Etiket bulutundan seçilmiş giri ‘festival’

Sen yokken!

Bepanthol tarafından Haziran 3, 2011 tarihinde yazılmıştır.

Canım aşkım merhaba buradan… :) Yani aslında sen şimdi içerde uyuyorsun ama ben buradan seninle güzel bir paylaşım yapmak istedim. Sen yokken neler yaptığımın özetini geçmek istedim.

Paintball oynadığımız zaman özellikle o topları gördüğümde canımın o kadar yanacağını düşünmüyordum. Aman dikkat bakın top morartır demelerine rağmen inanmadım. Sulu vıcık vıcık birşey bekliyordum aslında ama resmen misket gibi birşey çıktı. Elimize tabancayı alınca biraz ürktüm. Harbi bir savaş bizi bekliyordu. Bunun için dünya kadar yol alıp Beykoz’un ormanlık alanlarına gitmeye değer miydi diye düşünüyor insan. Hem para veriyoruz hem zaman harcıyoruz fakat acı mı çekeceğiz… Sonunda herkes kendini kaybetmiş şekilde birbirine saldırmanın verdiği bir rahatlamayla birbirine sırıtıyordu. Herkes aldığı darbeleri gösterirken ben hep maganda kurşununa denk geldiğim için en çok vurulan oldum. Vurulan yerlerin morluğu 4-5 günde geçmedi.

paintball

Chill-Out Festivalindeyse, çok güzel zaman geçirdik. Alp vardı biliyorsun ve yanında çok iyi iki arkadaşını davet etmişti. Hemen sohbet muhabbet etmeye başlayarak kaynaştık. Ali vardı. O çapkınlık kursu yöneticisi. Çok fazla çapkınlık yapmadı. :) Deniz vardı. O da tasarımla alakalı işler yapıyordu. Fakat unuttum detayını ben şimdi ona ayıp olacak. Onunla biraz bloglar hakkında konuştuk. Hep birlikte oradaki ücretsiz ikramlardan ve hediyelerden yararlandık. Özellikle Hare standındaki Hindistan Cevizi likörü inanılmazdı. Özel bir karışım yapıyorlardı ve içine kar buz koyuyorlardı. Vişne ile onun karşımı süper serinletici bir içeceğe dönüşüyordu. Elbette sen gittiğinde havalar serindi ama daha sonrasında bir anda yaz kendini göstermeye başlamıştı. Orada ilk güneşi yemiş oldum. Alp ile biz yanma derecemizi adım adım takip ederken, biralarımızı yudumlayarak sarhoş olmaya çalıştık. En sonunda Alp sarhoş oldu ama ben o kadar onun gibi dağıtmadım. Diyorum evet ama sen inanmıyorsun bana çünkü ben de sarhoş oldum. Hatta duygusallaşıp sana bol bol mesajlar attım. Seni gerçekten orada da çok özledim ve senin sevdiğin tarz müzikleri sensiz dinledim.

chill-out

Fransa’da kaldığın süre içerisinde gerçekten yanlızdım ve içimden hiçbirşeyler yapmak gelmedi. Allahtan şirket aktiviteleri vardı ki onlar benim pazar günlerimi oyaladı. Bir haftasonunun pazar günü Paintball ve diğer pazar gününde Chill-Out vardı. Gerçekten ben insanların kafasını ütüledim. Durmadan konu açtım senle alakalı ve belki insanlar bıkmış olabilir. Sen yanımda olmasan bile canımın hayatımın ruhumun ve beynimin derinliklerindesin ve hep bölye kalacaksın.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)

filmekiminde şark oyunlarını seyrettik

Bepanthol tarafından Ekim 27, 2009 tarihinde yazılmıştır.

filmekimiGeçen sene ilk defa seninle ve senin sayende film festivaline katılmıştık. Sadece bir film izlemiştik oda Milk filmiydi. Orada da biraz geç kalmıştık sanki ondan bilet bulamamıştık diğerlerine. Bu sefer de filmekimi için biraz geç kaldık ve biletini bulabildiğimiz tek film olan şark oyunlarına gidebildik.

Film diğer festivallerinde merkezini olan Emek sinemasındaydı. Film izledikten sonra Emek sinemasını çok sevdiğime karar verdim. Daralmıyorsun sıkılımıyorsun. Tavan üzerine üzerine gelmiyor. İçeride her zaman oksijen var. Yani tamamiyle doğal bir yapıda film izleme keyfine ulaşıyorsun. Şimdi diğerleri kötü mü? Hayır elbette değil ama içeride gerçek oksijen yok. Bundan kastım şu genelde bir alış-veriş merkezinde ve içerisindeki havalandırma tamamen suni. Klima olsun bilmem ne olsun. Aşkım anlatabildim değil mi demek istediğimi? :)

Belki bu filmi başka bir sinemada izleseydik herhalde daralabilirdim. İlk başlardaki temposu epey ağırdı aslında bütün film bir ağırlık içerisinde ilerledi ama içten içe merak uyandıran şeyler yaratıldığı için filmde ağır giden tempo sanki daha hızlı ilerlemeye başladı. Bir de filmde Türk oyuncular olması ve filmin bir kısmında başka bir dil bir kısmında da Türkçe konuşulması çok ilginç geldi bana.

film ekimi şark oyunları bilet

Filmi bir güzel izledik.Sonuç olarak İtso karakteri İstanbul’a geldi ve film bitti. Ben şoklara girdim eee diye. O kadar merak etmişim ki ne olacak diye. İstanbul’a geldiğinde o kızla görüşecek sandım. Belki de böyle düşünmemizi istemiş yönetmen. Sen de zaten orada şaşırdığımda e bu sanat filmi dedin. Sanırım bağzı filmlerin böyle bitmesinde hiç sakınca christo christovyok. Hatta devamını hayal etmek daha zevkli olabilir. Ama bu sanat filmleri biraz daha aksiyonlu ve biraz daha espirili olsa benim gibiler için daha iyi olabilir.

Asıl sana anlatmak istediğim şey aşkım senin de ilgini çekeceğini ve şaşıracağını düşündüğüm mesele şu. Hani film bitince Christo Christov (Itso) anısına ölüm 2008 yazdı ya.. İşte biz film karakterinin anısına yapıldığını düşünmüştük. Ve direk adam İstanbul’a geldi ve öldü acaba ne olmuştur falan diye filmin sonunu daha da derin noktalara getirmiştik. Fakat mesele o değilmiş aşkım. Maalesef baş rol oyuncusu olan Christo Christov bu film bittikten sonra ölmüş. Şok değil mi?

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

Eventplus’ın TranceWorld rezaleti…

CherryBlossomGirl tarafından Ağustos 1, 2009 tarihinde yazılmıştır.

tranceworldAşkım geçen haftalarda seninle rock’n coke’a gitmiştik. Rock’n Coke yıllardır Türkiye’de başarıyla gerçekleştirilen bir organizasyon. Ki bu organizasyonu bile başarısız bulan, bazı aksamaları büyüten insanlar oluyordu ilk yıllarda. Ama gene de hiçbir organizasyon TranceWorld kadar kötü bir şekilde yürütülmemiştir diye düşünüyorum. Bu organizasyonu yapan eventplus adlı şirkete de teessüflerimi bildiriyorum.

Sen bu etkinliğe davetiye kazanmak için ne kadar çırpındın ve senin için ne kadar önemli bir organizasyondu aşkım, çok beğendiğin dj’ler sahne alacaktı ve bu etkinlik dünya çapında bir etkinlik olarak duyuruluyordu… Üstelik kilyosta bir plajda gerçekleşecek olması beni de çok mutlu etmişti çünkü dinlediğim tarz müzik değil trance ve bu yaz sıcağında denize nazır olması çok çekiciydi, müzik dinlemek istemeyen plajın tadını çıkarabilirdi, hatta bu rock’n coke’de olmayan bir özellik olduğu için takdir bile etmiştim.

Friendfeed’den soru sorarak kazanana çift kişilik kombine davetiye vereceğini söyleyen bir kız vardı muhattabımız. Bu kişi eventplus’ta çalışıyordur sanmıştım ben. Davetiyelerin evlere gönderilmesinde bir sorun olduğunu söylediler ve kapıda isminiz olacak dediler. Aynen Rock’n Coke’a gittiğimiz gibi hazırlandık, çadırımızı ve diğer eşyalarımızı aldık ve yola çıktık. Trafik de vardı, epey sürdü oraya varışımız. Bu koskoca organizasyonla ilgili hiçbir tabela hiçbir hazırlık yoktu yol üzerinde, garip gelmişti.

Neyse vardık trimata beach’e  ve organizasyonun giriş kapısına. Ha, öncesinde iki gün kalacağımız için otopark ücreti olarak tam 20 milyon aldılar, koskoca Rock’n Coke’ta bile 10 milyon almışlardı, onu da geçtim, organizasyonun sitesinde  otopark ücretsiz yazıyormuş ben bilmiyordum. Neyse, normalde MyBilet’ten alınıyormuş biletler, kapıda bir standları var ve gelenin biletine bakıp bileklik takıyorlar kollarına. Biz de davetli listeside adımız olacağını söyledik. Fakat biliyor musun, hani sana, bize davetiye kazandıran kızın telefonu var mı sende diye sormuştum, o an nedense içime bir kurt düşmüştü, yani umarım kapıda ismimiz olmasıyla ilgili bir sorun yaşamayız şeklinde.

Görevli birkaç kişi vardı orada ve bir karışıklık yaşanıyordu, hepsinin telefonları ayrı ayrı çalıyor, hepsi birileriyle kavga ediyor, hatta küfürlü konuşuyordu. Düzgün insanlar değillerdi gerçekten de… Davetiye listesini getirmeleri baya uzun sürdü, listede 11 kişinin adı vardı, bunlardan biri de sendin. Fakat bunlar çift kişilik olarak gözükmüyordu. Listeyi elinde tutan kişi, biz Pelin hanıma, on kişilik davetiye hakkı tanıdık, o bize 11 kişilik bir liste gönderdi, eh biz de ok dedik, ama davetiyeler kesinlikle çift kişilik değil, burada ismi olmayanı alamayız dedi. Gayet sert, kaba ve “daha fazla sizinle ilgilenemem, işim gücüm var” tonunda söylenmiş bu cümleden sonra sen Pelin’in sana yollamış olduğu e-postaları telefonundan kendilerine göstermeye çalıştıysan da oralı olmayan bu kaba dört kişi Pelin hanımın yaptığı bir hata bu ve biz sorumlu değiliz diyip başlarından def etmeye çalıştılar bizi. Sen baya bir ısrar ettin ve artık en sonunda sesini yükseltmeye başladın ama ne fayda… Sanki Pelin Hanım denen kişi sokakta bize hadi gidin bu etkinliğe alınacaksınız diyen bir kişiymiş gibi, onun yaptığı bir hataysa da bunu üstlenmediler.

Bu arada adamlara derdimizi anlatmaya çalışırken kapının önünde vakit geçirmemiz iyi oldu çünkü organizasyonla ilgili tek sorunun bu olmadığını görmüş olduk. Herşeyden önce çadırların konacağı yer iğrenç bir alandı. Ayrıca sahne basit ve küçük bir sahneydi, koskoca TranceWorld diye bas bas bağırdıkları, gerçekten de dünya çapında djlerin geldiği bu organizasyon, sanki bir grup sivil toplum örgütünün veya bir üniversitenin düzenleyeceği organizasyon kadar basit görünmekteydi. İçeri girmek için çaba sarfeder, hakkımızı ararken etrafın bu kadar itici görüntüsü bir yandan sende de bende de istek bırakmamaya başladı. Üstelik etrafta konuşulanlar da cabası…

İlk duyduğumuz birilerinin hastaneye kaldırıldığıydı, daha sonra içeri girip gece sabaha karşı çıkıp pansiyona gidip sabah tekrar gelmek isteyen bir çifte belki yarım saat boyunca, giriş yaptıktan sonra çıkış yapamazsınız diye bilgi veren ve orada bekleten yetkili? den sonra gelen başka bir yetkili, yoo giriş çıkış yapabilirsiniz diyince kendi aralarında tartışmaya başladılar. Sonra gene içerden kolunda bilekliğiyle geri dönen bir kız, hani bedavaydı, internet sitesinde öyle diyordu ama şimdi para istiyorlar diyordu, konu neydi bilmiyorum ama bizim yetkililer gene birkaç telefon konuşması yapmak zorunda kaldılar. Son olarak, bari otopark ücretimizi geri alalım diye yetkili birini istedik ama bu terbiyesiz yetkililer bize, parayı biz almadık sizden, bizimle alakası yok dediler. Yetkili birini çağırmak veya, elbette kapıdan alabilirsiniz çıkışta demek bile onlara zor geldi. Bu arada, kapının önünde saatlerdir çabaladığımızı gözlemleyen güvenlik görevlilerinden bir kadın yanımıza gelip, bence hiç uğraşmayın çenenizi yorduğunuzla kalırsınız, zaten iğrenç bir organizasyon, bakar mısınız kapı önünde ışık yok, girenlerin her eşyasını didik didik etmemiz, uyuşturucu var mı diye bakmamız söylendi ama hiçbirşey göremiyorum, herşey rezalet, aklınız varsa gidin dedi kadın. Gerçekten de hava kararmıştı artık ve kapının önü oldukça karanlıktı.

Arabamızı parkederken bize yardımcı olan, kapımızı açıp hoşgeldiniz diyen gayet güleryüzlü park görevlilerine ise bize insan gibi davrandıkları için teşekkür ederiz, bir tek onlar ilgilendiler bizimle doğru dürüst. Çıkarken de berbat bir organizasyon, ne deseniz haklısınız dediler.

Adamlarla konuşurken sinirlediysen de, dönüş yolunda çok sakindin gerçekten şaşırdım. Ben davetiye kazanmak için bu kadar kastığım bir festivalden bu şekilde ayrılsaydım, bunca yolu tepip, bunca eşyalarla, sanırım sinirden ağlayabilirdim, ki zaten çok sinirlendim beğenmediğim tarz bir müzik de olsa sonuçta oraya eğlenmeye gitmiştik herşeyimiz hazırdı ve gördüğümüz muamele iğrençti.

Bu kişiler, haklısınız bir anlaşmazlık olmuş Pelin Hanımla aramızda ve siz mağdur oldunuz ama gerçekten yapabileceğimiz birşey yok deselerdi veyahut bir orta yol bulmayua çalışsalardı, indirimli bir bilet vermeye çalışsalardı mesela, belki de girerdik. Ama bugün facebooktaki gruplarına kamp alanından yazılan bir mesajı görünce girmediğimize iyice sevindim. Yağmurdan dolayı rezil olmuşlar ve kamp yaptıkları alanın ne kadar elverişsiz olduğundan yakınıp durmuşlar, galiba allahın sevgili kuluyduk aşkım.

Bundan sonra eventplus’ın adını gördüğümüz her yerden koşarak uzaklaşırız herhalde. Bir davetiye kazanacaksak da bunu şirketi kendisi tarafından,  bilet elimize geçecek şekilde kazanmaya çalışırız, insanlara güvenmemek konusunda bize ders oldu bence.

Bu arada Tranceworld’ün diğer ülkelerde nasıl organize edildiğini görmek için google’ladım ama hiçbirşey çıkmadı karşıma, belki de böyle bir festival aslında yok.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 4.4/5 (14 votes cast)

Rock’n Coke’daydık…

CherryBlossomGirl tarafından Temmuz 22, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım ben müzik tarzı olarak alternatif rock, rock ve trip-hop seviyorum. Sense elektronik müzik seviyorsun. Rock da dinliyorsun, severek dinlediğin birkaç grup var ama özellikle takip etmiyorsun ve seni yansıttığını düşündüğün müzik tarzı rock’tan ziyade elektronik müzik. Bundan dolayıdır ki bu zamana kadar hep elektronik müzik festivallerine gitmişsin, hiç Rock’n Coke’a katılmamışsın, bu senin için bir ilkti.

img_10513

Benim için ilk olan ise kamp yapmak, çadırda kalmaktı. Daha önce iki kez daha rock’n coke’a gitmiştim. Hezarfen Havaalanında gerçekleşen ve Eylül’ün ilk haftasına denk gelen bu aktivitelerin birine görevli olarak gitmiştim. Açıkçası çok havalıydı. Elimde kocaman fotoğraf makinem, boynumda görevli kartım, herkes sıra beklerken ben basın kapısından girmiştim. Birlikte geldiğim iki kişiyi sokamamıştım da düşün, onlar beklemişlerdi kapıda :) )

Bu arada sana söylemeyi unuttum The Cure de gelmişti ve çok şahaneydi. Düşünebiliyor musun önce Korn sonra Cure çıkmıştı, dağılmıştım.

Fakat günübirlik gidip gelmiştim daha önce bu festivale. Bu kez seninle çadırda kaldık. Değişik bir deneyimdi. Tahminim kadar rahatsız değildi ama gece uyurken soğuk, sabahın ilk ışığında ise inanılmaz sıcak olması beni biraz rahatsız etti. Yoksa yerde yatmak, sert olması, dar bir alan olması vs o kadar rahatsız etmedi. Sabahın yedibuçuğunda sıcaktan ölerek uyanmak ve uyuyamamak tuhaftı sadece :) )

rock'n coke

Bu kez İstanbulPark’ı kendine mesken edinmiş olan Rock’nCoke, Temmuz ayını seçmiş. Çok kötü bir seçim olmuş çünkü etrafta herhangi bir göl ya da deniz yok. İnanılmaz sıcakta, belirli bir alan içinde vakit geçirmek zorundasın. Açıkçası kamp yaptığımıza biraz pişman oldum, çünkü en önemli ve en güzel gruplar zaten saat, hadi diyelim ki en erken 17:00′den sonra sahne alıyorlardı.Üstelik Kurtköy, Çatalca kadar uzak da değil, kırk dakikalık bir yol, iki gün de saat beşten sonra gidip o sıcağı çekmeyebilirdik belki. Ama aslında pişmanım diyemem tam olarak çünkü cuma akşamından pazartesi sabahına kadar orada olmak gerçekten değişik bir deneyimdi. Tatil gibiydi bir bakıma, annem, Marmaristen bu kadar yanarak dönmemiştin dedi, baya cildimin rengi koyulaşmış :) )

rock'n cokeKamp alanına su, kek, içki vs sokmak yasaktı. Cuma akşamından çadırını kurup uyuyan, Cumartesi sabahı ise kalkıp kahvaltı yapmak isteyen, festival alanına girmek isteyenlere uyarı geldi, saat sabah ona kadar giriş yasaktı. O arada, sen anlattın aşkım ben uyuyordum, adamın teki gelmiş, “içeri girerken suyumu aldın, kekimi aldın, herşeyimi aldın, şimdi de içeri sokmuyorsun, paramızla eğlenmeye geldik bu ne zulüm, siz kampçılar da genç olacaksınız, amma koyunsunuz, karşı çıksanıza” gibisinden baya söylenmiş ve böylelikle izin vermişler girişlere. Hakikaten de çok saçma aşkım, ben istersem altıda gider kahvaltı ederim, nedir bu askeriye mantığı yani??

Sıcağa çare olarak konserler esnasında izleyicilere sıkılan su gerçekten iyiydi, bir ara sırılsıklam olduğumu ama hiç umursamadığımı hatırlıyorum. Bana kayıp balık nemo gibisin dedin ıslandığımda hihihi:))

mcdonaldsBir diğer çare de, CocaCola çadırındaki klima idi. Gündüz doğru dürüst grupların çıkmadığı saatlerde, güneşten bizim gibi uyuyamamış belki 40 insanla birlikte klimanın olduğu bu çadırda hiç umurumuzda olmadan tozlu paslı yerlere uzanıp uyuduk, dinlendik. Bir de gene yemek alanında püskürtülen sular vardı, onların altında durmak da güzeldi.

Bir başka akılda kalacak detay herhalde McDonald’s satılan alanda çalışanların devamlı surette düdük çalarak asabımızı bozmalarıydı. Sen sonunda dayanamayıp gittin söylendin, uzun süre çalmayı kestiler. Hayır, koskoca McDonald’sın ilgi çekmeye ihtiyacı yok ki, zaten illa tercih edilir bu marka böyle bir yerde.

linkin parkHmm bunun dışında Manga&Cartel, Duman, Prodigy ve Linkin Park performanslarını çok beğenerek ve kendimden geçerek izledim aşkım. Aylin Aslım da keyifliydi. Yeni imajı ilginçti. Hayko Cepkin de iyiydi ama daha iyi performanslarını izlemiştim. Genelde çoğu insan bu festivale en çok Prodigy hatrına gelmişler, haksız da sayılmazlar ama benim için Linkin Park da bir o kadar önemliydi, gerçekten de isyankar gençlik zamanlarımı hatırlatan en sevdiğim parçalarını söylediler, özellikle BİS yapıp son parça olarak en sevdiğim parçalarını (one step closer) söylemeleri beni benden aldı.

Konser sonrası bir arkadaşımdan, sen ne giydin, gelinlikli biri vardı diye bir mesaj aldım. Daha sonra birkaç kişiden daha duydum bu gelinlikli ve fakat dekolteli hatunu. Biz niye görmedik ki acep??

Açıkçası bir daha rockncoke Temmuz ayında ve denizsiz bir yerde olursa kamp yapmayı düşünmem.

Bu arada ilerki tarihlerde rockncokede kimleri görmek isterim diye düşündüm de:

Radiohead

Portishead

Alanis Morissette

Sinead O’connor

A Perfect Circle

Tool

Pearl Jam

Iggy Pop

Böyle isimler ve gruplar geldi aklıma, keşke gelseler :)

Şimdi önümüzde Trance World festivali var, ben de senin rock’a bakış açın gibiyim bu konuda, elektronik müzik sevmiyor değilim seviyorum, daha çok psychedelic, downtempo, trip-hop tercih ediyorum biliyorsun ama pek takip etmiyorum, kim kimdir, trance nedir yok progressive nedir bilmiyorum,  o yüzden bu festivalden keyif alacak mıyım emin olmasam da,bunun kilyosta olması beni rahatlatıyor aşkım :)

Festival böcekleri olduk bizzzz :) )))

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

efes pilsen one love fest 09

CherryBlossomGirl tarafından Haziran 22, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım seninde önceki postlardan birinde bahsettiğin gibi biz bu festivalin ikinci ve son gününe katıldık. Bence ortam çok güzeldi, tam istediğimiz gibiydi, etrafta o kadar güzel aktiviteler vardı ki, insanlar bazen müzik dinlemektense bu aktivitelere katılmayı tercih ediyorlardı. Ama tabii büyük gruplarda değil. Starsailor ve Röyksopp sahnedeyken inanılmaz bir kalabalık vardı, özellikle de Röyksopp’da.

Aşkım ben hiç unutmuyorum, yıl 2000′di ve müzik dinleyiciliği konusunda çok aç olduğum ve ne dinlemeyi seviyorum diye keşfetmek konusunda aktif olduğum bir dönemdi. Genelde müzik zevkine inandığım bazı insanlar vardı çevremde ve onlardan da duyduğum gruplar/sanatçıları özellikle incelemeye alıyordum. Dinlediğim müzik tarzı genelde alternatif rock ile elektronik arasında gidip geliyordu. Bir de kadın vokal manyaklığım vardı… Alanis Morissette, Sinead O’connor, Massive Attack, Radiohead, Portishead dinlediğim favori grup ve sanatçılardı. Bu dönemde bir akşam hiç unutmam, rock fm’de bir parça başladı: Don’t you know you got your daddy’s eyes, your daddy was an alcholic… diye başlayan, acıtan bir sese sahip olan bir erkek vokal… Parçadan herşeyiyle çok etkilenmiştim, ses, müzik, sözler, her şey beni çok etkiledi ve millete yaymaya başladım, bu kez ben öneriyordum insanlara ve aslında ne tarz olduğunu bile farkedememiştim önce, sonra albümünü dinledim, bu bir alternatif rock grubuydu, soundu da coldplay’e benziyordu sanki. Özellikle Coming Down ve She Just Wept adlı iki aşırı duygusal parça beni benden alıyordu. Sonra ikinci albümleri çıktı, artık daha popülerlerdi ama çok sevdiğin birşeyi keşfedince herkesin de bilmesini istemezsin ya, çok da herkesin bilmemesi bende garip bir gurur yarattı:)) Üçüncü albümlerini dinlemedim ama sahnede çok iyilerdi ve beni o yıllara geri götürdüler.

Yasemin Mori’yi sen pek tanımıyorsun, pek sevdiğin bir tarz da yok bence. Bense albümünü indirmiş ve hayran olmuştum, bir kez tek başıma Babylon’da izledim, bir de burada. İnanılmaz etkiliyor beni bu hatunun parçaları, sözler, müzik, kızın deli dolu hareketleri.. Seviyorum :)

Röyksopp da çok değişikti dimi aşkım, gerçekten etkileyiciydi. Ama esas güzel olan seninle geçen bir gündü bu festivalde. Neler neler yaptık dimi, bol bol bira içtik, beer mojito içtik, kahveli bira içtik, çimlere yayıldık, müzik dinledik, zıpladık hopladık, fotoğraf çektik/çektirdik, dağ tırmandık (ben pek tırmanamadım, uf oldu bacağım eheh) komik komik peruklar taktık, sucuk/sosis ekmek yedik… Çok güzel ve özeldi benim için, iyi ki varsın, artık önümüzdeki festivallere bakıcaz :) )

yasemin mori efes pilsen one love festival tırmanış bepanthol

diz yarası cherryblossomgirl starsailor efes pilsen one love festival

röyksopp efes pilsen one love festival röyksopp efes pilsen one love festival

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)

pazar gezmeleri efes one love bizim ilk festival

Bepanthol tarafından Haziran 21, 2009 tarihinde yazılmıştır.

İyi öğlenler aşkım aşkım, :) bak yine oldu aşkım yine ikiledim. Dün gece nasıl içimden geldi ve kanalı değiştirdik bir baktık Le Şener restoran. :) Tabii beyaz’ın programında Emel Sayın’ı görmesedik hiç aklıma gelmezdi. Emel Sayın o rol yüzünden hep aldatılan aptal kadın tiplemesinden dolayı aklımda öyle kaldı. Beyaz’ın o programı aslında bir haber programından gösterilmek için bir alıntıydı aslında. Emel Sayın’a kene sokmuş ve bütün sahne sırtında şarkı söylemiş. Bunlar bence hep reklam kokan hareketler. Yeni albüm çıkaracak yada çıkardı. Konserler verecek seyirci gelmesi lazım para toplaması lazım. Biz de onu bak kene olmasına rağmen şarkı söylemiş diye izleyeceğiz. Bunları haber programı beyaz’ın programından gösterdi. Emel Sayın da hiç bir şey olmamış gibi keneye isim koyarak şarkı söylemiş. Gerçekten kene olsaydı ki ben inanmıyorum böyle bir şey olduğuna bakalım bu kadar rahat anlatabilecek miydi yada şarkı söyleyebilecek miydi? Bu kene nasıl yapışmı hangi arada ısırmış onu yok ortalıklarda değil mi aşkım aşkım? Aşkım aşkım dizisi ne kadar da aptal bir dizi olsa ihtiyacımız olan o ufak gülümsemeyi birazda olsa yaratıyor. Mehmet Ali Erbil’in her zaman ki kandırma yalan söyleme ala vere dolandırma yapabilme rolü sayesinde de gülüyoruz. Ama bu adam da hep bu rollerde oynuyor.

aşkım aşkım

Bak aşkım bir aşkım aşkım dedim aklım nerelere gitti. :) Bugün ilk festivalimiz olan efes one love’a katılacağız. Senin ile ilk festivalimiz olacak onun için ayrı bir heyecanlıyım. Ben festivalleri genel diğer etkinliklerden daha çok seviyorum. Ortam her zaman daha güzel ve kaliteli oluyor. Çünkü oraya laf olsun torba dolsun diye gitmiyor insanlar. Sevdikleri muziği keyif ala ala uzana uzana dinliyorlar. Şimdi senle de oraya gideceğiz ve ikimizin de sevdiği şeyleri birlikte paylaşacağız.

Efes Pilsen One Love Festival.widecBu festival iki gün olsada biz sadece bu güne katılmamızın ekonomik nedenleri varsa bile aynı zamanda bugün istesekte istediğimiz grupların aynı anda çıkması mümkün olmayabilirdi. İşte bu mümkün olmayacak şeyde gerçekleşti ve bu sıcak pazar gününde santralde olacağız. Sırayla Yasemin Mori ve Portecho çıkacak ana sahnede. Daha sonra ise Starsailor ve Röyksopp. Röyksopp’u izleme şansı bulacağım için ayrıca çok mutluyum. İkimizinde bu sıkıntılı günlerde bunları izleyebileceğimiz için güzel bir deşarj olma fırsatı olacak. Bu arada bu güzel etkinliğe ilk defa katılacağım.

Daha önceden zero7 için gitmiştik santral’e bir kış günüydü. Buz gibiydi ve tamirane denen bölümde sıkış pıkış bir şekilde oranın güzelliğini anlamadan çıkmıştık oradan. Ben pek beğenmemiştim. Ortam aslında çok güzeldi fakat zero7′ın performansı çok kötüydü. Bu arada yine onlar var tamirane sahnesinde eğer canımız sıkılırsa bir bakarız yine diğer sahnelerede bakarız. Ama kapalı bir yere girmektense acık alanda ufak gölgelik bir yer bulabilirsek çimlerde uzanmayı tercih edebilirim. :) İnşallah sonumuz Emel Sayın gibi olmaz Röyksopp sahneden inene kadar sırtımda kene ile duramam çünkü. :P

Şimdi ben de hafif hafif hazırlıklara başlayayim çok eğleneceğiz. Çok heyecanlıyım. Eğlenceye gidiyoruz.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)

Rock’n Coke 2009

CherryBlossomGirl tarafından Mart 30, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım Rock’n Coke’a iki kez gitmiştim, birinde görevliydim, valla tadından yenmiyor görevli olmak böyle

rockncoke

etkinliklerde.  Biliyorsun geçen sene gerçekleşmedi ve sonrası da meçhuldü amaaa, açıklandı kiii:

18-19-20 Temmuz 2009 Rock’n Coke Festivali gerçekleşecekkk!!!

Belli olan iki grup var henüz, biri Linkin’ Park. Ben çok severim, sert ve agresif söz ve müziğiyle çok coşmuşumdur. You try to take the best of me go awayyyyyy!!!!!

İkincisi de Foo Fighters. Kurt Cobain’in ölümü sonrası Nirvana grubundan bazı elemanların 95 yılında kurdukları bu grup da oldukça iyidir. Şimdiden heyecanlandım.

Linkin Park mp3′lerim mevcut ama FooFighters yok bende…

Sen sever misin bu iki grubu? Umarım birlikte gideriz :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 3.5/5 (4 votes cast)
pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...