Etiket bulutundan seçilmiş giri ‘facebook’

farmville çılgınlığı nereye kadar?

Bepanthol tarafından Eylül 10, 2009 tarihinde yazılmıştır.

farmvilleAşkım benim merhaba… :) Hiçbir yazıya böyle bir giriş yapmış mıydım acaba daha önceden? Bilmiyorum ki ama birazdan kurcalarım yazdığımız bütün yazıları. Tek tek böyle sayfa sayfa geri giderim. Biliyorsun ben kafama taktım mı sabır mabır oooo. Hatta bir nostalji yapmış olurum. Ama lütfen bir gece birlikte bunu yapalım. Unutma ve unutturma. :)

Bu gece uzun zamandır seninle birlikte yemek yemek istediğimiz pasta prestoda oturduk bir güzel mamalar yedik. :) Yanımızda bir de kardeşim vardı. İstersen senin kardeşin olsun çok sevdin çünkü onu. :P Böyle benim iş konularımı konuştuktan sonra sen kardeşimle üniversite hakkında bilgiler verdin. Kardeşim sordukça sen anlattın ve anlattın. Bir anda üniversiteye hazırlık günlerim geldi aklıma testler ve ben ne olacağımlar. Öss Öss Öss diyerek uyandığım kabuslar. Ne kadar sıkıntılı bir dönemmiş o günler. Bir yandan testler bir anda üniversite kazanma sıkıntısı. Fakat üzerine 10 yaş daha eklediğinde bu sefer yine sıkıntı iş bulma işe girme gibi. Hayatta sıkıntılar bitmiyor anlayacağımız gibi. Peki o zaman değilde bu zamanda öss’ye hazırlanıyor olsaydım ne olurdu acaba. Hiç test çözebilir miydim bu internetin hali ile? Facebook var… Friendfeed var… Bir sürü oyunlar ve uygulamalar var. :) iPhone var. Peki ya facebooktaki farmville oyununa ne dersin? Bu oyuna insan nasıl bulaştığını bilemiyor. Ben bilemedim. Bir bakmışım tarlamın çiftçisi olmuşum. Davetiyeyi kim gönderdi ve ne zaman gönderdi farkında bile değilim. Bu çılgınlık nereye kadar gidecek ve sonucu ne olacak? Arsanı büyüt büyüt nereye kadar? Ekip biçmek nereye kadar? Ağaçlarda elmaları ve limonları toplamak nereye kadar? İnekleri sağıp tavuklardan yumurta toplamak nereye kadar? İşte bu kadar soru sonrasında nereye kadar olduğunu anlayamıyorsun doğal olarak. Hormonsuz tarım yaptığım için çok memnunum. Rahmetli ördeğimi o oyunda çok güzel andım ve ilk aldığım hediye bir ördekti. Benim ördek büyütüğümü bilen bir çok kişi bana ilk ördek göndermişti. Acaba bu farmville çılgınlığının başlangıç nedeni doğal hayatta sıradan bir yaşam yaşamak isteğimiz mi? İnsanlar bir şekilde farklı açılardan kendini bu şekilde tatmin ediyor heralde ki ben de bunların içerisindeyim. Hep böyle bir hayalim vardır. Birgün gelecek ve şehirden uzak bir balıkçı kasabasında balık avlayacağım ve bahçemde domates yetiştireceğim. :) Dua edelim ki olsun.

İşte neyse hayalden çıkarsak eğer şimdi bu sene öss’ye giriyor olsam heralde sonucum pek iyi olmazdı. Kafam yok elmalarımı toplamam lazım… eyvahhh tarlamdaki çilekleri toplamayı unutmuşum derken Türkçe testi var yarına ancak yapılacağı gün aklıma gelirdi. Ya da ders esnasından iPhone’dan internete girip friendfeed’te girilere laf yetiştirmeye çalışırdım veya yeni uygulamalar keşfetmeye çalışırdım. Bunları düşünmem iyi olmuş bazen daha geç doğsaydım diyorum. Çok iyi olmuş ki doğmam gereken zamanda doğmuşum. Mutluyum iyi ki doğmuşum.

Bu arada öss değişmiş iki üç tane sınav olunuyormuş. Kardeşime de allah kolaylık versin iyi ki onun internet ile arası pek iyi değil. İki kardeşin birbirinden çok zıt olduğunun ufak bir kanıtıdır.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 4.3/5 (4 votes cast)

friendfeed’in iki f’sinden biri facebook oluyor

Bepanthol tarafından Ağustos 11, 2009 tarihinde yazılmıştır.

friendfeed facebookAşkım şimdi sabah duyduğum bu haber beni çok şaşırtı. Koskoca friendfeed’i facebook satın almış. Hatta bu haber dün gece falan bir çok yerde yazmış. Elbette facebook koskoca ama friendfeed onun çömezi gibi durmuyordu artık. Facebook dünyanın en büyük 4. web sitesi fakat kategori anlamında friendfeed’te üst sıralara yaklaşmış bir durumda diyebilirim. Belki de facebook kendisine bir rakip gördü. Devrileceğinden değil ama daha kuvvetli olmak istemişte olabilir belki. Zaman ile yapılacak açıklamaları çok merak ediyorum ve bu açıklamalar kafalardaki soru işaretlerini ortadan kaldırabilir.

İnternet sektöründe geliştirilen projelerin bu kadar önemli olması ve diğer firmalar tarafından takip edilmesi çok ilginç. Bir şirket satın alacağıma bir web projesi satın alırım daha iyidir diyen kimbilir kaç tane iş adamı vardır. Herkes elindeki parayla ne yapacağını nereye yatıracağını kovalıyorlar. Haklı olarakta yükseliş gösteren sitelere hemen hucum ediyorlar. Sosyal ağ kavramını bilmeden ilk facebook içerisinde bulunduk. Bu kavrama ad koyan siteler geliştikçe gelişti. Sosyal ağ tamamen paylaşımda son noktaya gelmek gibi bir durum haline geldi. Paylaşma isteği arttıkça sosyal ağ oluşumları gelişti. Friendfeed’te bunlardan bir tanesiydi ki içerisinde çok kaliteli bir yerdi. Şimdi peki ne olacak. Friendfeed belli sektörlerin kariyerlerinin son noktasına gelmiş bir çok insan barındırırken ve bundan çok güzel şekilde seviyeli paylaşımlar kapan bizlerin yerine facebooktaki kırolar mı geçecek acaba? Elbette biz de kendi alanlarımızda güzel paylaşımlar yaparken bunu karşılıksız olarak kullanacak kişilerin var olacak olması bence biraz rahatsız edici. Demek istediğim şey kesinlikle bencillik olarak algılanmasın ama herkes fikir paylaşımında biraz karşılık bekler. Bu beklentileri içerdeki insan kalitesinin düşmesi ile çok aşağıya çekileceği pek mümkün. Diğer bir taraftan da bakmak istersen internet tekel bir ortam’ın içerisine doğru sürükleniyor mu acaba?

friendfeed facebook

Haber ile ilgili bir kaç fotoğraf zaten her yerde dolanıyor. Bu fotoğraftaki insanlar masada 100 milyon dolar’dan bahsederken bile ne kadar çok eğleniyorlar. Alan memnün satan memnun gibi. Rahatlık ve giyim kuşam tarzı ise sanki arkadaş ortamında bir görüşme olduğunu çok iyi bir göstergesi. Belki de internet işini sevmemin en önemli noktası da bu rahatlık.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)

sinefil oyunu ile sinema bilgini ölçebilirsin

Bepanthol tarafından Haziran 25, 2009 tarihinde yazılmıştır.

app_full_proxy.php.gifSinemalar.com sinema severler için çok güzel bir oyun hazırlamış. Bu oyunu profiline ekleyen bir kaç kişiyi ekleyince bende ekledim ve tam tam tam senlik aşkım. Sinemalar.com’un bu proje için çalışmasını çok takdir ettim. Fakat tahmin ettiklerinden çok ilgi görmüşler ki oyun arada ulaşılmaz oluyor.

Bu oyun facebookta oynanabiliniyor sadece. Facebook artık bir şekilde sosyal çevre kazanmak isteyen web sitelerin odak noktası olmuş durumda. Facebook odaklı projeler geliştikçe gelişiyor. Bu oyun aslında bir yarışma. Facebookta oynanabilen sinema bilgi yarışması. Amaç filmleri tahmin etmektir. Filmleri tahmin etmek için bir çok ipuçları mevcut. İpuçlarını açarak filmleri tahmin etmeye başlıyorsun. Gerçek bir “sinefil” olduğunu ispatlamak için çok fazla filmi tahmin etmek gerekiyor ve bunu yaparkende mümkün oldukça hızlı ve az ipucu açarak cevaplar vermelisin aşkım. Daha çok film bildikçe seviye atlıyorsun ve daha zor filmler ile karşılaşıyorsun. Süre bitince veya yanlış cevap verirsen puanların ile sıralamaya giriyorsun.

sinefil

%100 anlamını biliyorsundur. Ben bilmiyordum sinefil’in. İşte biraz bakındım. Ve öğrendim.

Sinefil’i bir kişi itüsözlükte şöyle anlatmış: “Bir sinefil, sinema ile yatıp kalkan kişidir. Yemez içmez tüm birikimini sinemaya yatırır. Sinema ile ilgili her türlü arşivcilik onun ilgi alanına girer. Fakat bu sinema fanatikliği anlamında da algılanabilecek bir şeydir. Gerçekten sinefillik ise bir nefes alıp verme biçimidir. Sürekli film izleyen ve filmleri iyi kötü diye ayırt etmeyen ve genel olarak kültürünün büyük kısmını filmlere borçlu olan bu insanların dünyada oldukça ilginç örnekleri vardır. Quantin Tarantino’nun sinefilliği bu anlamda oldukça ilginçtir. Zira Tarantino, 80′li yıllarda çalıştığı videocuda sabah akşam ık mık demeden ve bunu sürekli hâle getirerek film izlemiştir. Sinefillerin en önemli özelliği de filmlerle ilgili en geniş bilgiye yine film izleyerek sahip olmalarıdır.”

Bu oyunu en kısa zamanda birlikte oynamayı hayal ediyorum. Eminim ki çok yüksek bir skora ulaşabiliriz. :) Tıkla.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 3.4/5 (9 votes cast)

Whopper Sacrifice

CherryBlossomGirl tarafından Haziran 16, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım biliyorsun internet inanılmaz bir dünya. Biz de hem hobi olarak hem de iş olarak seninle tesadüfen internetle çok fazla haşır neşir olan insanlarız, her gün bir yerlerini kurcalayıp birşeyler öğrenip birbirimizle paylaşıyoruz.

Bunu duymuştum ama unutmuştum, tekrar bir inceleyeyim dedim ve seninle paylaşmak istedim. Ne fikirler çıkıyor insanoğlundan, inanılır gibi değil. Aşkım Burger King, sadece Amerika’da geçen bu kampanyasında şöyle bir yola başvuruyor: Facebook’tan on arkadaşınızı listenizden siliyorsunuz ve bir adet bedava whopper sahibi oluyorsunuz. Bu on arkadaşınıza da otomatik olarak şöyle bir mesaj gidiyor: … adlı arkadaşınız, sizi bir whopper’a sattı!!!

Whopper_sacrifice_facebook_01

Reklamı hazırlayan ajans’tan bob reilly, kampanya hakkında “10 kişiyi seçmek zaman alan bir şey, bu da gözlerin uzun süre marka üstünde kalmasını sağlıyor,” şeklinde bir yorum yapmış. Burger King yöneticileri de, kampanyanın arkadaş silmenin “kibarca bir yolu” olduğunu belirtmişler.

Ne diyorsun aşkım? Yani artık reklam denen şeyi nasıl yapacağımızı şaşırdık galiba, elimizde bu kadar ürün olunca. Ürün dediğim facebook gibi araçlar. Bunlar reklam için araç haline geliyor aslında. Bu yeni bir iş alanı artık. Hayırlı olsun, yeni fikirler gelsin :) )

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

sobbe’lenmek yada sobbe’lenmemek

Bepanthol tarafından Mayıs 25, 2009 tarihinde yazılmıştır.

logoAşkım işte yeni bir icat daha. :) Bunları ben gördükçe gördükçe paylaşınca çok mutlu oluyorum. Acaba nasıl karşıma çıkıyor denk geliyor valla hiç bilemiyorum. Bu aslında şöyle oluyor gibi. Çalışıyorum ve sıkılıyorum. Bir ara veriyorum. Sitelerden sitelere atlıyorum. Buna eskiden internette surf yapmak deniliyordu. :P Şimdi ben buna televizyondaki zapping olayı diyorum. Çünkü aynı televizyon gibi bir kanaldan diğerine atlarken bunda da bir siteden diğerine atlıyorsun. Zapping olayında işte beğendiğin bir şey olunca takılıp izlemeye dalıyorsun ya bunda da siteyi derin derin incelemeye başlıyorsun. Ben de böyle bir siteye girdim ve takıldım kaldım.

indeximageSite’nin adı Sobbe. :) Adresi de aynen şöyle. http://www.sobbe.com.tr/ Ad ve proje çok uyumlu. Turkcell’in bir servisi ve Facebook uygulamasıyla çok düşünülmüş bir proje. Kesinlikle de çok büyük bir yatırım vardır. Geçenlerde de güzel bir sohbetimiz arasında da konuşmuştuk. Kimsenin özel bir hayatı kalmadı diye. İşte bu işin son noktası gibi bir durum. Bu şekilde artık insanlar ben buradayım. Şuraya gidiyorum. Buradayım şimdi deyip orada olamama gibi bir şansı kalmıyor. :P

Sobbe’ye kayıt olmuş olan Turkcell aboneleri, kendi konum bilgilerini diğer bu aboneliğe sahip olan kişiler ile paylaşabiliyor. Tabii ki de ahmet ve mehmet tanımadığımız kişiler bizim nerede olduğumuzu öğrenemeyecekler. Sadece izin verdiğin kişilerle o anda sms ve facebook uygulaması olarak paylaşabilirsin yani bilgi de alabilirsin. Tabii bunun bir de facebook ayağı varki kendi profiline yüklediğin bu uygulamada da bu sistemi daha hızlı kullanabilirsin. Bir de ücretsiz olduğunu düşünürsek tamamen sosyal bir ağ oluşturmak için yapılmış ve Turkcell’in facebook üzerinden bilgilerimizi toplamaya çalıştığını düşünebiliriz. Ne kadar da değerli bilgilerimiz varmış değil mi? Eski bir haberde facebook’un bilgilerimizi kişi başı 150 dolar’a yakın bir fiyattan şirketlere satabildiği veya satabileceğini yazmıştı. Bu bedava hizmetle Turkcell’de bizim bu bilgilerimizi bedava satın almayı amaçlamış belli ki.

Bu hizmetin en iyi yanı çalınmış olan veya yerini hatırlamadığımız telefonumuzun konum bilgisini öğrenebilir ve nerede olduğunu bulabilirmişiz. Hayırlı uğurlu olsun. :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)

yeni takıntım zincirleme reaksiyon chain rxn

Bepanthol tarafından Mayıs 15, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım facebook sayesinde bir çok şey öğreniyoruz. Facebook’u facebook yapan üzerine geliştirilen applicationlar veya oyunlar diyebiliriz. Hiç merak edipte kaç tane oyun vardır diye araştırma yapmadım. Ama kesin yüzbinlerce vardır. Profil sayfalarında paylaşılan ve gördüklerimiz dışında. Hiç abartmayacağım gökyüzünde yıldız facebookta oyunlar ve applicationlar. :)

2 veya 3 gece önce bir oyun ile tanıştım Chain RXN. Bu oyunda küçük renkli hatta minik diyebileceğimiz toplar var. Bu topların farklı renkleri ve patladıkları zaman farklı sesleri var. Oyunun amacı aslında çok basit en yüksek puanı toplamak. Ama en yüksek puanı toplamak o kadar kolay değil. Oyunun adından da anlayabileceğin gibi bu oyunda bir zincirleme “Chain” reaksyon gerçekleşiyor. :) Zincirleme reaksyonu ilk topu mouse’un ucu ile patlatarak gerçekleştiriyorsun. Patlayan o minik top etrafında kendinden çok büyük bir alan kadar büyüyor. Patlarken çok minik şirin ses çıkartıyor. Bu alana değen diğer topçuklarda kendilerine has ses ile patlıyorlar.

chain_rxn
“RXN” ise rahatlamanın kısaltması olarak gözüküyor burada. O çıkan sesler seni çok rahatlatıyor. Her levelda top sayısı ve patlatman gereken top sayısı artıyor. Limit gösterilen top sayısından daha fazla patlatırsan hem level atlıyorsun hem de ekstra puanlar topluyorsun. Bu oyunda rahatlama ön planda olduğu için topları ne kadar aralıklı zaman dilimlerinde patlatırsan o kadar yüksek puan almaya başlıyorsun. Fakat unutma aşkım bu patlayan topların kapladıkları alanlar bir süre sonra yok oluyor. Eğer bu süre içerisinde top patlatamazsan level’a tekrar baştan başlıyorsun.

Şuanda benim rekorum 33 milyon küsürlü birşeyler. :) Biliyorum ki sen pek böyle oyunlar sevmiyorsun. Senin takıntın pacman. Fakat burada çıkan melodiler senin hoşuna gidebileceğini düşündüm. Denemekte fayda var. Oyna

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 4.0/5 (4 votes cast)

bir abartının ürünü meşhur olmak

Bepanthol tarafından Mayıs 3, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Birkaç sene öncesinden başlayan tv kanallarının yıldızlar üretmesi ile alakalı programlar her geçen sene değişik konseptlerle bize farklı programlarmış gibi yutturuluyor.  Bu durum bir tek Türkiyede değil bir çok ülkede aynı şekilde gelişiyor. Çünkü bir şekilde seyirci bunu sevdi mantalitesi ile reyting kaygılarını avutuyorlar. Bu yarışmaları yapan kanalar reyting rekorları kırıyor.

yogr0152475d0152475ebyPeki biz bu programları neden beğeniyoruz. Hep ben bunu düşündüm. Genel anlamda kendimi o yarışmaya katılanların yerine koyduğum zaman içimdeki bir yeteneği başkalarına da duyarabilmem gerek diyorum. Bu kişilerde bir şekilde bunu başarabiliyor. Şans faktörüde var elbette. Ben şansa çok inanıyorum. Oraya kadar çıkabilmek veya gelebilmek çok önemli bir unsur. Kimbilir daha ne kadar yetenekli insan var ama bir tek ailesi ve arkadaşları biliyordur. Ama maalesef ki kendi yeteneklerini bu şekilde açığa vuramayanlar bence bu programları kendilerini hayal ederek izliyorlar. Bende orada olabilirdim. Bende birşeyler yapabilirdim. Bende onlar gibi meşhur olabilirdim. Bu hayaller bizi bu yarışma programlarına bağlıyor ve beğenimizi kazanıyor.

Bu programlarda bizim  beğenimizi çeken diğer bir unsurda oradaki yarışan veya kendini gösteren kişilerin aslıda aramızdaki insanlardan oluşması. Hep televizyonda o gördüğümüz bilindik insanlar meşhur insanlar bizim artık sıkıldığımız insanlar oluyor. Meşhur insanların gösterişleri, yaşayışları ve giyinişeri bizleri imrendiriyor. Bu da onların aslında bizden daha farklı bir insanmış gibi gözükmesini sağlıyor. Bu düşünceye pek fazla katılmıyorum. Buradaki durum tamamen ayrımcılık ile alakalı. Bu ayrımcılık olması gözümüzde büyütmediğimiz ama tarihte olan bir çok ayaklanmaların başlıca sebeblerinden biri. Üst sınıf insanlar, halk, köylüler ve köleler gibi. Tabii ki de bizim durumumuz bu şekilde değil fakat herkezin insan olduğunu unutmamak gerektiğini düşünüyorum. Bu yüzden yeteneğimizi gösterme isteğimizin sadece meşhur olmak için yapılmasını garip karşılıyorum. Çünkü meşhur olmak düşüncesi sadece şan, şöhret, gösteriş, para ve ön planda olmaktan başka ileri düşünceleri içermiyor bu zamanda. O insanı asıl biz meşhur ediyoruz. Bunu yapan biziz ki hep bu gözden kaçırılıyor. Ve o insanlar bir abartının ürünü oluyorlar.

britains_got_talent_wbİngilterede bir yetenek yarışmasında ise bir kadın ortaya çıkıyor. Bu kadını gören jüri üyeleri bunun sahnede ne işi var gibi bakıyorlar. Ama bu kişiler yarışmanın ne amaçla yapıldığını ve bir yetenek yarışmasının olduğunu unutuyorlar. Suson Boyle ise 20 yıldır fakirlik içerisinde annesine bakmış. Annesi için elinden geleni yapmış hiç evlenmemiş bir ev kızı. Geçimini kilisede koroda çalışarak elde ediyor ve karaoke barlarda çalışıyor. Annesi ölürken kızına sesini herkezin duyması gerek diyerek ölüyor. Susanda bu yarışmaya katılıyor. Ona garip gözlerle bakan juriyi ayakta alkışlatıyor. Şuanda videosu 30 milyon kere izlenmiş internette.

imagesSusan Boyle, bunu meşhur olmak için mi yapıyor yoksa kendini yeteneğini bizim ile paylaşmak için mi yapıyor bilmiyorum ama bir kişi istemesede onu bizim meşhur ettiğimizde farklı bir gerçeklik. Şans eseri facebookta gezerken hayran topluluğu sayfasına girdim. Bu sıralamasında bu kişi Rihanna, Linkin Park, Metallica, Coldplay ve Beyonce gibi meşhur kişiliklerden sonra geliyor. Şaşırtıcı ve hayret uyandırıcı. Tamam çok yetenekli bir kadın fakat bunuda abartmıyor muyuz?



VN:F [1.4.3_701]
Rating: 4.0/5 (1 vote cast)

bu renklerin ve şekilerin bir sebebi var

Bepanthol tarafından Nisan 23, 2009 tarihinde yazılmıştır.

kurbagaDünya’nın en zehirli hayvanı küçücük bir kurbağa olduğunu biliyor muydun aşkım? Minicik minicik olmasına rağmen çok çok az zehiri ile ona temas eden herhangi bir canlıyı anında ölmesine sebebiyet verebiliyor. Bu kurbağının cinsi Kokoi ok. Üzerindeki renkler ise doğal ortamda av olmaktan kurtulmak için bir kamuflaj. Üzerindeki renkler parlaklığı ve güzelliği aynı zamanda da dikkat dağıtıcı olarakta kullanabiliyorlarmış. Bu kurbayı yiyecek olan hayvanın zaten son yemeği oluyor. Doğal ortamda hayatta kalmak o kadar zor ki doğal seleksyon ile geriye bu kadar çeşit tür geride kalmış bütün hayvanlar aleminde. Kuvvetli olanlar hep hayatta kalmayı başarmış ve soyunu geliştirmeye devam etmiş. Ve bu hayvanlar doğal ortama uyum sağlamak için değişik evrimleşme süreci geçiriyor ve geçirmeye devam ediyor. Bunu başaramayan diğerlerinin maalesef soyları tükeniyor. Bu soy tükenme olayı bir tek sebebi bu değil. Doğa olayları ve iklim değişiklikleri gibi sebeblerde var.

orumcekAşkım öyle bir böcek var ki inanılmaz garip ve bilim adamlarını hayrete düşürmüş. Bu örümcek doğal yaşamında sık sık av olan kuşlar tarafından yenilen bir böcekmiş. Bu şekilde zamanla üst derisi doğal ortama uyum sağlamak için evrimleşmiş. Tabii ki bunlar bir varsayım. Bu örümceğin yapraklarda gezerken daha az gözükecek bir renge dönüştüğü ve ilginç olarak üstünde de bir gülen surat şekili oluşmuş. Bu örümceği görünce iğrenerek çığlık atarak kaçacak bir insan heralde gülmeye falan başlıyordur. Ben resmini ilk gördüğümde zaten örümcek olarak göremedim başaramadım. Dikkatini hemen üst kısımdaki gülen surata veriyorsun, şaşırıyorsun gülüyorsun. İşte avlanan kuşlarda bu şekili görüp duraksadıkları için bu cins örümceğin kaçma fırsatı oluyormuş aynı zamanda.

Facebook sayesinde ilkokul arkadaşlarım ile 15 yıl sonra görüşme fırsatı buldum. :) Bu facebook’un en başarı özelliği olsa gerek. Nasıl olduysa herkes kendi ismini soyadını kullanarak yani nickname kullanmayarak aşırı güvenle internette bugüne gelen gelenek yıkılmış oldu. Bu sayede insanlar herkes bir ortaya çıktı. İlkokul arkadaşlarımızla buluştuğumzda herkes bir anısını paylaştı. Cenk arkadaşımız da “Survivor” programına katılmış. Bu programda da okyanusun ortasındaki o muhteşem adalardan birine koymuşlar yarışmacıları. Yemek yok su yok. Herkes kendi yemeğini ve suyunu bir şekilde taştan çıkarıyorlarmış. Yarışmalarda kazandıklarında yemek alabiliryorlarmış ama bazen çok aç kalındığında değişik tropik hayvanlar da yeniyormuş. Bunlardan da biri bukalemun. Evet aşkım bukalemun yemişler. İnanamadım. Bu doğal ortamdaki en iyi kamuflaj yapan hayvan. Kendisini bulunduğu alanın rengine çevirerek gözükmemeyi sağlayan hayvan. Kendilerini o kadar ağır ve savunmasız ki duyarlılıkları çok önemli gözleri birbirinden farklı yönlere bakabiliyor. Avlanarak yemek bulması da en zor hayvanlardan biri çünkü çok ağır hareket ediyor. Doğal ortamda öyle bir evrimleşme geçirmiş ki dilleri boylarının 1,5 katı ve yapışkan.

Bukalemun aynı zamanda o kadar zararsız ki evcil hayvan olarak evde de yetiştirilebiliniyor.  İşte evde bakılan doğal hayattan uzakta bir bukalemun. :) İzle aşkım çok şirin. Tavşan yerine yoksa bukalemun mu alsak. :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...