Saaç renkleri ovalara yayılır…
CherryBlossomGirl tarafından Mayıs 6, 2009 tarihinde yazılmıştır.
Aşkım biz kadınlar için saçlarımız ne kadar önemlidir bilirsin. Kuaförde geçirdiğimiz onca vakite hiç acımayız, kuaföre gitmeyen bir kadın bile saçını yıkadıktan sonra kurutmak şekil vermek, toplamak gibi işlemlere dakikalarını hatta saatlerini verebilir.
Aşkım benim saçlarım küçükken açık kumral ve dümdüzmüş. Annem belimin bile altına inecek kadar uzatırmış saçlarımı fakat böyle yapması saçıma iyi gelmemiş, orta bir’e kadar dümdüz upuzun olan saçlarım maalesef sağlıksız kalmış ve çok fazla dökülmeye başlamıştı, çok da cılızdı. Doktor ilaçlar verdi ve kısacık kesmek gerektiğini söyledi. Benim saçı bir kestiler, aman allahım, bir kere bu kadar kötü bir kesim olamaz, ikincisi de saç birden bire fırça gibi çıkmaya başladı, gür, dalgalı ve şekil almaz bir hal aldı. Neyse sonra biraz uzatsam da hiçbir zaman o eski söz dinleyen ve mısır püskülü gibi dümdüz olan saçlarıma kavuşamadım. Saçlarımın rengini lisede yazları papatya suyu sürerek epey açmıştım hatta bir ara o kadar abartmıştım ki resmen sarı olmuştu benim saçlar. Fakat biliyorsun ki ben çok beyaz tenliyim, gözlerim de açık renk, saçlarım da açık renk olunca böyle hastalıklı gibi, renksiz, soluk oldum ve hoşuma gitmedi.
Üniversite yıllarında artık papatya suyu yapmayı bırakmıştım saçım gene doğal bir kumraldı. Bir gün bir anlık bir kararla saçımın önüne kırmızı incecik bir boya attırdım. Sonra o kırmızının koyu saç üzerinde daha güzel görüneceğine karar vererek tüm saçımı siyaha boyatıp üzerine kırmızı kalın balyajlar attırdım. Bambaşka biri olmuştum, gözlerimin rengi ortaya çıkmıştı, koyu renk saç, tenimi daha güzel ortaya çıkarıyordu, işte bulmuştum renklerimi. Zaten yaptırış o yaptırış, üniversitenin son yıllarından itibaren kırmızıdan ve kızıllıktan asla vazgeçemedim. Birkaç sefer saçım dinlensin diye tek ve koyu renklere boyadım ( mora bile boyadığım oldu) ama asla sarı ve kumral gibi saçlara dönmedim bir daha. Kırmızı benim rengimdi artık
Tabii saçı çok yıpratan birşey boya işlemi ama maalesef bir kere boyatınca arkası geliyor. Bazen şimdiki aklım olsa hiç dokunmazdım saçlarıma diyorum ama sonra da amaan ben sıkıntıdan patlardım asla dokunmadan duramazdım diyorum, gerçekten aynı kalmayı hiç sevmeyen biriyim, mümkün olsa her gün başka bir saç rengi ve şekli deneyebilirim. Mesela kısa saç çok severim ama benim saçımın dalgalı ve elektiriklenen bir saç olması, kısa saçı kullanmamı zorlaştırıyor. Hem sen de sevmiyorsun, uzun olsun saçın diyorsun, bunu da önemsiyorum açıkçası hehe. (utangaç smayli)
Sevdiğim saç modellerini internetten bulup bilgisayarımda dosyalıyorum, o derece manyağım düşün. Bazı örnekler:



Geçenlerde Selin’le karşılaştık ya, hani saçları siyahtı, o da benim gibi saç delisidir ama bir farkımız var onun saçları dümdüzdür acayip gürdür ve naparsan yap birşey olmaz. Nazar değmesin. O da saçlarını binbir şekle ve renge sokmuştur, kısa ve kırmızı, uzun ve turuncu, orta uzunlukta ve siyah, bir yeri uzun bir yeri kısa ve pembe… Klibimi çekmek için Sapanca’ya gittiğimizde Selin’le karşılaşmıştık ve saçları sapsarıydı, Özlem birden durup bana, Ayçaya ve Selin’e baktı ve bu saçlar fotoğraflanmalı dedi. İşte o fotoğraflar
))


Melih Cevdet Anday’a sormuşlar ‘evlilik nedir?’ diye.
İkili ilişkiler tuhaftır. Hele ki karşı cins ilişkilerinden, yani aşktan bahsediyorsak… Hepimiz yaşadıklarımız sonucu bazı kanılara varıyoruz, erkekler şöyledir, kadınlar böyledir diye. Bir ilişkide şöyle olursa genelde erkekler böyle davranır ama erkek böyle yaparsa kadın şöyle düşünür filan. Aslında bu cinslere dair genellemelerin, bir insana nerelisin diye sorup, nereli olduğunu öğrendikten sonra o yöreye ait genel bir kanıyı o insana yapıştırmaktan ne farkı var? Veya belki de burçlara inanmaktan… Kova burcu musun kesin şeysindir, Adanalılar genelde şey olur filan gibi genellemeler bence konu kadın/erkek’e gelince de hem acayip tutar, hem de hiç tutmaz. Yani bana kalırsa bu hayatta hiçbir şeyin bir formülü yoktur.
Herşeyin içini doldurmaya çalışmayın, hiç acı çekmemiş de olsa gerçekten kötü insanlar var, hayata negatif bakan ve tek amacı senin canını yakmak olan insanlar var, bunlara bir anlam yüklemekle uğraşana kadar, zaten dışardan sevgi dolu olduğu belli olan erkeklere koşsana!!!
Tabii ki aşkım bu konuda işin ustası ve ona yakışan bütün renkleri buluyor. Ben en çok kırmızıyı sevsemde kendisinden sıkılmasından dolayı farklı renklere de başvuruyor. Pembe, siyah ve beyaz…
“Çevrenizden biriyle yapacağınız konuşmalar sayesinde işinizle ilgili ileriye dönük birtakım planlar yapacaksınız. Bu konuşma sizin için çok yararlı olacak. İş yerinde karşılaşacağınız sorunları büyük tartışmalara yol açmadan sonuçlandırmaya çalışın. Pozitif enerjinizi kaybetmeyin. Enerjinizi arttıracak doğal yiyeceklere yönelin. Aşk hayatınızda olumlu gelişmeler sizi bekliyor.”
“Duygularınızdaki yoğunluk davranışlarınıza da yansıyor. Ancak özellikle dikkat isteyen konularda bunu önlemeniz yararınıza olacak. Içinizdeki fırtınaları iş yaşamınıza aksettirmeyin. Rahatlamak için bütün yarım kalmış işlerinizi bitirmekte yarar var. Kısa süreli beraberlikten bıkanlar ilerki günlerde uzun süreli bir beraberliğe adım atacaklar. Bir müddet sonra hiç ummadığınız bir yerden elinize para geçecek. Bu günlerde mantar, us gibi hastalıklarınız nüksedebilir.”
