Etiket bulutundan seçilmiş giri ‘kukla’

bir zamanlar “the muppet show” vardı

Bepanthol tarafından Ağustos 5, 2009 tarihinde yazılmıştır.

The Muppet ShowAşkım bizim dönemimizin en güzel kukla gösterisi ve aynı zamanda bir televizyon programıydı. Bu program başladığında hepimiz kenetlenir ve izlerdik. En çok bu televizyon programını Büyükada’daki evimizde izlediğimizi hatırlardım. Sanıyorum aynı bölümleri birkaç kez izlemişimdir farkına varmadan. Çok zaman geçtiği için hangi kanaldaydı bir türlü hatırlayamadım. Aslında aklıma hep Cine5 geliyor. Acaba Cine5′te mi izliyorduk? O zamanlar çünkü çok popülerdi hem bu program hem Cine5. Maçların ilk kez şifreli yayına geçtiği bir döneme denk geliyor. Galiba doğru hatırlıyorum aşkım. O zamanlar belki de farkına varamadığımız en önemli özelliği ise çok önemli kişilerin programa konuk olmasıydı. Doğruyu söylemek gerekirse hiçbirini o zaman tanımıyordum. Ama keşke tekrar yayına alınsa ve bizde o ünlüleri tekrar izleyebilsek Muppet Show’da.

Muppet Show aslında Susam Sokağı’nın tutmasından dolayı Susam Sokağından sonra geliştirilen bir proje olduğunu öğrendim dün gece televizyonda ve bir şekilde ne kadar uğraşılmış neler yapılmış anlatıyordu. Dün gece havar biraz sıcaktı ve uyuyamadım. O kadar daraltıcı bir hava vardı ki o benim püfür püfür esen oda cehennem gibi olmuştu. O kadar uykulu seyrettim ki aşkım. Hangi kanalda izledim bilmiyorum bile. :) Susam Sokağı nasıl bizim çocukluğumuzun en favori eğitici çocuk programımızsa bence Muppet Show’da bizim ergenlik dönemimizde izlediğimiz kuklaların show’uydu aslında. Edi’yi ve Büdü’yü ne kadar sevdiysek. Kermit ile Miss Piggy’yi de çok sevdik. Hatta Miss Piggy’nin Kermiti delice sevmesi ve ona bela olması bizim yaşamımızda da arkadaşlarımıza isim takarken yardımcı oldu mesela. Bir kız birisinden hoşlanmıştı ve devamlı onun peşinden dolaşıyordu. Ona Miss Piggy ve diğerine Kermit ismi koymuştuk. O zamanlar Sahraaralığı’nda oturuyorduk. Kız’ın patlak mavi gözleri de vardı çok uymuştu. Kızın ismini hatırlayamadım. Keşke o zamanları video kameraya kayıt edebiliyor olsaymışız. :)

The muppet show full cas tüm kadro

Asıl en çok aklımda kalan ve en çok güldüğüm bölümler ise o iki yaşlı amca’nın konuşması. Statler ve Waldorf amcalar. Ben onlara amca diyordum. :) Ama başkaları onlara nasıl hitap ediyordu bilemeyeceğim. Bu iki kişinin programı deli gibi eleştirmesi ve o kadar eleştiriyi o kadar yerinde kullanması inanılmaz komikti. Hani Muppet Show’a çok meşhur ünlüler katılmıştır. Onları da eleştirmesi ve kimsenin onlara cevap veremiyor zekilikte olması inanılmaz değil miydi? Nasıl da gülerdiler ve nasıl da güldürürlerdi. Sanıyorum ki Kermit ve Miss Piggy’den daha çok bu ikiliyi seviyordum o çocuk aklımla. Kısaca programın eleştirmeni yine o programın içindeki kişilerden oluşuyordu. Onun için kimse programı eleştiremiyordu. Çünkü gerçekleri kendi ağzıyla ortaya çıkartıyordu oyuncular. Statler ve WaldorfBence Statler ve Waldorf çok iyi eleştirmendiler ki eleştirmen aslında Statler ve Waldorf gibi olmalı aslında yeri geldiğinde kendi bulundukları programları eleştirmeli yeri geldiğinde de kendilerini eleştirmeli. Dün friendfeed’te yine birkaç tartışma vardı ve kimi ne eleştirmeyi biliyor kimi ne eleştirilmeyi kabul ediyor. Eleştiri doğru yapıldığında ve karşısındaki kişi saygı duyduğunda eleştirilen kişiyi geliştirecek bir davranış olduğunu birçok insan farkına varmıyor. Eleştirmek demek bence aynı zamanda da ciddiye almak demektir. Onun için eleştirilen kişi bunu saygı ile karşılaması gerekir.

Muppet Show’u unutmayalım aşkım. Hayatımızın çok güzel parçalarından biri ve mümkünse Kill Bill Vol.2′yi nasıl aradıysak. Bu programın DVD’sine ulaşalım yada bir şekilde ben indirmeye başlayayim. Daha farklı ve daha anlamlı izleriz diye düşünüyorum. Özellikle bütün kadronun fotoğrafına baktığımda hatırladığım bazı karakterler oldu ki onlar da çok komikti. Biraz nostalji yapalım. :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

susam sokağı gibi siyaset davranışları

Bepanthol tarafından Haziran 8, 2009 tarihinde yazılmıştır.

tayyip-baykalAşkım miniciktik ufacıktık. Her bizim dönemizde yaşayanlar bilir ki çocukluk ve büyüme gelişme dönemlerini susam sokağı ile geçirdik. Susam sokağında her skeç bir öğreti gibi birşeydi. Her türlü davranış neyin kaba neyin saba olduğunu öğretirdi. En çok sevdiğim bölümler o kuklaların çıkıp şarkı söyleyerek birşeyler anlatmasıydı. Hem çok komik hem de çok eğlenceliydi. Tabii ki o zaman ki kafamızla yeni birşeyler öğrendikçe uygulamaya çalışırdık. Özellikle unutulmazlar arasındaki karakter kurabiye canavarı o neydi öyle. :) Kurabiye canavarı adı üstünde kurabiye yerdi canavar gibi. Parçalardı her tarafa kırıntı dökerdi. Çocuklara kötü örnek olmamak içinde bir skeç geliştirilmişti. Aman dikkatli ye serçe parmak havaya gözler kurabiye aman kurabiye  dökülmesin. Yanlış hatırlamıyorsam yaklaşık 3-4 dakika serçe parmak havaya kırıntılara tabağa gibi bir durum söz konusuydu. Fakat bazı zamanlarda ise bizlerin minik olduğumuzu unutup kafa karıştırıcı konuşmalar meydana gelirdi. “Sen sen isen ben sen miyim? Ben sen isem sen kimsin?” Bunu hatırladın mı aşkım? İnanılmaz değil mi? O yaştaki çocukların kafasını karıştırmak için baya uğraşmışlar. Yani benim kafam karışmıştı. Sözde sen ben kavramını öğretmek istediseler de sanki orada bir karışıklık ortaya çıkarmışlardı. Şimdi de bunun sıkıntıları siyasete kadar yansıdı. Kim kime sen diyebilir kim kime diyemez tartışması yaşanıyor. Çok komik değil mi? Demek ki onlar da susam sokağı izlemiş kafaları karışmış. :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

Coraline (Koralin ve Gizli Dünya)

CherryBlossomGirl tarafından Mayıs 17, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım beyazperde’ye kritiğini yazmak için izlediğim son film çok çok ilginç bir filmdi. Seninle fragmanlarını görmüştük, çok psikopat bir film gibi görünüyor demştin, haksız da sayılmazsın. Kuklalarla yapılmış animasyon bir film olan ve stop-motion tekniğiyle kurgulanmış olan Coraline, inanılmaz bir emek ürünü, ve büyüklere masallar niteliğinde çünkü gerçekten de depresif ve ürkütücü, beyazperdede filmle ilgili kritiğimi buradan okuyabilirsin.

Filmle ilgili araştırma yaparken inanılmaz fotoğraflara rastladım, prodüksiyon aşamasından.

9.5 inch’lik Coraline bebeği, ayrıca 250 kukla ve oyuncak, rengârenk fantastik bir bahçe için plastikler, fiberoptikler, kablolar, tüpler, kozmetik süngerler, teller, pinpon topları, bahçedeki bahar çiçekleri  (blossomlar :) ) ve onlar için hazırlanan 70 maket ağacın üzerine yapıştırılan,içi kırmızıya dışı pembeye boyanarak 250 bin adet patlamış mısır tanesi…

Bu fotoğrafları wired.com sitesinden aldım, umarım sorun olmaz :)

pop corn blossomkedigözleri

coralinecoraline kukla

   

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (3 votes cast)
pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...