has simit evi vs. ekmek dünyası
Bepanthol tarafından Mayıs 21, 2009 tarihinde yazılmıştır.
Böyle bir başlık beni eski zamanlardaki atari oyunlarına götürüyor aşkım. Sen bilmezsin dövüşlü oyunları street fighterları ve mortal kombatları. Gerçi onların daha sonrasında filmleri vizyona girmişti.
Biliyorsan eğer ancak oradan biliyorsundur. Ben artık öğrendim ne tarz oyunlar sevdiğini. Böyle savaşlı, dövüşlü ve vurdulu kırdılı oyunlar sen sevmiyorsun. Zeka ve yetenek isteyen oyunları seviyorsun. Zeki ve yetenekli bir sevgilim var benim lalalal lala dansı yapabilirim.
Neyse ben konuya geri döneyim. Konu Beşiktaşta geçmektedir.
Has Simit Evi, bizim ofisin hemen 1 dakika mesafe uzaklığında bir simit fırını. Bu simit fırını bölgedeki neredeyse bütün simitçilere simit tedariki yaparak işleri çok fena bir şekilde büyüttü. Universite zamanlarında sadece abi bir simit ver falan diyebildiğimiz bir yerken. Şimdi oturup çay içebiliyorsun. Simit için yanına her türlü peynir türünü alabiliyorsun. Daha sonra çeşitleri de çoğaltılar. Simit Pizza ise olayın son noktası oldu bence. Orta bölümde pizza hamuru var ve üzerinde ise aradığın her malzeme. Kenar bölüm ise bildiğin simit. Burası ayrıca içi kaşarlı, sucuklu, tulum peynirli ve hattaa ve hatta çikolatalı simiti çıkaran ilk yerdir. Fakat sanırsam Simit Sarayı daha çok tanıtım işleri uğraştığı için bu konuda daha da duyulmuştur. Has Simit Evi’nin hakkını yemeyelim.
Aşkım asıl mesele şu hak yemek dediğim gibi çok yanlış bir durum. Has Simit Evi bir şekilde para kazanmanın son noktasına geldiğinin farkına varamamış ki bu sefer simit fırınında normal ekmek fırının ekmeğini çıkarmaya başladı. Bu da ne demek oluyor o sokaktaki Ekmek Dünyası ekmek fırınına savaş açmak. Hem de bunu kızıştırmak istemiş ki belli 50 Krş’a ekmek satmaya başladı. Bu durumu ben gördüğümde gözlerime inanamadım. Direk yanındaki ucuzcu markete gittim ve sordum “Bu olayda kavga çıkmadı mı?” diye. Ucuzcu marketin gerçek adı da o değil sadece ucuzcu olduğu için öyle bir ad kaldı üzerinde.
Ucuzcu marketin sahibi “Kafalarını yere vurdular dövdüler adam olmadılar hala satıyorlar. Yakında çok fena birşeyler olabilir.” dedi. Ben pek inanmadım ama neden olmasın. Çünkü bu gerçek anlamda bir ekmek parası. Yani ekmek fırını’nın ekmek parasını kazanç kapısını blokluyor. Bu bana yapılsa daha farklı bir yöntem bulabilirim. Fakat adam dövmek yada başka birşey yapmak cahil insanların yapabileceği bir durum. Bunun için bir yöntem geliştirmleri gerek ama bilemezsin ki nasıl insanlar bunlar…
1 Hafta sonra o sokaktaki Ekmek Dünyası ekmek fırınının önünden geçtim. Gördüm ki artık ekmek fırınıda 40 krş’a simit satmaya başlamış. Ekmek Dünyası adındaki bu ekmek fırını böyle çözüm bulmasını haklı gördüm. Sonra yanındaki pahalıcı markete gittim. Orasıda gece saat 2′ye kadar açık olan bir market ve içinde kaliteli mallar da olduğu için o sokaktaki marketlere özellikle ucuzcu markete göre çok daha pahalı olduğundan öyle bir adı vardır yıllardır. Oranın sahibi de aynen şöyle dedi. “O kadar dövdüler. Artık dövmekten sıkıldılar. En sonunda bunlar ancak böyle adam olurlar diye böyle çözüme gittiler”.
Ayrıca burada bu olayın görüntülerini yansıtan iki adet fotoğrafı aşağıda sunmaktan gurur duyuyorum.
Tıkladığında kocaman bir şekilde görebilirsin… Çünkü fiyatları çok iyi görüntülenmiyor.
Hiç ortada olmaması gereken bir rekabet yüzünden insanlar kendi işlerini bırakıp neler ile uğraşıyorlar. Zaten işler her sektörde kötüyken kendi işin iyi değilse başkasının işine neden müdahale edersin. İnsanların hakkını yemek çok kolay ama ondan sonrası çok kolay değil. Bu iki firmada artık eskisi kadar kar ile ürünlerini satamaz oldukları kesin. Ben yinede ekmek almam gerekiyorsa Ekmek Dünyasına. Simit almam gerekiyorsa Has Simit Evine gidiyorum. Bu olayı birebir tanık olarak yaşamak beni çok şaşırttı. Hem güldüm hem üzüldüm. Ne bilim işte bu konudaki fikrini çok merak ile bekliyorum aşkım.


