Etiket bulutundan seçilmiş giri ‘gün’

roş aşana yeni bir yılın başı

Bepanthol tarafından Eylül 18, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım ibranice Rosh Hashanah demek yılın ilk baş günü demek. Türkçe olarak Roşaşana diye söylenir. Roşaşana’yı yeni yıl olarak kutluyoruz. Bir nevi aralık ayının 31′nde yılbaşı kutlamaları gibi evde şarkılı dualı müzikli ufak kutlamalar yapıyoruz.

şofarBiraz karmaşık ve alışımışın dışında olması çok normal. Çünkü normaldeki yılbaşı kutlanınca 12. ay bitiyor ve 1. ay geri dönülüyor. Yıl ise bir artıyor. :) Halbuki bu yılbaşı ibrani takviminin 7. ayı olan Tişri’nin ilk günü kutlanıyor. Bu da 19 Eylülden bir gece önce başlamasına tekabul ediyor. Çünkü ibrani takviminde günler güneş battığında değişiyor ve bir sonraki gün olmuş oluyor. 18 Eylül güneş batımı esnasında dua okunur ve şofar çalınır. Şofar bir keçi boynuzudur ve çıkardığı ses ile kötülükler kovulur. Tabii ki de yıl bir artıyor. Bu yıl 5770 olarak şuanki 2009′dan çok farklı bir sayıda. Rosh Hashanah yılın en güzel ilk bayramınıdır. Çünkü bu bayramdan sonra birçok yas bayramı devam eder tarih sıralamasına göre. 10 gün boyunca geçen yılda neler yapıldığı düşünülerek günahlar affedilmesi için dua edilir. 9. günün akşamında 26 saat sürecek oruç tutulur. Bu şekilde yeni yıla günahlardan arınmış bir şekilde ve bir daha günah işlememek için dua edilerek girilmiş olur.

Roşaşana masasında genellikle ballı elma reçeli bulunur. Ben çok severdim çok değişik bir tadı olurdu fakat zamanla içindeki bal normal şekere dönünce ben de yemeği bıraktım. Anneannem çok güzel yapardı ballı olanı. Genelde çok misafiri geldiği için bol bol yapardı onun için artardı. Artan ballı elma reçelini her kahvaltıda yerdim. Herhalde bundan bir 10 sene eveldi. Bu sayede çok sağlam kilo alırdım. Yeni yıl herkes için barışlı, sağlıklı, paralı, hayrılı, mutlu ve umutlu geçsin.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)

5. ayımız kutlu mutlu bol bol olsun :)

Bepanthol tarafından Mayıs 13, 2009 tarihinde yazılmıştır.

iki el ve kalpAşkım bugün ile birlikte 5. ayımıza ayak basmış bulunuyoruz. Geri kalmış onca günde ve sadece bir elin parmaklarını geçmeyecek ayda birçok güzel gün ve sıkıntılı gün yaşadık. İyisi ile kötüsü ile birlikteliğimiz devam ediyor. Her geçen gün iyiki sen varsın iyiki birlikteyiz diyorum. Her geçen gün seni daha çok tanıyorum. Her geçen gün seni daha çok çok çok çok seviyorum. Benim için minik küçük birşey olmaya devam edeceksin aşkım. Benim için hiçbir zaman değişmeyeceksin yani. :) Hep minik kalacaksın hep küçük kalacaksın. :P

Tanışmamız daha önce olmasına rağmen birlikte olmaya başladığımız 13 Aralık gününden bu yana toplam 152 gün geçti. Bir kısa dönem askerliğe yakın bu süre. :P wuehwueh Bu süre yaklaşık 22 haftaya denk geliyor. 22 Haftalık dönemde bir bebek ultrasonda ufak bir şeydir fakat bebek olduğu anlaşılır pozisyona gelir ve anne’nin karnında kasılmalar yapabilirmiş. :) 152 gün tam 3648 saat’e eşittir. Doğruyu söylemek gerekirse bu tamamen bizim görüştüğümüz gerçek süre değil acaba biz kaç saat yan yana birlikte olmuşuzdur. Haftada ortalama 4 kere görüşüyorsak. Bu günlerin 2 günü haftaiçi 2 günü haftasonu ise durumlar çok değişik olur. Haftaiçi birlikte olabilme ortalama süremiz 3 saati geçemezken haftasonları bu ortalama saat 14′e ulaşıyor. Yani şöyle bir hesaplama ile sonuç ortaya çıkıyor. 22 Hafta aslında biz 88 gün görüşmüş olabiliyoruz. Bunun 44 günü hafta içi 44 günü haftasonu. Hafta içi görüşme saatimiz ortalama 132 olurken. Haftasonu ortalama görüşme saatimiz 616 oluyor. Yani toplam ortalama 748 saat. :) Sonuç olarak dolu dolu toplam 31 gün diyebiliriz ki bu da tam 1 ay’a eşit. Birlikte olmadığımız sürelerde yapmış olduğumuz telefon konuşma sürelerini de hesaplamak isterdim ama o zaman iş çok uzuyor. :) 5 Ay içerisindeki gelen aramalar giden aramalar… :) O zaman ruh hastası olduğumu kanıtlamış olurum değil mi aşkım.

Sonuç olarak kaç saat kaç gün kaç ay görüşmüş olsakta konuşmuş olsakta farketmez. Yeterki biz hep birlikte olalım çünkü senin yanında zaman kavramı yok oluyor seni çok seviyorum. :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (3 votes cast)

Gün 13

Bepanthol tarafından Nisan 13, 2009 tarihinde yazılmıştır.

13 sayısı özellikle hristiyanlar için uğursuz bir sayıdır.  Gerçek anlamda bir mitolojik bir öyküdür. Taa hristiyanlara gelmeden. O zamanlarda ışık ve güzellik tanrısı Balder bir ziyafet verir. Balder Viking’lerin meşhur tanrısı Odin ile Frigga’nın oğulları olup, ay kraliçesi Nanna’nın da eşidir. Bu ziyafete 12 kişi davetli iken, yalanların ve hilelerin tanrısı Loki, davetli olmadığı halde, zorla 13. kişi olarak katılmak ister. Ancak bu arada çıkan tartışmada, Loki diğer tanrılar tarafından da çok sevilen Balder’i öldürür.

Bir şekilde bu mitolojik öykü yayılarak hristiyanlık inanışlarının içersine girer. Toplumların bir birilerinden etkilenmesi ile daha çok yayılır. Nasıl yılbaşı bizim de yılbaşımız olduysa 13 sayısıda bizim uğurusuz sayımız oldu. :) Kimi inanır kimi inanmaz. Eğer bir şansızlık ve uğursuzluk bizi bulacaksa bir şekilde bulur. Bunu sayılara bağlamak kadar bir saçmalık olamaz.

Gökdelende 13. kat yok 14. kat var sanki 14. kat 13. kat değil. Uçaklarda koltuk numarasında 13 yazmıyor. Kimileri ayın 13′ünde işe gitmiyor okula gitmiyor. İş yeri bunu nasıl kabul ediliyor. Öğrenci devamsızlıktan da atılmıyor. Ne kadar güzel. Hatta çok eğlenceli. insanlar bu konuda güzel bahaneler uydurabilir. 13′ün uğursuzluğunu bahane edip işe gitmez okula gitmez.

13

Bunun ile birlikte bu inanışın devamında ayın 13′ünde doğmak ise o doğan kişiye uğur getirirmiş. Ben de  sanki senle başladığımız bu ilişki ile yeniden doğdum aralık ayının 13′ünde. Ne kadar da iyi ettik. Ne kadar da mutluyuz sıkıntımızla sevinçimizle. İnşallah böyle devam eder. İyi ki seni tanımışım. 4. ayımız kutlu olsun. Seni çok çok seviyorum.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...