13 sayısı özellikle hristiyanlar için uğursuz bir sayıdır. Gerçek anlamda bir mitolojik bir öyküdür. Taa hristiyanlara gelmeden. O zamanlarda ışık ve güzellik tanrısı Balder bir ziyafet verir. Balder Viking’lerin meşhur tanrısı Odin ile Frigga’nın oğulları olup, ay kraliçesi Nanna’nın da eşidir. Bu ziyafete 12 kişi davetli iken, yalanların ve hilelerin tanrısı Loki, davetli olmadığı halde, zorla 13. kişi olarak katılmak ister. Ancak bu arada çıkan tartışmada, Loki diğer tanrılar tarafından da çok sevilen Balder’i öldürür.
Bir şekilde bu mitolojik öykü yayılarak hristiyanlık inanışlarının içersine girer. Toplumların bir birilerinden etkilenmesi ile daha çok yayılır. Nasıl yılbaşı bizim de yılbaşımız olduysa 13 sayısıda bizim uğurusuz sayımız oldu.
Kimi inanır kimi inanmaz. Eğer bir şansızlık ve uğursuzluk bizi bulacaksa bir şekilde bulur. Bunu sayılara bağlamak kadar bir saçmalık olamaz.
Gökdelende 13. kat yok 14. kat var sanki 14. kat 13. kat değil. Uçaklarda koltuk numarasında 13 yazmıyor. Kimileri ayın 13′ünde işe gitmiyor okula gitmiyor. İş yeri bunu nasıl kabul ediliyor. Öğrenci devamsızlıktan da atılmıyor. Ne kadar güzel. Hatta çok eğlenceli. insanlar bu konuda güzel bahaneler uydurabilir. 13′ün uğursuzluğunu bahane edip işe gitmez okula gitmez.

Bunun ile birlikte bu inanışın devamında ayın 13′ünde doğmak ise o doğan kişiye uğur getirirmiş. Ben de sanki senle başladığımız bu ilişki ile yeniden doğdum aralık ayının 13′ünde. Ne kadar da iyi ettik. Ne kadar da mutluyuz sıkıntımızla sevinçimizle. İnşallah böyle devam eder. İyi ki seni tanımışım. 4. ayımız kutlu olsun. Seni çok çok seviyorum.