Etiket bulutundan seçilmiş giri ‘internet’

boğazda gökkuşağı manzarası ve savarona

Bepanthol tarafından Kasım 2, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım bugün benim için epey koşturmaca oldu. İlk önce eve gittim. Orada birkaç e-posta gönderimi yapmam gerekiyordu. Fakat kablonet bütün haftasonu yapmış olduğu sorunu bugün yine tekrarladı. Tam e-posta gönderimi yapacakken internet kesildi. Biliyorsun ki internet elektrik gibi birşey kesildiğinde hayat duruyor. Benim içinde durdu. Evde 5 dakika bile oturamamış oldum. Annemde bana illa sıcak birşey içirecekti. Peki anne dedim onu beklerken. Hemen toparlandım.

Tam çıkıyordum evden aşkım aklıma bu akşam gideceğimiz Mobile Monday toplantısı geldi. Nasıl da unuttum halbuki o kadar seninle konuşmuştuk bu konuyu. Hemen asansörün kapısından geri döndüm. İçeri girdim. Takım elbisemi ve giyeceklerim herşeyi derleyip toparladım. Şimdiden giyinmek istemedim. Ne yapabilirim ki zaten kilo aldım. Dar geliyor biraz sıkacaktı beni bütün gün. Neyse aşkım aldım elime bindim asansöre. Bu sefer tam zemin kata geldim ineceğim asansörden elektrikler kesildi. Bu arada evde de temizlik vardı herşeyin yeri değişmişti ve aradıklarımı bulamamıştım. Burada epey bir stresslenirken bu elektrik kesilmesi sinirlerimi hoplattı. Zaten internette kesilmişti. Herşey üst üste geldi. Neyse kapıya vurdum birkaç kere kimse gelmedi. 5 dakika geçti asansör çalıştı. Kapıcının dairesi apartman dışında olduğu için apartmandan bir haber adam. Ona da çok sinirlendim. Herşeye sinirlendim. Çok sinirlendim aşkım.

Boğazda gökkuşağı manzarası ve savarona

Bütün eşyalarımı arabaya koydum ve yola çıktım. Allaha şükür hiç bir sıkıntı yokken saçma sapan bir şekilde kendimi arabanın vitesine bağırırken buldum. Neden bağırıyordum bilmiyorum ama sanırım bu bana çok iyi geldi ve rahatladım. Sanırım deliriyorum. :) Ama en büyük rahatlamayı arabayla Boğaz Köprüsünden geçerken yaşadım. Bu manzarayı hemen senle paylaşmalıydım. Yol boş olmasına rağman arabalar bu manzaranın tadına varabilmek için o kadar yavaş gidiyordu ki trafik sıkıştı. Ben de o sıradaki durmadan yararlanarak güzel fotoğraflar çekmeye çalıştım. Sahilde Savarona vardı ve gökkuşağı oradan başlayarak boğazın diğer yakasındaki Beylerbeyine kadar gidiyordu. Süperdi aşkım. Keşke sen de o sırada benimle birlikte olsaymışsın. :)

Boğazda gökkuşağı manzarası ve savarona

Aşkım malesef fotoğraflarda Savarona’yı çekememişim. Bir de onu çekebilseymişim ne kadar güzel olurmuş. Havalar çok soğudu ama İstanbul’da yağmur ayrı bir zevk ayrı bir güzellik bence. Biraz daha havalar soğursa kar yağacak. İşte o zaman tam benlik senle kardan adam yaparız. Burnuna havuç takarız. Uşumez bu havada üstüne manto koyarız. :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

gürkan oluç’un sorunu ttnet 14 gündür çözmüyor

Bepanthol tarafından Ekim 27, 2009 tarihinde yazılmıştır.

gürkan oluç ttnet sorunu

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

kardeşini seç

CherryBlossomGirl tarafından Ekim 20, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım seninle internet böcekleri olduk iyice. Her işimiz gücümüz internetle ilgili neredeyse. Ve internetin ne kadar çok şey yerine geçtiğini düşününce çıldıracak gibi oluyorum. Bir dergi, bir telefon, bir televizyon, bir mektup zarfı, bir fotoğraf albümü, bir günlük, bir haber bülteni kimi zaman internet….

İnternet sosyal ve toplumsal projelerin hayat geçmesi adına da insanları birbirine bağlamada büyük rol oynuyor. Düşün ki bir kampanya yürütüyorsun, internet olmasaydı, başka bir şehire başka bir ülkeye kendi kampanyanı ne kadar yayabilir, senden uzakta insanlara ne kadar yardım eli uzatabilir, veya başka başka kampanyalardan, projelerden ne kadar haberdar olabilirdin? Şimdi ise bu sihirli dünya sayesinde herşeyden haberdarız ve elimiz kolumuz heryere ulaşıyor çok şükür:)

Anneme laptop alıp ona interneti öğrettiğim ilk zamanlarda özellikle annemin çok ilgisini çeken bir siteyle karşılaşmıştık: www.kardesinisec.com

Gerçekten de çok başarılı olduğunu düşündüğüm bir proje bu, çevremden de defalarca duydum. Aslında şu an biraz utandım çünkü yıllardır bildiğim ve takdir ettiğim bu projeyi takdir etmekle kalmışım, destek vermemişim. Umarım buradan yazıp yaymakla bile olsa destek vermiş olurum.

Bu sitede kocaman bir kalp var, atan. Bu kalbe tıkladığında tüm illerimizde kaç küçük öğrencinin bir kardeş beklediği bilgisi var. Örneğin rastgele Tokat iline bastım, burada öğrencilerin isim isim bilgileri var. Bu öğrencilerden birini seçince karşına çıkan sayfada: Bu çocuğu kardeşin olarak seçmek istediğine ve ona öğrenim hayatı boyunca destek olacağına emin misin? diye bir soru çıkıyor ve altta da doldurman gereken bir form var.

kardesinisec

Daha sonra da seçtiğin kardeşine defter, kitap, mektup gibi küçük hediyeler yollamaya başlıyorsun. “Asla para yollamayın” diye de bir uyarı var sitede.

Şu cümleler de beni oldukça etkiledi:

En büyük desteğiniz sevginizdir. Bu çocuklar bizim, Türkiye’mizin çocukları… ONLARI HİÇ UNUTMAYIN… Mutlaka mektup yazın . Kişiliklerini geliştirin… Alacağınız cevap mektupları sizin de dünyanızı değiştirecektir. Bu mutluluğu yaşayın ve görün.

Son olarak da istatistiksel bilgi:

Şu ana kadar 70706 çocuk sitemizden kardeşini buldu ve 6584 çocuk hala sizi bekliyor. Bugün kardeşini bulan çocuklarımızın sayısı 11.

Aşkım keşke unutmasak, zaman ayırabilsek de biz de bir kardeş seçsek kendimize. Ona mektuplar yazmak, onu geliştirmek için çaba sarfetmek ve bunların işe yaradığını görmekten daha değerli bir duygu olamaz herhalde bu dünyada!

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

gece çorbası

CherryBlossomGirl tarafından Ekim 12, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım seninle sabahlıyoruz sanırım bu gece. İnternette işimiz vardı her zamanki gibi ama bitse bile bloglarımızla ilgilenmeye ve müzik dinlemeye devam ettik keyifle. Sen birdenbire keşke çorba olsa da içsek dedin ve birlikte mutfağa doğru giderken açıkçası pek ümidim yoktu. Halbuki geçenlerde annemle alışveriş yaparken almıştım bu çorbaları ama annem bir dolaba kaldırmış ve ben de unutmuşum onları. Açıp da görünce nasıl sevindik. :) Şu anda afiyetle içiyoruz, keyfi başka oldu doğrusu.

Sen üşenmedin, kanepenin üzerindeki battaniyenin içine girdin, yanına çorba kutularını aldın ve bana fotoğrafını çektirdin, ben gerçekten anlayamamıştım ki yapıştırdın lafı: e yeme de yanında yat diye buna denir aşkım! Heheh, merak etme, burada paylaşmayacağım o fotoğrafı…

genel 011

genel 008

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)

sinema yazarlığı

CherryBlossomGirl tarafından Eylül 28, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım biliyorsun ben sinema üzerine yüksek lisans yaptım, sinema sektöründe çalışmış olsam da, daha sonra kendimi web şirketlerinde çalışırken buldum, edebiyat, sanat, sinema, basın, internet (çünkü yeni mecra bu) ilgi alanlarım ve işim gücüm haline geldi. Bu noktada beni en çok tatmin eden iş herhalde 9 ay süresince yapmış olduğum beyazperde.com site editörlüğü ve sinema yazarlığıydı. filmler hakkında kritik yazılarım orada gelişti ve pekişti. artık editörü olmasam da hala kritikler yazıyorum siteye. Siteye yazdığım ve yazmadığım kritikleri de kendi blogumda topluyorum. Erdal Kaplanseren sağolsun, Eylül ayı PCNet dergisinde blog tanıtımı sayfalarında benim bloguma da yer vermiş. Çok hoşuma gitti, gururlandım, bir de üzerine beni bu dergi aracılığıyla gören birkaç kişiden mail alınca iyice havalara girdim. :)

pcnetblog

Seninle de burada paylaşmak istedim aşkım dergide çıkan yazıyı. Bu arada blogumda yapmış olduğun header güncellemesi için ayrıca teşekkür ederim aşkım, bence hoş oldu. Belki bir süre sonra template’imi de değiştirmeye karar verirsem yardımcı olursun. :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

myspace ve last.fm web siteleri de engellendi

Bepanthol tarafından Eylül 19, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Cumhuriyet Başsavcılığı’nın vermiş olduğu karar doğrultusunda dinlediğimiz müziklerin sesi kısıldı. Şimdi o sesi ne zaman açacaklarsa bizde kaldığımız yerden müzik dinlemeye devam edeceğiz. Ama öyle sanıyorlar. Yasaklar ve kısıtlamalar herzaman bir şekilde yeni bir yol bulunarak delinmiştir. Demokratik bir çözüm getirilmediği sürece. Kanunu oturmamış ve internetin mantığını bilmeyen kişiler, bu yaşam alanını daraltmaya çalıştıkça o alan başka deliklerden büyüyecektir.

myspace-lastfm

Birçok grup ve dj’ler özellikle myspace sayesinde kendileri hakkında sevdiklerine etkinlikleri ve müzik çalışmaları hakkında bilgi verebiliyorlar. Yada bazı prodüktörlere kendilerini tanıtabiliyorlar. Birçok tanıdığım insan vardır ki myspace sayesinde iş yapıyor ve para kazanıyor. Denilmiyor mu? Al ver ekonomiye can ver. O zaman nerede bu işin başlangıcı ve sonu. Çelişkiler ve çatışmalar birbirini çekiyorlar. Ortaya karmaşa çıkıyor. Belki buradan bir bahane çıkar ekonomi bozuk çünkü internet aslında kötüye kullanılıyor denilerek. Ama burada müzik yükletmek değil dinletmek var. Buralardan yasal olmayan şarkı indirme işlemi yapmak mümkün değil. En azından bu siteler bunu sağlayan kuruluşlar değil. Dünyanın en en çok ziyaret edilen internet radyoları arasında yer alan Last.fm’e ne olacak peki. Hani kapatanlar kapatıyorda bu kapama cezası bize mi? yoksa sitelere mi? Yoksa özgür internete mi?

Bir şekilde gördük ki elimizden hiçbirşey gelmiyor. Bunun ile alakalı ne kanunlar gelişecek ne farklı hareketler oluşacak. Daha önce ekşisözlük, Blogger, Wordpress, Dailymotion ve google’ın bazı hizmetleri kapanmıştı fakat açıldı. Youtube hala kapalı. Ama kapalı olsa ne olacak ki! Sayın Tayip Bey youtube’a girip video izliyormuş. Kapasanızda bakın biz de o sitelere girebiliyoruz. DNS diye birşey var. Balık baştan kokarmış.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

farmville çılgınlığı nereye kadar?

Bepanthol tarafından Eylül 10, 2009 tarihinde yazılmıştır.

farmvilleAşkım benim merhaba… :) Hiçbir yazıya böyle bir giriş yapmış mıydım acaba daha önceden? Bilmiyorum ki ama birazdan kurcalarım yazdığımız bütün yazıları. Tek tek böyle sayfa sayfa geri giderim. Biliyorsun ben kafama taktım mı sabır mabır oooo. Hatta bir nostalji yapmış olurum. Ama lütfen bir gece birlikte bunu yapalım. Unutma ve unutturma. :)

Bu gece uzun zamandır seninle birlikte yemek yemek istediğimiz pasta prestoda oturduk bir güzel mamalar yedik. :) Yanımızda bir de kardeşim vardı. İstersen senin kardeşin olsun çok sevdin çünkü onu. :P Böyle benim iş konularımı konuştuktan sonra sen kardeşimle üniversite hakkında bilgiler verdin. Kardeşim sordukça sen anlattın ve anlattın. Bir anda üniversiteye hazırlık günlerim geldi aklıma testler ve ben ne olacağımlar. Öss Öss Öss diyerek uyandığım kabuslar. Ne kadar sıkıntılı bir dönemmiş o günler. Bir yandan testler bir anda üniversite kazanma sıkıntısı. Fakat üzerine 10 yaş daha eklediğinde bu sefer yine sıkıntı iş bulma işe girme gibi. Hayatta sıkıntılar bitmiyor anlayacağımız gibi. Peki o zaman değilde bu zamanda öss’ye hazırlanıyor olsaydım ne olurdu acaba. Hiç test çözebilir miydim bu internetin hali ile? Facebook var… Friendfeed var… Bir sürü oyunlar ve uygulamalar var. :) iPhone var. Peki ya facebooktaki farmville oyununa ne dersin? Bu oyuna insan nasıl bulaştığını bilemiyor. Ben bilemedim. Bir bakmışım tarlamın çiftçisi olmuşum. Davetiyeyi kim gönderdi ve ne zaman gönderdi farkında bile değilim. Bu çılgınlık nereye kadar gidecek ve sonucu ne olacak? Arsanı büyüt büyüt nereye kadar? Ekip biçmek nereye kadar? Ağaçlarda elmaları ve limonları toplamak nereye kadar? İnekleri sağıp tavuklardan yumurta toplamak nereye kadar? İşte bu kadar soru sonrasında nereye kadar olduğunu anlayamıyorsun doğal olarak. Hormonsuz tarım yaptığım için çok memnunum. Rahmetli ördeğimi o oyunda çok güzel andım ve ilk aldığım hediye bir ördekti. Benim ördek büyütüğümü bilen bir çok kişi bana ilk ördek göndermişti. Acaba bu farmville çılgınlığının başlangıç nedeni doğal hayatta sıradan bir yaşam yaşamak isteğimiz mi? İnsanlar bir şekilde farklı açılardan kendini bu şekilde tatmin ediyor heralde ki ben de bunların içerisindeyim. Hep böyle bir hayalim vardır. Birgün gelecek ve şehirden uzak bir balıkçı kasabasında balık avlayacağım ve bahçemde domates yetiştireceğim. :) Dua edelim ki olsun.

İşte neyse hayalden çıkarsak eğer şimdi bu sene öss’ye giriyor olsam heralde sonucum pek iyi olmazdı. Kafam yok elmalarımı toplamam lazım… eyvahhh tarlamdaki çilekleri toplamayı unutmuşum derken Türkçe testi var yarına ancak yapılacağı gün aklıma gelirdi. Ya da ders esnasından iPhone’dan internete girip friendfeed’te girilere laf yetiştirmeye çalışırdım veya yeni uygulamalar keşfetmeye çalışırdım. Bunları düşünmem iyi olmuş bazen daha geç doğsaydım diyorum. Çok iyi olmuş ki doğmam gereken zamanda doğmuşum. Mutluyum iyi ki doğmuşum.

Bu arada öss değişmiş iki üç tane sınav olunuyormuş. Kardeşime de allah kolaylık versin iyi ki onun internet ile arası pek iyi değil. İki kardeşin birbirinden çok zıt olduğunun ufak bir kanıtıdır.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 4.3/5 (4 votes cast)

coldplay’in strawberry swing klibi ve iphone

Bepanthol tarafından Eylül 7, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım işte geleceğimizin müzik veya video klip tanıtımları ceplerimize girmeye başlıyor. Kaç zamandır hep anlatacağım dedim. Bir türlü fırsat bulamadım. Böyle deliler gibi heyecanlandım. Fakat sanırım bir yere koşturmacamız vardı ve pek sana sesimi duyuramadım. Eminim ki burayı hergün okuduğun için en geç sabah bu yazımı görmüş olursun. Hani başlangıcım böyle tam teknolojik haber başlığı gibi olmuş. Zınk diye girmişim hemen ama heyecanımı kontrol ettim ve sakin sakin anlatacağım.


Coldplay’i sen benden kat ve kat daha iyi bilen birisin onun için grup ile alakalı birşeyler anlatmayacağım. Çok farklı bir müzik tarzı dinlesemde Coldplay bence çok güzel tarzı ve sesi var. İnsanı kendileri ile birlikte sürükleyebiliyor müzikleri. Benim ama en çok sevdiğim yanlarıysa teknolojiyi takip edip hedef kitlelerine kendilerini daha iyi tanıtabilecek yöntemler bulabiliyorlar. Bunun için gerçekten çok araştırma yapıp ve para yatırıyorlar. İlk önce tap tap revenge 2 iPhone oyununa kendi parçalarını hatta viva la vida albümdeki şarkıları koydurttular. Daha sonra bu oyuna özel ad alarak tap tap viva la vida oyununu çıkardılar ki zaten aynı oyundu. Sadece isim hakları gibi bir durum oluştu. Bunun yanında tabii ki de alan memnun satan memnun felsefesinden tap tap revenge 2 oyunu daha çok kitlelere yayılmış oldu. Burada coldplay’in albümünü bilmeyen kişiler orada karşılaştıkları parçalar ile deliler gibi sabahlara kadar internetten multiplayer yarışmalar yaptılar. Bunların içerisinde ben de vardım.

coldplay-strawberry-swingAsıl mesele şimdi sana anlatmak istediğim yeni çekmiş oldukları video klip için bir iPhone uygulaması geliştirmişler. Burada Coldplay ile alaklı haberlere ulaşabiliyorsun fakat en önemli konu burada video klibi izledikten sonra video klibi bir oyun olarak oynayabiliyorsun. Yani bir şekilde sana hem video klibi benimsetiyorlar hem de şarkıyı ezberletiyorlar. Gerçekten bu klip tam oyunluk ki bence bunlar komple bir arada yürütülmüş düşünülmüş bir proje. iTunes’ta nasıl karşıma çıktı bilmiyorum tamamen şans. Büyük ihtimalle müzik kategorisine girmiştim ve hemen indirmiştim. O sırada da ücretsizdi. Zaten böyle bir uygulamanın ücretli olması saçma olur. Oyun çok zor çünkü baya yetenek istiyor sanıyorum ki ben yeteneksizim bu konuda. En kötü yanı ki bence böyle olması çok kötü internet bağlantınız yoksa kesinlikle uygulama çalışmıyor. Bunu da en yakın zamanda düzeltirlese problem yok. Sosyal ağları unutmamışlar ve bu uygulamayı oralarda da paylaşabiliyorsun fakat friendfeed’i unutmuşlar.

Sonuçta çok heyecanlandım. Neden heyecanlandığıma gelirsek ki böyle şeyleri yapan insanları çok özeniyorum. Böyle güzel projeleri geliştiren insanların ellerindeki imkanlar ve bu imkanları kullanabilmeleri çok güzel. Henüz Türkiyede bir sanatçının veya bir grubun böyle birşey yapacağını sanmıyorum ki şirketler bile henüz kapsamlı özel uygulamalar geliştirmiyorlar. Bunun üzerine gitmek lazım. iPhone kullanan çok kısıtlı insan topluluğu olsada alım gücü yüksek insan kitlesini barındırdığını unutmamak gerek. Geleceğimiz ceplerimizde haber vermek istedim. :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

kara akbaba ile ışıl ışıl yeni birgün doğdu

Bepanthol tarafından Ağustos 25, 2009 tarihinde yazılmıştır.

turkcell3gAşkım günaydın. Aslında bu yazıyı daha önce yazacaktım fakat Büyükadadaki evde internet yok maalesef. Turkcell’in doğru düzgün kapsama alanına giremediğimiz için şu 3G olayını kullanamıyorum. Anneannemin evine gittiğimde çok güzel kullanabiliyorum tepede oturdukları için ama ilginç tabii ki de. Bizim evin orada sinagog olduğu için sinyal bozucu sistemlerin olduğu söylenir hep böyle şehir efsanesi gibi. :) Sahile indin mi sorun kalmıyor.

Belki can sıkıntısından belki de havanın çarpmasından dolayı Büyükadadaki evime vardığımda bir türlü yataktan kalkamadım. Yalan söylemiyim aşkım kalktım ama yemek yemek için sonra tekrar yattım. Bu uyku ve havaya yemeğin ağırlığı çökünce sızmışım kalmışım saat 9′da. Bu arada hayal meyal kardeşimin bana seslenişlerini duydum. Hadi kalk iskeleye gidelim. Hadi derken oda biraz ben de uzanayım demiş. Çok komik ki o kadar hazırlanmışken uyuyakalmış. Beni kaldıramamış ve uyumuş canım yazık olmuş. Bunu saat 2:30 sularında öğreniyorum tabii ki. İkimiz aynı anda kalktık ve anlatıyor. Uyuz olmuş. Biraz sohbet ettikten sonra o uyuya kaldı bende telefondan internete giremeyince oyun oynamaya başladım o meşhur oyunum “StoneLoops”. Bu arada seni merak edip aradım çünkü bana mesaj falan atmamışsın unutmuşsun beni. :( Neyse oyun oynadım ve en sonunda bitirdim. Hem de iki farklı bölümünü. Kurtuldu artık oyun benden. Bende kurtuldum artık silebilirim.

stoneloops2

stoneloops

Saat 4:oo olmuş. Televizyonu açtım. Kanalları atlarken TRT4′te kara akbabaların hayatını anlatan bir belgesel ile karşılaştım. Kızılcahamam ormanları diyene kadar Türk yapımı bir belgesel olduğunu anlayamadım. Tabii ki yabancı bir yapım olabilir ama birazda daha çok tanıtıcı bölümler olduğu için Türkiye’nin ipucu verdi yani. Kara Akbabalar ne kadar ilginç hayvanlarmış avlanmaları, uçmaları, hayatta kalmaları, üremeleri ve diğer konuları. Her bir konu ayrı ilginçlikte ve ayrı bir hikayeye sahip. En çok hoşuma giden nokta bir çift olduktan sonra ölene kadar bu çiftler başka bir eş bulmuyor ve çiftleşmiyormuş. kara akbabaAma öldükten sonra soylarının devamı için başka bir eş bulabiliyormuş. Yılda sadece birkere tek yumurta dünyaya getiriyorlarmış. O kadar çok detay varki kuş beyinli lafının ne kadar saçma birşey olduğunu anlıyorsun. Gerçekten çok akıllı hayvanlar. En üzüldüğüm noktaysa kuzgun cinsi kuşun bu bildiğimiz karga gibi bir kuş kara akbaba’nın yuvasındaki yumurtayı yemesiydi. Kara Akbaba o sırada yumurtası için çalı toplamaya gitmişti ve geri döndüğünde ne kadar üzüldüğünü hissediyordun. Çok başarılı bir belgeseldi ve kare kare başka canlıların görüntülerini gösteriyorlardı. Ayrıca arada mevsim değişiyordu. Çok zaman harcanmış ve çok emek sarfedilmiş bir yapımdı. Özellikle kızılcahamam ormanın kar yağarken ki görüntüleri inanılmazdı.

Program bitince ben kesinlikle uyuyamayacağımı anladım aşkım. Hatta süt bile içtim ki uykum gelsin yok. Bir türlü uyuyamadım. Sonra masanın üzerinde vapur tarifesi gözüme ilişti. Saat 6:00′da vapur varmış. Birazda sıkılmıştım ve çıktım yetiştim vapura. Büyükada pastanesinden zeytinyağlı patlıcanlı poaça aldım. :) Onu taze taze sıcak sıcak yerken vapurdaydım. Bir anda hemen fotoğraf karesi yakaldım. Hava kızıl renginde ve yeni yeni güneş doğacak gibi olmuştu. Bulutlar değişik bir gölge vermişti. O anı hemen ölümsüzleştirdim. :) Eğer çalışıyor olsam herhalde bu saate yolculuk yapsam ne kadar sinir olurdum diye düşündüm. Şuanda ise geziyorum ve zevk alıyordum. Ne kadar garip psikolojimiz var.

güneş doğuyor büyükada

Son olarak aşkım şunları söyleyeceğim. Yeni birgün doğdu ışıl ışıl. O ışıltı sana bana herkese güzel enerjiler versin ki hepimiz mutlu olalım. Kimse birbirinin mutluluğunu bozmasın. Güzel birgün için sana kocaman bir öpücük atıyorum. Mujks.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

temmuz biterken…

CherryBlossomGirl tarafından Temmuz 27, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Bu aralar internet beni biraz sıkmaya başladı. Hem de hobim/işim internetken… Ama hakkını da vermek lazım, 1999 yılından beri gerçekten büyük bir bağımlıyım. Ki o zamanlar bu kadar çok yapacak şey de yoktu. Şimdi aslında çok fazla şey yapabilecek olma düşüncesi bile beni yoruyor sanırım. Bir de şey oluyor bende, ulan benim için yazı yazıyor olmak bir lütuftu ve bana ait, özel bir yetenekti, şimdi bloglar çıktı herkes yazar. Özelliği mi kayboldu benim için nedir? Bu ara ben de senin gibi en çok friendfeed’e takılmış durumdayım, gerçekten kaliteli bir sohbet odasına benziyor bence. Sadece maillerime ve friendfeede bakıp çıkasım geliyor artık, ha bir de cv sitelerine, iş bulmak için…Bu bağlamda bloglarımızı boşladım sen de sitem ediyorsun haklı olarak. Belki hevesim yeniden yerine gelir mevsimle eylülü göstersin hele…

 Demin uzun süredir yapmadığım birşeyi yaptım, msn testi çözdüm, aşkınız ne kadar güçlü başlıklı… Sonuç pek doğru çıkmadı bence, sanki bağımlı bir aşk yaşıyormuşum ve biraz özgür bırakmam gerekiyormuş gibi bir cevap çıktı seninle de paylaşayım:

aşkYağlı urgan hak getire

Aşık olduğunuzda o kadar güçlü duygularla bağlanıyorsunuz ki maşukunuza, koparabilene aşk olsun. Olsun tabii, aşktan zarar gelmez. Ama bu denli bağlılık zarar verebilir aşkın her iki tarafına da. Dengeli işlerde hayır vardır ne de olsa. Bağları biraz gevşetip, ilişkinin dizginlerini zamana bırakmak hem sizi hem de maşukunuzu tahmin edemeyeceğiniz ölçülerde rahatlatacak. Hem bağlılık, bağımlılık hali azaldıkça sevgi, saygı, güven halleri daha da bir kaliteli, derinlikli görünecek gözünüze. Bir deneyin, kendinizi tutup ilişkinizi serbest bırakın, görün bakın o bütün sınavları nasıl da başarıyla aşacak…
 
Aşkım sana gerçekten de bağlıyım elbet ama burada biraz negatif bir şekilde söylemiş bence böyle bir durum yok.
 
Muck :)
VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
  • Page 1 of 2
  • 1
  • 2
  • >
pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...