrı ama şimdi pek beni sarmıyor. Şuanda dünya kupası maçları var ama Türkiye olmayınca hiçbir zevki yok. Ancak o olsaydı fanatik gibi geçerdim televizyonun başına yoksa olmazdı. Fakat şimdi tek başıma evde yapabileceğim en güzel şey maç seyretmek. Bir de ezel dizisi bitti. Sezonu kapadılar. Türk Malı var onu internetten izliyorum. Geri kalan zaman futbol maçı.

İşte bu zaman diliminde hem televizyon hem de futbol maçı izlerken aklıma bir fikir geldi. Bu dünya kupasında meşhur olan çalgu vuvuzela ile alakalı olarak. Aslı benle bir link paylaşmıştı. Çok güzel fikir demiştim hemen bunu Türkçe versiyonunu yaparsam süper olur dedim. Hem zamanımda var boş duruyorum. Böyle güzel espirili site yapmaktan kim zarar görebilir ki. Hemen gittim satın aldım ismi. Adı Vuvuzela sesi olacaktı. www.vuvuzelasesi.com boşta olunca hiç kaçırmadım. Ve şuan ki halini aldı. İnsan bazen olurya çok uyuz olduğu şeylerin üzerine gider. Ben o sese gıcık olmaktan maçların sesini kısarak izlemek zorunda kaldım. Bu ses için kufur bile etmeyen kalmadı. Hatta iPhone’daki uygulamasını indirmeyi akıl ettim hala duruyor. Oradaki yorumları okusan zaten koparsın biliyor musun? Neler demişler neler.

Bir şekilde Vuvuzela Sesi biraz meşhur oldu. Bir geren bir daha girmez ama ufacık bir tebessüm bile süper. Sen de derslerini yaparken ben de kafayı yeme durumları yaşıyorum aşkım. Hadi bitsin hadi bitsen sonra çok güzel gezelim eğlenelim. Havalar güzel olsun. Bak havalar kötü ki sonra hep iyi olacak aşkım.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)

stressyado açıldı en sonunda!

Bepanthol tarafından Haziran 11, 2010 tarihinde yazılmıştır.

stressyadoEvet aşkım hayırlı uğurlu olsun. En sonunda açtık. Buradan kutlama ve tebrikleri alabiliriz. :P Tamam mutluyum ve mutlusun sonunda oldu. Pressyado’muzu da unutmuyoruz. Stressyado’muzuda böyle mutlu mesut bloglarımıza kavuşuyoruz.

Şimdi sen dersler ile boğuşurken ben de bunlarla boğuştum. Sağ olsun Fatih’in sihirli elleri deydi ve bir anda puff bulutları içerisinde bloglarımız oldu. Tam 16 günlük verileri kaybetmişiz ama biliyorsun ki aşkım aşkım. O verilerin hepsi Facebook hayran sayfasına kopyalanıyordu. Ben onları tek tek gireceğim yine blogumuza ve mutlu son. Heyecanlandım tekrar neşelendim. Bir daha sorun olmayacağına adın kadar eminim. Fakat haftada bir hatta 3 günde bir yedek alarak ilerleyeceğiz.

Hadi aşkım bitsin artık bu ödevlerin derslerin bir güzel yazın tadına varalım. Arada sırada da bloglarımızla zaman geçirelim eskisi gibi hani.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

örnek bir hikaye hidayet türkoğlu’ndan

Bepanthol tarafından Ağustos 11, 2009 tarihinde yazılmıştır.

simitciÜnlu basketbolcu Hidayet Türkoğlu eşiyle birlikte, Eminönün de geziyordu. Önce akvaryumcuları dolaştılar, Kapalıçarşı, Nuriosmaniye, Yerebatan Sarnıcı, Ayasofya, Sultanahmet, Topkapı Sarayı, Gülhane  Parkı derken, Yeni Caminin önüne kadar geldiler. Orada bağıra bağıra simit satan bir çocuk vardı. Basketbolcu birden durakladı…

Sonra simitciye yaklaştı:

- Simit’in kaça koç ?
- 300 bin abi.Çıtır çıtır…..
- Tezgahta kaç simit var ?
- 70-80 tane var herhalde…
- Hepsini alsam ne tutar ?
- Seksen desek 24 milyon.
- Al sana 30 milyon…. Farzet ki hepsini aldım…
-Sağol abi… Sağol….

Basketbolcu üç onluk çıkartıp simitçinin önüne bıraktı. Eşi şaşkındı.

Üç Beş adım yürümüşlerdi ki eşine yaklaşıp fısıldadı.

- Hidayet sen deli misin ?
- Yooo
- Peki yemediğimiz simitlerin parasını niye verdin ?
- Bosver sorma.
- Diyelim ki soruyorum. Hem de ısrarla soruyorum.
- Öyleyse söyleyeyim.
- Lütfedersiniz beyefendi.
- Tablanın kenari dikkatini çektimi ?
- Hayır.
- Baksan görecektin. Tahtaya bir isim kazınmıştı.
- Nasıl bir isim ?
- Hidayet !
- Yoksa ?
- Evet O tezgah, eskiden benimdi.

Bu hikayeyi Hidayet Türkoğlu tv8 de katıldıgı bir programda kendisi anlatmış. Herkes bir yerlere gelebilmek için gerçekten çok büyük zorluklar yaşıyor. Antremana gitmek için belki de simit satması gerekiyordu. Biz de bir gün istediğimiz yerlerde olacağız. Bu fırsatı kendimize veriyoruz. Şanslar da bizim elimizde bunu iyi kullanacağız. Hedefimiz olan yerlere geldiğimizde de neler yapacağımızı çok iyi bilen insanlar olacağız. Geçmişimizi unutmadan.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 4.8/5 (17 votes cast)
pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...