ilişkiler, genellemeler, istisnalar…
CherryBlossomGirl tarafından Nisan 26, 2009 tarihinde yazılmıştır.
İkili ilişkiler tuhaftır. Hele ki karşı cins ilişkilerinden, yani aşktan bahsediyorsak… Hepimiz yaşadıklarımız sonucu bazı kanılara varıyoruz, erkekler şöyledir, kadınlar böyledir diye. Bir ilişkide şöyle olursa genelde erkekler böyle davranır ama erkek böyle yaparsa kadın şöyle düşünür filan. Aslında bu cinslere dair genellemelerin, bir insana nerelisin diye sorup, nereli olduğunu öğrendikten sonra o yöreye ait genel bir kanıyı o insana yapıştırmaktan ne farkı var? Veya belki de burçlara inanmaktan… Kova burcu musun kesin şeysindir, Adanalılar genelde şey olur filan gibi genellemeler bence konu kadın/erkek’e gelince de hem acayip tutar, hem de hiç tutmaz. Yani bana kalırsa bu hayatta hiçbir şeyin bir formülü yoktur.
Geçenlerde birlikte izlediğimiz Erkekler Ne Söyler Kadınlar Ne Anlar adlı filmin kritiğini beyazperdeye yazdım, buradan okuyabilirsin. Fakat burada da konuyu biraz deşmek istiyorum. Bu filmde önce kadınların herşeyden bir anlam çıkarmaya çalışan, fazla derin düşünen ve bu yüzden çok hayal kırıklığına uğrayan yaratıklar olduğunu, erkeklerinse çok basit düşünen, ne demek istiyorlarsa onu net bir şekilde söyleyen, hiç bir laflarının arkasında bir yan anlam yatmayan yaratıklar olduğunu önümüze seriyor. Evet gerçekten de kendi tecrübelerime bakarsam, ben de bunun böyle olduğunu düşündüm çoğu kez. Hatta ekşi sözlükte bununla ilgili çok detaylı bir yazı vardı bulabilseydim koyacaktım buraya ama bulamadım, bir erkek tarafından yazılmış olduğu belli olan yazının başlığı “kızların efendi adam yerine piç tercihi” idi ve yazan kişi biz kızlara şöyle sesleniyordu aşağı yukarı, hatırladığım kadarıyla: bana çok kötü davranıyor/suratı asık/çok karizmatik ve acı çekmiş gibi bir hali var, kesin hayatında çok derin şeyler yaşamış, belki çocukluğu kötü geçmiş, belki onu çok üzen bir ilişki yaşamış, belki en yakın arkadaşı ölmüş, bana bu yüzden kötü davranıyor/hayata karşı bu yüzden bu kadar asıl suratlı ve bu yüzden bu kadar acı çekmiş bir hali var gibi senaryolar yazmaktan ve yarattığınız kişiye aşık olmaktan vazgeçin, bir piç, çoğunlukla sadece piçtir.
Herşeyin içini doldurmaya çalışmayın, hiç acı çekmemiş de olsa gerçekten kötü insanlar var, hayata negatif bakan ve tek amacı senin canını yakmak olan insanlar var, bunlara bir anlam yüklemekle uğraşana kadar, zaten dışardan sevgi dolu olduğu belli olan erkeklere koşsana!!!
Gerçekten de kadınların, erkeklerin yaptıkları her şeye olumlu/olumsuz anlam yükleme hastalıkları olduğu ve genelde bu anlamların yanlış çıktığı bir gerçek. Ama filmde de biliyorsun ki aşkım, bazı istisnalar da vardır, bazen gerçekten de yüklediğiniz anlamlar doğru olabilir, iyisi mi siz içinizden geldiği gibi davranın gibi bir mesaj var. İyice kafa karıştırıcı…
Mesela bence sen kesinlikle bir kaide değil bir istisnasın aşkım, erkeklerin genelde yaptıkları davranışları (yani sinir bozucu olanları) sende gerçekten de göremiyorum, sen nev-i şahsına münhasır (off bu da ne laftır) bir insansın, seni seviyorum
Aşkım biliyorsun istanbul film festivali başladı ve bilet bulmakta çok zorlandım. Şu an itibariyle bir film izledim festivalden, festivalin son günü ise, Sean Penn’in ödüllü filmini birlikte izleyeceğiz. Geçenlerde izlediğim film ise, genç bir yönetmenin ilk uzun metrajlı filmi. Bu Romen bir yönetmen. Romence bir film. Biliyorsun çat pat romencem var sayılır o yüzden ekstra ilgimi çekti film heeh ama cümleleri kesinlikle anlayamadım, kelimeler sadece çok tanıdık ve bildikti.
