Etiket bulutundan seçilmiş giri ‘kritik’

Melis Zararsız 16:9 TVNET 17.06.2011

Bepanthol tarafından Haziran 24, 2011 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım kendini 5. dakikadan sonra izlemeye başlayabilirsin. Tam o sırada sana konuşma hakkı veriyorlar ve sen bıdı bıdı konuşmaya başlıyorsun. Ne kadar da güzel konuşuyorsun. Ne kadar tatlısın.

Gururum bir tanecik aşkımsın. Mujks

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)

kalp şeklinde hamburger köftemiz

Bepanthol tarafından Eylül 13, 2009 tarihinde yazılmıştır.

happy moons logoAşkım aşkım evet bir ayı daha kapadık birlikte ve 9 dedik bugün. Bu güne özel o kadar çok şey yazmak istiyorum ki hepsini aslında bölüştürmek lazım ömüzdeki aylara. :P 9. ayımız mutlu ve kutlu olsun. Geçen diğer aylar gibi bu ayda bol bol dolu dolu geçer inşallah. Yeni umutlar güzel düşünceler ve muttlu hedeflerimiz aklımızdan eksik olmayacak yine. Bugün eylül ayının 13′ü. Daha öncede 13 uğursuz bir sayı hakkında yazmıştım. Evet uğursuz bir sayı olsada bizim için çok güzel bir sayı ve her ay 13′ü bizim için çok güzel geçti. Gelecek 13′ler çok daha güzel geçecek. Sevgim de hep artacak. :)

Bugünü diğer günlerden pek farklı geçirmedik veya geçiremedik maalesef. Diğer pazar günlerinden pek farklı olmadı. Fakat yine çok eğlendik. Film kritiği yazacağın için sinemaya gittik caddebostan kültür merkezinde. Oranın bulunduğu sokak benim için çok önemlidir. Babaannem bir süre o sokaktaki bir apartmanda yaşadı. Onu ziyarete gittiğim zamanlar oralar hep inşaat durumundaydı. Herhangi bir ara sokaktan hiç farkı yokken şimdiyse çok merkezi hareketli bir yer oldu. Farketiysen bağdat caddesi artık merkezi noktalardan ara sokaklara doğru bir yayılma gerçekleştiriyor. Örneğin bizim eve giden yol üzerinde restoran ve büyük bir market açılması bunu kanıtlıyor. Bir çok yerde de böyle bir hareketlilik var. Hani kriz var ama bitti sanıyorum bu kriz ve yatırımlar başladı. Kaç zamandır cadde tarafında dolaşmamıştık ve her sokakta farklı bir iki yer gördük. Neyse evimde uzaylı var isimli filmi izledik çıktık. Bize göre çok kötü ama 13 yaşındaki bir çocuk için çok güzel olabilecek bir filmdi. Yani bizlik değildi. happy :) Filmdeki en güzel sahne ki tabii  bizi etkileyen sahne ailenin barbekü yaptığındaki o hamburger köftelerinin bulunduğu görüntülerdi. Zaten bir anda aklıma bütün hamburgerciler geldi. Gözümün önünden hamburgerler geçerken film bitmişti bile. Bu arada kardeşim de bize eşlik ediyordu yine geçen gün ki gibi. Hepimizin canı benim de heveslendirmem ile birlikte hamburger çekti. İlk hedef elbette ki kızılkayalar oldu ki maalesef oradaki sıra bizi yıldırdı. İkinci hedef kızılkaya’da ise istediğimiz gibi oturamadık ve sıcaktı daraldık. Sonra bir anda happy moons fikri ortaya atıldı. Artık bir karar vermemiz gerekiyordu ve sonunda happy moons’a oturduk. Sipariş vermemiz çok uzun sürmedi çünkü ne istediğimizi biliyorduk. Biz senle happy moons burger seçtik. Kardeşim de cheese burger seçti. Karnımız mı açıkmış yoksa canımız mı çekmiş hani gözümüz mü doyması gerekiyordu bilemiyorum ama bizim gözlerimiz garsonun üzerindeydi. Hani olurya çizgi filmde Sylvester, Tweety’yi kafesinde görür ve açtır onu pişmiş tavuk olarak görür. Galiba biz garsonu hamburger olarak görüyorduk. Hadi getirsin artık haydi haydi derken. Oh be nihayet hayallerimizi gerçekleştirdik dedik. Artık hamburgerimizi paylaşarak yememiz için ekmeği kaldırdığımızda gördüğümüz şekil bizi ayrı bir şaşırttı. Evet hamburger köftesi kalp şeklindeydi. Sanki bu 9. ayımız için yapılmış bir hamburgerdi şansımıza. Çok mutlu olduk ve afiyetle yedik. :) Bu arada aklıma nasıl olduysa Nirvana’nın heart shaped box şarkısı geldi.

hamburger köftesi happy moons

Ne kadar güzel değil mi aşkım. Ufacık şeylerden basit bir hamburgerden ne kadar mutlu oluyoruz. Mutsuz olmamamız için hiçbir sebep yok. Çünkü bir birimizi nasıl mutlu edeceğimizi de biliyoruz aslında. Hiç sevmediğimiz bir filmi izlesek bile o filmden zevk ve mutluluk çıkartabiliyoruz. Ayrıca en sonunda gittiğimiz happy moons adı sanki o günümüzü kutluyor gibi değil mi aşkım… Mutlu aylar size demiyor mu? :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

Ice Age 3′ü izledik!

CherryBlossomGirl tarafından Haziran 30, 2009 tarihinde yazılmıştır.

ICEAGE-TRposter2Aşkım beyazperde.com yazarı olduğum için basın gösterimlerine gidip çoğu filmi vizyondan önce izlememe gıcık oluyorsun biliyorum çünkü seninle birlikte izleyememiş oluyoruz bazılarını. Ama bu kez çok güzel denk geldi değil mi çünkü birlikte izleyebildik, hem de hangi filmmm? ICE AGE 3!!!!

Hiç üşenmedik sabah erkenden kalkıp Kanyon’a gittik ve izledik uzun süredir beklediğimiz bu güzel filmi.

Mars’tan Betty Arditi’ye de buradan teşekkür edelim, yolladığı e-posta sayesinde haberimiz oldu bu kez.

Aşkım bu Ice Age’lerde en sevdiğim şey, çok ani hareketler ve espriler. Mesela o kafasını buza gömemeyen yavru devekuşu gibi… Veya Scrat‘in o ani hareketleri.. Deliriyorum, bayılıyorum :)

Filmle ilgili kritiğimi buradan okuyabilirsin aşkım.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

arkadaşlık, dostluk…

Bepanthol tarafından Haziran 12, 2009 tarihinde yazılmıştır.

I-love-you-man-Aşkım, küçüklüğümden beri en önemli şeyin arkadaşlık ve dostluk olduğuna inandım. Klasik ama çok gerçek bir cümle vardır, akrabalarını sen seçemezsin ama arkadaşlarını sen seçersin. Kimi zaman gerçekten de bir arkadaş bir akrabadan daha yakın hissettirir kendini sana. Aşktan da ötedir çünkü aşk kimi zaman gelip geçicidir ama dostluk her zaman kalıcıdır, seni yıllardır tanımaktadır o kişi, herşeyini bilmektedir, bu yüzden sevgilinden de akrabalarından da ötedir, öte olmalıdır…

……………..diye düşündüm yıllarca… Ama maalesef hayat bana arkadaşlık ve dostluk kavramlarında çok da cömert davranmadı. Ha, sayı olarak bakarsan fazlasıyla cömert davrandı ama gerçek arkadaşlık ve gerçek dostluk olarak gerçekten de çok hayal kırıklığı yaşadım. Elbette benim de hatalarım olmuştur ayrı konu ama sonuçta ben hep çocukluğumdan, gençliğimden kalan yakın bir arkadaş grubum, bu grubun içinden de bir-iki kişinin dostum olmasını istedim ama hiçbiri uzun süreli olmadı. İki kez kalabalık bir grubum oldu ama ikisi de bir şekilde dağıldı. Dost kazıkları ve arkadaş vefasızlıklarının harici, hayat koşulları da tabii ki insanları oradan oraya sürüklüyor, kimi arkadaşlarım evlendi, Amerikaya yerleşti vs vs, bu da paylaşımı zorlaştırdı elbette.

Bu arada her zaman erkek erkeğe arkadaşlık ve dostlukları daha çok sevmişimdir. Yıllardır kanka olan iki erkek, hiçbir zaman daha on günlük sevgilisi için erkek arkadaşını satmaz. Elbette istisnalar vardır ama genelleme yapacak olursak erkeklerin kankalarına daha çok değer verdiği, kızların ise, sevgili bulur bulmaz kankalarını unuttujları gerçeğini görebiliriz. Bunun sebepleri de var mutlaka.  Erkekler biraraya geldiklerinde aslında biz kadınlardan daha çok şey paylaşıyorlar. Birlikte maça gitmek, play station oynamak, konsere gitmek, karı kız muhabbeti yapmak, bira içmek, birlikte spor yapmak vs vs… Kadınlar ise genelde biraraya gelip dedikodu yapmayı, aşklarını anlatmayı tercih ediyorlar. Hal böyle olunca, bir erkek arkadaş bulan kız, artık kız arkadaşıyla biraraya gelip dedikodu yapmasa da bunun eksikliğini çok fazla hissetmiyor ama erkek, yukarıda saydığım etkinlikleri hala yapmak istiyor çünkü bir kısmını kız arkadaşıyla yapamaz.

I-Love-You-Man-Movie-Poster

Bu yüzden erkek arkadaşları onun için hala ayrı bir yerde. Ben açıkçası, erkek arkadaşlarıyla play station oynamak için kız arkadaşına bugün buluşmasak olur mu diyen bir arkadaşıma helal olsun demiştim. Ama kız arkadaşıma, madem o öyle yapıyor, gel bu pazar biz de dvd izleyelim, pizza söyleyelim, kitap okuyalım, müzik dinleyelim dediğimde tek başına eve gidip sevgilisi için ağlamayı tercih etmişti.

Elbette şu ayrı bir konu, istisnalar gerçekten var. En ideali tabii ki sevgilisiyle de çoğu şeyi paylaşabilenler.. Birlikte maça gidebilen, bira içebilen, dedikodu yapabilen, dvd izleyebilen, sırlarını paylaşabilen çiftler de var mesela biz dimi aşkım eheh cila verelim biraz :) )

Aşkım vizyonda çok güzel bir film var. İsmi I Love You Man (Adamım Benim). Gerçekten izlemelisin, harika bir film, erkeklerin arkadaşlıklarını konu alıyor. Filmle ilgili kritiğimi buradan okuyabilirsin. Özellikle How I Met Your Mother’ın Marshall’ını burada bambaşka bir karakterde gördüğünde şok olacaksın :) )

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

Coraline (Koralin ve Gizli Dünya)

CherryBlossomGirl tarafından Mayıs 17, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım beyazperde’ye kritiğini yazmak için izlediğim son film çok çok ilginç bir filmdi. Seninle fragmanlarını görmüştük, çok psikopat bir film gibi görünüyor demştin, haksız da sayılmazsın. Kuklalarla yapılmış animasyon bir film olan ve stop-motion tekniğiyle kurgulanmış olan Coraline, inanılmaz bir emek ürünü, ve büyüklere masallar niteliğinde çünkü gerçekten de depresif ve ürkütücü, beyazperdede filmle ilgili kritiğimi buradan okuyabilirsin.

Filmle ilgili araştırma yaparken inanılmaz fotoğraflara rastladım, prodüksiyon aşamasından.

9.5 inch’lik Coraline bebeği, ayrıca 250 kukla ve oyuncak, rengârenk fantastik bir bahçe için plastikler, fiberoptikler, kablolar, tüpler, kozmetik süngerler, teller, pinpon topları, bahçedeki bahar çiçekleri  (blossomlar :) ) ve onlar için hazırlanan 70 maket ağacın üzerine yapıştırılan,içi kırmızıya dışı pembeye boyanarak 250 bin adet patlamış mısır tanesi…

Bu fotoğrafları wired.com sitesinden aldım, umarım sorun olmaz :)

pop corn blossomkedigözleri

coralinecoraline kukla

   

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (3 votes cast)

Sinema ve yazmak

CherryBlossomGirl tarafından Mayıs 2, 2009 tarihinde yazılmıştır.

movieclapperAşkım biliyorsun ben sinema yüksek lisansı yaptım ve bu sektörde çalıştım, yapım yönetim asistanlığı, senaristlik, kısa film, klip yönetmenliği vs vs yaptım ama en çok sinema yazarı olmaktan keyif aldım çünkü aslında sinemadan da önce en sevdiğim şey yazmak.

Yaklaşık bir buçuk iki sene önce beyazperde.com sitesinin editörlüğünü, yazı işleri sorumluluğunu yapmaya başlamıştım, sonra ayrılsam da sinema kritiği yazmayı bırakmadım hala da yazıyorum iyi ki de yazıyorum çok seviyorum.

Beyazperdedeki yazılarımı bir blogda topladım ki aşkım böyle derli toplu olsun, benim yazılarım bunlar demek için bir düzen olsun, http://melisinema.blogspot.com adresinden okuyabilirsin aşkım.

Film kritiklerimde mümkün mertebe filmin sürprizlerini açıklamamaya özen gösteriyorum, filmle ilgili kaba bir bilgi verip elbette ki kendi fikrimi katıyorum beğenip beğenmemiş olmam mutlaka içinde oluyor yazının ama asla yönlendirmiyorum, sakın gitmeyin, mutlaka gidin dememeye çalışıyorum.

Umarım okunuyordur, beğeniliyordur :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...