Etiket bulutundan seçilmiş giri ‘karakter’

bir sarı kek yüzünden bak neler oluyor

Bepanthol tarafından Ekim 17, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım biliyorum bütün gün bu kısa animasyon filmi izlemen için kafanın etini yedim. Aşkım al izle aşkım bak çok beğeneceksin. Biliyorum ben böyle birşeyi çok beğendiğimde çok iyi satarım. :) Ama iş konusunda da böyle yeteneğim yok. Hani satış konusu işler beni hiç çekmiyor nedenini bilemiyorum. Sanırım o yapıda değilim fakat nasıl sana iPhone aldırdıysam bazı şeylere de özendiriyorum eminim ki. Bunun ucunda çok güzel anlatım olabilir biraz da baskı olabilir. Aslında sen pek sevmezsin baskıyı böyle izle şöyle izle. Ne yapayim bu konuda düzeltemiyorum kendimi. :)

Nick Cross tarafından yönetilen bu kısa animasyon film ilk başta bana şirinleri hatırlattı. Küçük sevimli karakterler kendi kasabalarında mutlu bir yaşam sürdürüyorlar. Bütün işleri kendilerine has sarı kek imalatı yapmak ve saat 12 olunca biralarını tokuşturarak o kekleri yemek. Bir gün fırıncı kasabalarına bir kedi saldırır ve ortalık kan gölüne dönüşür. İşte bu kediyi gargamelin kedisi gibi düşünebiliriz. Neyse bir şekilde bu kasabanın lideri bu kediyi sarı kekleri ile kandırıp anlaşma yapar. Daha sonra kedi kendi kasabasında sarı kek satan bir dükkan açar. Bu minik karakterler de artık ona çalışmaktadır ve hergün keyifle yedikleri sarı kek kediye yollandığı için mutsuz dönem başlar. İşte iş buradan sonra kaos’a dönüşüyor. İzlerken 7-8 dakika nasıl geçti anlayamadığım o kadar güzel bir animasyon.


Bu kısa animasyon film hakkında düşünceleri benimle paylaşırsan çok sevinirim. Ben çünkü baya bu konuda düşündüm. Animasyona yönetim şekilleri, isyanlar ve politikalar karışmış. Birçok önemli konya gönderme yapılıyor. Sen ne diyorsun?

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

Masaüstünü göster, kim olduğunu söyleyeyim

Bepanthol tarafından Mayıs 15, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım hiç aklına gelebilir miydi? Masaüstünden kişinin karakter tahlili analizi yapılacağına. Benim aklıma geliyordu da psikologlar bu dalda özel çalışmalar bile yaptığı aklıma gelmiyordu. Bir sürü denek arasında araştırmalar yapmışlar. Testler geliştirmişler. Denekler kendi yaşamlarını devam ettirirken masaüstü takibe alınmış. Bu araştırmalarda her deneğin bilgisayarının günlük günlük masaüstü görsellerinin ve ikonların yer değişimlerini kayıt altına almışlar. Bu psikologların yaptığı deli işi dimi? :) Bu şekilde bir çok gruplaşmalar ve analiz sonuçları ortaya çıkmış. Çıkan sonuçlarda gerçekten ruh haline ve karakterine göre şekil alıyormuş bu masaüstümüz.

Mesela şu durumlar ortaya çıkmış. Eğer kendi başarın ile alakalı bir görseli duvar kağıdı olarak seçiyorsan, egosu yüksek ben merkezli bir kişi karakteri olduğun anlaşılıyormuş. Eğer arkadaşları ile gezdiği yerleri veya sevgilisiyle gezdiği yerlerin fotoğrafları koyuluyorsa masaüstüne, popüler kendine yüksek güven hissi olan kişi karakterini yansıtıyormuş. Her iki tarafta masaüstü ikonların aynı eşit şekilde olması ise o kişinin dengeli biri olduğunu gösteriyormuş. Dağınık bir kişi masaüstü ikonlarını rastgele masaüstünde farklı farklı yerlere dağıtıyormuş. :) Aslında bizim de anlayabileceğimiz bazı şeyler var bunun içinde. İşte benim masaüstüm.

untitled-1

Psikologlar masaüstümü gösterdim ve bana söyleyin ben kimim… :) Aşkım sen de göster psikologlara.

Sanalda kullanmış olduğumuz eşyamız bizi ne kadar da doğru yansıtıyormuş halbuki. Biz o kadar farkında olmasak da farkında olmadan yaptığımız hareketler veya seçimler bizim gerçek dünyamızı dışarıya vuruyormuş meğer. Eskiden ofislerde bilgisayar olmadığı dönemlerde yada yaygın olmadığı demek daha doğru olur. Bir insanın çalışkanlığının, düzenliliğinin ve dürüstlüğünün simgesi masasıyken şimdi bilgisayar’ın içindeki masaüstü oluvermiş durumda. Bundan anlaşıldığı üzere gerçeklik, gerçek olmayan sanal ortamlara taşınmaya başladı. Çağımız değiştikçe ve teknoloji farklılaştıkça yeni dünyalar keşfetmeye başlıyoruz.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...