özledim özledim hıhı evet demeni özledim
Bepanthol tarafından Ağustos 17, 2010 tarihinde yazılmıştır.
Az ve öz. Herşeyini özledim elbette fakat hıhı evet demeni daha çok özledim. Gerçekten. Hıhı evet. Kesinlikle öyle… Şirin.

Bepanthol tarafından Ağustos 17, 2010 tarihinde yazılmıştır.
Az ve öz. Herşeyini özledim elbette fakat hıhı evet demeni daha çok özledim. Gerçekten. Hıhı evet. Kesinlikle öyle… Şirin.

CherryBlossomGirl tarafından Ekim 24, 2009 tarihinde yazılmıştır.
Aşkım çocukluğumdan beri mizaha ve mizah dergilerine karşı aşırı bir sempatim var. Daha altı yaşımda vardım yoktum, fırt, gırgır, lorel hardi, tarzan gibi yayınları takip ediyordum. Lise yıllarımda Leman, daha sonra Penguen ve sonunda Uykusuz.
Tamam kabul ediyorum, Leman’dan çıkan bir ekip Penguen’ı yapınca resmen Leman’ın pabucunu dama attım, bir daha hiç almadım sanırım Leman. Bir iki kez elime geçtiğinde de almamakla ne kadar iyi ettiğimi farkettim çünkü maalesef o Leman ruhu artık Penguen’de devam ediyordu.
Uykusuz çıktığında da bir baktım, Penguen’de kimleri seviyorsam, hep Uykusuz’a geçmişler. Tamamen değil aslında, severek takip ettiğim bazı karikatürist ve yazarlar hala Penguen’deydi. Bu yüzden her perşembe mutlaka Uykusuz, iki-üç haftada bir de Penguen almaya devam ettim.
Sen de karikatür çok seviyorsun ve birlikte Penguen ve Uykusuz alıp okumaya, birlikte gülmeye veya üzerinde konuşmaya bayılıyoruz. Bugün sabah adaya gitmek üzere motora binmeden önce gene alışkanlığımız üzere, büfeye gidip bir Penguen bir Uykusuz aldık. Motora oturduk, ikimiz de ayrı ayrı okuyorduk önce ama sen, ya aynı anda okuyalım dedin ve Penguen’den başladık. Ben sağ tarafı sen sol tarafı okurken birden iç sayfalardan birinde sağ üstte yer alan bir köşede, bir cümle dikkatimi çekti. Önce, iyi de bu komik değil ki dedim içimden. Sonra komik olup olmamasını da geçip bu cümleden fena halde rahatsız olduğumu farkettim. Ama bunu yapmamalılar diye çıktı ağzımdan, ne oldu dedin, bu olmaz, bu yanlış dedim ve sen de okuyunca benden bile çok sinirlendin, kötü hissettin, kapattın dergiyi, resmen okuyamadık derginin gerisini…
Mizah dergileri çocuklar için değildir, sonuçta içerideki espriler belirli bir algılama ve hatta politik içerik de olduğu için belirli bir bilgi birikimi ister. Peki. Fakat bir mizah dergisi sonuçta bir buçuk liraya herkesin eline geçebilecek, bir çocuğun da eline geçebilecek bir dergidir. Üstelik içinde çizimler vs olduğundan, bir çocuğun, okuma yazma bilen bir çocuğun dikkatini çekecek niteliktedir.

Bir yere gönderme mi yapmış, içinde bir anlam var da biz mi anlamadık, komik de bizim mi espri anlayışımız kıt, bilemeyiz. Ama bunların hiçbir önemi yok. Çocuk yaşta ölenlerin direk cennete gideceğini söyleyen bir cümle ve intihar etmiş bir çocuğun ayaklarının çizilmiş olduğu bu karikatür???’ü kimin çizdiğini bilmiyoruz ama kesinlikle kınıyoruz, Penguen editörlerinin de bu çizimi gördüklerinde yayınlamamalarını beklerdik bu yüzden ciddi anlamda bir hayal kırıklığına uğradığımızı belirtmek istiyoruz. Mizah dergilerinin politikayı sosyal hayatı gündemi takip edip sınırsızca eleştirme haklarını kullanmalarına bayılıyoruz ve hep arkasındayız ama yayın haklarını bu şekilde sınırsızca kullanırken bazı şeylere önem vermeleri gerektiğini düşünüyoruz!!!
Bepanthol tarafından Mayıs 23, 2009 tarihinde yazılmıştır.
Aşkım Günaydın,
Yeni bir haftasonu ve daha güzel bir hava ile yine birlikte olacağız. Dün akşam yolda bu haftasonunun planlarını yaparken ve biraz da ciddi meseleler konuştuktan sonra trafikte araba kullanmanın verdiği o sıkıcı anlar ve ortamı yumuşatma çabaları soğuk espiriler yapmama sebep oldu.
O soğuk espirilerden birini ben burada ölümsüzleştirmek istiyorum. Halbuki sen bu espirileri bir daha hatırlamak istemiyorsun biliyorum ama idare et sevgilini.

Say plakalı bir araba görünce bu espiriyi yapmıştım aşkım hatırladın mı?
heuwhewuewh
Bepanthol tarafından Mayıs 2, 2009 tarihinde yazılmıştır.
Aşkım herzaman diyorum sitelerin sonu yok yeni fikirlerin sonu yok. Bu site ise mizahın içimizdeki sesini dünyaya duyurabileceğimiz ve bize bu olanağı sunan kahkaha dolu bir mekan. Ne olursa olsun yine biraz engelleniyorsun. Her istediğini yayınlatamıyorsun. İlk önce kendini kanıtlaman gerekiyor. Photoshop olsun yada video düzenleme çalışmaların olsun. Bütün çalışmalarını buraya gönderebiliyorsun. Bir nevi ekşisözlük gibi bir internet alanı burası. Haftada bir iki gün girip ziyaret edip kahkahalar kopartabileceğin bir site bobiler.örg…
Site içerisinde daha da detaylı gezinmeye başladığında anlıyorsun ki penguen’in yarattığı bir site burası. Buraya üye oluyorsun hem de çok hızlı. Daha sonra kendini aktive ettiğinde karşına çıkan formlarda kendi hesap numaranı giriyorsun. Bu kesinlikle emeğe saygı için yapılmış taktir ettiğim bir mesele. Çünkü senin çalışmaların bu sitede yayınlanıp beğenilirse haftalık dergi penguende yayınlanıyor. Bu işin tabii ki de en güzel yanı. Ama senin hesabına bir de telif hakkı olarak bir ücret verdiklerinde durum muazzamlıyor. Ben şöyle bir şey düşündüm. “Siz bana bu imkanı sundunuz ya bir de penguende çıktım. Helal olsun bu kadar düşünceli olup bir de telif hakkı ödemek istediniz. Bana bu da yeterliydi. Ne gerek var.” diyip ben de ince düşündüm onlar gibi. Tabii ki de herşey karşılıkdır diye düşünüp insanları böyle motive etmiş oluyorlar ki bu çok zekice.
Kısaca emeğe saygı olduktan sonra bütün sular durulur. Bu da ne demekse şimdi.
Ufak bir sorunu var bu sitenin. Oda içinde geçen kelime jargonu. Yani siteyi anlamak çok uzun zaman alıyor. Eğer karikatür ve mizah dünyasını çok iyi takip ediyorsan bu süren hızlanabiliyor. Ben bir çalışmamı gönderdim. Fakat doğru mu gönderdim yanlış mı gönderdim? Bilemedim.
Hangisi aşkım tahmin et.
Bepanthol tarafından Nisan 8, 2009 tarihinde yazılmıştır.
Evet aşkım dün gece biraz tartışarak günümüzü sonlandırdık. Bu gerçekten benim de senin de istemediğin durumlar. Ama seninle ilk tartıştığımızda bana söylediğin bir söz vardı. Ben bunu da yaşamak istiyorum. Evet bence de dediğin gibi bu tartışmaları yaşamalıyız. Eğer kim ki tartışmıyorsa o zaman bu işte bir yanlış vardır bence. Biz birbirimizin yanlış yönlerini de ifade etmeliyiz. Önemli olan bu tartışmaları dozaşında ve uzatmadan durdurmalıyız. Üzgünüm ki ben bazen uzatıyorum. Buna daha çok dikkat etmek lazım benim açımdan. Bundan dolayı çok üzüldüm ve uyumam biraz zaman aldı. Haklısın.
Ben işte sabaha bu sayfayı açınca kızgın olan suratında bir gülümseme bırakmak istiyorum. Sen benden daha çok mizah dergisi bilgin olduğunu biliyorum ve illa ki Selçuk Erdem’i takip etmişsindir. Ben Selçuk Erdem ile Leman dergisinde tanıştım. Uzaylıları ve hayvanları kariktürlerinde çok güzel konuşturdu. Şaşırtan ve beklenmedik şeyler yaptı bence. Selçuk Erdem’in de bir çok karikatür kitabını da almışımdır zamanında. İşte senle bir kaç tane çok güldüğüm karikatürü senle paylaşmak istiyorum.
CherryBlossomGirl tarafından Nisan 2, 2009 tarihinde yazılmıştır.
Aşkım ben gülmeyi çok seven bir insanım. Benim için “espri anlayışı” (ecnebilerin sense of humour dedikleri zımbırtı:)) çok önemli.

Dün spor çıkışı, aynı şeylere pek gülmüyoruz demiştim, sen biraz alındın sanırım, yok aslında haksızlık etmeyeyim birçok ortak güldüğümüz nokta var.
Sen de gülmeyi çok seven birisin. Hatta ikimizin arasında sen her zaman çok daha fazla güler yüzlüsün ben domuzum biraz hehe.
Fakat diyorum ya, espri olayı çok önemli ya. Ben bu espri olayına takışımı şununla açıklıyorum. Ben üçbuçuk yaşında okuma yazmayı öğrendiğim için annem bana ne alacağını şaşırmış. Çok küçük yaşlarımda ben Laurel&Hardy, Tenten, Fırt, Gırgır okumaya başladım. Annem sağolsun cilt cilt alırdı vallahi. (ciyahkk mükemmel bir şarkı çalıyordu radyomuzda, nedir bu diye bakayım derken kapattımmmm!!! neyse sakin..)
Neyse büyüyünce de bu fırt gırgır ekolünü devam ettirdim. Limon, Leman, Penguen, Uykusuz şeklinde. Ha bir de Öküz vardır ama Öküz’ü başka bir post’ta, bambaşka bir konu olarak anlatmak istiyorum.

Mizah dergisi olarak artık sadece Uykusuz alıyorum. Fakat arşiv şeklinde Penguen ve Leman’larım var. Her çarşamba mutlaka bayiiye gidip büyük bir zevkle alıyorum Uykusuzu. Diğerlerini de hiç kaçırmazdım. Benim içib apayrı bir zevk. Kendimle kaldığım, kendi kendime düşünüp güldüğüm, başkalarıyla karikatürleri paylaşıp bak bu çok komik diye gülsem de aslında bencilce yaşadığım bir nevi hobim bu. Hele ki o gün vapura biniyorsam ve Uykusuz çıkmışsa, değme keyfime… Kendi kendime gülerim bazen bana baktıklarını hissederim vapurdakilerin:)
Bir de bu mizah dergilerinde genelde herkesin okumaya üşendiğine emin olduğum uzun yazılar olur. Ben hiç üşenmeden onları da okurum ve çok çok güzel detaylar yakalarım. Hatta, bazen şu belli olur biliyor musun, o dergi çalışanlarının arasında bellidir ki bir espri olmuştur ve hepsi o espriyi satır aralarına koyarlar. Örneğin bir ara sıs!! vardı. Sus yerine birkaç yazar o dönem sıs!! yazıyordu. Veya Ersin Karabulutun özellikle yaptığı ama birkaç çizerde daha gördüğüm -sle vardır. gidiyorumsle, geliyorumsle.. Şimdi burda ne demek olduğu belli olmuyor, ben içine girmişim işte bir şekilde, sanki onlarla o ofislerde sabahlıyorum gibi hissettiğim bile oluyor. Sevgili Ersin’le yıllar önce röportaj yapıp ortamlarını görmüş olduğum için de olabilir.
Gülmek çok güzel bir aktivite ya, bu postu okuyan herkese kocaman bir gülümseme, içten bir kahkaha ve en önemlisi gülen gözler dilerim.