Etiket bulutundan seçilmiş giri ‘friendfeed’

sevgililer gününe az kaldı…

CherryBlossomGirl tarafından Şubat 5, 2010 tarihinde yazılmıştır.

sevgililer günüAşkım sevgililer gününe 9 gün kala bir baktım friendfeed’de tüm çiftler fotoğraflarını koyuyorlar, biraz daha inceleyince bir yarışma olduğunu farkettim: Akka Hotels, friendfeed üzerinden bir kampanya yapmış,en güzel sevgililer günü tasviri yapan çift kazanıyor.

Düşündüm de, bizim sevgililer günümüz değil, sevgililer dönemimiz var seninle, herşeyden önce Aralık 13′te başladı ilişkimiz, ve biz seninle her ay 13′ünde kutladık birbirimizi, bazı insanlar saçma buldu, abartı buldu ama bizim gerçekten içimizden geldi. Daha sonra Ocak ayında yılbaşı var ve akabinde senin doğumgünün var, 5 Ocak’ta seni kutlarken gene aşkımızı kutluyoruz aslında. Evet, sırada 14 Şubat var, geçen sene seninle ilk sevgililer günümüzü romantik bir şekilde kutlamıştık, Haydarpaşa Tren istasyonundaki partiye katılmıştık güzel bir yemekten sonra:)

Sonra? Sonra doğumgünüm var, hemen 18 Şubat’ta! 14 şubat bitti derken, hemen gene bir kutlama! Geçen sene 30 yaşında olduğum için en sevdiğim arkadaşlarımı çağırdığım kocaman bir parti verirken aşkım gene yanımdaydın ve beni güzel sözlerin ve hediyelerinle çok mutlu etmiştin.

Sonra? İşte işin en komik kısmı burada! Aralık ayı, yıl dönümümüz, Ocak ayı doğumgünün, Şubat ayı sevgililer günü ve doğum günüm, ve sonra bir sonraki Aralık’a kadar kutlama mutlama yok! Oh beeee!! Şey, ay pardon çok üzücü:)))

Şaka maka seninle hep bunun esprisini yapıyoruz, aralık-şubat madden göçüp sonra rahatlıyoruz diye, ama biz her ay, hatta her an kutluyoruz aşkımızı seninle çünkü çok seviyoruz birbirimizi ve en önemli özelliğimiz de bunu ifade etmekten hiç sıkılmamamız!

Deliye her gün bayram, İgal&Melis’e her gün sevgililer günü!!! :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 4.5/5 (2 votes cast)

geçen hafta like mind ve night aktivitemiz

Bepanthol tarafından Kasım 25, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım uzun zamandır devamlı gidip katıldığımız like’lı aktivitelerimize devam ediyoruz. Ne iyi yapıyoruz da bunu güzel bir alışkanlık halinde devam ettiriyoruz. Aslında geçen ay ki görüşmeleri biraz aksattıysak bile farklı organizasyonlar sayesinde friendfeed’ten tanıştığımız arkadaşlarımızla görüşmüştük. Şimdi yine ah sen o musun avatardan anlaşılmıyor. Hiç fotoğraf paylaşmıyorsunuz ki tanıyalım gibi konuşmalarla uzun süredir konuşmuş olduğumuz fakat gerçek hayatta karşılaşmadığımız bir çok kişiyle yeniden tanışmış olduk.

likemind

İşe başlamadan önce bu tarz aktivitelere özellikle sabah olan Like Mind’lara artık katılamayacağımı düşünüyordum fakat ne güzel ki internet işi sayesinde bu aktivitelere katılmaya devam edeceğimi gördüm. Çok güzel de oldu. Orada devamlı konuştuğum kişilerle sohbet etmeye başladım. Özgür Alaz ile kısa bir süre sohbet ettikten sonra Uğur Özmen’in masasına oturdum ve sohbetlerine katıldım. İzmirden gelen olsun Ankaradan gelen olsun bir çok yeni insanla tanışmış oldum. Özellikle İzmir konusunda ve Sosyal Medya’nın nereye doğru gideceği konusunda Emre ile çok uzun bir muhabbette bulundum. Sonra da büyük mutlulukla ofise doğru koşa koşa gittim. Tam metroya varacakken Sevgili Müge Hanım ile karşılaştım. Kendisine o kadar çok merhaba demek istiyordum ve şansım varmış ki onu gördüm.

Geceyse bu etkinliğin çok ve çok kalabalığı şekline Like Night gerçekleşti. Senle de işler yüzünden uzun zamandır görüşemiyorduk ve seni çok çok çok çok özlemişim aşkım. Senle buluştuğum zaman böyle içim bir garip şekilde hopladı. Kalbim yerinden zıpladı. Sonra da senin sevdiğim Borsa’nın sulu yemek restoranında bir güzel tıkındık. Seni o kadar özlemişim ki valla bir ara gerçekten Like Night’a gitmek istemedim senle birlikte zaman geçirmek istedim. Fakat haklı olarak sen de taaa oraya kadar gelmişsin ve gitmemek olmazdı. Zaten ben de çok uzatmadım. :)

Beer House’u bulmamız pek zor olmadı ama Like Night’a gidiyoruz diye yola çıkıp fakat Like Night’ın nerede olacağını bilmemek çok komikti. iPhone ve 3G sağ olsun hemen friendfeed’ten bilgileri aldık ve yola koyulduk. İçeri girdiğimizde sanıyorum ki biraz erkendi ama iyi bir saatte gitmişiz. Orta seviyede bir kalabalık vardı. Saat 9 gibi falan olması lazımdı. Sonra kendimize bir yer belirledik ve oturduk. Bu arada sabah Like Mind çok boştu eskilerine nazaran ve Like Night gecesinde içeriye girdiğimizde iki katı kalabalık vardı ki o zaman Beer House kalabalık değildi. Yavaş yavaş içerisi doldukça tanışmalar aaa sen o musun? yada daha önce konuşulmuş tanışılmışsa neler yaptın neler ettin sohbetleri. Çok eğlenceli oluyor. Sosyal medya gerçekten çok güzel sosyalleştiği bir gece oldu.

likenightAklımda kalan isimler ve daha önemlisi çiftler vardı. Alp ve kız arkadaşı dünya tatlısı insanlardı ve gürültü yüzünden doğru düzgün konuşamadık. Çok sevdik biz onları onlar da bizi sevmiş. Ne güzel. Sonra Yiğit vardı kız arkadaşıyla. Onlar da çok şekerdi. Yiğit’in zaten nasıl birisi olduğunu biliyordum ama onda güzel enerjiler vardı. Nesil zaten sempatik biri ve bize sürpriz bir haberi oldu. :) Bir de ne güzel doğumgünüymüş. O da sevgilisi Arman ile güzel bir çift oluşturmuşlar. Girişimci arkadaşlar Sarplar ile karşılaştık ve ben yine onlarla uzun uzun konuştum. Sonra Cansu geldi eski işim Dijitalendüstri’den ve nasıl bizi mağdur ettiklerini tartıştık ki bu konuya Yiğit de katıldı. Cansu ile birlikte çalışmıştık fakat Yiğit ile Dijitalendüstri’de birlikte çalışmamıştık. Kimler kaldı geriye ha bir de Mr. Ergin ile konuştuk uzun uzun sizin ortak konunuz sinema ve ben daha uzun süre dinleyici oldum. :)

beer house sıraselviler taksim

Sonuç olarak böyle yerlerde olmak insanın kendisini iyi hissetiriyor. Yeni insanlar ile tanışmak veya hiç yüzünü görmediği insanlar ile yüz yüze konuşmak fırsatı edinebiliyoruz. Like Mind ne kadar ciddi sohbetler ile geçtiyse Like Night o kadar eğlenceli geyikli sohbetler ile geçti. Güzel insanların bir araya gelerek sinerji oluşturması müthiş oldu. Bir ara tekilanın 5 YTL olması unutulmaması gereken noktaların başındayken WC’de pisuvar başındaki kişilerin adını görmek çok komikti.

Not: Aşkım kimler ile tanıştığımızı ben eksik hatırlatmış olabilirim ve sen de eklersen eğer süper olur. :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)

1. blog oscarları ikincisi stressyado.com oldu

Bepanthol tarafından Ekim 17, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım şimdi ben bu konuyu sana bahsetmiştim ama tekrar burada ölümsüzleştirmek istiyorum. O kadar sevinç verici bir durum ki insan daha güzel şeyler yapmak için gaza geliyor. Acaba ne yapabiliriz diyor daha iyi olmak için. Heyecanlı olduğum için en baştan anlatmayı da unuttum bak gördün mü? :) Sevinç baloncukları etrafta uçuşurken işte olur böyle şeyler.

Bu sene ilki düzenlenen “Benim Bir Blogum Var” yarışması sonucu açıklandı. Bu yarışmayı Bilgisayarcının Yeri blog’unun yöneticisleri Melike İlteralp ve Sezgi Şensöz düzenledi. Melike İlteralp ve Sezgi Şensöz’ün Blogunu ve Friendfeed’te onu takip edenlerin katıldığı yüzlerce yarışmacı blogtan sadece bir blog bu ödülü alacaktı. Ödül Oscar heykelinin bir benzerini olması ayrı bir çekicilik kattı yarışmaya. Bu güzel ödülü alan blog ise Spaksu blogu oldu. Bu yarışmayı hak eden biri kazandığını düşünüyor. İkinci olduğumuz için gurur duyuyoruz. Yarışma sonuç sayfasını görüntülemek için tıkla.

blog oscarları

Biliyoruz ki herkes emeğinin karşılığını bu küçük ufak motivasyonlar ile alıyor. Hayat da böyle değil mi aslında? Bu ufak motive edici şeyler bizi mutluluklara sevinçlere hayata bağlıyor. Aslında hayat o kadar acımasız ki ufak bir hatayı affetmiyor. Allaha şükür şuanlık hiç böyle hata yaptığımı düşündüğüm bir konu yok inşallah olmaz da. Hani dersen ki nereden geldin buraya ne bileyim işte. Sen ve ben en güzel paylaşımımız ufak şeylerden bir anda çok çok mutlu olmamız.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

farmville çılgınlığı nereye kadar?

Bepanthol tarafından Eylül 10, 2009 tarihinde yazılmıştır.

farmvilleAşkım benim merhaba… :) Hiçbir yazıya böyle bir giriş yapmış mıydım acaba daha önceden? Bilmiyorum ki ama birazdan kurcalarım yazdığımız bütün yazıları. Tek tek böyle sayfa sayfa geri giderim. Biliyorsun ben kafama taktım mı sabır mabır oooo. Hatta bir nostalji yapmış olurum. Ama lütfen bir gece birlikte bunu yapalım. Unutma ve unutturma. :)

Bu gece uzun zamandır seninle birlikte yemek yemek istediğimiz pasta prestoda oturduk bir güzel mamalar yedik. :) Yanımızda bir de kardeşim vardı. İstersen senin kardeşin olsun çok sevdin çünkü onu. :P Böyle benim iş konularımı konuştuktan sonra sen kardeşimle üniversite hakkında bilgiler verdin. Kardeşim sordukça sen anlattın ve anlattın. Bir anda üniversiteye hazırlık günlerim geldi aklıma testler ve ben ne olacağımlar. Öss Öss Öss diyerek uyandığım kabuslar. Ne kadar sıkıntılı bir dönemmiş o günler. Bir yandan testler bir anda üniversite kazanma sıkıntısı. Fakat üzerine 10 yaş daha eklediğinde bu sefer yine sıkıntı iş bulma işe girme gibi. Hayatta sıkıntılar bitmiyor anlayacağımız gibi. Peki o zaman değilde bu zamanda öss’ye hazırlanıyor olsaydım ne olurdu acaba. Hiç test çözebilir miydim bu internetin hali ile? Facebook var… Friendfeed var… Bir sürü oyunlar ve uygulamalar var. :) iPhone var. Peki ya facebooktaki farmville oyununa ne dersin? Bu oyuna insan nasıl bulaştığını bilemiyor. Ben bilemedim. Bir bakmışım tarlamın çiftçisi olmuşum. Davetiyeyi kim gönderdi ve ne zaman gönderdi farkında bile değilim. Bu çılgınlık nereye kadar gidecek ve sonucu ne olacak? Arsanı büyüt büyüt nereye kadar? Ekip biçmek nereye kadar? Ağaçlarda elmaları ve limonları toplamak nereye kadar? İnekleri sağıp tavuklardan yumurta toplamak nereye kadar? İşte bu kadar soru sonrasında nereye kadar olduğunu anlayamıyorsun doğal olarak. Hormonsuz tarım yaptığım için çok memnunum. Rahmetli ördeğimi o oyunda çok güzel andım ve ilk aldığım hediye bir ördekti. Benim ördek büyütüğümü bilen bir çok kişi bana ilk ördek göndermişti. Acaba bu farmville çılgınlığının başlangıç nedeni doğal hayatta sıradan bir yaşam yaşamak isteğimiz mi? İnsanlar bir şekilde farklı açılardan kendini bu şekilde tatmin ediyor heralde ki ben de bunların içerisindeyim. Hep böyle bir hayalim vardır. Birgün gelecek ve şehirden uzak bir balıkçı kasabasında balık avlayacağım ve bahçemde domates yetiştireceğim. :) Dua edelim ki olsun.

İşte neyse hayalden çıkarsak eğer şimdi bu sene öss’ye giriyor olsam heralde sonucum pek iyi olmazdı. Kafam yok elmalarımı toplamam lazım… eyvahhh tarlamdaki çilekleri toplamayı unutmuşum derken Türkçe testi var yarına ancak yapılacağı gün aklıma gelirdi. Ya da ders esnasından iPhone’dan internete girip friendfeed’te girilere laf yetiştirmeye çalışırdım veya yeni uygulamalar keşfetmeye çalışırdım. Bunları düşünmem iyi olmuş bazen daha geç doğsaydım diyorum. Çok iyi olmuş ki doğmam gereken zamanda doğmuşum. Mutluyum iyi ki doğmuşum.

Bu arada öss değişmiş iki üç tane sınav olunuyormuş. Kardeşime de allah kolaylık versin iyi ki onun internet ile arası pek iyi değil. İki kardeşin birbirinden çok zıt olduğunun ufak bir kanıtıdır.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 4.3/5 (4 votes cast)

coldplay’in strawberry swing klibi ve iphone

Bepanthol tarafından Eylül 7, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım işte geleceğimizin müzik veya video klip tanıtımları ceplerimize girmeye başlıyor. Kaç zamandır hep anlatacağım dedim. Bir türlü fırsat bulamadım. Böyle deliler gibi heyecanlandım. Fakat sanırım bir yere koşturmacamız vardı ve pek sana sesimi duyuramadım. Eminim ki burayı hergün okuduğun için en geç sabah bu yazımı görmüş olursun. Hani başlangıcım böyle tam teknolojik haber başlığı gibi olmuş. Zınk diye girmişim hemen ama heyecanımı kontrol ettim ve sakin sakin anlatacağım.


Coldplay’i sen benden kat ve kat daha iyi bilen birisin onun için grup ile alakalı birşeyler anlatmayacağım. Çok farklı bir müzik tarzı dinlesemde Coldplay bence çok güzel tarzı ve sesi var. İnsanı kendileri ile birlikte sürükleyebiliyor müzikleri. Benim ama en çok sevdiğim yanlarıysa teknolojiyi takip edip hedef kitlelerine kendilerini daha iyi tanıtabilecek yöntemler bulabiliyorlar. Bunun için gerçekten çok araştırma yapıp ve para yatırıyorlar. İlk önce tap tap revenge 2 iPhone oyununa kendi parçalarını hatta viva la vida albümdeki şarkıları koydurttular. Daha sonra bu oyuna özel ad alarak tap tap viva la vida oyununu çıkardılar ki zaten aynı oyundu. Sadece isim hakları gibi bir durum oluştu. Bunun yanında tabii ki de alan memnun satan memnun felsefesinden tap tap revenge 2 oyunu daha çok kitlelere yayılmış oldu. Burada coldplay’in albümünü bilmeyen kişiler orada karşılaştıkları parçalar ile deliler gibi sabahlara kadar internetten multiplayer yarışmalar yaptılar. Bunların içerisinde ben de vardım.

coldplay-strawberry-swingAsıl mesele şimdi sana anlatmak istediğim yeni çekmiş oldukları video klip için bir iPhone uygulaması geliştirmişler. Burada Coldplay ile alaklı haberlere ulaşabiliyorsun fakat en önemli konu burada video klibi izledikten sonra video klibi bir oyun olarak oynayabiliyorsun. Yani bir şekilde sana hem video klibi benimsetiyorlar hem de şarkıyı ezberletiyorlar. Gerçekten bu klip tam oyunluk ki bence bunlar komple bir arada yürütülmüş düşünülmüş bir proje. iTunes’ta nasıl karşıma çıktı bilmiyorum tamamen şans. Büyük ihtimalle müzik kategorisine girmiştim ve hemen indirmiştim. O sırada da ücretsizdi. Zaten böyle bir uygulamanın ücretli olması saçma olur. Oyun çok zor çünkü baya yetenek istiyor sanıyorum ki ben yeteneksizim bu konuda. En kötü yanı ki bence böyle olması çok kötü internet bağlantınız yoksa kesinlikle uygulama çalışmıyor. Bunu da en yakın zamanda düzeltirlese problem yok. Sosyal ağları unutmamışlar ve bu uygulamayı oralarda da paylaşabiliyorsun fakat friendfeed’i unutmuşlar.

Sonuçta çok heyecanlandım. Neden heyecanlandığıma gelirsek ki böyle şeyleri yapan insanları çok özeniyorum. Böyle güzel projeleri geliştiren insanların ellerindeki imkanlar ve bu imkanları kullanabilmeleri çok güzel. Henüz Türkiyede bir sanatçının veya bir grubun böyle birşey yapacağını sanmıyorum ki şirketler bile henüz kapsamlı özel uygulamalar geliştirmiyorlar. Bunun üzerine gitmek lazım. iPhone kullanan çok kısıtlı insan topluluğu olsada alım gücü yüksek insan kitlesini barındırdığını unutmamak gerek. Geleceğimiz ceplerimizde haber vermek istedim. :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

friendfeed’in iki f’sinden biri facebook oluyor

Bepanthol tarafından Ağustos 11, 2009 tarihinde yazılmıştır.

friendfeed facebookAşkım şimdi sabah duyduğum bu haber beni çok şaşırtı. Koskoca friendfeed’i facebook satın almış. Hatta bu haber dün gece falan bir çok yerde yazmış. Elbette facebook koskoca ama friendfeed onun çömezi gibi durmuyordu artık. Facebook dünyanın en büyük 4. web sitesi fakat kategori anlamında friendfeed’te üst sıralara yaklaşmış bir durumda diyebilirim. Belki de facebook kendisine bir rakip gördü. Devrileceğinden değil ama daha kuvvetli olmak istemişte olabilir belki. Zaman ile yapılacak açıklamaları çok merak ediyorum ve bu açıklamalar kafalardaki soru işaretlerini ortadan kaldırabilir.

İnternet sektöründe geliştirilen projelerin bu kadar önemli olması ve diğer firmalar tarafından takip edilmesi çok ilginç. Bir şirket satın alacağıma bir web projesi satın alırım daha iyidir diyen kimbilir kaç tane iş adamı vardır. Herkes elindeki parayla ne yapacağını nereye yatıracağını kovalıyorlar. Haklı olarakta yükseliş gösteren sitelere hemen hucum ediyorlar. Sosyal ağ kavramını bilmeden ilk facebook içerisinde bulunduk. Bu kavrama ad koyan siteler geliştikçe gelişti. Sosyal ağ tamamen paylaşımda son noktaya gelmek gibi bir durum haline geldi. Paylaşma isteği arttıkça sosyal ağ oluşumları gelişti. Friendfeed’te bunlardan bir tanesiydi ki içerisinde çok kaliteli bir yerdi. Şimdi peki ne olacak. Friendfeed belli sektörlerin kariyerlerinin son noktasına gelmiş bir çok insan barındırırken ve bundan çok güzel şekilde seviyeli paylaşımlar kapan bizlerin yerine facebooktaki kırolar mı geçecek acaba? Elbette biz de kendi alanlarımızda güzel paylaşımlar yaparken bunu karşılıksız olarak kullanacak kişilerin var olacak olması bence biraz rahatsız edici. Demek istediğim şey kesinlikle bencillik olarak algılanmasın ama herkes fikir paylaşımında biraz karşılık bekler. Bu beklentileri içerdeki insan kalitesinin düşmesi ile çok aşağıya çekileceği pek mümkün. Diğer bir taraftan da bakmak istersen internet tekel bir ortam’ın içerisine doğru sürükleniyor mu acaba?

friendfeed facebook

Haber ile ilgili bir kaç fotoğraf zaten her yerde dolanıyor. Bu fotoğraftaki insanlar masada 100 milyon dolar’dan bahsederken bile ne kadar çok eğleniyorlar. Alan memnün satan memnun gibi. Rahatlık ve giyim kuşam tarzı ise sanki arkadaş ortamında bir görüşme olduğunu çok iyi bir göstergesi. Belki de internet işini sevmemin en önemli noktası da bu rahatlık.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)

bir zamanlar “the muppet show” vardı

Bepanthol tarafından Ağustos 5, 2009 tarihinde yazılmıştır.

The Muppet ShowAşkım bizim dönemimizin en güzel kukla gösterisi ve aynı zamanda bir televizyon programıydı. Bu program başladığında hepimiz kenetlenir ve izlerdik. En çok bu televizyon programını Büyükada’daki evimizde izlediğimizi hatırlardım. Sanıyorum aynı bölümleri birkaç kez izlemişimdir farkına varmadan. Çok zaman geçtiği için hangi kanaldaydı bir türlü hatırlayamadım. Aslında aklıma hep Cine5 geliyor. Acaba Cine5′te mi izliyorduk? O zamanlar çünkü çok popülerdi hem bu program hem Cine5. Maçların ilk kez şifreli yayına geçtiği bir döneme denk geliyor. Galiba doğru hatırlıyorum aşkım. O zamanlar belki de farkına varamadığımız en önemli özelliği ise çok önemli kişilerin programa konuk olmasıydı. Doğruyu söylemek gerekirse hiçbirini o zaman tanımıyordum. Ama keşke tekrar yayına alınsa ve bizde o ünlüleri tekrar izleyebilsek Muppet Show’da.

Muppet Show aslında Susam Sokağı’nın tutmasından dolayı Susam Sokağından sonra geliştirilen bir proje olduğunu öğrendim dün gece televizyonda ve bir şekilde ne kadar uğraşılmış neler yapılmış anlatıyordu. Dün gece havar biraz sıcaktı ve uyuyamadım. O kadar daraltıcı bir hava vardı ki o benim püfür püfür esen oda cehennem gibi olmuştu. O kadar uykulu seyrettim ki aşkım. Hangi kanalda izledim bilmiyorum bile. :) Susam Sokağı nasıl bizim çocukluğumuzun en favori eğitici çocuk programımızsa bence Muppet Show’da bizim ergenlik dönemimizde izlediğimiz kuklaların show’uydu aslında. Edi’yi ve Büdü’yü ne kadar sevdiysek. Kermit ile Miss Piggy’yi de çok sevdik. Hatta Miss Piggy’nin Kermiti delice sevmesi ve ona bela olması bizim yaşamımızda da arkadaşlarımıza isim takarken yardımcı oldu mesela. Bir kız birisinden hoşlanmıştı ve devamlı onun peşinden dolaşıyordu. Ona Miss Piggy ve diğerine Kermit ismi koymuştuk. O zamanlar Sahraaralığı’nda oturuyorduk. Kız’ın patlak mavi gözleri de vardı çok uymuştu. Kızın ismini hatırlayamadım. Keşke o zamanları video kameraya kayıt edebiliyor olsaymışız. :)

The muppet show full cas tüm kadro

Asıl en çok aklımda kalan ve en çok güldüğüm bölümler ise o iki yaşlı amca’nın konuşması. Statler ve Waldorf amcalar. Ben onlara amca diyordum. :) Ama başkaları onlara nasıl hitap ediyordu bilemeyeceğim. Bu iki kişinin programı deli gibi eleştirmesi ve o kadar eleştiriyi o kadar yerinde kullanması inanılmaz komikti. Hani Muppet Show’a çok meşhur ünlüler katılmıştır. Onları da eleştirmesi ve kimsenin onlara cevap veremiyor zekilikte olması inanılmaz değil miydi? Nasıl da gülerdiler ve nasıl da güldürürlerdi. Sanıyorum ki Kermit ve Miss Piggy’den daha çok bu ikiliyi seviyordum o çocuk aklımla. Kısaca programın eleştirmeni yine o programın içindeki kişilerden oluşuyordu. Onun için kimse programı eleştiremiyordu. Çünkü gerçekleri kendi ağzıyla ortaya çıkartıyordu oyuncular. Statler ve WaldorfBence Statler ve Waldorf çok iyi eleştirmendiler ki eleştirmen aslında Statler ve Waldorf gibi olmalı aslında yeri geldiğinde kendi bulundukları programları eleştirmeli yeri geldiğinde de kendilerini eleştirmeli. Dün friendfeed’te yine birkaç tartışma vardı ve kimi ne eleştirmeyi biliyor kimi ne eleştirilmeyi kabul ediyor. Eleştiri doğru yapıldığında ve karşısındaki kişi saygı duyduğunda eleştirilen kişiyi geliştirecek bir davranış olduğunu birçok insan farkına varmıyor. Eleştirmek demek bence aynı zamanda da ciddiye almak demektir. Onun için eleştirilen kişi bunu saygı ile karşılaması gerekir.

Muppet Show’u unutmayalım aşkım. Hayatımızın çok güzel parçalarından biri ve mümkünse Kill Bill Vol.2′yi nasıl aradıysak. Bu programın DVD’sine ulaşalım yada bir şekilde ben indirmeye başlayayim. Daha farklı ve daha anlamlı izleriz diye düşünüyorum. Özellikle bütün kadronun fotoğrafına baktığımda hatırladığım bazı karakterler oldu ki onlar da çok komikti. Biraz nostalji yapalım. :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

temmuz biterken…

CherryBlossomGirl tarafından Temmuz 27, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Bu aralar internet beni biraz sıkmaya başladı. Hem de hobim/işim internetken… Ama hakkını da vermek lazım, 1999 yılından beri gerçekten büyük bir bağımlıyım. Ki o zamanlar bu kadar çok yapacak şey de yoktu. Şimdi aslında çok fazla şey yapabilecek olma düşüncesi bile beni yoruyor sanırım. Bir de şey oluyor bende, ulan benim için yazı yazıyor olmak bir lütuftu ve bana ait, özel bir yetenekti, şimdi bloglar çıktı herkes yazar. Özelliği mi kayboldu benim için nedir? Bu ara ben de senin gibi en çok friendfeed’e takılmış durumdayım, gerçekten kaliteli bir sohbet odasına benziyor bence. Sadece maillerime ve friendfeede bakıp çıkasım geliyor artık, ha bir de cv sitelerine, iş bulmak için…Bu bağlamda bloglarımızı boşladım sen de sitem ediyorsun haklı olarak. Belki hevesim yeniden yerine gelir mevsimle eylülü göstersin hele…

 Demin uzun süredir yapmadığım birşeyi yaptım, msn testi çözdüm, aşkınız ne kadar güçlü başlıklı… Sonuç pek doğru çıkmadı bence, sanki bağımlı bir aşk yaşıyormuşum ve biraz özgür bırakmam gerekiyormuş gibi bir cevap çıktı seninle de paylaşayım:

aşkYağlı urgan hak getire

Aşık olduğunuzda o kadar güçlü duygularla bağlanıyorsunuz ki maşukunuza, koparabilene aşk olsun. Olsun tabii, aşktan zarar gelmez. Ama bu denli bağlılık zarar verebilir aşkın her iki tarafına da. Dengeli işlerde hayır vardır ne de olsa. Bağları biraz gevşetip, ilişkinin dizginlerini zamana bırakmak hem sizi hem de maşukunuzu tahmin edemeyeceğiniz ölçülerde rahatlatacak. Hem bağlılık, bağımlılık hali azaldıkça sevgi, saygı, güven halleri daha da bir kaliteli, derinlikli görünecek gözünüze. Bir deneyin, kendinizi tutup ilişkinizi serbest bırakın, görün bakın o bütün sınavları nasıl da başarıyla aşacak…
 
Aşkım sana gerçekten de bağlıyım elbet ama burada biraz negatif bir şekilde söylemiş bence böyle bir durum yok.
 
Muck :)
VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

tranceworld turkiye etkinliğine davetiye kazandık

Bepanthol tarafından Temmuz 21, 2009 tarihinde yazılmıştır.

tranceworld turkiyeAşkım geçen hafta ve tatilimizde elimde iPhone ile kastığım fakat bir türlü kazanamadığımız etkinliğe davetiyeyi en sonunda kazandık. Son zamanlardaki maddi olanaksızlıklardan dolayı ne kadar kısıtladıysakta kendimizi bir şekilde eksik kalmıyoruz. Hani derler ya bir şekilde yolumuzu buluyoruz. Aynen öyle bir şekilde yolumuzu buluyoruz.

Trance müziğini 2000 yılından beri dinliyorum. Kimi zaman çok yoğun dönemlerim olsada artık aynı sıklıkta ve yoğunlukta dinleyemiyorum. Yaşlandım galiba kafam kaldırmıyor. İlk bu muziği kadıköy’de sokak arasında satılan cd’ler vasıtası ile tanıdım. Daha sonra internetten araştırıp Tiesto’lar ile Paul Van Dyke’lar ile tanıştım. :) Onların müziği biraz daha popüler tarzda olduğu için daha dinlenebilir. Yani şöyle bir durum ki hani pop-trance diyeyim. :P Böyle bir terim yok ama belki benim sayemde böyle bir şekilde bu terim yayılır.

Bir şeyi sevdikçe o senin tutkun oldukça daha derinlere inmeye başlıyorsun. Yavaş yavaş internet araştırmaları artıyor ve gerçek anlamda prodüktörlere ulaşmaya başlıyorsun. Onların kendi sitelerinden kendilerini tanıtmak için çıkardıkları parçaları indirip dinlemeye başlıyorsun. Bazı sitelerde ise dj’lerin radyo programlarına ait setleri indirebiliyorsun. Böylelikle daha farklı dj’ler ve parçalara ulaşıyorsun. Biliyorsun ki benim en beğendiğim ve benim için de bir numaralı dj Armin Van Buuren. İsterdim ki bir festival kapsamında oda gelsin. Ama şuan ki line-up’ta ve kendi web sitesinde Türkiye’ye geleceğine dair bir bilgi yok. Fakat şuanda gelen dj’ler gerçekten çok önemli isimler. Özellikle prodüksyon ve yapmış oldukları remix’ler ile hani top dj sıralamasında iyi yerde olan isimler.

Trance’in bir şekilde tarihçesi ve gelişimi var diğer müzik tarzlarında olduğu gibi ve farklı tarzlara ayrılıyor kendi içerisinde. 128 -148 bpm arasında değişen bu tarzda hem romantizmi hem de hızlı bir duyguyu yakalamak çok kolay hatta en yüksek bpm’de bile duygulanabilirsin. Fakat bu olay bu tarza inanıp sevmek ile sınırlı. Herkes anlayamaz demek doğru birşey değil aslında. Ama kolay dinlenebilir bir yanıda yok.

Bu davetiye ise tam da zamanında kazandık. Sorular trance müziğini seven ve dinleyenler için çokta zor değil. Bize sorulan soru Ernesto & Bastian hangi ülkeden? Hemen sen de doğru cevabı biliyordun aşkım google sağolsun. :P Hemen e-postalarımızı gönderdik. Bu sorulara friendfeed’ten Pelin Ekmekçi’yi takip ederek ulaşabilir herkes. 24 Temmuz’da biletimiz elimize ulaşacakmış. Bu bilettin diğer bir özelliği ise 2 günlük kamp bileti olması. İnşallah kamp alanı müziğe yakın güneşten ırak olur. :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (3 votes cast)

tish-o sen sus tişörtün konuşsun

Bepanthol tarafından Temmuz 13, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım geçen hafta katılmış olduğumuz toplantıda tanışmış olduğumuz ilk kişi Fatih Demir’di. Kendisi ile sıcak sohbetten sonra tekrar konuşabilme fırsatı yakalayamasakta günün anlam ve önemine uygun çok güzel bir t-shirt giyiyordu. Kendisinden bahsederken yönettikleri web sitenin adresini öğrenmiş olduk www.tish-o.com.tr. Ben o konuşmada siteyi az çok hatırladım. Çünkü daha önceden yaşanmış olan friendfeed paylaşımlardan aklımda kalmış. Aslında ne kadar da başarılı. Bir web sitesi ismini anımsamak hemde yabancı bir ismi hatırlamak zordur. Fakat işte burada tasarımlar ve yapılan işin ilginçliğinden de olsa gerek beynime yer etmiş.

tish-o logoİnternette her alanda her türlü e-ticaret siteleri açılırken bir çoğu hiç tanınmadan yok oluyor. Gerçek anlamda da çok azı ayakta duruyor. Bunlarda orjinal yeni fikirlerden oluşanlar oluyor. Bazılarıda yurt dışından modellenip Türkiye’ye ayak uyduruluyor. Bunun kesinlikle kötü bir şey olduğunu savunmuyorum aslında. Kesinlikle en zoru bu. Yurtdışında tutan bir işin ülkemizde tutması bence o kadar kolay değil. Biraz araştırıp şansıma da karşıma www.choiceshirts.com web sitesi karşıma çıktı. Türkiye’ye bu buradan modellenmiş olabilir bence. Aşkım işte bu tarzda aslında Türkiye’de çok web site vardır. Birbiri ardına kapandı yani daha önce dediğim gibi tutunamadı. Hatta dijitalendüstri’de çalışırken bir teklif hazırlamıştım tamamen flash animasyon olacaktı ve gayet zor bir proje aslında. Neyse yani aslında bir tek güzel bir fikir ve güzel uyarlanması yetmiyormuş. Doğru zamanda doğru yerde, iyi yatırım ile ve kurumsallaşmak gerekiyormuş. Fatih Demir’in konuşmasından da bir çok şeyin ne kadar önemli olduğunu anladım ben de zaten. İşe inanmak ve onun için nerelerde olmak gerektiğini çok iyi biliyor. osman tan tish-oDiğer taraftan bakınca aslında eğlenceli bir iş gibi görünüyor. Espirili, güzel, şık ve yaratıcı olmak gerekiyor. Aynı zamanda da sabırlı olmakta lazım. Müşteriler ile uğraşmak hiçte kolay bir durum değil. Buna rağmen memnuniyet sağlamak çok iyi bir durum.

Web sitenin içerisine girmeden dışından bakınca ne yapıldığını anlayabiliyorsun fakat bence yeni bir tasarıma moder bir tasarıma geçilmesi daha hoş olabilir. İlk başlarda ufak karışıklıklar yaşadım fakat zaman ile içerisine girince karışıklık ortalıktan kalktı. Nasıl dizayn edilir? bölümünde de t-shirt’ü dizayn etmeyi anlama sorunu ortadan kalkıyor. Bir çok yerde bulunan SSS’ler ile karışıklıklar çok güzel bir şekilde ortadan kalkıyor.

Bizim de hep hayalimiz olan şeyi aslında burada gerçekleştirsek ne kadar güzel olur değil mi aşkım? Bir pressyado.com ve stressyado.com t-shirt’ü tasarlasak. Sonra onları giysek. Hatta sansüresansürü destekleyen t-shirtlerden yapsak hani mahkeme kararı ile www.pressyado.com veya www.stressyado.com web sitesine erişim engellenmiştir diye. :) Aslında aşkım bizden çok güzel yaratıcı fikirler çıkar. Osman Tan da tish-o’dan giyiniyormuş. Bizim ne eksiğimiz var. Bunun üzerinde biraz çalışalım. Hatta bir deneme yaptım fakat güzel olmadı sanırsam ki. :P

tish-o pressyado

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...