Etiket bulutundan seçilmiş giri ‘gezmek’

külahıma anlat

Bepanthol tarafından Kasım 15, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım canım benim. Hani koşturmaca falan diyordum ya.  Koşuşturmacalar devam ettiği için paylaşmak istediğim birçok şeyi buradan sana yazamadım. Ama olsun şimdi teker teker farklı konu başlıkları ile anlatacağım. :) Yani derli toplu olsun.

Cuma sabahı çok  güzel bir telefon ile uyandım. Arayan Mynet’i ve son görüşme için beni çağırıyorlardı. Evet sabahın en erken saatinde yada benim alışmış olmamdan da kaynaklanabilir bilemiyorum saat 10 gibiydi. Aslında planlarım babamı hastanede ziyaret etmek ve doktorla konuşmam lazımdı. Bir anda planlar programlar değişebiliyor hayatta. Neyse ki hemen programladım kendimi ve eşyalarımı hazırlayarak yola çıktım. İlk önce bir sakal traşı olmam lazım ve daha sonra takım elbisemi giymem gerekiyordu. Her zaman önemli görüşmeleri önemsediğini belli etmek gerekir. Kendini ifade etsende dışardan da bunu hissettirmen gerekiyor. İşte bunu prensip haline getirerek koşuşturmacam farklı kulvarda oldu o gün.

max4all-patat-croquet
Berber meselesi çok farklı bir konu. İnsan alıştığı berberi bırakamıyor. Hani ben sakal traşı olabilirim fakat. Emin ol ki aşkım. Onlar benim sakalımı daha kibar narin kesiyorlar. Bir de cildim tahriş olduğu için jiletten daha dikkatli olmak gerekiyor. Hemen kabaran bir cilde sahibim. Onun üzerine bir de sakallarım kıvırcık ve çok kalın. Bir keresinde Fatih yani berberim oluyor kendisi bu gür sakalların kafanda çıksa o zaman senin saçını kesemezdik dedi. Biraz tepeden açılması konusunda da biraz ima yapıyordu. Alıştığım için ters yönde bile olsa berberim illa birşekilde beşiktaş trafiğine girip park etmem gerekiyor. Belki bilirmisin ama aşkım orada park etmek ölüm bir durum. Hem paralı yerler hem ara sokaklar. Neyse ki park edecek yeri hemen buldum. Bu sefer berber sırası beklemek zorunda kaldım ama.

Berberde sıra beklerken gazeteleri kurcaladım ama çok sıkıldım. Tek ben olunca sırada başka oturan yok. Muhabbet ediliyor ama o muhabbete de uzak kalmışım. Kalktım ben geliyorum dedim çıktım. Beşiktaşta yıllarca çalışıp ve üniversite yıllarında orada yaşamamdan dolayı kendi mahallem gibi hissediyorum. Fakat artık bu bağ kopmuştu oradan. Uzun zamandır da gezmiyordum sokaklarında. Her sokağında anım olmasada yürürken düşündüğüm konular beynimde canlandı. İş ile alakalı olsun veya üniversite ile alakalı olsun. Çarşıdan geçerken balıkçıların bulunduğu bölüm ne kadar kötü koksa da oraya özgü güzel bir hava katıyordu. Modernize edilmesi beni çok üzmüştü. O yerelliği eskiliği gerçek çarşı havasından uzaklaştırmıştı. Fakat bu değişim sayesinde balıkçılar ve oradaki lokantalar epey muşteri kazandı.

Aşkım aklıma senle hiç tiyatroya gitmediğimiz aklıma geldi. Nasıl olurda senle hiç tiyatroya gitmedik. Halbuki o kadar düşünüp taşınmıştık. Hep birşeyler oldu yine unuttuk. Bu sefer dedim ki kendi kendime BKM’ye uğrayayim. Fakat bunu derken dalmışım geçmiş gitmişim. Aslında aklımı alan şey çok farklı yeni bir fast-food dükkanın açılmasından kaynaklandığını itiraf edebilirim. :) Böyle koca koca yazmışlar Amsterdam’dan gelen lezzet diye. Sen de olsan ki biliyorum. Heyecanlanırsın hadi bakalım dersin. Aynı ben de böyle oldum. Hemen yönüm değişti. Yeni açıldıkları için tanıtım broşürleri dağıtıyorlardı. İlk önce kalite tasarım ve temizliği beni çok şaşırttı. Bir anda gayet güzel görünümlü büfe tarzında şık ve modern bir yer yapmışlar. Hemen elime aldım broşürü başladım okumaya. Buranın adını söyleyeyim ilk max4all. Değişik bir adı var pek ilişkilendiremedim sattıkları şeyler ile neyse. Broşüründe ürünlerini anlatıyorlardı ve aslında pek aç değildim evden birşeyler yemiştim çünkü. Bildiğimiz kızarmış patates ve bilemediğimiz tarzda kroket ürünlerini satıyorlarmış. Ben de dayanamadım ve biraz bunların tadına bakayim dedim. Meraktan kim ölmüş ki. Bu arada iş görüşmesine gideceğim. Traş olmam lazım ve takım elbise giymem lazım. İçimden bunları sayıyorum. Ürünlerinin adı maxpatat ve maxcroquet. Biraz ondan biraz bundan alayim dedim ama biraz pahalı olduğu için sadece maxpatat aldım. Servisi yapan bayan hemen olacak 90 saniyede dedi ve özel sosları anlattı. O kadar güzel soslar var ki. Sıcak peynirli, Cafe de Paris, fesleğenli mayonez. Daha kimbilir kaç tane sos vardı bunlar aklımda kaldım. Ben sıcak peynirli ve fesleğenli sos aldım. Keşke Cafe de Paris sosu alsaydım dedim daha sonra ama bu soslarda çok güzeldi. Asıl güzel tat patateslerde.  Hani bildiğimiz kızarmış patates değil çok değişik bir tadı vardı. Çıtır çıtır kızarmış delillik birşey. Sosa bandığın zaman biraz daha yumuşuyor sanki o sosu içine doğru çekip emiyor.

Aşkım inşallah yolumuz düşsün. Kesinlikle kroketini yememiz de lazım çünkü çok merak ediyorum dana eti varmış içinde. Aslında şöyle birşey mi yapsak hem tiyatro ve tiyatro öncesinde buraya mı uğrasak. Sloganları külahıma anlat. :) Çünkü çok güzel bir külah içerisinde servis ediliyor ve menü alırsan eğer değişik bir set üzerine oturtabiliyormuşsun. Ben böyle geçiştirmelik tek aldım.

Daha sonra neler aşkım. Berbere gittim. Sakal traşı oldum bir güzel sinek kaydı üzerinden. Anneannemin evinde de Takım elbisemi giydim ve iş görüşmesi için yola çıktım. Bu arada da doktorla babam hakkında konuştum. Kök hücreleri birgün sonra ancak toplayabiliriz dedi. İnşallah o da çok güzel birşekilde sağlığına kavuşacak. Buna inanıyorum.

Not: İnsan patatesleri yemeden önce fotoğrafını çeker dimi? İşte ne bileyim. Hahah aç bir aşkın var. Hemen yüttüm. Heheh. Ondan sonra aklıma geldi.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

dünyayı gezmek

CherryBlossomGirl tarafından Haziran 12, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım biliyorsun ki ben gezmeyi çok seviyorum. Maddi imkanlar daha iyiyken, zaman da bulabiliyorken bazı Avrupa ve Amerika şehirlerini gördüm, hatta Kuzey Afrika’da Tunus’u bile gördüm.

Avrupa ülkelerine ve şehirlerine özel ilgim var, Amerika’dansa Avrupa’yı tercih ediyorum. Fakat asıl güzel olan tabii ki böyle popüler olan, genelde turistlerin gitmeyi tercih ettikleri birincil yerlere değil, daha otantik, daha değişik topraklara gitmek, oraları  görmek, dolayısıyla daha değişik kültürleri öğrenmek… Bu aslında çok daha güzel ve gerekli.

Tunus mesela güzel bir deneyimdi ama algılarım şu an olduğu kadar açık değildi çevreme karşı.

Binrota editörlüğü ve yazarlığı bana dünyamızla ilgili çok şey öğretti tabii, bana bir vizyon kattı. Biliyorsun şu an siteye bazı yazılar hazırlıyorum. Son hazırladığım yazı dizisi Afrika ve Kuzey Amerika‘daki bazı şehirlerdi.

Bu yazıları hazırlarken bana ilginç gelen bilgilerden bazıları:

dakar-Küçük Prens kitabındaki baobab ağaçları… Okumuş muydun? Batı Afrika’nın en turistik bölgelerinden biri olan Saly‘de mevcut! Bunlar çok acaip ağaçlar aşkım gerçekten de masalsı. Ayrıca Golf de Saly isimli golf sahasında, tropikal iklimin ve okyanus manzarasının tadına varılıyor. 18 deliğin yedisinde golf için özel yapılmış göller ve etrafında 60 bine yakın çeşitte bitki mevcutmuş.

- St Louis, Senegal’in St Louis bölgesinin başkenti aşkım. Faidherbe Köprüsü ise, St Louis adasını kara parçasına bağlayan, 507 metre uzunluğunda, 10 metre genişliğinde metalden yapılmış bir köprüymüş. 1897 yılında yapılan köprü, gemilerin geçebilmesi için 90 derece dönebilen bir bölmeye sahipmiş.cayoblancoo

- Aşkım Senegal’in başkenti Dakar’da bulunan Goree Adası, 1700’li yıllarda, kölelik zamanında Amerika’ya gidecek olan kölelerin gemilere bindirilmesi için kullanılan bir kara parçasıymış. goree1Köleler Evi, 1776’da inşa edilmiş. asırlar boyunca burada köleler insanlık dışı muamelelere tabi tutulmuş, insanlar hijyenin dahi olmadığı böyle bir ortamda hunharca eziyet görmüş. Köle tüccarları yüzyıllarca bu adayı dağıtım merkezi olarak kullanmışlar. Bu bölgeye, bu evde olanlardan dolayı daha sonra Utanç Adası adı verilmiş. Aşkım bu adada da baobab ağaçlarına rastlanıyormuş..  Bu ağaçlar, Afrika’daki birçok kabile tarafından kutsal kabul ediliyormuş.

- Küba Trinidad‘da, buraya özgü Canchanchara içmeden dönmeyin diyorlar, Mojito gibiymiş ama çok daha gzelmişş.

Devamını da binrota’dan okursun aşkım şimdilik aklımda kalanlar bunlar :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

deniz ananası

Bepanthol tarafından Haziran 4, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Günaydın aşkım,

Dün çok güzel bir yolculuk yaptık çok kısa sürdü fakat eğlenceliydi süperdi. Bana hediye olarak cd’ler aldın. Bütün yol dinledik. Tam bir yolculuk oldu bizim için. Ne kadar iyi yapmışsın alarak bana hediye. :) Teoman’ın albümünü çok fazla beğenmemiştim. Daha sonra yanlız kalınca dinledim. Beğendiğim bir kaç şarkı çıktı. Nil’in bir tane şarkısını beğendim. Ama biraz daha dinlemek gerek. Zaten bir albüm alınca bir kaç kere üzerinden geçmek lazım. Hemen karar vermemek gerek. Beegee’nin albümü ise bence mükemmel. :) Çok teşekkür ederim aşkım.

deniz ananasıGezdik dolaştık bayramoğlunda. Bu bayramoğlu’nu senin sayende geçte olsa keşfetmiş oldum artık. Plajda Tap Tap Revenge oynayarak iPhone’un pilini tamamen bitirerek telefonsuz kaldık. Ama bir türlü akıl edemedik sonra şarja koymayı. :) Ah yine kolalı dondurma yoktu. Neyse bir daha ki sefere. Sizin evin sahilinde otururken hem o güzel manzara’nın ve deniz sesinin etkisiyle temiz hava buluşunca çok rahatladım. Yine uykum geldi. Martılara yemek verdik. Sohbet ettik bol bol. Deniz kıyısında süper sohbetimize komik şeylerde eklendi. :) Bir deniz anası senin dilinin ters dönmesi sayesinde deniz ananası olması unutulması güç bir espiri kaynağı oldu benim için. Gece yatarken deliler gibi güldüm aklıma geldikçe. Gerçekten de o gördüğümüz deniz anasının rengi tipi garipliği onu tanımlanamaz bir cisim yapıyordu zaten. Ona bir isim takmak lazımdı. :) Deniz Ananası. Öyle bir canlı gördüğümde denizde artık bu ad ile anıcağım. Rüyamda da senin sayende görmüş oldum. Ama çok farklı bir şekilde. Biraz uğraştım gördüğüm rüyamda yandaki gibi bir görüntü çıktı. Senle güneşin batışını izliyorduk. Mujks… :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

pazar aşkı gezmeleri bayramoğlu

Bepanthol tarafından Mayıs 24, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım bu haftasonunu çok güzel bir program ile bitirdik. O kadar kafa yormamamıza rağmen yok ne yapacağız ne edeceğiz demeden bayramoğlu’na gittik ve çok güzel gezdik. Ne kadar güzel anıların varmış orada benim büyükada’da hissettiklerimi sende burada hissediyormuşsun. Aslında çok ilginç değil mi? Yani senin başından geçenlerin aynısı benim de başımdan farklı bir yerde geçti. Sen her köşesini detaylı detaylı anlattığın sırada ben de gözümde canlandırdım sanki senle yaşadım. Çok güzeldi ve çok güzel bir paylaşımdı bence. :)

Sabah yola çıktık ve sizin arabanızı kullanmanın zorluğunu ilk beş dakika çektim. Bir de koltuğu aşağıya indiremedim o minik arabada kafam tavana değiyordu. :) Ufak bir kaza tehlikesinden sonra sahil yolundan Tuzla yönüne doğru ilerledik. Artık arabaya alışmıştım aşkım onun için rahat bir şekilde Tuzlaya kadar gittik. Fakat benzin lambası yanması beni çok tedirgin etti. Sen beni uyarmıştın ama yeter dedim ki sanki çok biliyorum o arabanın kaç kilometre gittiğini. Allahtan bir şekilde arabanın yol bilgisayarı olmasından dolayı ne kadar yol gidebileceğimi gördüm ve çok rahatladım. Bu arada da Duman’ın son albümünü dinliyorduk. İçimde biraz tedirginlik olduğu için rahatta konuşamadım ve şarkılara da eşlik edemedim. Biliyorsun ki aşkım benim bu şarkı ezberim kötü olduğu için 10 defa dinlesem aklımda kalmaz. Ben sadece melodi ezberliyorum çok garip bir şekilde. :) Tekrar yola döndüğümde yolu uzattığımızı ve yanlış bir sapaktan saptığımızı farkettim. Benzin ışığı yandıkça yanıyordu. 23_24_mayis_melis_ve_ben-049Tuzla Piyade okuluna geldiğimizde çok rahatladım çünkü oradan hemen E-5′e çıkabileceğimizi ve orada illa ki bir benzinci ile karşılaşacağımızı düşündüm. Sen ise bilmiş bilmiş ben sana benzin alalım diyerek beni biraz strese sokmuş olsanda pek belli etmedim. E-5′e çıkar çıkmaz zaten 5 dakika yol daha gittik ve Darıca – Bayramoğlu sapağını görünce hemen saptık. Oradaki Bp’den benzinimizi aldık. Minik araba susamıştı aç kalmıştı onu doyurmuş olduk. Sıra bize de gelecekti ama ilk önce eşya alma toplama işlemleri yapmamız gerekiyordu ve sizin eve gitmemiz gerekiyordu.

Bayramoğlu’nda ada kısmına girene kadar tatil bölgesinden çok uzak bir yer görünümündeydi fakat o adadan içeri girdiğinde herşey bir anda değişti. Ağaçlar bütün yolların üstünü örtüyordu çok güzel bir görüntü sağlıyordu. Bir anda iklim değişti orada sanki çok şaşırdım. Sokaklar ve evler çok güzeldi. Bazı evler bakımsız olsada genel anlamda bahçelerde çiçcekler huzur vericiydi. Sizin eve varana kadar pek farkına varamadıysamda arabadan inince bir tatil yerinde olduğumu hissetim. Arabayı park ettik ve o inanılmaz manzara ile karşılaştım. :) 23_24_mayis_melis_ve_ben-042Sizin evin bahçesinden denize doğru gidildiğini daha önce anlatmıştın da fakat ben sanki farklı anlamışım ki direk sizin evden denize girilebileceğini hayal etmemişim. Hava parçalı bulutlu olmasına rağmen birden güneş açınca güneşin sıcaklığı bir anda beni denize atlatma hissi uyandırttı. Deniz dümdüzdü ve ben bu kadar bir durgunluk beklemiyordum. Sonra evini gezdirdin ve eşyalarını aldın çıktık hemen. Yanlız o balkona hayran kaldım. Otur orada sabaha kadar zaman nasıl geçer anlamazsın heralde.

Eşyaları arabaya yerleştirdikten sonra yürüyerek bayramoğlunu bana keşfetirmeye çıktık. Çocukluğunun geçtiği sokakları teker teker anlatırken ki sevincini gözlerinden okuyabiliyordum ve bu bana çok mutluluk veriyordu. Ne kadar güzel zamanlar geçirmişsin. Yaşadığın o sokak ve oyun oynadığın çıkmaz sokağın anlamı ne kadar önemli olduğunu çok iyi hissettirdin. Pilavcı Burnuna kadar ilerledik. Tek tek evlerde kimler oturduğuna kadar anlattın. Bir daha ki sefere ben gezdirsem seni ben orada oturmuşum gibi anlatabilirim artık. :) Ben de heyecanlandım tabii ki de oraya ne kadar zamanda yürünülür. Orası uzak mı? orada ne var? gibi bazı sorularımı yanlış anladın ama aslında çok sabırsızlandım. Ben çok zevk alarak gezdim aşkım emin olabilirsin.

23_24_mayis_melis_ve_ben-045Bayramoğlu Plaj tesislerine doğru ilerlerken evleri ve sokakları çok daha iyi inceleyebildim. Bir çok evin bahçesi düzenli hatta bazılarında havuz vardı. Bazıları ise terk edilmiş gibi ya satılık ya kiralık durumundaydı. Belli ki artık insanlar bayramoğluna geri dönüş yapıyorlar balkonlarda insanlar oturup sohbet ediyordu. Kimisi mangal hazırlığı yapıyor kimisi torunuyla tavla oynuyor. Tamamen bir aile yaşam bölgesi. Nihayetinden plaj’a geldik içeri girdik ve inanılmaz güzel bir kumsal ile karşılaştım. Deniz sanki bir havuz gibi dümdüz ve masmavi. Bu kadar güzel bir görüntü ile karşılaşacağımı sanmıyordum. Oradaki çay bahçesinde insanlar oturup kahvaltı yaparken benim de çay içesim gelmişti fakat kısmet olamadı. 23_24_mayis_melis_ve_ben-015Bir sonraki sefere çay içeriz artık. Kumsalda yürüdük fotoğraf çektik ve sen yine bir sürü anı anlattın yine. :) Plajdan çıkınca sokakları gezmeye devam ettik. Heryeri anlatırken sokak adları benim çok dikkatimi çekti ve fotoğraflarını çektik. Muz sokak, Dut Sokak, İğde sokak… :) Mis Market’ten, Çıtacılar’dan ve Manolya Eczanesi’nden geçtik idare’nin olduğu bölüme Şok Marketin oraya kadar gittik. İdaredeki pinpon ve oyun hikayelerini dinledikten sonra Şok’tan frambuazlı bisküvi aldım. Biraz abur cuburluğum tutmuştu zaten değil mi? :) Bütün yol doritos cips’i kendi başıma bitirerek kendimi kanıtladığıma inanıyorum. Frambuazlı bisküvi yenilemez bir tadı olduğu için günün ilerleyen saatlerinde çöpe gidecekti. İdare’nin olduğu bölümden geri çıtacılar restoranına geri dönerek orada çok güzel yemekler yedirdin bana. Köftesi ve lahmacunu çok güzelmiş gerçekten. Bira da içtik serinledik. Sonra Roma dondurmacısı. Anılar anılar ve anılar. Kolalı dondurma yoktu ama çok enteresan masmavi bir dondurma vardı. Adını nasıl unuttum ben bilmiyorum. 23_24_mayis_melis_ve_ben-001Keşke not alsaydım. :( Sonra sana çok sıkı bir sarıldığımı hatırlıyorum. Orada senin kurtulmaya çalışma surat ifadeni hala unutamıyorum. Hata yine gülmeye başlıyorum. Hatta güldüm. O kafa nasıl bir sağa bir sola sallanır sanki sudan çıkmış balık gibi çırpınıyordun. :) hahahaha

Neyse aşkım sanırsam çok uzattım ben. Sonra evine geri döndük o güzel balkonda Mis Market’ten aldığımız abur cuburları yedik. Kendimi 80′lerde hissettim, belki dekorasyondan belki anlatığına anılarından belki radyoda dinlediğimiz şarkılardan belki de teknolojiden uzak kaldığımız bugünden… :) Çok güzel zaman geçirdim. Seninde geçirdiğini düşünüyorum. Çok güldük. Çok eğlendik. Çok yorulduk. Çok uykumuz geldi. Sanırım bira biraz da çarpmış olabilir. Güneş ve sıcak. :) Temiz hava. :) Bayramoğlu. İnşallah bir daha gideriz.

Not: Bütün fotoğrafları eklemek istedim aşkım ama çok fazla yer kapladı. :( Bir kaç tanesini de aşağıda sıralıyorum. Çok güzel fotoğraflar çekmişiz.

23_24_mayis_melis_ve_ben-00423_24_mayis_melis_ve_ben-011

23_24_mayis_melis_ve_ben-01223_24_mayis_melis_ve_ben-040

23_24_mayis_melis_ve_ben-05423_24_mayis_melis_ve_ben-021

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)

gitme… :(

Bepanthol tarafından Nisan 17, 2009 tarihinde yazılmıştır.

İlk defa böyle olacak aşkım sen gideceksin ankaraya hemen döneceksin 3 güne ama ben seni çok özleyeceğim. Keşke bende senle gelebilseydim ama şartlar elvermedi. Gitme desemde gitmelisin biliyorum aşkım çünkü işin için gidiyorsun.

askimgidiooilk defa böyle olacak birbirimizden uzak kalacağız ama aynı zamanda da senin için bir değişiklik olacak. İnsan sıkılır hep aynı yerde aynı . Farklılığı sayesinde kafanı dinleyeceksin. Binrota web sitesindeki arkadaşların ile görüşeceksin ve belki de ilk defa göreceksin. Çok heyecanlı eğlenceli olacağına inanıyorum.  Binrota sayesinde Ankarayı da keşfedeceksin. Ankaradaki arkadaşın Tuğçe ile görüşeceksin. Senin için mutlu olurken ben maalesef burada seni bekliyor olacağım için hemen geri gelmeni isteyeceğim. Çünkü ben böyle yarım kalacağım. :(

Aşkım inşallah orada eğlenirsin ve zaman çabuk geçer. Benim içinde zaman çabuk geçsin ki seni hemen görebileyim. Böyle sıkı sıkı sarılabilelim birbirimize. Bir birimizden ayrı hiç bu kadar kalmadık. Ama çok farklı bir duygu olacak bunu biliyorum. Senin dediğin gibi “Bunu da yaşamamız lazım.” Her zamankinden daha çok özleyeceğiz birbirimizi. Her buluşmamızda sana sıkı sıkı sarıldığım gibi o gün buluştuğumuzda sıkı sıkı sarılacağım. Taa ki senden “vink” sesi çıkana kadar.

Seni çok seviyorum aşkım kendine iyi bak lütfen… Mujks… :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

pazar aşkı gezmeleri

Bepanthol tarafından Nisan 5, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Geçen hafta olduğu gibi bu haftada havamız güzeldi. Attık kendimizi dışarıya vee en güzel en rahatlatı etkinliğimizi yaptık bizi stressten uzaklaştıran. Feneryolundan başlayan sahile uzanan caddede sonlan yürüşüyümüz.

Aşkım o kadar güzeldi ki bugün bol aktiviteli sporlu sağlıklı ne diyelim yaşam dolu. :) Bence sabah spora gitmemiz bizi çok çok daha kendimizi iyi hissetmemizi sağladı. Hava mis gibi güneş sımsıcak. Sanırım ikimizinde içi böyle dışarı çıkmak için can attı. O kadar enerjiktik ki sen de bende. Ne kadar süperdi. Sahilde oturduk o meşhur caddebostan kumsalında. :) Denizin sesini dinledik. Sonra yine yürüdük çiceklerin fotoğrafını çektik. Köpekleri izledik ah keşke bizim de olsa dedik. Bir gün o da olacak. İnşallah. Çok çok yorulduk uykumuz geldi. Bir bitkinlik çöktü ama çok güzel bir bitkinlik. Oturacak yer aradık ve starbucksta caramel machiatto’muzu yudumladık soya sütlü.

Devamlı rastlantılar ile geçen günümüz yine rastlantılar ile bol sohbetimiz ile geçti ve geriye aşağıdaki fotoğraflar kaldı. :)

(daha fazla…)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...