Etiket bulutundan seçilmiş giri ‘güneş’

kara akbaba ile ışıl ışıl yeni birgün doğdu

Bepanthol tarafından Ağustos 25, 2009 tarihinde yazılmıştır.

turkcell3gAşkım günaydın. Aslında bu yazıyı daha önce yazacaktım fakat Büyükadadaki evde internet yok maalesef. Turkcell’in doğru düzgün kapsama alanına giremediğimiz için şu 3G olayını kullanamıyorum. Anneannemin evine gittiğimde çok güzel kullanabiliyorum tepede oturdukları için ama ilginç tabii ki de. Bizim evin orada sinagog olduğu için sinyal bozucu sistemlerin olduğu söylenir hep böyle şehir efsanesi gibi. :) Sahile indin mi sorun kalmıyor.

Belki can sıkıntısından belki de havanın çarpmasından dolayı Büyükadadaki evime vardığımda bir türlü yataktan kalkamadım. Yalan söylemiyim aşkım kalktım ama yemek yemek için sonra tekrar yattım. Bu uyku ve havaya yemeğin ağırlığı çökünce sızmışım kalmışım saat 9′da. Bu arada hayal meyal kardeşimin bana seslenişlerini duydum. Hadi kalk iskeleye gidelim. Hadi derken oda biraz ben de uzanayım demiş. Çok komik ki o kadar hazırlanmışken uyuyakalmış. Beni kaldıramamış ve uyumuş canım yazık olmuş. Bunu saat 2:30 sularında öğreniyorum tabii ki. İkimiz aynı anda kalktık ve anlatıyor. Uyuz olmuş. Biraz sohbet ettikten sonra o uyuya kaldı bende telefondan internete giremeyince oyun oynamaya başladım o meşhur oyunum “StoneLoops”. Bu arada seni merak edip aradım çünkü bana mesaj falan atmamışsın unutmuşsun beni. :( Neyse oyun oynadım ve en sonunda bitirdim. Hem de iki farklı bölümünü. Kurtuldu artık oyun benden. Bende kurtuldum artık silebilirim.

stoneloops2

stoneloops

Saat 4:oo olmuş. Televizyonu açtım. Kanalları atlarken TRT4′te kara akbabaların hayatını anlatan bir belgesel ile karşılaştım. Kızılcahamam ormanları diyene kadar Türk yapımı bir belgesel olduğunu anlayamadım. Tabii ki yabancı bir yapım olabilir ama birazda daha çok tanıtıcı bölümler olduğu için Türkiye’nin ipucu verdi yani. Kara Akbabalar ne kadar ilginç hayvanlarmış avlanmaları, uçmaları, hayatta kalmaları, üremeleri ve diğer konuları. Her bir konu ayrı ilginçlikte ve ayrı bir hikayeye sahip. En çok hoşuma giden nokta bir çift olduktan sonra ölene kadar bu çiftler başka bir eş bulmuyor ve çiftleşmiyormuş. kara akbabaAma öldükten sonra soylarının devamı için başka bir eş bulabiliyormuş. Yılda sadece birkere tek yumurta dünyaya getiriyorlarmış. O kadar çok detay varki kuş beyinli lafının ne kadar saçma birşey olduğunu anlıyorsun. Gerçekten çok akıllı hayvanlar. En üzüldüğüm noktaysa kuzgun cinsi kuşun bu bildiğimiz karga gibi bir kuş kara akbaba’nın yuvasındaki yumurtayı yemesiydi. Kara Akbaba o sırada yumurtası için çalı toplamaya gitmişti ve geri döndüğünde ne kadar üzüldüğünü hissediyordun. Çok başarılı bir belgeseldi ve kare kare başka canlıların görüntülerini gösteriyorlardı. Ayrıca arada mevsim değişiyordu. Çok zaman harcanmış ve çok emek sarfedilmiş bir yapımdı. Özellikle kızılcahamam ormanın kar yağarken ki görüntüleri inanılmazdı.

Program bitince ben kesinlikle uyuyamayacağımı anladım aşkım. Hatta süt bile içtim ki uykum gelsin yok. Bir türlü uyuyamadım. Sonra masanın üzerinde vapur tarifesi gözüme ilişti. Saat 6:00′da vapur varmış. Birazda sıkılmıştım ve çıktım yetiştim vapura. Büyükada pastanesinden zeytinyağlı patlıcanlı poaça aldım. :) Onu taze taze sıcak sıcak yerken vapurdaydım. Bir anda hemen fotoğraf karesi yakaldım. Hava kızıl renginde ve yeni yeni güneş doğacak gibi olmuştu. Bulutlar değişik bir gölge vermişti. O anı hemen ölümsüzleştirdim. :) Eğer çalışıyor olsam herhalde bu saate yolculuk yapsam ne kadar sinir olurdum diye düşündüm. Şuanda ise geziyorum ve zevk alıyordum. Ne kadar garip psikolojimiz var.

güneş doğuyor büyükada

Son olarak aşkım şunları söyleyeceğim. Yeni birgün doğdu ışıl ışıl. O ışıltı sana bana herkese güzel enerjiler versin ki hepimiz mutlu olalım. Kimse birbirinin mutluluğunu bozmasın. Güzel birgün için sana kocaman bir öpücük atıyorum. Mujks.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

Rock’n Coke’daydık…

CherryBlossomGirl tarafından Temmuz 22, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım ben müzik tarzı olarak alternatif rock, rock ve trip-hop seviyorum. Sense elektronik müzik seviyorsun. Rock da dinliyorsun, severek dinlediğin birkaç grup var ama özellikle takip etmiyorsun ve seni yansıttığını düşündüğün müzik tarzı rock’tan ziyade elektronik müzik. Bundan dolayıdır ki bu zamana kadar hep elektronik müzik festivallerine gitmişsin, hiç Rock’n Coke’a katılmamışsın, bu senin için bir ilkti.

img_10513

Benim için ilk olan ise kamp yapmak, çadırda kalmaktı. Daha önce iki kez daha rock’n coke’a gitmiştim. Hezarfen Havaalanında gerçekleşen ve Eylül’ün ilk haftasına denk gelen bu aktivitelerin birine görevli olarak gitmiştim. Açıkçası çok havalıydı. Elimde kocaman fotoğraf makinem, boynumda görevli kartım, herkes sıra beklerken ben basın kapısından girmiştim. Birlikte geldiğim iki kişiyi sokamamıştım da düşün, onlar beklemişlerdi kapıda :) )

Bu arada sana söylemeyi unuttum The Cure de gelmişti ve çok şahaneydi. Düşünebiliyor musun önce Korn sonra Cure çıkmıştı, dağılmıştım.

Fakat günübirlik gidip gelmiştim daha önce bu festivale. Bu kez seninle çadırda kaldık. Değişik bir deneyimdi. Tahminim kadar rahatsız değildi ama gece uyurken soğuk, sabahın ilk ışığında ise inanılmaz sıcak olması beni biraz rahatsız etti. Yoksa yerde yatmak, sert olması, dar bir alan olması vs o kadar rahatsız etmedi. Sabahın yedibuçuğunda sıcaktan ölerek uyanmak ve uyuyamamak tuhaftı sadece :) )

rock'n coke

Bu kez İstanbulPark’ı kendine mesken edinmiş olan Rock’nCoke, Temmuz ayını seçmiş. Çok kötü bir seçim olmuş çünkü etrafta herhangi bir göl ya da deniz yok. İnanılmaz sıcakta, belirli bir alan içinde vakit geçirmek zorundasın. Açıkçası kamp yaptığımıza biraz pişman oldum, çünkü en önemli ve en güzel gruplar zaten saat, hadi diyelim ki en erken 17:00′den sonra sahne alıyorlardı.Üstelik Kurtköy, Çatalca kadar uzak da değil, kırk dakikalık bir yol, iki gün de saat beşten sonra gidip o sıcağı çekmeyebilirdik belki. Ama aslında pişmanım diyemem tam olarak çünkü cuma akşamından pazartesi sabahına kadar orada olmak gerçekten değişik bir deneyimdi. Tatil gibiydi bir bakıma, annem, Marmaristen bu kadar yanarak dönmemiştin dedi, baya cildimin rengi koyulaşmış :) )

rock'n cokeKamp alanına su, kek, içki vs sokmak yasaktı. Cuma akşamından çadırını kurup uyuyan, Cumartesi sabahı ise kalkıp kahvaltı yapmak isteyen, festival alanına girmek isteyenlere uyarı geldi, saat sabah ona kadar giriş yasaktı. O arada, sen anlattın aşkım ben uyuyordum, adamın teki gelmiş, “içeri girerken suyumu aldın, kekimi aldın, herşeyimi aldın, şimdi de içeri sokmuyorsun, paramızla eğlenmeye geldik bu ne zulüm, siz kampçılar da genç olacaksınız, amma koyunsunuz, karşı çıksanıza” gibisinden baya söylenmiş ve böylelikle izin vermişler girişlere. Hakikaten de çok saçma aşkım, ben istersem altıda gider kahvaltı ederim, nedir bu askeriye mantığı yani??

Sıcağa çare olarak konserler esnasında izleyicilere sıkılan su gerçekten iyiydi, bir ara sırılsıklam olduğumu ama hiç umursamadığımı hatırlıyorum. Bana kayıp balık nemo gibisin dedin ıslandığımda hihihi:))

mcdonaldsBir diğer çare de, CocaCola çadırındaki klima idi. Gündüz doğru dürüst grupların çıkmadığı saatlerde, güneşten bizim gibi uyuyamamış belki 40 insanla birlikte klimanın olduğu bu çadırda hiç umurumuzda olmadan tozlu paslı yerlere uzanıp uyuduk, dinlendik. Bir de gene yemek alanında püskürtülen sular vardı, onların altında durmak da güzeldi.

Bir başka akılda kalacak detay herhalde McDonald’s satılan alanda çalışanların devamlı surette düdük çalarak asabımızı bozmalarıydı. Sen sonunda dayanamayıp gittin söylendin, uzun süre çalmayı kestiler. Hayır, koskoca McDonald’sın ilgi çekmeye ihtiyacı yok ki, zaten illa tercih edilir bu marka böyle bir yerde.

linkin parkHmm bunun dışında Manga&Cartel, Duman, Prodigy ve Linkin Park performanslarını çok beğenerek ve kendimden geçerek izledim aşkım. Aylin Aslım da keyifliydi. Yeni imajı ilginçti. Hayko Cepkin de iyiydi ama daha iyi performanslarını izlemiştim. Genelde çoğu insan bu festivale en çok Prodigy hatrına gelmişler, haksız da sayılmazlar ama benim için Linkin Park da bir o kadar önemliydi, gerçekten de isyankar gençlik zamanlarımı hatırlatan en sevdiğim parçalarını söylediler, özellikle BİS yapıp son parça olarak en sevdiğim parçalarını (one step closer) söylemeleri beni benden aldı.

Konser sonrası bir arkadaşımdan, sen ne giydin, gelinlikli biri vardı diye bir mesaj aldım. Daha sonra birkaç kişiden daha duydum bu gelinlikli ve fakat dekolteli hatunu. Biz niye görmedik ki acep??

Açıkçası bir daha rockncoke Temmuz ayında ve denizsiz bir yerde olursa kamp yapmayı düşünmem.

Bu arada ilerki tarihlerde rockncokede kimleri görmek isterim diye düşündüm de:

Radiohead

Portishead

Alanis Morissette

Sinead O’connor

A Perfect Circle

Tool

Pearl Jam

Iggy Pop

Böyle isimler ve gruplar geldi aklıma, keşke gelseler :)

Şimdi önümüzde Trance World festivali var, ben de senin rock’a bakış açın gibiyim bu konuda, elektronik müzik sevmiyor değilim seviyorum, daha çok psychedelic, downtempo, trip-hop tercih ediyorum biliyorsun ama pek takip etmiyorum, kim kimdir, trance nedir yok progressive nedir bilmiyorum,  o yüzden bu festivalden keyif alacak mıyım emin olmasam da,bunun kilyosta olması beni rahatlatıyor aşkım :)

Festival böcekleri olduk bizzzz :) )))

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

eski bir yazım… dolmuş

CherryBlossomGirl tarafından Haziran 10, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Ben dolmuştayım, o ise ışıklarda durmuş, karşıya geçmeyi bekliyor. Ben sıkıntılıyım ve etrafa bakınıyorum, o da sıkıntılı gözüküyor, belki de gözüme takılmasının sebebi bu…Benim yaşlarımda olması da bir sebep olmalı… Hemcinsim olması da… Hep merak ettiğim “öteki dünyalar” da bir sebep evet, biliyorum…

Kırmızı yandı bize… Karşıdan karşıya geçiyor… Yürüyüşü bana mı benziyor ne? Giyim kuşamına bakıyorum… Hiç fena değil, saçları kendinden sarı sanırım ama gösterişli bir saç değil, doğal… Uzun bir paltosu var, elleri cepte, hafif önüne baka baka gidiyor… (Ona da “kambur yürüme” diyor mudur arkadaşları arada, bana dedikleri gibi…)

7xo8

Hızlanıyor ve yol alıyoruz… Hüznü bana benzeyen kızı, gözlerim, terk etmek zorunda kalıyor. Hayat onu nereye götürüyor, beni nereye acaba diye düşünüyorum… Cevapsız sorularıma bir yenisini katmış olmanın farkındalığıyla…

Radyoyu açıyor dolmuşun şoförü… Haberler… Daha doğrusu “felaket tellallığı”… Kazalar, ölümler, memleket meseleleri, para, piyasa, neyse sona erdi haberler, sıra müzikte… Daha doğrusu “ses kirliliği”… Tamam, tamam çok fazla yakındım…

Dolmuştan iniyorum ve yanıma gelen küçücük bir kız, elinde kalemler… Kızın şirinliği ve yoksulluğu içimdeki insani duyguları kabartırken onlara para vermenin yasaklandığı, zaten mantık olarak herkesin, onlara para vererek hiçbir şeyi düzeltemeyip tam tersi daha kötüye götürdüğümüz düşüncesi, aklımı çelen meleğe karşı şeytan işlevi gören fikirler haline geliyor… Ne yapacağımı bilmez bir şekilde oradan uzaklaşırken müthiş bir gürültüyle irkiliyorum… Hızından sadece lüks olduğunu zorlukla anlayabildiğim bir arabanın sesi bu… Aklıma trafik kazalarında hayatlarını kaybeden gencecik insanlar geliverdi… Hayır, iyi şeyler düşünmeliyim…

20080509182111_beach_and_sea_45b15dSahile yakın bir yerdeyim… Kıpkırmızı batmakta olan güneşe bakıyorum, bir anda güneş fona dönüşüyor çünkü daha yakınımda el ele bir çift görüyorum sahilde dolaşmaya çıkmış, gözümle fotoğraflarını çekiyorum arka fonları kıpkızıl bir güneş… Fotoğraf kalp şeklinde kesilip konabilir çerçeveye ve…….. Gene başka hayatlardayım tanrım ne yapıyorum ben?

Bir küçük erkek çocuğu görüyorum annesinin elinden sımsıkı tutmuş, tombul mu tombul, şirin mi şirin… Her zaman bir erkek çocuk istemiş olmamın verdiği heyecanla çocuğu izliyorum… Mutluluğu düşlüyorum… Annelik hissini… Çocuk kokusunu… Aitlik…. Hayat her şeye rağmen güzel mi ne?

Girdiğim kafede leziz bir kahve içeceğim az sonra…. Beynimi boşaltacağım… Yalnızlığımın tadını çıkaracağım… Tıpkı bu şehir gibi… Yalnız, yağmurlu, ama asil…

30.06.2003

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

nasıl bir tatil yapmalıyız?

Bepanthol tarafından Haziran 5, 2009 tarihinde yazılmıştır.

result_2420Aşkım senle nasıl bir tatil yapmalıyızı düşünürken, o sırada da msn’i açıyordum ve yine bir msn testi çözmeye başladım. Bu testin konusu da işte aklımdaki mesele. :) “Nasıl bir tatil yapmalıyız?” Uzun zamandır çözmüyordum. Bu sefer ki gerçekten bir amaca hizmet edeceğini umuyordum. Test sorulanlar ve cevaplar bence biraz daha mantıklıydı artık. Sanırım öğreniyorlar bu işi. :) Hayal ettiğim tatili sanırsam bu test doğru olarak cevapladı. Böyle bir tatil geçirsek güzel olmaz mı? Deniz Kum Güneş…

Aklıma Çeşme geliyor. Evet çeşme güzel olabilir. Hem deniz hem kum hem güneş. Geceleri de biraz eğlence bir iki içki ve hafif böyle chill out müzik çalan bir yerlere gidebilsek. Sanırım iş yerindeyken bu kadar da güzel tatil fantazisi yapılamaz. Daldım gittim. Bir kaç dakika denize girip ve güneşlendiğimizi hayal ettim. :) Bence çok güzel olabilir.

Çok uzun zamandır tatil yapmıyorum. Fakat 4-5 günlük çeşme tatili yapmıştım bundan 1-1,5 sene önce güzeldi eğlenceliydi. Sanırsam kafamda belirdi biz çeşmeye gitmeliyiz. Yada gökyüzünden fotoğraf çeken bir sanatçı varmış.

yeryuzu_tablosu  yeryuzu

Onun fotoğraflandırdığı bu yerlere mi gitsek? :P Gökyüzünden yeryüzü nasıl gözüküyormuş aslında ne kadar güzel. Yani hep biz bulutlara bakarız. Güneşin batışına bakarız. Daha sonra o ışıklarına bulutlara yansımasına bakarız. O gökyüzündeki renk değişimini izleriz. Bizi ne kadar etkiler. Fakat bunun da ters mantığını hiç düşünmemişiz. Bak işte aşkım süper fotoğraflar. Tabii böyle yerleri gezmeyi biraz daha geleceğe sarkıtalım. :) Ama mutlaka kalpli olan yeri bulmalıyız aşkım.

Bu arada test sonucunu buraya da yapıştırayim bari… :P

Deniz-güneş-kum:

Klasik bir tatil anlayışınız var. İşi şansa bırakmıyorsunuz. Bedeni denize, güneşe, kuma doyurmadan bu yazı geçirmemelisiniz. Neredeyse yattığınız yerde yüzmeye başlamışsınız bile. Elleriniz, kollarınız havalanıveriyor yerinden; ağırlığınızı suya bıraktığınızı hayal ediyorsunuz. O sımsıcak kuma ayaklarınızı gömmek, güneşle oynaşmak en büyük arzunuz. Buna mani olacak her şeyi ortadan kaldırabilecek kadar da tutkulusunuz… Güneş yanıklarına dikkat edin. Ama şöyle denizi, kumu güzel bir yerde ruhunuzu iyice bir dinlendirin…

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

deniz ananası

Bepanthol tarafından Haziran 4, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Günaydın aşkım,

Dün çok güzel bir yolculuk yaptık çok kısa sürdü fakat eğlenceliydi süperdi. Bana hediye olarak cd’ler aldın. Bütün yol dinledik. Tam bir yolculuk oldu bizim için. Ne kadar iyi yapmışsın alarak bana hediye. :) Teoman’ın albümünü çok fazla beğenmemiştim. Daha sonra yanlız kalınca dinledim. Beğendiğim bir kaç şarkı çıktı. Nil’in bir tane şarkısını beğendim. Ama biraz daha dinlemek gerek. Zaten bir albüm alınca bir kaç kere üzerinden geçmek lazım. Hemen karar vermemek gerek. Beegee’nin albümü ise bence mükemmel. :) Çok teşekkür ederim aşkım.

deniz ananasıGezdik dolaştık bayramoğlunda. Bu bayramoğlu’nu senin sayende geçte olsa keşfetmiş oldum artık. Plajda Tap Tap Revenge oynayarak iPhone’un pilini tamamen bitirerek telefonsuz kaldık. Ama bir türlü akıl edemedik sonra şarja koymayı. :) Ah yine kolalı dondurma yoktu. Neyse bir daha ki sefere. Sizin evin sahilinde otururken hem o güzel manzara’nın ve deniz sesinin etkisiyle temiz hava buluşunca çok rahatladım. Yine uykum geldi. Martılara yemek verdik. Sohbet ettik bol bol. Deniz kıyısında süper sohbetimize komik şeylerde eklendi. :) Bir deniz anası senin dilinin ters dönmesi sayesinde deniz ananası olması unutulması güç bir espiri kaynağı oldu benim için. Gece yatarken deliler gibi güldüm aklıma geldikçe. Gerçekten de o gördüğümüz deniz anasının rengi tipi garipliği onu tanımlanamaz bir cisim yapıyordu zaten. Ona bir isim takmak lazımdı. :) Deniz Ananası. Öyle bir canlı gördüğümde denizde artık bu ad ile anıcağım. Rüyamda da senin sayende görmüş oldum. Ama çok farklı bir şekilde. Biraz uğraştım gördüğüm rüyamda yandaki gibi bir görüntü çıktı. Senle güneşin batışını izliyorduk. Mujks… :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

birlikteliğimizden ufak kesitler

Bepanthol tarafından Nisan 24, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım bugün senin sapancadan geleceğin gün. Bugün günlerden de cuma en sevdiğim gün. Ama aynı zamanda da en yorgun olduğum gün. Seni gördüğüm an bütün yorgunluk üzerimden kalkacak ve yerine içimi ısıtan bir enerji dolduracak. Bu saatlerde tatilin keyfini çıkartırken aslında uyuduğunu tahmin ediyorum. Arayıpta uyandırmak istemiyorum. Senin yerinde olsam hiçte uyandırılmak istemezdim. Bu sapanca tatili inşallah kafanı toplamakta ve kendini iyi hissetmekte faydalı olmuştur sana. Ama hem Ankara hem Sapanca çok uzun oldu aşkım seni çok özledim. Bir geldin bir gittin… :(

polen çiçekleri

Aşkım sen gitmeden önce şaşkınbakkal sahilde çimlerin üzerinde oturduğumuz ve kısa bir süreli piknik yaptığımız aklıma geldi. Ne kadar güzeldi herşey. Hava sımsıcak güneş vardı mis gibi. Birbirimize sarılıp sarılıp sohbet ettik. Sonra karnım aç dedin. :) Ve piknik yaptık. Ne kadar insan sirkülasyonu olsada sanki orada sadece ikimiz vardık. Yukardaki fotoğraftaki polen püskürten bitkiyi de hatırladın mı? :) Bir birimize üflemiştik.

sevgili mumları

Ya peki sevgililer günümüzü hatırladın mı? Biraz tartışıyorduk o gün. Yine kararsızlığımdı ve belki de tedbirsizliğimdi. Bu güveni o zaman sana verememiştim o zaman. Fakat sonunda güzel bir şekilde devam etmiştik yemeğe. O senin güzel anlayışlılığın sayesinde toparlandı. İnşallah gelecek senelerimizde daha güzel yemeklerimiz ve gecelerimiz olacak. Kavgalarımız da olacak tabii. Herşeyin tadına vararak yaşayacağız. Bir birimize olan sevgimizi ve saygımızı yitirmeyeceğiz. Her günümüz bizim için sevgililer günü olsun. Suprizlerimizi ve sevgimizi hergün birliktte yaşayalım. Bak yine özledim seni aşkım.

ayıcıklar

Peki ya birgün moralin bozuktu benzinlikte durmuştuk. Hatırladın mı? Bütün yaptığım şebekliklere rağmen hiç yüzün gülmemişti. :( O gün şarkı söyleyen ördek ile tanışmıştın. Kuyruğuna basınca şarkı söyleyen. Ne kadar aptaldı değil mi? Kafa bir sağa bir sola ama aynı zamanda da şirindi. Hiç yakışmıyordu bir ördeğe o şarkı. :) Gülmeye başlamıştın sonra sen bana sarılmıştın.  Ben de sana. Aynı yukardaki ayıcıklar gibi. Bende de vardı bu ayıcıklardan bir tane. Adı yumoştu. Kardeşim yerine sayıyordum. Kardeşim doğana kadar.

priz
Aşkım biz yanyana farklı insanlar olarak gözüksekte içerden birbirimize bağlı bir çiftiz. Aramıza mesafeler girsede hep içimizdeki bağ birbirine sıkı sıkı bağlanacak. Zamanla hep daha iyiye gideceğiz. Birbirimizi ne kadar da tanımaya başlasakta hergün yeni birşeyimizin farkına varacağız. Belki daha önceden anlatmadığımız birbirmize konuları farklı konular açıldıkça anlatacağız. İçimizdeki bu bağ kopmasın seni çok seviyorum ve özlüyorum.

kuzucuklar

Yolunu dört gözle bekliyorum. Lütfen gel artık…

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)

Bahar geldi sanki artık…

CherryBlossomGirl tarafından Nisan 9, 2009 tarihinde yazılmıştır.

ilkbaharAşkım uzun süredir hem havaların çok iyi olmamasından, hem freelance çalıştığımdan ve işim internetle ilgili olduğundan eve kapanmış vaziyetteydim. Dün Ayçam ve Gökçem’le buluşmak iyi geldi, fek’at gene de biraz üşüdüm, hava güzel gibi görünse de ısırıyor derler ya :)

Bugün ise daha bir güneşli güne uyandım. Artık ısınsın havalar, bak hala boynumda tutukluk var, güneş iyi gelsin, çözülsün kaslarım :) )

monsters-vs-aliensAşkım, Canavarlar, Yaratıklara Karşı isimli şirin animasyonun kritiğini yazdım sonunda, buradan okuyabilirsin.

Bugün de kendimi dışarıya atabilirim her an, internet bazen beni yoruyor artık…

Kolay gelsin aşkım, iyi işler…

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

istanbulda bir gün daha bitiyor…

Bepanthol tarafından Nisan 7, 2009 tarihinde yazılmıştır.

İş yerinde yoğun bir gün geçirdikten sonra o vapur yolculuğu bir ilaç gibi geliyor bana. Biliyorum sende bayılıyorsun bu yolculuğa özellikle o şehir gürültü patırtısının sesi kesiliyor dalga ve martı sesleri onun yerini alıyor. Özellikle bir de o boğazın o muhteşem görüntüsü tarif edilemez. İnsan ne tarafa bakacağını şaşırıyor. Özellikle saatler 1 saat ileri alınınca günün o aydınlığına daha çok doyuyoruz. Artık ne kadar da havalar dengesiz olsada çicekler bahar açmış durumda. Bahar geldi artık aşkım.

O güzel vapur manzarasından sonra dolmuş kuyruğuna girince üff dedim keşke vapurdan hiç inmesem böyle bir Kadıköy bir Beşiktaş gitsem gelsem. :) O dolmuş kuyruğu bana o kadar uzun gelir ki bir türlü bitmek bilmez. Oradaki engelli kalem satan abi bir çocuk sesi ile 4 tane 1 lira derken ise içim böyle hep parçalanıyor. Keşke imkan olsada bunu yapmak zorunda kalmasa. Bir sürü kalemim oldu yine dayanamadım aldım. Sonra oraya buraya dağıtıyorum yine kalemsiz kalıyorum. :)

Nihayet dolmuşa bindim Aşkım aşkım. Biliyorsun elimden düşürmediğim iPhone ile pressyado’muza bakıyordum. Son ayarlamalardan sonra acaba nasıl gözüküyor diye. Fazla bir trafik yoktu. Gözüm bir jBurger’da takıldı. Yıllardır önünden geçip sadece bir kere orada yediğim hamburger’i beni o kadar övgüye rağmen hayal kırıklığı yaratmıştı. Sonra yine iPhone’da facebook’ta gezerken yazdığımız yazıları paylaştığımızda nasıl göründüğüne bakıyordum ki inmem gereken yere gelmişim. Müsait bir yerde indim sonra bir baktım ve bu fotoğrafları çektim.

(daha fazla…)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

pazar aşkı gezmeleri

Bepanthol tarafından Nisan 5, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Geçen hafta olduğu gibi bu haftada havamız güzeldi. Attık kendimizi dışarıya vee en güzel en rahatlatı etkinliğimizi yaptık bizi stressten uzaklaştıran. Feneryolundan başlayan sahile uzanan caddede sonlan yürüşüyümüz.

Aşkım o kadar güzeldi ki bugün bol aktiviteli sporlu sağlıklı ne diyelim yaşam dolu. :) Bence sabah spora gitmemiz bizi çok çok daha kendimizi iyi hissetmemizi sağladı. Hava mis gibi güneş sımsıcak. Sanırım ikimizinde içi böyle dışarı çıkmak için can attı. O kadar enerjiktik ki sen de bende. Ne kadar süperdi. Sahilde oturduk o meşhur caddebostan kumsalında. :) Denizin sesini dinledik. Sonra yine yürüdük çiceklerin fotoğrafını çektik. Köpekleri izledik ah keşke bizim de olsa dedik. Bir gün o da olacak. İnşallah. Çok çok yorulduk uykumuz geldi. Bir bitkinlik çöktü ama çok güzel bir bitkinlik. Oturacak yer aradık ve starbucksta caramel machiatto’muzu yudumladık soya sütlü.

Devamlı rastlantılar ile geçen günümüz yine rastlantılar ile bol sohbetimiz ile geçti ve geriye aşağıdaki fotoğraflar kaldı. :)

(daha fazla…)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...